T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/734 Esas
KARAR NO: 2025/433
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 27/11/2024
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket paketlenmiş et ve et ürünleri, kasaplık faaliyeti ile uğraştığını, lehtar ... ise hayvan alıp satmakta, çeşitli köylerden büyük baş hayvan toplayarak, sonrasında farklı farklı mezbahalarda hayvanları kestirip toptancı firmalara sattığını, müvekkili ile ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili firma ...'tan satın almış olduğu etlere karşılık çekleri keşide ettiğini, müvekkili şirket ... Bankası A.Ş. ... Ticari Şubesi’nin ... seri numaralı, 15.11.2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 3.462.596,64 TL bedelli çekin keşideci olduğunu, çekin ...'a göndermesi için ...'un arkadaşı ...'ye teslim ettiğini, ... tarafından çek ... vasıtasıyla ...'un ...adresine gönderilirken çekin kaybolduğunu, yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığını, şüphelilerin tespit edilmesi adına müvekkil şirket tarafından söz konusu çeklerin sahte imza ile cirolanıp tedavüle sokulması nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası ile şikayette bulunulduğunu, ... tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...nolu Soruşturma dosyası ile şikayette bulunulduğunu, ...'a keşide edilen çek kendisi tarafından ciro yapılmadan kaybedildiğini, çalınan çek ...'un imzası atılarak sahte ciro yapılarak davalı ...A.Ş. tarafından bankaya ibraz edildiğini, doğabilecek zararı önlemek amacıyla .. 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyası ile Çek İptali davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, çeke ilişkin dosya üzerinden ödemeden men yasağı koyulduğunu, müvekkilinin keşidecisi olduğu söz konusu çekler dolayısıyla, iki kez ödeme yapmak zorunda kalma tehdidi ile karşı karşıya olduğunu, bu sebeple 25.11.2024 tarihinde ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile başlatılmış ve başlatılacak olan icra takiplerinin durdurulmasını, dava konusu çekin ödenmemesi için ihtiyati tedbir talepli dava açıldığını, ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş dosyasında 26.11.2024 tarihinde verilen kararla, talebinin kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin davalılara bir borcunun bulunmadığını, dava konusu çekin çalıntı çek olması dolayısıyla çekte ciro silsilesinin bozulduğunu, müvekkili şirketin çeki vermiş olduğu ...'un TC kimlik numarası olmadan, sahte bir telefon numarasıyla ve imzası taklit edilmek suretiyle çekin dolaşıma girdiğini, davalı ...A.Ş. tarafından bankaya ibraz edilen çek çalıntı bir çek olduğundan çek vasfını yitirdiği için iptali gerektiğini, ... Bankası A.Ş. ...Şubesi’nin ... seri numaralı çeke ilişkin ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.İş ...karar sayılı ihtiyati tedbir kararının devamına, lehtarın imzasının taklit edilmesi suretiyle çekin dolaşıma sokulmuş olması nedeniyle müvekkili şirketin davalılara herhangi bir borcu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalılar tarafına yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı arabuluculuk süreci sona ermeden dava ikame etmiş olduğundan dava şartı olan arabuluculuk koşulu yerine getirilmeden davanın açıldığını öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket takip konusu çeki geçerli bir hukuki ilişkiye istinaden ve fatura ile tevsik etmek suretiyle devraldığını, davacı keşideciden yazılı teyit aldığını, istihbarat yükümlülüğünü yerine getirdiğinden müvekkilinin iyiniyetli meşru hamil olduğunu, davacı çek keşidecisi tarafından çekin teyidi sağlanırken herhangi bir kayıp vey açalıntı iddiasından bahsedilmediğini, davacı çek üzerindeki imzasına itiraz etmemekte, çekin, geçerli bir hukuki ilişkiye istinaden lehtar emrine düzenlendiğini kabul ettiğini, imzaların istiklalı prensibi uyarınca, davacı keşideci, çek bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, çekin rıza hilafına davacının elinden çıktığı ve müvekkilin çekin iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu ispat edilemediğini, dava konusu çekin kayıp iddiasına konu kargo poşeti içinde olup olmadığı dahi belli olmadığını, kabul manasına gelmemekle birlikte, keşide edilen yüksek meblağllı bir kıymetli evrakın kargo ile gönderilmesi ve muhatabına ulaşmamasına rağmen, kolayca el değiştireceği bilinmesine karşın, haftalar boyunca çekin tedavüle sokulmasını önleyici mahiyette hiçbir hukuki aksiyon alınmaması, bizatihi davacının kusuru olduğunu, kimse kendi kusurunda fayda sağlayamayacağını, ciro silsilesinin düzgün olabilmesi için imzaların şeklen varlığı yeterli olduğunu, davacının, aksi yöndeki iddiaları, hukuki mesnetten yoksun olduğunu, takip konusu çekte ciro silsilesi düzgün olduğunu, müvekkilinin takip konusu çekin meşru hamili olduğunu, ciro silsilesinde yer alan imzaların sahteliğini incelemekle de yükümlü olmadığını, alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve icra takibi başlatabilmesi için çekin herhangi bir sebeple ödenmemiş olmasının yeterli olduğunu, müvekkilinin icra takibi başlattığı için kusurlu veya kötüniyetli olmadığını, bu kapsamda kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun ...Soruşturma sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik Ve Dolandırıcılık Bürosunun ... Soruşturma sayılı dosyası, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ve ... esas sayılı dosyası, ... 20. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyaları dosyamız arasına alınmıştır.
Türkiye Bankalar Birliğine, Gelir İdaresi Başkanlığı Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığına, ... Bankası A.Ş., ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne, ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davacının keşidecisi olduğu, davalıların cirantası oldukları çekten dolayı davalılara borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dava, davacı ... A.Ş'nin keşideci, dava dışı ...'un lehtar ve ilk ciranta, davalı ...Ltd. Şti, davalı... ve davalı ... A.Ş.'nin ciranta oldukları ... Bankası A.Ş. ...Şubesi’nin ... seri numaralı, 15.11.2024 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 3.462.596,64 TL bedelli çekin, dava dışı lehtar ...'a gönderilmek için ...'ye teslim edildiği, ... tarafından kargo vasıtası ile ...'a gönderildiği, çekin bu süreçte kaybolduğu tespit edilip tüm aramalara rağmen bulunamadığından davacı tarafça ve lehtar tarafından ayrı ayrı şikayette bulunulduğu, çek iptali davası açıldığı, davacının davalılara bir borcu bulunmayıp, çekin çalıntı olması nedeniyle ciro silsilesinin bozulduğu ve çek vasfını yitirdiği iddiasıyla davacının çekten kaynaklı davalılara borçlu olmadığının tespiti istemi ile açılmıştır.
... Bankası A.Ş. ...Şubesi’nin ... seri numaralı, 15.11.2024 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 3.462.596,64 TL bedelli çekin keşidecisinin davacı ... Tic. A.Ş, lehtarının ve ilk cirantanın ..., diğer cirantaların sırasıyla davalı... Ltd. Şti, davalı ... ve davalı... A.Ş. olduğu, çek hesabının açıldığı muhatap banka şubesine vekaleten ... A.Ş. tarafından çekin 15/11/2024 tarihinde ibraz edildiği, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından verilen 01/11/2024 tarihli karara istinaden çek hakkında işlem yapılmadığının çekin arka yüzüne yazıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 11 HD.nin ... Esas ... Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile ... Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
6361 sayılı Yasanın 9/2. maddesi ve buna bağlı olarak TBK'nın 188. maddesine göre bedelsizlik iddiasının faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesi için davacının üçlü faktoring ilişkisi içerisinde yer alması gerekir. Kanun ve Yönetmelikte açıkça, faktoring şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacakları devralamayacakları düzenlenerek, kambiyo senedinin içerdiği hakkın soyutluğu ilkesi ortadan kaldırılmıştır. Buna göre faktoring şirketleri, ancak bir mal satışından ya da hizmet arzından doğan alacağın ifası için verilen kambiyo senetlerini, ciro ve teslim yolu ile devralabilmektedirler. Burada kambiyo senedindeki hakkın devri için yapılan ciro ve teslim, alacağın devrinin hukukî sonuçlarını doğurmaktadır. Senet borçlusu, faktoring işleminden haberdar olduğu andan itibaren, faktoring müşterisine karşı ileri sürebileceği şahsî defileri, faktöre karşı da ileri sürebilmektedir.
Fakat şahsî defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesi, işlemin taraflarının, kambiyo ilişkisinin sıralı tarafları olmasına bağlıdır. Buna göre, senette düzenleyen ya da keşideci, lehtar ile faktoring şirketi arasında faktoring sözleşmesinin bulunması ve senedin de ciro ve teslim yolu ile lehtardan faktoring şirketine geçmesi hâlinde, lehtar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan şahsî defıleri, faktoring şirketine karşı ileri sürebilmektedir. Ciro ve teslim yoluyla devraldığı bir senedi, aradaki temel ilişki nedeniyle devreden borçlu, senedi kendisinden devralan ile faktoring şirketi arasında faktoring sözleşmesinin bulunması ve senedin, ciro ve teslim yoluyla kendisinden devralandan faktoring şirketine geçmesi hâlinde, temel ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri faktoring şirketine karşı ileri sürebilecektir.
Somut olayda; dava konusu çek ve dosya içeriğinde bulunan faktoring sözleşmesi, faturalar ve ödeme araçları tevdi bordrosu içeriği incelendiğinde, çeki düzenleyenin davacı olduğu, lehtarın dava dışı ... olup, sonrasında çekte sırasıyla davalı ... Ltd. Şti, davalı ... ve davalı ... A.Ş. 'nin ciranta olarak yer aldıkları, son cirantanın davalı ...A.Ş olduğu, davacının üçlü faktoring ilişkisi içerisinde yer almadığı görülmektedir. 6361 sayılı Kanunun 9/3. maddesinde ise "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi yer almaktadır. Bu durumda, davacı keşideci hamile karşı bedelsizlik iddiasını ancak faktoring şirketinin bilerek zararına hareket ettiğini kanıtlaması ile ileri sürebilir.
Dava konusu çek, dava dışı ... adına düzenlenmiş olup TTK'nın 778/2-d maddesi yollaması ile TTK 677.maddesi gereğince dava konusu çekte lehtar ve birinci cirantanın imzasının ona ait olup olmaması davacı keşideciyi sorumluluktan kurtarmayacağı ve imzaların istiklali prensibi uyarınca lehtar imzasının sahte olması bu imzadan sonra çeki ciro ile iktisap eden kişinin meşru hamil olmasına halel getirmeyeceği gibi imzasını inkar etmeyen/imzasının ona ait olduğu tespit edilen keşidecinin sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz. Bu nedenle davacı, keşideci olarak davalıların kötü niyetli olduğunu ispatlanmadığı sürece çek bedelinden sorumludur. Dava konusu çek karşılığında davalı ...'e finansman sağlayan ...şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... esas ve ...karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, davacı keşidecinin imzasının inkar edilmemiş olması nedeniyle çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyecektir. Çek ... tarafından, usulüne uygun temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu durum ...Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Çeklerin incelenmesinde şeklen ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmıştır. Davalı faktoring şirketi ile davalı ... arasında 24/10/2024 tarihinde faktoring sözleşmesi düzenlendiği, ...'in davalı ...Tic. Ltd. Şti'ne düzenlediği 23/10/2024 tarihli 11.000.768,50 TL bedelli fatura 25/10/2024 tarihli alacak bildirim formu ile ...tarafından ...'e devredilmiş, dava konusu çek de bu tarihte temlik edilmiştir. Dava konusu çekte ödeme yasağı 01/11/2024 tarihinde konulmuştur. Dava konusu çekin kaybolduğu ile ilgili şikayet 08/11/2024 tarihinde yapılmıştır.
Davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki 25/10/2024 tarihli çek teslim bordrosu ile devraldığı, çeki almasına dayanak gösterdiği 24/10/2024 faktoring sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, yapılan ödemelerin sözleşmenin ve çeklerin tevdinden sonra yapıldığı, çeklerin fatura ile tevsik edildiği, mahkememizce Gelir İdaresi Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen cevapta, faturaya ait iptal-itiraz talebi bulunmadığı, faturanın kayıtlarında geçerli olduğu bilgisinin verildiği, yine mahkememizce Finansal Kurumlar Birliğine yazılan müzekkereye verilen cevapta dava konusu çekle ilgili olarak herhangi bir bildirim kaydına rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafından ticari ilişki nedeniyle lehtara gönderdiği çeklerin kaybolduğu iddiasıyla 08/11/2024 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...numaralı soruşturma dosyasının derdest olduğu ve dava dışı lehtar ... tarafından keşidecinin ticari ilişki nedeniyle kendisine gönderdiği çeklerin kaybolduğu iddiasıyla 06/11/2024 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının... sayılı soruşturma dosyasında yetkisizlik kararı verildiği görülmüştür. Davacı tarafından şikayetçi olunan ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma dosyasında davalı faktoring şirketi ya da çalışanları hakkında herhangi bir şikayet bulunmayışı göz önüne alınarak ilgili dosyanın sonucunun mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği anlaşılmakla kesinleşmesi beklenilmemiştir.
... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından dava konusu çek hakkında verilen ödeme yasağı kararının çekin iktisap edilmesinden sonra 01/11/2024 tarihli olduğu , faktoring sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle çekin kaybolması ve davalıya temlik edilmiş olması arasında geçen süreçte davalı faktoring şirketinin bir eylem ve işlemi olmadığına göre, davalıya yüklenebilecek bir kusurdan söz edilemeyeceği, çekin kaybolduğunu/çalındığını bilebilecek durumda olmadığı , ibraz edilen fatura ve çekte görünüş itibariyle şüphe uyandıracak bir eksiklik bulunmadığından ek bir araştırma yapma yükümlülüğünden söz edilemeyeceği, nitekim Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinde faktoring şirketine "gerekmesi halinde" istihbari araştırma yükümlülüğü getirilmiş olduğu, somut olayda 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/3. maddesine göre;davalının çeki yasal mevzuata uygun olarak iktisap ettiği, meşru hamil olduğu , kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği veya ağır kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, TTK 677. maddesindeki İmzaların bağımsızlığı olarak ifade edilen ilkeye göre, poliçeye atılan her geçerli imzanın sahibini bağladığı, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığı, dolayısıyla dava konusu çekte keşideci olan ve imzası inkar edilmeyen davacının çekten kaynaklanan sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmıştır. (İstanbul Bam 44. HD ... esas)
6102 sayılı TTK md 792'de; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da, hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından dava dışı kişi adına düzenlenen çekin kargo aşamasında iken kaybolduğu, davalı faktoring şirketinin çeki faktoring ilişkisine istinaden iktisap ettiği, faktoring şirketinin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu ispat edilemediğinden diğer davalıların da kötü niyetinin varlığı ve bile bile borçlunun zararına hareket ettikleri ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İİK md 72/4'e göre icra tazminatı talebinin ise, mahkememizde esas hakkında dava açılmadan önce ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.İş dosyasında 26/11/2024 tarihinde verilen kararla, davacının tedbir talebinin kabulüne karar verildiği; 6100 sayılı Yasanın 397/.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmiş olmakla, tedbir talep edenin, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını mahkememizde 27/11/2024 tarihinde açtığı; mahkememizce 11/12/2024 tarihinde tedbirin devamına karar verildiği; davalı tarafça ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasında davaya konu çek hakkında 05/12/2024 tarihli ihtiyati haciz kararı alınarak 06/12/2024 tarihinde ... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında takibe konulduğu; davacı lehine %15 teminat karşılığı verilen tedbir kararının İİK md 72/2'ye göre takibin durdurulması-takip başlatılmasının önlenmesine yönelik olduğu, ancak kararın infaz süresi içinde takibin başlatılmış durumda olduğu, davacı lehine İİK md 72/3'e göre verilmiş bir tedbir kararı ise bulunmadığı İİK md 72/4 hükmüne göre yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, İİK md 72/4 gereği tazminat takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK 72/4 gereği tazminat takdirine yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 59.132,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 58.517,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davalı ... A.Ş. tarafı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 421.007,73 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...A.Ş.'ne verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ...A.Ş. tarafından yapılan 300,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı ...A.Ş.'ne verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL bedelin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. Maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."