T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/374 Esas
KARAR NO: 2025/684
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 01/06/2018
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin, uzun yıllardan beri lojistik ve depolama alanında faaliyet göstermekte olan saygın bir firma olduğunu, müvekkili şirketin .... - ... plakalı araçları ile davalı firmaya ait mallan taşıma işlerini gerçekleştirmekteyken 26.10.2017 tarihinde ... Kontrol Noktasında zabıta ekiplerince denetime tabi tutulmuş, denetim neticesinde ...Belediyesi *nin ... Ekiplerince düzenlenmiş bulunan 82, 83, 85, 87 sayılı 26.10.2017 tarihli Cezalı Hal Rüsumu Tutanakları uyarınca "5957 sayılı sebze ve meyveler ile yeterli arz ve talep derinliği bulunan diğer malların ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanunun 8. maddesinin 8. fıkrası'''' gereğince, müvekkilinin taşıdığı meyve ve sebzelerle ilgili "Hal kayıt sistemine bildirilmeden toptan mal alma satma" gerekçesiyle müvekkili aleyhinde 10.263,87 TL tutarındaki idari para cezası kesildiğini, yine 26.10.2017 tarihli ... seri numaralı İdari Para Cezası Tutanağı ile de "5957 sayılı sebze ve meyveler ile yeterli arz ve talep derinliği bulunan diğer malların ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanunun 14. Maddesinin ç. Fıkrası" gereğince "Hal kayıt sistemine bildirilmeyen malların veya bunların depolanması" gerekçe gösterilerek de 2.704,00 TL tutarındaki idari para cezası kesildiğini, ilgili para cezalarına itiraz edilmişse de idari para cezalarının icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalındığını, belirtilen idari para cezalarının kesilmesine, müvekkili şirkete ait araca yüklemeyi gerçekleştirmiş bulunan ve mal sahibi olan davalı şirketin sebebiyet verdiğini, cezalara konu beyan veya bildirimlerde bulunması gereken bu konuda gerekli tüm evrakları hazırlayıp sunması gereken tarafın da davalı şirket olduğunu, müvekkili şirketin sadece davalı şirkete ait malların taşınmasını yaptığını, her ne kadar, ilgili tutanaklarda "...Ltd. Şti." olarak işlem yapılsa da davalı şirketin olağan genel kurulu ile tür değişikliğine gidildiği, 17.12.2014 tarihinde tescil ve ilan olunduğunu, ... tarihli ... Sayılı Ticaret Sicil Gazetesi kaydında görüleceği üzere "... A.Ş." olarak unvan değişikliği gerçekleştiğini belirtmek istediklerini, yine, söz konusu para cezalarının konusunu oluşturan 5957 sayılı kanunun 8. Maddesi 9. Fıkrası uyarınca; "Cezalı hal rüsumundan, malları taşıyan nakliyeciler ya da depolayanlar mal sahibiyle birlikte müteselsilen sorumludur" hükmü uyarınca müvekkili şirketin taşıdığı malların sahibi ve huzurda görülmekte olan dosya davalısı ... Ltd. Şti.'nin işbu cezalardan müvekkili şirket ile Kanuni olarak müteselsilen sorumlu olduğunun açık olduğunu, ancak bu müteselsillik kanun gereği olup, asıl sorunluluğun davalı şirkette olduğunu, işbu cezalardaki mali yüke Mahkememizin de takdir edeceği üzere müvekkili şirketin olmakla birlikte Kanuna da açıkça aykırı olduğunu, işbu mali yükün müvekkilini mali açıdan da zor bir duruma sokmuş olduğunun izahtan vareste olduğunu, tüm beyanları doğrultusunda, mahkememizin de takdir edeceği üzere yukarıda bahsi geçen ceza tutanaklarının konusunu oluşturan malların sahibi ve sebepsiz zenginleşmekte olan tam kusurlu davalı şirketin sorumluluğuna gidilerek müvekkili şirketin tamamını ödemiş bulunduğu cezaların davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesi için saym mahkemede dava açılma zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle; 26.10.2017 tarihli 82, 83, 85, 87 seri nolu Cezalı Hal Rüsumu ve ... seri numaralı İdari Para Ceza Tutanaklarının düzenlenmesine davalı şirketin sebebiyet vermiş olması sebebiyle davalarının kabulü ile müvekkili şirket tarafından ödenmiş bulunan 10.263,87 TL ye 2.704,00 TL tutarlarındaki idari para cezalarının ödeme tarihi olan 19.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiz ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul manasına gelmemek ile birlikte, davacım tüm taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, taşıyıcının hak ve alacaklarına ilişkin zamanaşımı süresinin 6102 sayılı TTK nun (yeni) madde 855 ile düzenlemiş olup, 855/3 gereği; "Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hallerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar" davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olup, taraflarınca kabulünün mümkün bulunmadığını, dava konusu idari para cezalarının haksız ve hukuka aykırı olup, müvekkili şirket tarafından iş bu para cezalarına karşı yasal yollara başvurulduğunu, ... Belediyesi Toptancı Hal Müdürlüğü tarafından, müvekkili şirketçe alınan sebzelerin hal kayıt sistemine bildirilmediği gerekçesi İle düzenlenen 26.10.2017 tarihli cezalı hal rüsum tutanaklarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, cezalı hal rüsum tutanağına tabi malların müvekkili şirket tarafından düzenlenen 26.10.2017 tarihli sevk irsaliyesinde yer almakta olup; ... nolu plakanın sehven ...olarak yazıldığım, bildirim yapılmamasının ya da plaka bildirilmemesinin söz konusu olmayıp yalnızca birbirine çok benzer iki harf arasında yazım hatası yapıldığını, bu durumda bildirim yapılmamış kabul edilmesinin mümkün olmayıp, cezalı hal rüsum tutanağının haksız olduğunun açık olduğunu, burada idare tarafından verilen cezaların amacının bildirim yükümlülüğünün ihlalini cezalandırmak olması gerekmekte olup, bu bildirim yükümlülüğünü zaten yerine getirmiş olan müvekkili şirkete ayrıca ceza verilmesi cezanın amacı ile de örtüşmemekte olup, işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket aleyhine; ... Belediyesi Toptancı Hal müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen ...numaralı cezalı hal rüsum tutanaklarına ilişkin ... Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyetine başvurulmuş olup, hal hakem heyetinin ...tarihli ve ... nolu kararlan ile başvurularını kabul ederek idari işlemlerin iptaline karar verdiğini, ilgili hal hakem heyeti kararının dilekçe ekinde sunulduğunu, idare tarafından ... Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti kararının iptali için ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dosyası kapsamında dava ikam edilmişse de; ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. ... K.sayılı karan ile, bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğinden bahisle davacının davasının kesin olarak reddine karar verdiğini, işbu gerekçeli kararın dilekçe ekinde sunulduğunu, davacı tarafın yasal süresi içerisinde aleyhine başlatılan takiplere itiraz etmemesinden doğan zararını, müvekkili şirkete yükleyemeyeceğini, müvekkili şirketin, idare tarafından tesis edilen hukuka aykırı işlemlere karşı her türlü yasal yola başvurmuşken, davacı tarafın yasal süresi içerisinde aleyhine başlatılan takiplere itiraz etmemesinden doğan zararını, müvekkili şirkete yüklemeye çalışmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın, her ne kadar aleyhine başlatılan icra takiplerine ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia etmişse de, sayın mahkemenizce de takdir edileceği üzere, davacınm haksız ödeme emrine itiraz hakkının mevcut olup, davacının bu itiraz hakkını süresi içinde kullanmayarak hakkındaki takibin kesinleşmesine sebebiyet vermesinin tamamen davacınm kusurlu olup, bu sebeple doğan zarara ilişkin sorumluluğun da davacıya ait olduğunu, kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını, davacının zaten iptal edilen cezaları ödemiş olup, davacının kusurlu davranışı ile fazlaca ödeme yapması hususunun müvekkili şirket açısından bağlayıcı olmadığını, davacı yanın yasal süresi içerisinde ilgili cezaların iptali için yasal mercilere başvuruda bulunmayarak; cezaların kesinleşmesine ve akabinde icra işlemlerin tatbikine kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, bu anlamda söz konusu icra işlemlerin tabiki sebebiyle uğradığını iddia ettiği zararların tazminini müvekkili şirketten talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının kanun gereği müteselsil sorumluluğunun bulunmadığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere 5957 sayılı kanunun 9. Maddesi gereği "Cezalı hal rüsumundan, malları taşıyan nakliyeciler ya da depoîayanlar mal sahibiyle birlikte müteselsilen sorumludurbu hüküm uyarınca davacı vekilinin de kabul ettiği üzere çok açık şekilde davacınm kanundan doğan sorumluluğunun söz konusu olduğunu, davacı tarafça, hukuki sorumluluğun kabul edilmesi ile birlikte kusurunun olmadığım ileri sürmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, zira davacı tarafın ürünlerin nakil aracına yüklenilmeden hal kayıt sistemine bildirim yapılıp yapılmadığının kontrolü sağlamakla yükümlü olup, bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu bağlamda davacınm hem sorumluluğunun söz konusu olmadığı iddiasının tamamen gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu nedenlerle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; taraflar arasındaki taşıma ve ticari ilişkiden kaynaklı davacının ödediğini iddia ettiği idari para cezalarına yönelik alacak talebi istemine ilişkin olduğu belirlendi.
DELİLLER;
... 18. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak...Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 19/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı nakliyeci tarafından davalı şirkete ait meyvelerin ... çekici ile ...'dan ... Haline nakli esnasında ... Noktasında Belediye elemanlarınca 26.10.2017 tarihinde yapılan kontrol esnasında yüklü olan mallarla ilgili olarak Hal Kayıt Sistemine bildirilmeden toptan mal alma satma gerekçesiyle; davacı adına 26.10.2017 tarihli 82, 83, 84, 85, 86, 87 numaralı 6 adet toplam 10.263,87 TL tutannda Cezalı Hal Rüsumu Tutanaklan'mn ve 1 adet 2.704,00 TL tutarında 37 numaralı idari Para Ceza Tutanağı düzenlendiği, bu tutanaklarla ilgili olarak davacı şirkete 15.02.2018 tarihli 2 adet Ödeme Emri gönderildiği, ödeme emirlerinde belirtilen ceza bedellerinin davacı şirket tarafından 19.03.2018 tarihinde dava dışı ... Müdürlüğüne EFT ile 12.967,87 TL (10.263,87 TL + 2.704,00 TL) ödendiği, davalı ... A.Ş. tarafından Hal Hakem Heyeti Başkanlığı'na dilekçe ile yapılan müracaatta bu malların bildiriminin mal yola çıkmadan önce yapıldığı ve bildirim görüntülerinin veya künye numaralarının hazır olduğu ve kendilerine verebileceklerini beyan edilmesine rağmen, cezalı hal rüsum tutanağının düzenlendiği, sevk edilmeden önce bildirimi yapılan mallara ait kesilen tutanaklardaki cezaların iptal edilmesinin talep edildiği, ... Valiliği Ticaret Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti Başkanlığı tarafından ...tarihinde düzenlenmiş ... (dosya no= ...), ... (dosya no= ...) ve ... (dosya no= ...) sayılı kararlarında, ...plakalı araçla sevk edilen mallar için bildirim, mal yola çıkmadan, 26.10.2017 tarihinde yapıldığı, ancak, araç plakasının ... yerine sehven... olarak yazıldığı ve mal yola çıkmadan bildirim yapıldığı görüldüğü gerekçesi ile cezalı hal rüsumuna konu talebin kabulüne, toplam 10.263,87 TL.lık cezanın iptaline katılanların oy birliği ile karar verildiği sonuç ve kanaatine varıldığını beyan etmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 03/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı nakliyeci tarafından davalı şirkete ait meyvelerin ... dorse ... çekici ile ...'dan ... Haline nakli esnasmda ... İli ... İlçesi ...Noktasında Belediye elemanlarınca 26.10.2017 tarihinde yapılan kontrol esnasmda yüklü olan mallarla ilgili olarak Hal Kayıt Sistemine bildirilmeden toptan mal alma satma gerekçesiyle; davacı adına 26.10.2017 tarihli 82, 83, 84, 85, 86, 87 numaralı 6 adet toplam 10.263,87 TL tutarında Cezalı Hal Rüsumu Tutanaklarının ve 1 adet 2.704.00 TL tutarında 37 numaralı İdari Para Ceza Tutanağı düzenlendiği, bu tutanaklarla ilgili olarak davacı şirkete 15.02.2018 tarihli 2 adet ödeme Emri gönderildiği, ödeme emirlerinde belirtilen ceza bedellerinin davacı şirket tarafından 19.03.2018 tarihinde dava dışı.... Belediyesi Toptancı Hal Müdürlüğüne EFT ile 12.967,87 TL (10.263,87 TL + 2.704,00 TL ödendiği, davacı ve davalının 5957 sayılı Kanun m. 8/9 uyarınca, kesilen idari para cezalarından müteselsilen sorumlu olduğu, 26.10.2017 tarmli 82, 83, 84, 85, 86, 87 numaralı 6 adet cezalı hal rüsumu tutanaklarına binaen verilen 10.263,87 TL tutarındaki cezanın davalı şirket tarafından iptali sağlanmış olduğundan, davacının mezkur bedele ilişkin rücu talebinin yerinde olmadığı, 20.10.2017 tarihli 37 numaralı idari para ceza tutanağına binaen verilen 2.704,00 TL tutarındaki idari para cezası bakımından, davalının bu idari para cezasından sorumlu olduğu, davacının buna ilişkin olarak 2.704,00 TL'nin tamamı için davalıya rücu edebileceği, davacının 2,704,00 TL olarak ödemiş olduğu ceza için rücu talebinin, TK m. 855/3teki üç (3) aylık zamanaşımına uğramadığı sonuç ve kanaatine varıldığı beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi nedeniyle davacının ödediğini iddia ettiği idari para cezalarının davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin 2018/503 esas, 2020/922 karar sayılı ilamıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda taraflar arasındaki taşıma ilişkisi nedeniyle davacı tarafça ödendiği iddia olunan idari para cezaları yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin karar gerekçesinde bilirkişi incelemesine yer verildikten sonra Mahkemenin ... Esas -... Karar sayılı başka dava dosyasına ilişkin gerekçeye yer verilmiş, dolayısıyla mahkemece eldeki davanın konusu, tarafların ayrı ayrı taraf iddia ve savunma sebepleri ışığında irdelenmek suretiyle tartışılmamıştır. Bu nedenle mahkemenin hangi gerekçeyi esas aldığı gerekçeli kararda yer almamaktadır." gerekçesi ile kararın usulden kaldırılmasına karar verilmiş ve mahkememizin yukarıda sayılı dosya numarasını almıştır.
Davacı vekili özetle, müvekkili şirkete 10.263,87 TL ve 2.704,00 TL olmak üzere 2 adet idari para cezası kesildiğini, cezanın kesilme sebebinin "hal kayıt sistemine bildirilmeden toptan mal alma satma" olduğunu, müvekkilinin sadece davalı şirkete ait malların taşımasını yaptığını, malları araca yükleyenin, mal sahibi olup beyan ve bildirimlerde bulunması gerekenin davalı olduğunu, bu konuda hatalı/eksik bilgi belge bildirimi sebebiyle sorumluluğun davalıda olduğunu, kanunen müteselsil sorumluluk bulunduğundan müvekkili şirketin ödeme yapmasına karşın işlemlerde kusurun ve sorumluluğun davalıda olduğundan bahisle ödenen idari para cezalarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, idari para cezalarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, nitekim davacıya uygulanan 10.263,87 TL'lik idari yaptırımın müvekkiline de uygulanması sonrası İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyetine başvurulduğunu, cezanın sebebinin ... nolu plakanın sehven ... olarak yazılmasından kaynaklı olduğunu, İl Hakem Heyeti tarafından idari işlemin iptaline karar verildiği, idare tarafından hakem heyeti kararının iptali için ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...sayılı dosyası kapsamında dava açılmış ise de 2018/569 karar sayılı kararla davanın reddine kesin olmak üzere karar verildiğini, davacının yasal süresi içerisinde takibe itiraz etmemesinden, cezanın iptali için yasal mercilere başvuruda bulunmamasından kaynaklı zararı müvekkili şirkete yükleyemeyeceğini savunmuştur.
Davalı cevap dilekçesinde her ne kadar zamanaşımı definde bulunmuş ise de davacı tarafından ödemenin 19/03/2018 tarihinde yapıldığı, davanın ise 01/06/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmakla TTK 855/3 maddesi gereği 3 aylık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı ... karar sayılı dosyası celp edilmiş, dosyanın davacısının ... Belediye Başkanlığı, davalısının mahkememiz dosyası davalısı olduğu görülmüş, hal hakem heyetinin kararında da belirtildiği üzere araç plakasının sehven... yerine... olarak yazıldığı ve malın yola çıkmadan bildirim yapılması nedeniyle kesilen cezanın (yapılan incelemede 10.206,87 TL'lik ceza tutanaklarına ilişkin olduğu görülmüştür) iptaline ilişkin hal hakem heyeti kararının iptaline ilişkin istemin reddine kesin olmak üzere karar verildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından, davacı taşıyan tarafından davalıya ait meyvelerin ...plakalı araç ile ...'dan İstanbul haline nakli esnasında ... Merkez Zabıta Kontrol noktasında 26.10.2017 tarihinde yapılan kontrol sırasında, yüklü olan mallarla ilgili olarak hal kayıt sistemine bildirilmeden toptan mal satma gerekçesiyle; mal sahibi olarak davalı adına ve nakliyeci olarak davacı adına 26.10.2017 tarihli 82, 83, 84, 85, 86, 87 numaralı 6 adet toplam 10.263,87 TL tutarında cezalı hal rüsumu tutanakları ve 26.10.2017 tarihli 1 adet 2.704,00 TL tutarında, davacı adına 37 numaralı idari para ceza tutanağı düzenlendiği, davalı tarafından Hal Hakem Heyeti Başkanlığına yapılan müracaatla, bu malların bildiriminin mal yola çıkmadan önce yapıldığı beyan edilmesine rağmen cezalı hal rüsum tutanağının düzenlendiği, sevk edilmeden önce bildirimi yapılan mallara ait kesilen 26.10.2017 tarihli 82, 83, 84, 85, 86, 87 numaralı 6 adet toplam 10.263, 87 TI. tutarındaki cezalı hal rüsumu tutanaklarına binaen verilen cezaların iptalinin talep edildiği, davalı tarafından yapılan başvuru üzerine, ... Valiliği Ticaret Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti Başkanlığı tarafından 16.01.2018 tarihli ... ve ... sayılı kararlar ile ... plakalı araçla sevk edilen mallar için bildirimin, mal yola çıkmadan, 26.10.2017 tarihinde yapıldığı, ancak, araç plakasının... yerine sehven ... olarak yazıldığı gerekçesiyle talebin kabulüne, toplam 10.263,87 TL'lik cezanın iptaline oy birliği ile karar verildiği, davalının cezaların iptaline ilişkin talebinin, yalnızca 26.10.2017 tarihli 82, 83, 84, 85, 86, 87 numaralı 6 adet toplam 10.263.87 TL tutarındaki cezalı hal rüsumu tutanakları ile verilen cezalara ilişkin olması sebebiyle, 20.10.2017 tarihli 2.704,00 TL tutarında sadece davacı adına düzenlenmiş 37 numaralı idari para ceza tutanağının iptal edilmediği, 10.263,87 TL bedelli cezanın iptali üzerine, dava dışı ... Belediye Başkanlığı tarafından, kesilen cezanın iptaline ilişkin hal hakem heyeti kararının iptali talepli ... 18. Asliye Hukuk Mahkemes...E.-... K. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, davanın reddedildiği, 26.10.2017 tarihli 82, 83, 84, 85, 86, 87 numaralı 6 adet toplam 10.263,87 TL tutarında cezalı hal rüsumu tutanakları ve 20.10.2017 tarihli 1 adet 2.704,00 TL tutarında davacı adına 37 numaralı idari para ceza tutanağına binaen davacı şirkete, dava dışı ... Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü İcra Servisi tarafından 15.02.2018 tarihli 2 adet ödeme emri gönderildiği, buna karşılık davacı tarafından yapıları itiraz Üzerine, ... Sulh Ceza Hâkimliğinin ...D.iş sayılı dosyasında yapılan yargılama sonrasında idari para cezası kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının itirazının reddedildiği, devamında, ödeme emirlerinin davacıya tebliğinden sonra davacımın malvarlığına haciz işlemi yapıldığı ve davacı tarafından ödeme emirlerinde belirtilen ceza bedellerinin tamamının (10.263,87 TL + 2.704,00 TL) 19.03.2018 tarihinde dava dışı ... Belediyesi Toptancı Hal Müdürlüğüne EFT ile ödendiği, Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 9. fikrasındaki “cezalı hal rüsumundan. malları taşıyan nakliyeciler ya da depolayanlar mal sahibiyle birlikte müteselsilen sorumludur." şeklindeki düzenleme gereği, cezalı hal rüsumundan malları taşıyan nakliyecilerin ve depolayanların mal sahipleriyle beraber müteselsilen sorumlu olduğu, bu bağlamda, somut olayda nakliye işini gerçekleştiren davacının ve mal sahibi olan davalının, cezalı hal rüsumundan dolayı, 5957 sayılı Kanun m. 8/9 gereği müteselsilen sorumlu olduğu, 26.10.2017 tarihli 82, 83, 84, 85, 86, 87 numatalı 6 adet cezalı hal rüsumu tutanaklarına binaen verilen 10.263,87 TL tutarındaki cezanın davalı şirket tarafından iptali sağlanmasına karşın dava dışı ... Belediye Başkanlığı'nın bu cezaya ilişkin davacıya ödeme emri gönderdiği ve cezanın davacı tarafından ödendiği, dolayısıyla her ne kadar söz konusu 10.263,87 TL'lik cezadan davacı ve davalı müteselsil sorumlu ise ve her ne kadar cezanın tatbik edilmesine sebep olan eylemin kaynağı davalı ise de davalının etkin şekilde itiraz yollarını kullanmak suretiyle kendisi yönünden iptalini sağladığı ve bu yönde kesinleşmiş mahkeme kararının da bulunduğu, kesinleşmiş mahkeme kararı ile kendisi yönünden idari para cezasının hukuka aykırı olduğu tespit edilen davalının idari para cezasından sorumluluğunun bulunduğundan bahsedilemeyeceği değerlendirilerek davacının yaptığı ödeme sebebiyle davalıya rücu talebinde bulunması mahkememizce kabul görmemiştir. Ancak 2.704,00 TL tutarlı ceza yönünden davacının ve davalının müteselsilen sorumlu olduğu, söz konusu cezanın kaynağının da yine 10.263,87 TL'lik ceza gibi davalının hatalı bildirimden kaynaklandığı ancak bu ceza hakkında davalı tarafça yapılmış bir itiraz, lehine kesinleşmiş bir mahkeme kararı da bulunmadığından söz konusu 2.704,00 TL cezanın davacı tarafça ödeme tarihi olan 19/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile;
2.704,00 TL idari para cezasının ödeme tarihi olan 19/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 184,71 TL nispi karar harcının, peşin alınan 221,46 TL harcın mahsubu ile artan 36,75 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.704,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 10.263,87 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 225,81 TL (35,90 TL BHV, 5,20 TL VSH, 184,71 TL karar harcı) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 2.402,50 TL (302,50 TL tebliğler ve posta, 2.100,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 500,96 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 50,00 TL (50,00 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 10,43 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/10/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır