T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/241
KARAR NO: 2025/868
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 28/03/2025
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... (... A Car) arasında akdedilen 03/03/2023 tarihli ve 10.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden müvekkili banka tarafından davalıya kredi kullandırıldığını, kredi alacaklarının bir kısmının teminatı olarak 13/02/2024 tarihli taşıt rehni sözleşmesine istinaden... plakalı 2022 model ...marka aracın kayıtlarına müvekkil Banka lehine rehin tesis edildiğini, kredi borçlarının vadesinde geri ödenmemesi nedeniyle davalı-borçluya Gebze ... Noterliği’nin 13/06/2024 tarih ve ...yevmiye numarası ile ihtarname gönderilerek hesabının kat edildiğini, ihtarnamede belirtilen süre içerisinde davalı tarafından müvekkil bankaya ödeme yapılmadığını ve usulüne uygun gönderilen ihtarnameye itiraz edilmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için borçlu hakkında İstanbul... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip takip başlatıldığını ve borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk yolu ile de borçlu/davalı ile anlaşmaya varılamadığını, borçlunun takibe konu borca itirazının haksız olduğunu, davalının ihtarnameye herhangi bir itirazı olmamasına rağmen icra takibine itiraz ederek bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürmesinin ve faiz talebi bulunmayan takipte faiz oranına ve işlemiş/işleyecek faize itiraz etmesinin kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle kötü niyetli davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, davacının işbu davayı ikame etmesinde hukuki yararı bulunmadığını, davacının, başlatmış olduğu davaya konu icra takibinin mükerrer olduğunu, dava dışı... ltd. şti.'nin borçlu olduğu iddiasını kabul anlamına gelmemekle beraber davacının alacağının istanbul ... icra müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından tahsil edebilme imkanı olması sebebiyle işbu davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğu olduğunu asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından dava dışı asıl borçluya yöneltilmiş herhangi bir ihbar olmadığını, nitekim müvekkilin asıl borçlu olduğu kabulünde dahi usulüne uygun yapılmış bir tebligat olmadığından -borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla- müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, müvekilinin kefil sıfatıyla sorumlu tutulması halinde de işbu davaya konu sözleşme tbk madde 584 gereğince eş rıza beyanı alınmadan tanzim edildiğini,
genel kredi sözleşmesine itirazları baki kalmak kaydıyla faiz türüne ve faiz oranına itiraz ettiklerini, ayrıca dava dilekçesinde ihtarname tarihi itibariyle muaccel hale gelecek alacak olduğu belirtilmişse de davacının bu iddiasının dayanaksız olduğunu, davacı bankanın kayıtlarının kesin delil olacağına dair iddianın hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu,
işbu davanın hukuka aykırı olarak ikame edilmesi sebebiyle müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafça ayrıca aynı alacak iddiasına yönelik mükerrer olarak icra takibi başlatması ve aynı alacak için tahsilde tekerrüre yol açacak şekilde aynı alacak için 2 icra takibi ve 2 dava ikame etmesi davacının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, bu nedenle müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine,
davacının kötü niyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;
Arabuluculuk dosyasının ve İstanbul ...İcra Müdürlüğünün...esas, ...esas ve ... esas sayılı dosyalarının UYAP üzerinden dosyaya eklendiği, davacı banka ile davalı arasında akdedilen 03/03/2023 tarihli ve 10.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi, 13/02/2024 tarihli ''Taşıt Rehni Sözleşmesi'', rehin konusu ...plaka sayılı araca ait trafik tescil kayıtları, 13/06/2024 tarihli hesap kat ihtarnamesi vs. deliller dosya arasında alınmıştır.
Davaya konu İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalı borçlu aleyhinde 2.720.111,00 TL Toplam
alacağın tahsili için 24/09/2024 tarihinde taşınır rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından imzaya, rehin hakkına, ödeme emrine, icra takibine, faize ve ferilerine itiraz edildiğinden bahisle süresinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı ile borçlu ... arasında 03/03/2023 tarihli ve 10.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiştir.
Kredi borcunun ödenmesi için Gebze ... Noterliği’nin 13/06/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname düzenlendiği, ihtarnamenin asıl borçluya tebliğe çıkarıldığı, 15/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve 16/06/2025 günü asıl borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.
28/10/2016 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6750 sayılı "Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu"nun 4/(6)-b maddesinde " Borcun konusu, borcun miktarı, borcun miktarı belirli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği, ödenecek para cinsi ve rehnin azami miktarı"nın rehin sözleşmelerinde zorunlu unsur olarak sayılmıştır. Buna göre, taşınır rehin sözleşmelerinde borcun konusu, miktarı, borç belirli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği, ödenecek para cinsi ve rehnin azami miktarının belirtilmemesi halinde taşınır rehin sözleşmesi geçerli olarak kurulmayacaktır.(Ankara BAM 21. HD 2020/327 E.-2021/231 K. , 2021/551 E.-2023/394 K. )
Dava konusu icra takibinin dayanağının teşkil ettiği anlaşılan ve takip dosyası ile dava dosyasına sunulan 13/02/2024 tarihli "Taşıt Rehni Sözleşmesi" nde taşıt rehninin azami miktarı ve rehnin ne için güvence teşkil ettiği belirtilmemiş olduğu anlaşılmakta olup, sözleşmenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu'nun 4/(6)-b maddesindeki zorunlu unsurları taşımadığından geçersiz olduğu kanaatine varılmıştır.
Somut olayda; dava taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibin ancak rehin sözleşmesine konu alacağın tahsili ve rehinli taşınır için söz konusu olabileceği, "Rehin Sözleşmesi"nde, borcun konusu, borcun miktarı, borcun miktarı belirli değilse rehnin ne miktar için verildiğinin açıkça yazılı olması gerektiği, rehin sözleşmesinde, borcun rehin konusu mal ile teminat altına alınmasının amaçlandığı,ancak benzeri kefalet sözleşmelerinde (BK m.583) olduğu gibi, rehin sözleşmesinin de yazılı şekilde yapılmadıkça ve rehnin azamî miktar ile tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, nitekim 20.10.2016 tarihinde kabul edilen 6750 sayılı "Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu"nun 4/(6)-b maddesinde de "Borcun konusu, borcun miktarı, borcun miktarı belirli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği, ödenecek para cinsi ve rehnin azami miktarı"nın rehin sözleşmelerinde zorunlu unsur olarak sayıldığı, ancak takip konusu taşıt rehni sözleşmesinde rehnin azami miktarı ve tarihi belirtilmediği gibi rehnin ne için güvence teşkil ettiğinin de belirtilmediği, rehin sözleşmesine dayalı olarak taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harç bedelinin peşin alınan 32.852,15 TL harçtan mahsubu ile bakiye 32.236,75 TL harç bedelinin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili lehine takdir olunan 395.614,43-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabulucuya ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma ile) yüzüne karşı, davalının yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza