T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/311 Esas
KARAR NO: 2025/406
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 29/04/2025
KARAR TARİHİ: 12/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil Şirket, ... merkezli ... temsilcisi olup, ...'ya ait plastik kasaların mülkiyetine sahiptir. Bu kasaların kiralanması söz konusu olmakla birlikte, mülkiyetleri üçüncü şahıslara devredilmemektedir. Müvekkil, davalı borçlu şirkete kiralanan 1.536 adet ... ve 8.804 adet ... ürün kodlu plastik kasalar için faturalar düzenlemiştir. Ancak davalı firma, söz konusu faturaları ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Müvekkil, davalı aleyhine ... 5. İcra Dairesi’nde icra takibi başlatmış, fakat davalı kötü niyetli bir itirazda bulunarak takibi durdurmuştur. Davalı tarafın itirazları haksız ve mesnetsizdir ve yalnızca borcu geciktirmeye yöneliktir. Bu sebeple, müvekkil davalının itirazının iptalini ve icra takibinin devam etmesini istemektedir. İlk olarak, davalının borca ve yetkiye dair itirazlarının geçersiz olduğunun tespiti talep edilmektedir. İkinci olarak, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu ve dolayısıyla %20 oranında icra inkar tazminatı talep edilmektedir. Üçüncü olarak, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığı belirtilmiş ve dava açma hakkının doğduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, müvekkil; davalının haksız itirazının iptalini, icra takibinin kaldığı yerden devamını, tazminat ve yargılama giderlerinin kendisinden talep edilmesini istemektedir. Dilekçeye delil olarak arabuluculuk belgeleri, faturalar ve icra takibine dair belgeler eklenmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; taraflar arasında imzalanan "... (...) Kiralama Hizmet Sözleşmesi" gereği düzenlenen 4.754,16 TL'lık ... nolu 24.06.2024 tarihli fatura alacağına, 27.961,34 TL'lık ... nolu 28.06.2024 tarihli fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibine davalıların yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan "..." gereği düzenlenen 4.754,16 TL'lık ... nolu 24.06.2024 tarihli fatura alacağına, 27.961,34 TL'lık ... nolu 28.06.2024 tarihli fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibine davalıların yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Usul ekonomisi ilkesi doğrultusunda dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmediğinden davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemenin görevli olması, HMK 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.). “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler” (HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden henüz taraflara tebliğ yapılmadan tensip aşamasında dahi mahkemenin görevsiz olması halinde usulden red kararı verilebilir.
HMK 137, 138 ve 140. maddedeki ön inceleme aşamasında dava şartlarının inceleneceğine dair düzenlemeler, henüz incelenmemiş ise tahkikata geçilmeden önce dava şartlarının incelenmesi zorunluluğunu belirtmektedir. Bu hükümler her aşamada dava şartlarının incelenebileceğine dair 115. madde düzenlemesine inceleme zamanı bakımından en erken zaman olarak sınır çizen bir düzenleme olmayıp incelemenin en geç ne zaman yapılması gerektiğini göstermektedir.
HMK 138. Madde gerekçesinde “Usule ilişkin hususlar, şeklî nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında, dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabilir. Ancak, mahkeme, kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunu da tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacaktır. Böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan, ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanması amaçlanmıştır.” yazılıdır.
Davanın gerekli tüm aşamalarının görevli mahkemece yerine getirilmesi davanın tarafları için daha teminatlıdır. Görevli mahkeme nedeniyle basit ya da yazılı yargılama usulünün uygulanması gereken hallerde uzatılmış cevap süresi (HMK 127 ve 317. md.), iddia ve savunmayı genişletme yasağının sınırları (HMK 141 ve 319. md.) gibi bazı konularda farklı kurallara yer verilmiş olduğundan dilekçeler safhası ve ön inceleme aşamasının görevsiz mahkemede yapılması açılan davanın niteliğine göre uyulması gereken usul kurallarının tam olarak uygulanmamasına da yol açacağından bu sakıncalar nedeniyle dahi belirlenebildiği en erken aşamada görev hususunun incelenmesi gerekir. Bu sebeple davalılar vekilinin dava dilekçesi tebliğ edilmeden görevsizlik kararı verilmesine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay HGK'nın 11.04.2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında "...Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz ..
6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde taraflar arasında ... (...) Kiralama Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, davaya konu icra takibine dayanak 4.754,16 TL'lık ... nolu 24.06.2024 tarihli faturanın incelenmesinde "ek kira bedeli"nin faturanın konusunu oluşturduğu, yine takibe konu 27.961,34 TL'lık ... nolu 28.06.2024 tarihli faturanın konusunun da Kasa teslim (kiralama) bedeli açıklamasını içerdiği, sözleşmenin incelenmesinde ise "Anlaşmanın Amacı" başlıklı 1.2. Maddenin "Bu anlaşma aşağıda özellikleri ve tipleri belirtilen ... Ürünlerinin Ifco tarafından Müşteri'ye Kiralanması Hizmeti'ne ilişkin şartları içerir." şeklinde düzenlendiği, sözleşme bir bütün olarak incelendiğinde de sözleşmenin satım ya da hizmet sözleşmesi olarak yorumlanmasının mümkün olmadığı, sözleşmenin konusunun mülkiyeti davacıya ait olan plastik kasaların davalı kiracıya kiraya verilmesi olduğu, HMK 4/a maddesi gereğince "kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklara konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde" görüleceği, taraflar arasındaki temel ilişkinin ve uyuşmazlığın konusunun kira sözleşmesine dayalı olması sebebiyle uyuşmazlığı çözme görevinin HMK'nun 4. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğundan m ahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ekli kararda açıklanmak üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE; HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden görevsizlik sebebiyle REDDİNE;
2-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK 20 madde gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra taleple bulunulması halinde mahkememizce davacının açılmamış sayılacağına dair karar verileceğinin ihtarına,
4-HMK 331 maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır