T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/722 Esas
KARAR NO: 2025/646
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 22/11/2024
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ... Bankası A.Ş. ile davalı ... Şti. (kısaca “... Şti.”) arasında 12.03.2024 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve 12.09.2020 tarihli Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi imzalanmış olup, bu sözleşmelere dayanılarak davalı şirket adına ticari kredi kartı düzenlenmiş ve çek karnesi tahsis edilmiştir. Davalı ... ve ..., söz konusu Genel Kredi Sözleşmesi’ni müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olup, davaya konu kredi kartı borcu ile karşılıksız çıkan ve iade edilmeyen 37.080,00 TL tutarındaki çek yapraklarına ilişkin yasal sorumluluk bedelinden kefil olarak sorumludurlar. Bu husus, icra takibinde açıkça belirtilmiş; çek yapraklarının tazmini halinde kefillerin müşterek ve müteselsil sorumluluğu vurgulanmıştır. Davalı kefillerin, sözleşmelerin imzalandığı tarihte davalı şirkette ortaklıkları bulunduğu, bu durumun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nden anlaşıldığı ve kefalet için eş muvafakati aranmadığı belirtilmiştir. Davalıların kredi kartı ve gayrinakdi kredi borçlarına ilişkin sözleşme edimlerini yerine getirmemeleri üzerine ... 28. Noterliği vasıtasıyla ... tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilmiş; ihtarnameye itiraz edilmemiş, borç bu tarihten itibaren muaccel hale gelmiştir. Borcun tahsil edilememesi üzerine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmış; davalılar borca, yetkiye ve faize itiraz ederek takibi durdurmuştur. Bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak 30.11.2024 tarihli tutanakla bu süreç anlaşmazlıkla sonuçlanmıştır. Arabuluculuk faaliyeti sonuçsuz kaldığından, avukatlık ücret tarifesi gereği lehlerine 7.000 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi talep edilmiştir. Akabinde davalıların itirazlarının iptali ve takibin devamı için eldeki dava açılmıştır. Yetki itirazı yönünden, davalı şirketin tüzel kişi tacir olduğu, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin X-3 maddesinde İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığı, bu yetki şartının kefiller yönünden de bağlayıcı olduğu, HMK 17. maddesi ve Yargıtay içtihatları ile desteklenmiştir. Takip konusu borç, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredi kartı ve çek yapraklarından kaynaklanmaktadır. Takip tarihinde ticari kredi kartı borcu 22.320,22 TL olup, kefiller bu borçtan tamamıyla sorumludur. Ayrıca, karşılıksız çıkan 4 adet çek yaprağından ikisinin bedeli banka tarafından tazmin edilmiştir. Bu iki çek yönünden de kefillerin sorumluluğu devam etmektedir. Geriye kalan iki çekin sorumluluğu yalnızca asıl borçluya aittir. Temerrüt faiz oranları, T.C. Merkez Bankası tebliğlerine ve sözleşme hükümlerine uygun olarak belirlenmiş; kredi kartı borcuna aylık %4,55 ve yıllık %54,60 oranında faiz uygulanmıştır. Çek yapraklarının tazmini durumunda talep edilen %60 temerrüt faizi ise, sözleşmede öngörülen ve fiilen uygulanandan daha düşük bir oran olup, bankanın lehine düzenlenmiştir. Dolayısıyla, faiz oranlarına ilişkin itirazların yersiz ve kötüniyetli olduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, alacak halen tahsil edilememiş olduğundan; davacı banka, davalılar tarafından yapılan itirazların iptali ile takibin devamına ve borçluların %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafça, müvekkiller aleyhine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası üzerinden bir icra takibi başlatılmış, bu takibe süresinde yetki itirazı dâhil olmak üzere itiraz edilmiştir. Davacı taraf, yapılan yetki itirazını kabul etmiş olmakla birlikte, takip dosyasını yetkili icra dairesine göndermemiş ve müvekkillere yetkili daireden herhangi bir ödeme emri tebliğ edilmemiştir. Bu durum karşısında, somut olayda geçerli bir icra takibinin mevcut olduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Müvekkil şirketin ticaret sicil adresi ile müvekkil şahısların MERNİS adreslerinin İstanbul Anadolu İcra Daireleri yetki alanında bulunması nedeniyle, takibin yetkili icra dairesinde yapılması gerekirken bu usul gözetilmemiştir. Hal böyle olunca, geçerli bir takip bulunmadığından, açılan itirazın iptali davasının da hukuki dayanağı kalmamış olup reddine karar verilmelidir. Esasa ilişkin olarak, öncelikle icra dosyasında yer alan asıl alacak ve faiz tutarları gerçeği yansıtmamakta olup, bu sebeple borca, faize ve tüm ferilerine yönelik itiraz edilmiştir. Müvekkillerin davacı bankaya söz konusu kredi sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, takipte uygulanan faiz oranı da fahiş niteliktedir. Bununla birlikte, müvekkillerin kefil olarak sorumlu tutulamayacağı açık olup, ticari defterler ve banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmektedir. Ayrıca, takibe konu borcun hangi tarihli kredi sözleşmesine dayandığı da belirsizdir. Davacı tarafça 12.03.2024 tarihli genel kredi sözleşmesine atıf yapılmakla birlikte, borcun bu sözleşmeden mi yoksa başka bir sözleşmeden mi kaynaklandığı tespit edilmemiştir. Bu nedenle, öncelikle tüm sözleşmelerin dosyaya sunulması ve borcun hangi dönem ve hangi sözleşmeden kaynaklandığının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekmektedir. Zira, önceki sözleşmelere dayalı borçların yeni sözleşme üzerinden müvekkillere yüklenmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olacaktır. Öte yandan, müvekkillerin kefil olduğu kabul edilse dahi, davacı tarafça borcun muacceliyetine ve hesap katına ilişkin ihtarname usulüne uygun şekilde müvekkillere tebliğ edilmemiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 590/3. maddesi gereğince, borcun muaccel hale gelmesi için bu bildirimin kefillere yapılmış olması zorunludur. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda kefiller açısından borç muaccel hale gelmeyeceğinden, müvekkillerin itirazı da haklıdır. Kaldı ki, tebliğ edilmiş olsa dahi ihtarnamede borç ve sözleşme detaylarına yer verilmediğinden temerrüde düşme koşulları oluşmamıştır. Bu yönüyle de işlemiş faize itiraz edilmesi yerindedir. Davacı tarafça müvekkiller aleyhine icra inkar tazminatı talep edilmişse de, alacağın likit ve muayyen olmaması nedeniyle bu talebin reddi gerekir. İcra takibine konu alacak, taraflar arasında ciddi şekilde tartışmalı olup yargılamayı gerektirmektedir. Yargıtay kararları uyarınca da, hakkın özü tartışmalı ise alacağın likitliğinden söz edilemeyeceğinden, icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir. Ayrıca, davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olması nedeniyle, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca, reddedilecek miktarın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Yargılamaya muhtaç bir alacakla ilgili olarak ihtiyati haciz kararı alınmış olması da hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Bu nedenle ihtiyati haciz kararına da itiraz edilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı asıl borçlu ve kefiller aleyhine alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görüldü.