T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/723 Esas
KARAR NO: 2025/280
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 25/11/2024
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tasfiye edilen şirketin müşterilerinden olan dava dışı kart hamillerinin iade/chargeback taleplerinden dolayı ... AŞ., ... Bankası A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... Bank A.Ş., ... Bank A.Ş. ... A.Ş. tarafından toplam 232.754,51-TL kart hamiline iade edilmek üzere müvekkili şirketten tahsil edildiğini, davalının bu nedenle müvekkili şirkete taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği ödemesi gereken bu miktarın tahsili amacıyla ... 30. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı-borçlu tarafından bu icra takibine karşı haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve bu sebeple şirket alacağını tahsil edemediğini, itirazın iptali davası ikame edildiğini, müvekkili şirket tarafından, 05.07.2024 tarihinde ...A.ş.' ye karşı ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde... Esas sayılı dosya ile Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası açıldığını, yargılama sürecinde ...Tic. A.ş.'nin tasfiye olduğu mersis sitesinden öğrenildiğini ve ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası tarafından yapılan resen sorgulama ticaret sicil müdürlüğünden terkin kaydının bulunduğu tespit edilerek taraf teşkilinin sağlanması için taraflarına süre verildiğini, tasfiye edilen şirketin hukuk alemindeki varlığı sona erdiğini ve halihazırda derdest olan davalarının ve dava konusu alacağın tahsili için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini, şirketin tasfiyesi tamamlandığı ve sicilden terkin edildiği için işbu davayı tasfiye memuruna ve ticaret sicil müdürlüğüne yöneltme sorumluluklarının doğduğunu, bu nedenlerle ... Tic. A.ş.'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirketin sicil kaydının aktif olduğunu, şirketin resen terkin kapsamında olmadığı gibi TTK M. 529 ve devamı kapsamında da herhangi bir işlem tesis edilmediğinin anlaşıldığını, bu itibarla dava konusu şirketin tüzel kişiliğinin sona ermediğinden davacının hukuki yarar yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu şirketin ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla iflasına karar verildiği hususunun ... 3. İflas Dairesinin yazısıyla bildirildiğini, ancak iflasın kapatıldığına sona erdiğine yönelik herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, buna göre de dava konusu şirketin tasfiye sürecinin devam ettiğini, tüzel kişiliği devam ettiğinden davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru ...'e dava dilekçesi ve duruşma gününden bahisle davetiye tebliğ edildiği, davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLER;
... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ve ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ve İ... Vergi Dairesi'ne yazılan yazı cevabı dosyamız arasına celp edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafınan dava dışı Tasfiye Halinde...Şirketi'nin müşterilerinden olan dava dışı kart hamillerinin iade/chargeback taleplerinden dolayı ... AŞ., ... Bankası A.Ş., ...A.Ş., ... A.Ş., ... Bank A.Ş., ... Bank A.Ş. ... A.Ş. tarafından toplam 232.754,51-TL kart hamiline iade edilmek üzere müvekkili şirketten tahsil edildiğini, ihyası talep edilen şirketin bu nedenle müvekkili şirkete taraflar arasında akdedilen Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ... 30. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu tarafından icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durduğu ve devamı için ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dosya ile itirazın iptali davası açıldığını, takibin devamı ve alacağın tahsili için şirketin ihyasının gerektiğini belirterek eldeki davayı açmıştır.
Celp edilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi' nin 21/04/2022 tarihinde tasfiyesinin sona erdiğinin tescil edildiği görülmüştür.
TTK’nın 547. maddesi; “(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir. Buna göre ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir.
Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş şirkete ait mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir (Erdoğan, Rumeysa: Anonim Şirketlerde Ek Tasfiye, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Sayı 43, 2020)
Ek tasfiyede amaç, yapılması gereken bazı tasfiye işlemleri yapılmaksızın tasfiyesi kapatılan ve ticaret sicilinden terkin olunan şirketin, anılan eksik ve yapılması zorunlu tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için tekrar tasfiye aşamasına döndürülmesidir. Niteliği itibariyle geçici bir önlem olan ek tasfiye, yapılması ihmâl edilen tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edecek olup bu durum TTK’nın 547.maddesinde de açıkça ifade edilmiştir (Tekinalp, Ünal: Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, 4. Bası, İstanbul 2015, s. 207, 208). Bu anlamda ek tasfiye, tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet etmekle şirketin önceki tasfiye işlemlerinin devamıdır. Her ne kadar anonim şirketlere ilişkin düzenlemeler arasında yer alsa da bu kural, tüm sermaye şirketleri ve kooperatiflerde de uygulama alanı bulur. Ayrıca anonim şirketlere ilişkin tasfiye usulü ve tasfiyede şirket organlarının yetkisine ilişkin hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağına dair TTK’nın 643. maddesi uyarınca 547. madde düzenlemesi limited şirketlerde de uygulama alanı bulacaktır.
Bu aşamada uyuşmazlıkla ilgili olarak terkin edilmiş olan bir şirketin bir davada taraf olarak yer alabilmesi bağlamında ek tasfiyenin rolü üzerinde de durulmalıdır. Yukarıda bahsi geçen kurallar gereğince herhangi bir ticaret şirketinin davada taraf olabilmesi, taraf ve dava ehliyetinin varlığına bağlıdır. Bahsedilen ehliyetler ise hukuken var olan bir tüzel kişiliği gerektirmektedir. Oysaki ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin tüzel kişiliği, terkin işlemiyle birlikte sona erecektir (TTK m. 545). Buradan hareketle tasfiyesi tamamlanmış veya tamamlanmamış, bir şekilde sicilden terkin edilmiş bir şirket ile ilgili veya onun aleyhinde bu gibi ihtiyacın doğması hâlinde şirket hakkında TTK’nın 547. maddesi çerçevesinde ek tasfiye prosedürünün tamamlanması gerekir. Bu tür bir ihtiyaçla ek tasfiye aşamasına döndürülerek ihya edilen şirketin ek tasfiyesi, açılan dava ile ortaya çıkan hukukî ihtilafın giderilmesi amacıyla sınırlı olacaktır.
Ek tasfiye için TTK’nın 547. maddesine dayalı olarak açılan ve uygulamada “ihya” davası olarak adlandırılan davada mahkemece, talep kabul edilerek şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasına karar verilmesi durumunda aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, taraflarca talep edilmese dahi, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmelidir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas,... Karar.)
Somut olayda ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi' nin tasfiye memuru olan ...'in şirketin tek yetkilisi ve ortağı olduğu ve şirket hakkında açılan 18/01/2022 tarihli takibe rağmen bu tarihten sonra tasfiye kararı alınarak şirketin tasfiyesinin sona erdirildiği, TTK 547.maddesindeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; ancak davacı tarafça başlatılan takipten önce icra dosyasına tasfiye memuru olarak 08/04/2022 tarihinde itiraz eden tasfiye memuru ...'in takipten haberdar olmasına rağmen şirket terkin edilmiş bulunduğundan davalı Tasfiye Memuru yargılama giderlerinden sorumlu tutularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ ile; ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 21/04/2022 tarihinde tasfiyesinin sona erdiğinden bahisle sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde... Şirketi' nin ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ve ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak TTK. 547 maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar İHYASINA,
2-Şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Siciline tesciline ve ilanına, bu işlemleri yapması için şirketin son yetkilisi ve tasfiye memuru davalı ... (TC:...)’in tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına,
3-Karar kesinleştiğinde ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine, ilan masraflarının davacı tarafından karşılanmasına,
4-Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın tasfiye memuru ...'den tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 805,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.721 TL'nin davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yatırılan ve artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/03/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır