T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/160 Esas
KARAR NO: 2025/453
DAVA: Ticari Şirket
DAVA TARİHİ: 28/02/2025
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ..., ... ve ...'nin davalı ... Tic. A.Ş.'nin pay sahipleri olduğunu, davalı şirketin esas sermayesinin 1.416.720,00 TL olduğunu, müvekkillerinin toplam 682.682,11 TL'ye karşılık gelen sermaye payıyla davalı şirketin % 48,2 oranında pay sahibi olduğunu, davalı şirketin % 51,2 payının iste ...A.Ş.'ye ait olduğunu, ... A.Ş., başka şirketlerde, özellikle de aynı pay sahipliği yapısına sahip dava dışı ... Ticaret A.Ş.'de de çoğunluk pay sahibi olduğunu, TTK m. 195. anlamında hâkim şirket olduğunu, ...A.Ş. hâkim şirket iken müvekkillerinin azınlık pay sahibi konumunda olduğunu, davalı şirketin 2021-2022-2023 yıllarına dair olağan genel kurul toplantısı 02.12.2024 tarihinde şirket merkezinde toplanıldığını, Genel Kurul'da davalı şirket yönetim kurulunun faaliyet raporuna pay sahipleri ..., ..., ..., ...ve ... tarafından itiraz edildiğini, bilanço ve kâr-zarar hesaplarının onaylanmasına dair gündem maddesinde ise davacı pay sahipleri tarafından bilgi alma hakkının kullanılarak sorular sorulduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun hiçbir açıklık içermeyen genelgeçer cevaplarından sonra hâkim şirketin oylarıyla 2021-2022-2023 yılı bilanço ve kar-zarar hesapları kabul edildiğini, davacı pay sahipleri muhalefetlerini tutanağa geçirildiğini, Özel denetim talebine ..., ..., ..., ...ve ... tarafından olumlu oy verilmiş olmasına rağmen hâkim şirket... A.Ş., şirket yetkilisi ...ve ...oylarıyla özel denetim talebinin reddedildiğini, hakkında bilgi talep edilen, fakat temin edici bilgilerin sağlanmadığını, bu nedenle özel denetim istemine konu edilme zarureti hâsıl olduğunu, 25.12.2023 tarihli, ... sayılı faturanın alıcısı davalı şirket, keşidecisi ise davalı Şirketin hâkim şirketi olan ...A.Ş. olduğunu, faturada şirket ünvanı...A.Ş. olarak gösterilmişse de MERSİS numarası, vergi kimlik numarası ve ticaret sicit numarası hâkim şirketirki ile aynı olduğunu, "Malzeme/Hizmet Açıklaması" olarak “...” yazılmış olan faturada tutar 4.416.925,85 TL KDV tutarı 883.385,17 TL ödenecek tutar 5.300.311,02 TL olarak belirtildiğini, davalı Şirketin bu fatura kanalıyla borçlandırıldığını, bu borçlanmanın gerekçesi genel kurulda yönetim kuruluna sorulmuş ise de tatminkâr bir cevap alınamadığını, bu kapsamda özel denetim davasının açılması zarureti hâsıl olduğunu, ...A.Ş.'nin keşideci, davalı ... Ticaret A.Ş.'nin alıcısı olduğu 25.12.2023 tarihli, ... sayılı faturaya konu borçlandırıcı işlemin hukuka, muhasebe ilkelerine ve gerçeğe uygun olup olmadığı hususunda inceleme yapmak üzere, davalı ... A.Ş.'ne TTK m. 440. uyarınca özel denetçi atanmasını, atanacak özel denetçinin ücret ve masraflarının davalı şirkete yükletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle huzurdaki dava yasanın ön gördüğü hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, TTK'nun 438. ve 439. maddelerinde yazılı dava şartlarının oluşmadığını, TTK'nın 438/1. Maddesine göre genel kurulda özel denetçi atanmasının istenebilmesi için daha önce bilgi alma ve inceleme hakkı kullanmış olmalı, belirli olayların açıklığa kavuşması amaç edinilmiş olmalı, özel denetim talebinin pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olduğunu, TTK'nun 439. maddesi uyarınca özel denetçi tayinine karar verilebilmesi için TTK'nun 438. Maddesinde yazılı önşartların yanında, TTK'nun 439/1. Maddesinde yazılı hisse oranı ve 3 aylık hak düşürücü süreye ilişkin şekli şartların ve TTK'nun 439/2. Maddesinde "Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları" denilmek suretiyle öngörülen maddi şartı yerine getirmiş olması gerektiğini, TTK'nun 438. ve 439. Maddelerinde yazılı şartların gerçekleştiğinden söz edilmesi mümkün olmadığını, davacıların tüm soruları eksiksiz olarak cevaplandığını, müvekkili şirket yönetim kurulu tarafından 2021-2022-2023 yılları olağan genel kurul toplantısının 14 Eylül 2024 tarihinde yapılması için alınan karar tüm ortaklara tebliğ edilmiş ve ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, ilanda şirketin 2021-2022-2023 yılına ait bilanço, kar-zarar tablosu ve yönetim faaliyet raporu dahil tüm evrakların şirket merkezinde incelemeye hazır olacağının belirtildiğini, 14 Eylül 2024 tarihli toplantı yeterli çoğunluk sağlanamadığından 31.10.2024 tarihine ertelendiğini, 31.10.2024 tarihinde tüm ortakların katılımı ile gerçekleşen toplantıda davacılar, TTK'nun 420. Maddesi uyarınca finansal tablolar ile buna bağlı konular hakkındaki müzakerelerin ertelenmesine dair talepte bulunulduğunu, toplantı 02.12.2024 tarihine ertelendiğini, 02.12.2024 tarihli genel kurulun 4. gündem maddesi görüşülürken davacıların şirketin mali tabloları hakkında sorular sormuş ve yönelttikleri tüm sorular, ilgililer tarafından şüpheye mahal vermeyecek şekilde tüm detayları ile net ve eksiksiz surette cevaplandırıldığını, açıklığa kavuşturulduğunu, şirketin Finansal tabloları, Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, Denetleme raporları tüm detayları ile her üç genel kuruldan önce şirket merkezinde inceleme yapılabilmesi için hazır bulundurulduğunu, davacılar tarafından talep edilen tüm bu evraklar, hem çağrı mektupları ile birlikte tebliğ edilmiş hem de mail yoluyla kendilerine iletildiğini, davacılar Özel Denetim isteğinde bulundukları hususlar bakımından bilgi alma ve inceleme hakkı talep etmeksizin, doğrudan özel denetçi atanması talebinde bulunduklarını, TTK. m. 438/1 uyarınca “Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir” maddesi kapsamında genel kuruldan özel denetçi atanmasını talep etmek şekli ve maddi şartlara bağlı olduğunu, bu kapsamda öncelikle bilgi alma veya inceleme hakkının kullanılması gerektiğini, talebin, pay sahibinin pay sahipliğinden doğan haklarını kullanması için gerekli olması aranan diğer bir şart olduğunu, son olarak özel denetçi atanması ancak belirli olayların açıklığa kavuşturulması için genel kuruldan talep edilebileceğini, TTK m. 438. gerekçesinde yapılan açıklamalar, bu şartlar bakımından başka izahata gerek bırakmayacak derecede tafsilatlı olduğunu, Özel denetçi talebinin kabul edilebilmesi için aranan maddi şart TTK'nun 439/2. Fıkrasında kaleme alınan kanunkoyucu özel denetçi atanmasına ilişkin taleplerin genel kurul tarafından reddedilmesini yeterli görmemiş, "Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymalarını" şart koşulduğunu, TTK'nun 439. Madde gerekçesinde maddi şart bakımından “Mahkemenin, azlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, 438 inci maddedeki şartların somut olayda varolup olmadıklarını incelemesi yanında, ikinci fıkrada yer alan şartı da araması gerekir. Söz konusu ek şart, kanunun veya esas sözleşmenin ihlâl edilmesi suretiyle şirketin veya paysahiplerinin zarara uğratılmış olmasıdır. İhlâl anonim şirketler hukukunun yazısız kurallarına aykırılığı da kapsar. Bu ek şartın usul hukuku anlamında muteber delillerle ispatı şart koşulmamış, ikna edici olgularla veya inandırıcı bir şekilde ortaya konulması yeterli görülmüştür. Zarar ile borçlar hukuku anlamında malvarlığı eksilmesi kastedilmiştir” madde gerekçesindeki bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, özel denetçi atanması davası pay sahibinin genel kurulda sorduğu sorulara hiç veya gereği gibi cevap verilmemesi halinde, bilgi almak amacıyla açılamayacağını, bu durumda TTK m. 437/5’de özel olarak düzenlenen ve şartları farklı olan bilgi alma davasının, 10 günlük hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğini, mahkemenin özel denetçi atanmasına karar verebilmesi için şirket organlarının, özellikle de yönetim kurulunun kanun veya esas sözleşmeyi ihlal etmek suretiyle şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattığının, ikna edici olgularla inandırıcı şekilde davacı azlık tarafından ortaya konulmuş olması gerektiğini, söz konusu maddi koşul özel denetim isteme hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla getirildiğini, mahkeme sadece iddiadan ibaret olan ve herhangi bir inandırıcı dayanağı bulunmayan bir olguyu dikkate almaması gerektiğini, buna karşılık inandırıcı dayanakları bulunan bir olgunun kesin delillerle ispatını aramamalı yaklaşık ispatı yeterli olması gerektiğini, özel denetçi tayini için mutlak ispat aranmamakla birlikte varsayıma dayalı şüphelerin ileri sürülmesi, TTK'nun 439/2. Maddesinde yazılı" ikna edici delillerle ortaya konulma" şartının gerçekleşmesi için yeterli olmadığını, şirketlerde "adat faizi" adı altında bir uygulama olduğunun bilindiğini, genel kurul toplantısında "sorulan" bütün soruların eksiksiz surette cevaplandırıldığını, açılan davanın hakkın korunmasına değil, şirket yönetimini taciz etme amacına matuf, haksız, mesnetsiz bir dava olduğunu savunarak haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacılar tarafına yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkindir.
Anonim Şirketlerde ortakların bilgi alma hakkını düzenleyen TTK’nun 437. Maddesinde "(1)Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir. (2)Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200. madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz. (3)Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. (4)Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir. (5)Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir. (6)Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz"hükmünü;
Özel Denetim isteme hakkı Genel kurulun kabulü başlıklı 438. Maddesinde; " (1)Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2)Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." hükmünü,
Genel kurulun reddi başlıklı 439. Maddesinde; "(1)Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2)Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." hükmünü haizdir.
Özel denetim ticaret hukukumuzda pay sahiplerine şirketin ekonomik durumu hakkında aydınlanma ve dolayısıyla yönetim kurulunu kontrol etme amacıyla yasanın ön gördüğü hallerde ve kapsamda tanınmış bir haktır. Yasamız her pay sahibine belirli olayları açıklığa kavuşturulmasını sağlamak amacıyla genel kurulda özel denetçi atanmasını isteme hakkı tanımıştır. Bu talep gündeme bağlılık ilkesine tabi değildir.
Yukarda metni verilen TTK 438/1 düzenlemesine göre Genel Kurulda özel denetçi atanmasının istenebilmesi için;
a) daha önce bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılmış olmalı,
b) belirli olayların açıklığa kavuşturulması amaç edinilmiş olmalı,
c) özel denetim talebi pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olmalıdır. Bu düzenlemeye göre özel denetçi talep hakkı ikincil karakterde bir haktır. Bu hakkın kullanılması için daha önce bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olması şarttır. Amacı ise sorumluluk ve iptal davası gibi pay sahipliği haklarının kullanılmasını kolaylaştırmak amacıyla ortakların bilgi ve kontrol haklarını etkili şekilde kullanmasını sağlamaktır. Bu yapısıyla genel denetimin bir tekrarı olmayıp daha çok belirli olayların açıklanmasıyla ilgilidir.
Mahkemeden özel denetçi atanması isteminde bulunmanın şekli ve maddi koşulları bulunmaktadır.
Şekli koşullar;
a) bilgi alma ve inceleme hakkının daha önce kullanılmış olmalı;
b) bilgi isteminin konusu ile özel denetim konusu aynı olmalı,
c) özel denetimle ilgili genel kurulun onay veya ret kararı olmalı,
d) red halinde sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini, ya da payların itibari değerlerinin toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahipleri davacı olmalı,
e) dava genel kurulun kabulü halinde 30 gün, genel kurulun red kararı vermesi halinde 3 ay içinde açılmış olmalıdır.
Maddi koşullara gelince;
a) bazı belirli olayların özel denetçi vasıtasıyla açıklığa kavuşturulmasının pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olması,
b) davacının; kurucuların veya şirket organlarının kanun veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şeklide ortaya koyması,
c) davacının güncel hukuken korunması gereken bir menfaati olması şartları aranmaktadır.
Özel denetim isteyen pay sahibinin kendisinin aydınlatılmasının pay sahipliği haklarının kullanılması açısından objektif olarak yararlı ve gerekli olduğunu ispat etmesi gerekir.
Genel kurulda özel denetim isteminin kabulü halinde hem yönetim kurulu hem de her bir pay sahibi-genel kurulda bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olsun olmasın- mahkemeden özel denetçi atanamsını isteyebilir.
Genel kurulda özel denetim isteminin reddi halinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış paysahibi ile özel denetim isteyen pay sahibinin aynı kişi olmasının zorunlu olmadığı ancak konunun aynı olması gerektiği kabul edilmektedir. Hatta davacı pay sahiplerinin özel denetçi istemini reddeden genel kurula katılmış veya bu istem onay vermiş olması da gerekli değildir. Mahkemeden özel denetim isteminde bulunan pay sahibi payları genel kuruldan sonra özel denetim davası açılmasıyla ilgili 3 aylık süre içinde iktisap etmiş olabilir. Yasanın aradığı %10 veya %5 eşik oranların devamlılığı mahkemenin özel denetçi atanmasına ilişkin kararını verinceye kadar mevcut olmalıdır. Gerekli olan azınlık paysahibi sıfatının genel kuruldan sonra da iktisabı mümkündür. Şu kadar ki bilgi alma hakkı usulüne uygun olarak genel kurulda kullanılmış olması gerekir ve pay sahipliği sıfatının mahkemece özel denetçi atanmasına kadar devam etmesi zorunludur. Mahkemece özel denetçi atanmasından sonra payın devredilmesi halinde özel denetçinin raporu hazırlamasına engel değildir. Mahkeme şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. Mahkeme istemi yerinde görürse istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzman görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; tarafların aktif ve pasif husumetlerinin bulunduğu, davanın TTK 439 gereği 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. Davacı vekili; davalı şirketin 2021-2022-2023 yıllarına dair 02.12.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında davalı şirket yönetim kurulunun faaliyet raporuna pay sahipleri ..., ..., ..., ...ve... tarafından itiraz edildiğini, bilanço ve kâr-zarar hesaplarının onaylanmasına dair gündem maddesinde ise, davacı pay sahipleri tarafından bilgi alma hakkı kullanılıp birtakım soruların yönetim kuruluna yöneltildiği, davalı şirket yönetim kurulunun hiçbir açıklık içermeyen genelgeçer cevaplarından sonra hâkim şirketin oylarıyla 2021-2022-2023 yılı bilanço ve kar-zarar hesapları kabul edildiğini, davacı pay sahipleri muhalefetlerinin tutanağa geçirildiğini, nihayet davacı pay sahipleri, "Talep etmiş olduğumuz bilgiler yeterli ve tatmin edici bir şekilde karşılanmamış olup bilhassa şirket ortağı Mermerişten 2021-2022-2023 yıllarında alınan borçların tutarlarının makul olmadığı, bunlara işletilen faizlerin rayiçler üzerinde fahiş olduğuna dair şüphelerimiz bilhassa 2023 döneminde borç kaleminde gözlenen olağan dışı artış oranı karşısında kuvvetlenmiştir. Şirketin zarara uğratıldığı düşüncemiz mevcuttur, bu sebeple TTK 438 md.-1. Fıkrasına istinaden bu konuların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını istiyoruz yine TTK 438 Md.ne istinaden bu husus genel kurulun onayına sunulsun.” şeklindeki beyanla özel denetim talebinde bulunulmuş ise de özel denetim talebinin reddedildiğini, hakkında bilgi talep edilen, fakat temin edici bilgilerin sağlanmadığı; bu nedenle özel denetim istemine konu edilme zarureti hâsıl olan faturanın 25.12.2023 tarihli, ... sayılı faturanın alıcısı davalı şirket, keşidecisi ise davalı şirketin hâkim şirketi olan ... Şirketi, "Malzeme/Hizmet Açıklaması" olarak “...A.Ş. — Adat Bedeli” yazılı olan faturada tutar 4.416.925,85 TL; KDV tutarı 883.385,17 TL; ödenecek tutar 5.300.311,02 TL olduğu, davalı şirketin bu fatura kanalıyla borçlandırıldığı, bu borçlanmanın gerekçesi genel kurulda yönetim kuruluna sorulmuş ise de tatminkâr bir cevap alınamadığı, bu nedenle işbu özel denetim davasının açıldığı belirtilmiştir.
Davalı vekili ise müvekkili şirketin yönetim kurulu tarafından 2021-2022-2023 yılları olağan genel kurul toplantısının 14 Eylül 2024 tarihinde yapılması için alınan kararın tüm ortaklara tebliğ edilip ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, ilanda şirketin 2021-2022-2023 yılına ait bilanço, kar-zarar tablosu ve yönetim faaliyet raporu dahil tüm evrakların şirket merkezinde incelemeye hazır olacağının belirtildiğini, 14 Eylül 2024 tarihli toplantı yeterli çoğunluk sağlanamadığından 31.10.2024 tarihine ertelendiğini, 31.10.2024 tarihinde tüm ortakların katılımı ile gerçekleşen toplantıda davacıların, TTK'nun 420. Maddesi uyarınca finansal tablolar ile buna bağlı konular hakkındaki müzakerelerin ertelenmesine dair talepte bulunduklarını ve toplantının 02.12.2024 tarihine ertelendiğini, 02.12.2024 tarihli genel kurulun 4. gündem maddesi görüşülürken davacıların şirketin mali tabloları hakkında sorular sorduğu ve yönelttikleri tüm soruların ilgililer tarafından şüpheye mahal vermeyecek şekilde tüm detayları ile net ve eksiksiz surette cevaplandırılıp açıklığa kavuşturulduğu, Şirketin finansal tabloları, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları tüm detayları ile her üç genel kuruldan önce şirket merkezinde inceleme yapılabilmesi için hazır bulundurulduğu gibi davacılar tarafından talep edilen tüm bu evrakların hem çağrı mektupları ile birlikte tebliğ edilip hem de mail yoluyla kendilerine iletildiğini, davacıların özel denetim isteğinde bulundukları hususlar bakımından bilgi alma ve inceleme hakkı talep etmeksizin doğrudan özel denetçi atanması talebinde bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılıp kullanılmadığı konusunda toplanılmaktadır. Davacı vekili genel kurulda 4. Gündem maddesi altında soruların yöneltilerek bilgi alma ve inceleme hakkının kullanıldığını, davalı vekili ise bu hakkının kullanılmadığını ileri sürmektedir.
Kural, pay sahibinin, pay sahipliği haklarının kullanılması bakımından gerekli olduğu durumlarda GK'dan özel bir hüküm isteminde bulunabilmesi için, daha önce ya bilgi alma ve/veya inceleme hakkını kullanmış olması gerekir. Bu gereklilik özel denetimin ön şartlarından biridir. Bu şart özel denetçinin atanması isteminin ikincil nitelikte, yani inceleme ve/veya bilgi alma haklarının tüketilmesinden sonra kullanılacak bir hak olduğunun kanıtıdır. İsviçre Federal Mahkemesi birkaç kararında hakkın bu niteliğinin altını çizmiştir. (BGE 133 III 137; BGE 138 III 247) Bu ön şartın yerine getirilmiş olduğunu istem sahibi ispatlamalıdır; kanıtlama dürüstlük kuralına göre belirlenir.
Daha önce şartı, kanunda açıkça ifadesini bulan " daha önce " şartı pay sahibinin soru sorup cevaplarını aldıktan hemen sonra, aynı genel kurulda özel denetim istemesi halinde gerçekleşmiş olmaz. Çünkü verilen cevapları değerlendirmeden ve diğer pay sahiplerinin de değerlendirmesine olanak bırakmadan hemen GK'ya özel denetim talebini sunmak, özel denetim gibi önemli bir hukuki kurumun ciddiyeti ile bağdaşmaz. Soruların çok fazla, cevaplarının uzun olduğu hallerde değerlendirme önem kazanır. Hükmün amacı değerlendirme yapılmasını sağlamaktır. Gerekçede de belirtildiği gibi mezkur şart özel denetimin kötüye kullanılmasına engel olmak, her vesile ile bu kuruma başvurulmamasını sağlamak amacıyla konulmuştur. Daha önce şartını somut olayda dürüstlük kuralına göre değerlendirmek bu konuda en iyi hukuki çözümdür. Pay sahisinin GK'da sorduğu sorulara baştan savma cevaplar verilmişse, sorular önemli konularla ilgili ise, hayat deneyimleri YK'nın "kaçındığı" izlenimini veriyorsa, aynı GK'da da özel denetim talebi yapılabilir. Fakat önceden verilen soruları YK gerekçeleri ile cevaplamış, bazılarının cevaplandırılmasını ticari sır olduğu gerekçesiyle reddetmişse, pay sahibi de cevapları değerlendirmeli, sır gerekçesini uzmanlarla tartışmalıdır. Bir menfaat sağlamak için özel denetim araç olarak kullanılamaz. Bunun gibi, pay sahibinin sorularına verilen cevapların gerekçesi ne olursa olsun pay sahibi özel denetçi talebinde bulunursa MK. m. 2'ye uygun hareket etmiyor demektir. (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku II, Sayfa 68 vd.)
Esasen konuya ilişkin doktrinde farklı görüşler bulunmakla birlikte, mahkememizce itibar edilen yukarıdaki görüşe göre davacının gündemin 4. Maddesi görüşülürken sormuş olduğu soruların bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği, kaldı ki özel denetim yoluyla incelenmesi talep edilen hususlara ilişkin gerekli incelemenin yapılabileceği Şirketin finansal tabloları, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporlarının genel kuruldan önce şirket merkezinde inceleme yapılabilmesi için hazır bulundurulduğu, davacılar tarafından talep edilen bu evrakların hem çağrı mektupları ile birlikte tebliğ edilip hem de mail yoluyla kendilerine iletildiği, bunun ötesinde uyuşmazlık konusu olduğu belirtilen faturaya ilişkin iddia olunan hususlar ancak sorumluluk davasında öne sürülebilecek hususlar olup Özel denetçi atanması suretiyle sorumluluğa ilişkin denetim yaptırılamayacağından Özel denetçi atanmasına yönelik talebin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Özel denetçi atanmasına yönelik talebin dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı peşin alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdiren 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafa verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekillerinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olarak oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."