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 15/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Davacı bankanın, 09.10.2024 takip tarihi itibariyle tüm davalılardan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda; davalı asıl borçlu firmanın, 17.184,24 TL asıl alacak ve 882,53 TL akdi faiz ve BSMV olmak üzere toplam 22.066,77 TL tutarında borçtan sorumlu olduğu; bu borca, takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar 9138 nolu şirket kredi kartı borcu kapsamında, 17.184,24 TL asıl alacak üzerinden banka talebi doğrultusunda %0,5460 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 BSMV uygulanabileceği belirtilmiştir. Davalı kefillerin sorumlu olduğu tutar bakımından; her iki kefil için de 17.184,24 TL asıl alacak üzerinden, biri için 875,31 TL ve diğeri için 873,51 TL tutarında akdi faiz ve BSMV hesaplanmış olup, sırasıyla toplam 22.059,55 TL ve 22.057,75 TL borç tutarına ulaşılmıştır. Bu tutarlara da takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar banka talebi gibi %0,5460 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 BSMV uygulanabileceği değerlendirilmiştir. Ayrıca, davalı asıl borçlu...Şti.’nin teslim etmediği 4 adet çekten dolayı davacı bankaya 37.080,00 TL borçlu olduğu anlaşılmış, ancak taraflar arasında imzalanan çek kredisi ve genel kredi sözleşmelerinde kefillerin bu gayrinakdi borçtan sorumlu olduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla kefiller ... ve ...’in bu çeklerden kaynaklı borçtan sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmiştir. Ne var ki, bankanın bu çekleri ödemesi halinde, ödemiş olduğu tarihten itibaren bu bedelleri asıl borçlu ile birlikte temerrüt faiziyle talep etme hakkı doğacaktır. Öte yandan, davalı firmanın elinde bulunan ... ve ... numaralı çeklerin, 09.10.2024 takip tarihinden sonra 9.270,00 TL + 9.270,00 TL olmak üzere toplam 18.540,00 TL bedelle banka tarafından 23.10.2024 tarihinde ödendiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede, 22.11.2024 dava tarihi itibariyle davacı bankanın bu iki çek nedeniyle 18.540,00 TL asıl alacak, 927,00 TL gecikme faizi ve 46,35 TL BSMV olmak üzere toplam 18.586,35 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı borçlu ve davalı kefiller aleyhine şirket kredi kartından ve çek kredisinden kaynaklı alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafından başlatılan takipte davalı asıl borçlu ve kefillerden kredi kartı borcunun asıl alacağı ve ferileri ile yalnızca asıl borçlu şirket iade edilmeyen çeklerden kaynaklı gayri nakdi alacağın depo talebinde bulunulmuş, davalılarca takibe itiraz edilmesi sebebiyle nakdi alacak yönünden tüm davalıların, gayrinakdi alacak yönünden yalnızca asıl borçlu davalının itirazının iptali talep edilmiştir. Davacı banka tarafından takip talebinden sonra tazmin edilen çek bedellerinden ise davalı kefillerin tazmin yükümlülüğü bulunduğu dava dilekçesinde iddia edilmiştir.
Davacı ile davalı asıl borçlu ... Şirketi arasında imzalanan 10.000.000,00 TL limitli, 12/03/2024 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi diğer davalılar ... ve ... tarafından müşterek ve müteselsil kefil olarak 1.500.000,00 TL limitle imzalanmıştır. Kefaletin şartları TBK 583. maddesinde düzenlenmiştir. Somut olay yönünden kefaletin geçerli olabilmesi için gerekli şartların kefalet sözleşmesinde bulunduğu, kefalet sözleşmesinin geçerli olarak tesis edildiği anlaşılmıştır.
Şirket kredi kartı için temerrüt faizi, 25.07.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranlan ve Katılma Hesaplan Kar ve Zarar Katılma Oranlan İle Kredi İşlemlerinde faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğinin Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler başlıklı 4. Maddesinin Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir. Ancak, kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 2.4.2006 tarihli ve 26127 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı işlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1) 'in 3 üncü maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemez hükmü gereği takip tarihi itibariyle TCMB tarafından akdi faiz oranı aylık %4,25, azami gecikme faiz oranı %4,55 olarak belirlenmiş olup, yıllık temerrüt faizi %54,60 olarak uygulanacak olup davacı tarafça icra takibinde de bu oran üzerinden takibe geçildiğinden mahkememizce davacının talep ettiği faiz oranına itibar edilmiştir.
Davacı tarafça asıl borçlu ve kefillere ... 28. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamenin asıl borçluya e-tebliğ yoluyla tebliğe çıkarıldığı, asıl borçlu yönünden temerrüdün 30/05/2024 tarihinde oluştuğu, davalı kefil ...'e çıkarılan tebligatın 30/05/2024 tarihinde yapıldığı, 03/06/2024 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı kefil ...'e çıkarılan tebligatın 31/05/2024 tarihinde yapıldığı, 04/06/2024 tarihinde temerrüde düştüğü, kabul edilerek düzenlenen bilirkişi raporu mahkememiz ve İstinaf denetimine elverişli olup, yeterli teknik incelemeyi içerdiğinden raporda hesap edilen miktarlara itibarla sonuç olarak davacının davalılardan nakdi kredi alacakları yönünden; 17.184,24 TL asıl alacak, 4.882,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.066,77 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, belirtilen miktarlar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kabul edilen nakdi alacak yönünden; dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. Reddedilen kısım yönünden davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Davacının gayri nakti çek bedeli depo talebi yönünden dört adet çek yaprağından doğan risk tutarı 09/10/2024 takip tarihi itibariyle 4x9.270,00 TL=37.080,00 TL'dir. Davacı tarafça çek yapraklarından ikisinin takipten sonra ibraz edildiği ve sorumluluk bedellerinin ödendiği, alacağın nakde döndüğü ve bu sebeple davalı kefillerin nakde dönen kısım olan 18.540,00 TL'lik kısımdan sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Buna karşın "Dava konusu teminat mektubunun takip sürecinde nakde dönüştüğü anlaşıldığından takip tarihi itibari ile sorumlu olmayan kefilin hukuki durumunun takip sırasında teminatın nakde çevrilmesi ile değişmeyeceğinden itirazın iptali davasının niteliği gözetildiğinde nakde dönüşen teminat mektubu bedelinden davalı A,,'un sorumlu olmayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 11.10.2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı,)(Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 17.02.2025 tarih ... Esas ...Karar sayılı ilamı,)" da gözetildiğinde, davacı tarafça takip talebinde gayri nakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesi talebi bulunmakta ise de yukarıda yer alan içtihatta da belirtildiği üzere nakde dönen ve dönmeyen gayri nakdi alacaklar yönünden kefilin takip tarihi itibariyle durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı tarafça deposu talep edilen gayri nakdi alacakların bir kısmı takip tarihinden sonra tazmin edilerek nakde dönmüş ise de takip tarihi itibariyle kefilin durumu değerlendirilmiş ve imzalanan sözleşmede açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren bir düzenleme bulunmadığından nakde dönen ve dönmeyen gayri nakdi alacaklar yönünden davalı kefiller sorumlu tutulamayacağından davalı kefiller yönünden tazmin edilerek nakde dönen gayri nakdi alacak taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davalı asıl borçlunun ise ... nolu ve ... nolu 2 adet çek yönünden 18.540,00 TL çek yaprak bedelinin banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo etmesine,... nolu ve ... nolu çekler takip tarihinden sonra 23.10.2024 tarihinde tazmin edildiğinden, tazmin tarihlerinden itibaren işleyecek %60 temerrüt faiz oranı ile birlikte davalı ... Şirketi'nden tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalıların ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine yönelik itirazlarının kısmen iptaline,
a-Nakit alacak yönünden,
Davalı borçluların yaptığı itirazın kısmen iptali ile, 17.184,24 TL asıl alacak, 4.882,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.066,77 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %54,60 oranında temerrüt faiz oranı uygulanmasına,
Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 4.413,35 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
b-Gayrinakdi alacak yönünden,
... nolu ve ... nolu 2 adet çek yönünden 18.540,00 TL çek yaprak bedelinin banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta davalı ... Şirketi tarafından depo edilmesine,
... nolu ve ... nolu çekler takip tarihinden sonra 23.10.2024 tarihinde tazmin edildiğinden, tazmin tarihlerinden itibaren işleyecek %60 temerrüt faiz oranı ile birlikte davalı...Şirketi'nden tahsiline, davalı kefiller yönünden nakde dönen gayri nakdi alacak talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan nakdi alacak talebi yönünden 1.507,38 TL nispi karar harcı ve gayri nakdi alacak talebi yönünden 615,40 TL olmak üzere toplam 2.122,78 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 717,41 TL harcın mahsubu ile geri kalan 1.405,37 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Nakti talep yönünden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 22.066,77 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Nakti talep yönünden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 253,23 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Gayri nakit talebi yönünden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 18.540,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Gayri nakit talebi yönünden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 18.540,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 1.205,81 TL (427,60TL BHV, 60,80TL VSH, 717,41 TL peşin harç ) harcın davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
8- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.985,00 TL (985,00 TL tebliğler ve posta, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 5.458,65TL yargılama giderinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 1.202,27TL'sının davacıdan, 2.597,73 TL'sının davalılardan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır