T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/178 Esas
KARAR NO: 2025/873
DAVA: İstirdat
DAVA TARİHİ: 06/03/2025
KARAR TARİHİ: 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Dosya kapsamına göre, davacı şirketin ciranta olduğu çeklerin 03.07.2024 tarihinde ... aracılığıyla ...’deki tedarikçi firmaya gönderildiği, ancak söz konusu kargonun teslim edilmeden çalındığı ve çeklerin davacı şirketin iradesi dışında ciro edilerek tedavüle sokulduğu, bu durumun davalı ... şirketi tarafından 09.07.2024 tarihinde davacı şirket çalışanının yetkisi ve bilgisi olmaksızın aranması üzerine öğrenildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket tarafından çalıntı çeklere ilişkin olarak davalı ... şirketine derhal yazılı bildirim yapıldığı, ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğu ve ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyasında zayi nedeniyle ödemeden men kararı alındığı, buna rağmen davalı ... şirketinin çekleri bankaya ibraz ettiği ve çeklerin arkasına men kararı işlendiği tespit edilmiştir. Davalı ... şirketinin, çeklerin çalıntı olduğu bildirilmiş olmasına rağmen, 6361 sayılı Kanun’da öngörülen fatura ile tevsik ve risk araştırması yükümlülüklerini yerine getirmeksizin çekleri kabul ettiği, gerekli özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu suretle kanuna aykırı işlem tesis ettiği değerlendirilmiştir. Davalı tarafından, çalınan çeklere dayanılarak birden fazla icra takibi başlatıldığı, ihtiyati haciz kararları alınarak davacı şirketin araçlarına ve banka hesaplarına dosya borcunun çok üzerinde taşkın hacizler uygulandığı, bu baskı altında davacı şirketin icra dosyalarına borç bedellerini depo etmek zorunda kaldığı, ödemelerin yasal haklar saklı tutularak yapıldığı ve hacizlerin kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin, borçlu olmadığı halde icra baskısı altında yaptığı ödemeler nedeniyle zarara uğradığı, davalı ... şirketinin bu suretle haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla istirdat davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kaldığı ve uyuşmazlığın çözümünün yargı yoluyla sağlanmasının zorunlu hale geldiği kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı tarafın savunmasına göre, davacının iddiaları doğru kabul edilse dahi, davalı şirketin hırsızlık olayında davacı ile birlikte hareket eden bir fail olmadığı, aksine davacı ile birlikte mağdur konumunda bulunduğu ileri sürülmüştür. Davalı şirketin ülke genelinde faaliyet gösteren, işlem hacmi yüksek ve yasal mevzuata uygun çalışan bir ... şirketi olduğu, dava konusu çeki müşterisi ile arasında akdedilen ... sözleşmesi kapsamında 04.07.2024 tarihinde devraldığı, alacağın 6361 sayılı Kanun ve BDDK düzenlemelerine uygun şekilde fatura ile tevsik edilerek temlik alındığı, bu suretle davalının iyi niyetli ve meşru hamil sıfatını kazandığı belirtilmiştir. Davacının ileri sürdüğü iddia ve itirazların şahsi defi niteliğinde olduğu, 6361 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca bu defilerin iyi niyetli ... şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, davalının çeki iktisap ederken davacının zararına bilerek ve kötü niyetle hareket ettiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı vurgulanmıştır. Ayrıca ödeme yasağı kararının, davalının çeki iktisap ettiği 04.07.2024 tarihinden sonra, 19.07.2024 tarihinde verildiği ve bankaya bildirildiği, bu nedenle davalının çekin çalıntı olduğu ya da ödeme yasağı bulunduğu yönünde bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun iyi niyetli hamilin korunmasına ilişkin hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, çeki iyi niyetle iktisap eden davalının menfaatinin korunması gerektiği, bu nedenle çek bedelinin istirdadına yönelik talebin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmış; davanın reddi ile davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle tazminat ve para cezasına hükmedilmesi gerektiği savunulmuştur.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davacının keşidecisi olduğu çeki kargo ile göndermesi sırasında çalındığı ve davalı tarafça gerekli araştırma yapılmayarak temlik alındığı iddiasıyla, haciz baskısı altında icra dosyasına ödenen bedelin istirdatı isteminden ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER;
... Cumhuriyet Başsavcılığı 'na müzekkere yazılarak ... Soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığı 'na müzekkere yazılarak ...Soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
... 4. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu çekin müvekkili elindeyken çalındığını, davalı ... şirketinin çeki devralırken gerekli araştırmayı yapmadığını, işlemin hukuksuz olduğunu, çek nedeniyle başlatılan takipte müvekkilinin haksız olarak ödemek zorunda kaldığı bedelin iadesini talep ettiğini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, çekin usulüne uygun ve iyiniyetli şekilde devralındığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dava konusu çekin incelenmesinde, ... Bankası A.Ş ...Şubesine ait, 30/09/2024 düzenleme tarihli, ... seri numaralı, 60.000,00 TL bedelli, keşidecisinin dava dışı ..., lehtarının ve ilk cirantasının davacı ...Tic. A.Ş, davacıdan sonraki cirantaların sırasıyla...ve ... olduğu, hamilin ise davalı ... şirketi olduğu görülmüştür.
Davalı tarafça ... 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasından davacı ile çekteki keşideci ve diğer cirantalar hakkında takibe başlandığı, davacının 05/11/2024 tarihinde 78.090,56 TL, 07/11/2024 tarihinde 3.155,58 TL olmak üzere 2 adet ödeme yapıldığı, buna göre davacının takip dosyasına sonuç olarak 81.246,14 TL ödeme yaptığı görülmüştür.
Davalı tarafça çekin devralınmasına dayanak ... işleminin incelenmesinde ise, davalının müşterisi dava dışı .... ile 29/05/2024 tarihinde ... sözleşmesi imzaladığı, 04/07/2024 tarihli ... işlemi ile müşterisi ... tarafından dava dışı ... Ltd. Şti'ye düzenlenen 04/07/2024 tarihli, ... seri numaralı, 346.500,00 TL bedelli e-arşiv faturasının 280.000,00 TL'lik kısmını devralmak suretiyle ile dava konusu çeki devraldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce Gelir İdaresi Başkanlığına ... işleminin konusu yapılan ... (... TCKN) tarafından...Şirketi (... VKN)'ne düzenlenen, ... fatura numaralı ve 346.500,00 TL bedelli e-arşiv faturasının iptal edilip edilmediği, edildi ise hangi tarih/saatte iptal edildiğinin, iptal edilmedi ise sistemde geçerli faturalar olup olmadığının sorulmasına dair müzekkereye, 15/08/2025 tarihli müzekkere cevabı ile söz konusu faturanın veri tabanında kayıtlı olarak yer aldığının tespit edildiğinden bahisle cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizce Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığına davalı ...A.Ş tarafından ... işlemi ile temlik alına ... A.Ş ... Şubesine ait, ... seri numaralı, 30/09/2024 keşide tarihli, keşide yeri ... olan, keşidecisi ... (...) olan, 60.000,00 TL bedelli çek hakkında birliğinize ulaşmış bir çalıntı bildirimi olup olmadığı, varsa bildirim üzerine üyelerinize bildirimde bulunup bulunmadığınız, bulunmuş iseniz bildirime dair örneğin bir suretinin mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış, 18/03/2025 tarihli müzekkere cevabında, dava konusu çek ile ilgili olarak herhangi bir kayda rastlanılmadığı bildirilmiştir.
... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında davacının mahkememiz dava konusu edilen çekin de içinde bulunduğu bir kısım çekler hakkında çek iptali ve ödeme yasağının talep edildiği, dava konusu çek hakkında 11/07/2024 tarihinde ödeme yasağı konulması için müzekkere yazıldığı, 11/09/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ödeme yasağı kararının işlendiği, ... Bankasının yazı cevabından anlaşılmıştır.
Yargıtay 11 HD.nin...Esas-...Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran ... işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
6361 sayılı Yasanın 9/2. maddesi ve buna bağlı olarak TBK'nın 188. maddesine göre bedelsizlik iddiasının ... şirketine karşı ileri sürülebilmesi için davacının üçlü ... ilişkisi içerisinde yer alması gerekir. Kanun ve Yönetmelikte açıkça, ... şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacakları devralamayacakları düzenlenerek, kambiyo senedinin içerdiği hakkın soyutluğu ilkesi ortadan kaldırılmıştır. Buna göre ... şirketleri, ancak bir mal satışından ya da hizmet arzından doğan alacağın ifası için verilen kambiyo senetlerini, ciro ve teslim yolu ile devralabilmektedirler. Burada kambiyo senedindeki hakkın devri için yapılan ciro ve teslim, alacağın devrinin hukukî sonuçlarını doğurmaktadır. Senet borçlusu, ... işleminden haberdar olduğu andan itibaren, ... müşterisine karşı ileri sürebileceği şahsî defileri, faktöre karşı da ileri sürebilmektedir.
Fakat şahsî defilerin ... şirketine karşı ileri sürülebilmesi, işlemin taraflarının, kambiyo ilişkisinin sıralı tarafları olmasına bağlıdır. Buna göre, senette düzenleyen ya da keşideci, lehtar ile ... şirketi arasında ... sözleşmesinin bulunması ve senedin de ciro ve teslim yolu ile lehtardan ... şirketine geçmesi hâlinde, lehtar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan şahsî defıleri, ... şirketine karşı ileri sürebilmektedir. Ciro ve teslim yoluyla devraldığı bir senedi, aradaki temel ilişki nedeniyle devreden borçlu, senedi kendisinden devralan ile ... şirketi arasında ... sözleşmesinin bulunması ve senedin, ciro ve teslim yoluyla kendisinden devralandan ... şirketine geçmesi hâlinde, temel ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri ... şirketine karşı ileri sürebilecektir.
Somut odayda; takip dayanağı çek ve dosya içeriğinde bulunan ... sözleşmesi, faturalar ve ödeme araçları tevdi bordrosu içeriği incelendiğinde, çeki düzenleyenin dava dışı ... olduğu, davacının ise lehtar ve ilk ciranta olarak yer aldığı, sonrasında çekte sırasıyla ... ve ....'ın ciranta olduğu son cirantanın ise davalı ... A.Ş olduğu görülmekte olup, davacı görüldüğü üzere üçlü ... ilişkisi içerisinde yer almamaktadır. 6361 sayılı Kanunun 9/3. maddesinde ise "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla ... şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri ... şirketine karşı ileri süremez; meğerki, ... şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi yer almaktadır. Bu durumda, davacı lehtar, hamile karşı bedelsizlik iddiasını ancak ... şirketinin bilerek zararına hareket ettiğini kanıtlaması ile ileri sürebilir.
Buna karşın senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Bu sebepledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2015 gün ve... E.,... K.)
Somut olayda dava konusu çek davacı ... A.Ş adına düzenlenmiş olup imzasını inkar etmeyen/imzasının ona ait olduğu tespit edilen davacı cirantanın çekten kaynaklı sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle davacı cirantanın davalının kötü niyeti ispatlanmadığı sürece çek bedelinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek karşılığında ...'a finansman sağlayan ... şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/19-806 esas ve 2016/298 karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, davacı keşidecinin imzasının ona ait olduğunun tespit edilmesi nedeniyle çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, çek ... tarafından, usulüne temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu durum ...Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Çeklerin incelenmesinde şeklen ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... şirketinin dava konusu çeki 04/07/2024 tarihli ödeme araçları tevdi bordrosu ile devraldığı, çeki almasına dayanak gösterdiği 27/05/2024 ... sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, yapılan ödemelerin sözleşmenin ve çeklerin tevdinden sonra yapıldığı, çeklerin fatura ile tevsik edildiği, davalı ... şirketi müşterisi, çekte davalı ... şirketinden önce son ciranta olan dava dışı ...ın, çekte kendisinden önceki ciranta olan ... Ltd. Şti'ye düzenlenen 04/07/2024 tarihli, ... seri numaralı, 346.500,00 TL bedelli fatura ile alacağın tevsik edildiği, mahkememizce Gelir İdaresi Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen 15/08/2025 tarihli müzekkere cevabı ile söz konusu faturanın veri tabanında kayıtlı olarak yer aldığının tespit edildiği yine mahkememizce Finansal Kurumlar Birliğine yazılan müzekkereye verilen18/03/2025 tarihli müzekkere cevabında, dava konusu çek ile ilgili olarak herhangi bir kayda rastlanılmadığı bildirilmiştir, yine mahkememizce Finansal Kurumlar Birliğine yazılan müzekkereye 22/07/2025 tarihli müzekkere cevabında ... seri numaralı, 346.500,00 TL bedelli faturanın 280.000,00 TL'sinin 04/07/2024 tarihinde ... tarafından devralındığı bildirilmiştir. Davacı tarafından şikayetçi olunan savcılık dosyasında davalı ... şirketi ya da çalışanları hakkında herhangi bir şikayet bulunmayışı göz önüne alınarak ilgili dosyanın sonucunun mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği anlaşılmakla kesinleşmesi beklenilmemiştir. ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasından dava konusu çek hakkında verilen ödeme yasağı kararı bankaya 11/07/2024 tarihli müzekkere ile bildirildiği, buna karşılık davalının ... işlemini 04/07/2024 tarihinde gerçekleştirdiği, davacı tarafça davalıya yapılan bildirimin de yine ... işleminden sonra 10/07/2024 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından, ... işlem tarihi itibariyle davalı şirkete ulaşmış herhangi bir çek kayıp/çalıntı bildiriminin olmayışı, tevsik edici faturaların ... işlem tarihinde geçerli faturalar oluşu, ödeme yasağının ... işleminden sonraki tarihlere ilişkin olması birlikte gözetildiğinde davalı ... şirketinin kötü niyetin varlığı ve bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanamadığından lehtar davacının çek bedelinin istirdatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 1.387,49 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 772,09 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır