T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/731
KARAR NO: 2025/716
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 27/11/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında davalının müvekkili şirketten aldığı emtia bedelinden 7.287.845,82 TL'nin ödenmemesi üzerine, ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 23.09.2024 tarihli protokol ile borcun 5 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yapılan araştırmalarda davalı şirketin mali durumunun kötüleştiğini, şirketin aktiflerini elden çıkarmaya çalışıldığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve takibe konu toplam alacak tutarı üzerinden borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakların ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, tarafların cari hesap şeklinde çalıştıklarını ve cari hesap kesim döneminin henüz gelmediğini, müvekkiline iadeli taahhütlü mektupla cari hesap borcu bildirilerek temerrüde düşürülmediğini, sunulan fatura ve cari hesap ekstresindeki borcun kabul edilmediğini, faturalara itiraz edilmemesinin tek başına borcun varlığı için yeterli olmadığını, bununla birlikte fatura ve cari hesaptan kaynaklanan borcun ifasının talep edilmesi için muaccel hale getirildikten sonra ayrıca bir temerrüt ihtarında bulunularak TBK'nın 121. maddesine göre seçimlik haklarından olan, iddia edilen borcun aynen ifası için makul bir süre verilmesi gerektiğini, ancak müvekkiline belirtilen şekilde TTK'nın 18.maddesine belirlenen şekilde bir ihtar gönderilmediğini, sunulan sulh ve ibra protokolünde imza bulunmadığını, TTK'nın 94.maddesine göre cari hesap ekstresinin kesim tarihinin gelmemesi nedeniyle alacağın talep edilemeyeceğini, işlemiş faiz ve inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu savunarak, ihtiyati haciz ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememize ait 13/02/2025 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair karar verildiği, davalı vekili tarafından13/02/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz edildiği, davalı vekilinin itirazına binaen mahkememizce verilen 27/03/2025 tarihli ara karar ile davalı vekili tarafından ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verildiği ve bu ara karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi' nin ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile "Dosyadaki delillerle İİK' nın 257/1 ve 258.maddesi uyarınca yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığı ve miktarı kanıtlandığı, satılanın ayıplı olduğu savunmasının ihtiyati hacze itiraz nedeni olmadığı, aşkın haciz yönünden yetkili yargı mericinden talepte bulunulabileceği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince, davalının ihtiyati hacze yönelik itirazının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmamaktadır. " şeklinde gerekçe ile ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
DELİLLER:
Celbedilen ... 31.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; Davacı ... Tic. A.Ş. tarafından davalı ...A.Ş. hakkında 7.287.845,82 TL. Asıl alacak 712.960,97 TL İşlemiş faiz olmak üzere 8.000.806,79 TL toplam alacağın, tahsili tarihine kadar TCMB Reeskont Avans Faizi oranı üzerinden işleyecek faiz, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili talebi ile 05.11.2024 tarihi itibariyle takibe geçtiği, takibin, cari hesap ekstresi bakiyesinden kaynaklı faturalara istinaden yapıldığı, ... 31.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı, davalı şirket vekili tarafından düzenlenmiş 08.11.2024 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; ...Tic. A.Ş. tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılmış olan icra takibi ve ödeme emrinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu kapsamda icra takibine, gönderilen ödeme emrine, icra takibine konu borca (8.000.806,79 TL) faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan ettiği, itirazları doğrultusunda da takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan 09/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davacı şirkete ait ibraz edilen 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinden Envanter defterlerinin açılış noter tasdiklerinin zamanında yaptırılmış olduğu, e-defter beratlarının süresi içerisinde verilmiş olduğu, kayıtlarının eksiksiz, düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunması, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması nedeniyle ticari defterlerin TITK.m.64 ve müteakip maddelerinde ve HMK.m.222 de belirli kanuni şartları taşıdıkları sabit olmakla davalı şirketin lehinde delil olma ve ispat kuvvetine sahip bulunduklarının, Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Davalı şirket tarafından incelemeye katılınmaması, ticari defterlerin sunulmaması sebebi ile davanın konusu ile ilgili olarak davalı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, Davacının ticari defter kayıtlarında takip tarihi 05.11.2024 tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 7.287.845,82 TL. alacaklı olduğu, Sayın Mahkemeniz tarafından davacının işlemiş faiz talebinin kabulü halinde 7.287.845,82 TL alacağa takip talebinde 712.960,97 TL. işlemiş faiz talep edilebileceği" şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari satıma ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının davalıya yaptığı satışlara istinaden davalı şirket adına düzenlenen fatura bedellerinin mutabakata rağmen ödenmediğini, fatura bakiyesinden kaynaklı borcun tahsili amacıyla ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe ve arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen davalının borçlarını ödemediğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili ise, sunulan cari hesap ekstresi ve faturalardaki borcun kabul edilmediğini, dosyadaki iadeli taahütlü mektubu gönderenin davacı şirket adına iadeli taahütlü mektup gönderme yetkisi bulunmadığını, tarafların ticaretleri çerçevesinde cari hesap ilişkisi içerisinde çalıştıklarını TTK'nın 94. maddesi uyarınca cari hesap ekstresinin kesim tarihi gelmediğini ve cari hesap sözleşmesinin sona erdirilmediği için iddia edilen alacağın talep edilemeyeceğini, savunmuştur.
Her ne kadar davalı tarafça taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğu iddia olunmuş ise de somut olayda TTK'nın 89 ve devamı maddelerinde düzenlenen yazılı şekil şartının yerine getirildiği bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasında açık hesap şeklinde yürütülen bir satım sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır.
Dosyaya sunulan e-mail yazışmalarından davacı ve davalı tarafların dava konusu 7.287.845,82 TL bakiyenin ödenmesi ile ilgili olarak imzalanacak sulh ibra protokolü ve yapılacak ödemenin tarihi ile ilgili olarak görüşmeler yaptıkları, dava dosyasında mevcut davacı ile davalı arasında düzenlenmiş 23.09.2024 tarihli sulh — ibra protokolünde 7.287.845,82 TL'nin ödemesinin “... tarafından, ...'ya ait ... Tic. A.Ş. ...IBAN numaralı banka hesabına protokol'ün imza tarihinden itibaren 5 (beş) gün içerisinde yapılacağı” maddesi yer aldığı ancak protokolün imzasız olduğu ve davalı tarafça kabul edilmediği görülmüştür.
Davacı tarafından davalı borçlu adına 22.08.2024 tarihinde konusu “Cari hesap bakiyesi alacağımızın ödenmesi” açıklamalı (İadeli Taahhütlü Posta ile gönderilmek üzere) ihtarname düzenlendiği, bu ihtarnamede vadesi geçmiş 7.287.845,82 TL borcun ihtarnamenin taraflarına tebliğinden itibaren 3 (üç) gün içinde ve defaten ödenmesini, ihtaren belirtildiği, ihtarnamenin davalı borçluya 23.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Mahkememizce tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılması için bilirkişi ara kararı kurulmuş ve taraflara inceleme günü uyuşmazlık konusu dönem ticari defter ve kayıtlarını hazır etmesi aksi halde HMK.222 maddesine göre defter ibrazından kaçınmış sayılacağı hususu duruşmada ihtar edilmiştir. Davalı ticari defterlerini ibraz etmemiş, davacı ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
09/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki ticari ilişki irdelenmiş, davacı şirket tarafından davalı şirket adına tanzim edilmiş dava konusu alacağı oluşturan faturaların e fatura olduğu ve senaryosunun temel fatura, fatura tipinin ihraç kayıtlı fatura olduğu, bu faturalarla ilgili olarak e-irsaliye düzenlendiği, ticari fatura senaryosu aksine temel fatura senaryosunda karşı tarafa kabul veya red hakkı tanınmadığı, davacı tarafından tanzim edildiği zaman davalı tarafın e-fatura sisteminde görüldüğü, davalı tarafından bu fatura kabul edilmediği takdirde ancak iade faturası düzenlemesi veya KEP yolu ile itiraz etmesi ya da noterden itiraz etmesi gerektiği ancak dava dosyası içerisinde bu şekilde iade/itiraz yoluna başvurulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, davalı şirket tarafından incelemeye gelinmemesi, ticari defter kayıtlarının ibraz edilmemesi sebebi ile davanın konusu ile ilgili olarak davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığını, davalıların ihtilafa düştüğü dava konusu alacak bakiyesinin tespitinde davacı kayıtları ve dosya muhteviyatı belgelerin esas alındığı ve davacı şirkete ait ibraz edilen 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinden envanter defterlerinin açılış noter tasdiklerinin zamanında yaptırılmış olduğu, e-defter beratlarının süresi içerisinde verilmiş olduğu, kayıtlarının eksiksiz, düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunması, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması nedeniyle ticari defterlerin TTK m.64 ve müteakip maddelerinde ve HMK m.222 de belirli kanuni şartları taşıdıkları sabit olmakla davalı şirketin lehinde delil olma ve ispat kuvvetine sahip bulundukları, davacının ticari defter kayıtlarında takip tarihi 05/11/2024 tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 7.287.845,82 TL alacaklı olduğu, davacının işlemiş faiz talebinin kabulü halinde 7.287.845,82 TL alacağa takip talebinde 712.960,97 TL işlemiş faiz talep edilebileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşıldığından itibar olunan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ticari ilişki irdelenmiş ve davacı ticari defterlerine göre davacının 7.287.845,82 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiş ve davacının cari hesaptan kaynaklı 7.287.845,82 TL alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davalıya cari hesap bakiyesinin ödenmesi talebi ile gönderilen 22/08/2024 tarihli ihtarın 23/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının 27/08/2024 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek yapılan faiz hesabına itibar edilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmiştir.
Davalı vekili tarafından 17/09/2025 tarihli dilekçe ile duruşma tarihinin değiştirilmesine yönelik 04/09/2025 tarihli ara karara itiraz ve ara karar nedeni ile HMK 36 vd. Maddeleri gereğince hakimin reddi talebinde bulunulmuş ise de mahkememizin 10/07/2025 tarihli 2. celsesinde bilirkişi raporunun taraflara tebliğe çıkarılmasına, rapora beyanda bulunma sürelerinin dolmasının beklenilmesine dair ara karar oluşturulduğu ve duruşmanın 23/10/2025 tarihine bırakıldığı, ancak bilirkişi raporuna beyanda bulunmak için ek süre talep edilmeyip, davacı vekilinin 03/09/2025 tarihli dilekçesi ile duruşmanın öne alınmasının talep ettiği, beklenilen bir müzekkere olmayıp ara karada verilen beyanda bulunma süresinin de dolduğu, defter durumunun müsait olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin talebi yerinde görülmüş ve duruşma tarihi öne alınmıştır. Bu durum davalının savunma hakkını kısıtlamadığı gibi davalının rapora süresi içinde beyanda bulunmuş olmasına rağmen davayı uzatmak amacıyla yapıldığı açıkça anlaşıldığından davalı vekilinin hakimin reddi talebinin HMK 41. maddesi gereğince geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-... 31. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile; 7.287.845,82 TL asıl alacak, 712.960,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.000.806,79 TL alacak üzerinden devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 1.600.161,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 546.535,11 TL nispi karar harcının peşin alınan 96.629,75 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 449.905,36 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 644.024,20 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 15.000,00-TL bilirkişi ücreti, 305,00-TL tebligat-posta gideri ve 96.629,75 TL peşin harç 427,60 TL başvurma harcı ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 112.423,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025 09/10/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza