T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/82 Esas
KARAR NO: 2025/820
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 23/10/2024
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma gayrimenkul sektöründe faaliyet göstermekte olup emlak alım satım işlemleri ile birtakım büyük projelerin işlemlerinde aracılık ve komisyonculuk faaliyetleri gösterdiğini, müvekkil firmanın yetkilisi ve sahibi ... de aslen ... uyruklu olduğunu ve başta ... olmak üzere birçok dilde hizmet verebildiğini, müvekkil bu bölgeden tanıdığı iş adamları ve ülkemizde ikamet ve ticari amaçlı yatırım yapmak isteyen yatırımcıların ülkemizde mülk edinmeleri hususunda reklam ve pazarlama faaliyetleri yapmakta ve projelerden yer gösterdiğini, bu faaliyetlerin bir kısmı da ... firması ile yapılan anlaşma ve yazılı sözleşme uyarınca gerçekleştiğini, ... ile akdedilen aracılık hizmet sözleşmesi olduğu ve sözleşmenin konusu ...'nun sahibi olduğu projelerde yer alan satışa arz halindeki üretilmiş ve/veya üretilecek yapıların Keleşoğlu'nın belirtiği ve onayladığı şartlar dahilinde hizmet veren tarafından Türk vatandaşları dışında farklı ülke vatandaşlarına (yabancılara) satışlarının yapılabilmesi için ön tanıtımlarının ve pazarlamasının yapılması hizmetlerinden ibaret olduğunu, (5.1(g)) Hizmet veren aracılığı ile işbu sözleşme süresi içinde ...'na yönlendirilen müşterilerin kaydı ... tarafından yapılacak olup, bu müşterilerden herhangi biri hizmet veren bilgisi dışında kendiliğinden ... ile irtibata geçip gayrimenkul satın alması durumunda ..., hizmet veren'i bu konuda bilgilendirerek hizmet veren'i iş bu sözleşmede kararlaştırılan hizmet bedelini de ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, (7.2) hizmet bedeli, KDV Hariç peşin satış değeri (NPV) üzerinden Brüt %7+ KDV şeklinde tahakkuk edeceğini, tahakkuk edecek brüt %7 olarak hesaplanacak tutardan Türkiye'de yürürlükte olan vergi mevzuatı ve yasal düzenleme gereğince hesaplanarak uygulanacak olan stopaj mahsup edildikten sonra kalan tutar Hizmet Bedeli olarak Hizmet Verene ödeneceğini, (...) hükümleri yer almakta olup görüleceği üzere tarafların hür iradesi ile imzaladığı sözleşmeye dayanarak aracılık hizmeti verilmesi ve karşılığında ödenecek bedelin ve diğer şartların belirlendiği anlaşıldığını, (Ek-1 Aracılık Hizmet Sözleşmesi) bu maddeler ve sözleşmenin geri kalan hükümleri uyarınca davalı firma ile çalışmaya başlanıldığını, dava konusu olayda müvekkil firma yetkilisi ...'nin Rusya'dan tanışık olduğu ... ve ... müvekkilden İstanbul ilinde ikamet ve yatırım amaçlı gayrimenkul alımı yapmak istediklerini beyan etmiş, bunun üzerine ...'nın hak sahibi olduğu projeden gösterilen yerleri beğenmiş ve satın almak üzere son karar verildiğini, bunun üzerine müvekkil firma ... ile yapılan ve yukarıda birtakım önemli maddeleri verilen sözleşme ve anlaşma gereği alıcı ve satıcı tarafları buluşturduğunu, netice olarak da herhangi bir sorun çıkmadan gayrimenkul alım satımı gerçekleşmiş ve müvekkil böylece daha evvel akdedilen aracılık hizmet sözleşmesi uyarınca hizmet bedeline hak kazandığını, bu hususta müvekkillerin alıcılarla olan fotoğrafları ve yine o dönem davalı firma çalışanları tarafından müvekkile gönderilen listelerden de müvekkilin iş bu satışa aracılık ederek hak kazandığı net bir şekilde anlaşıldığını, (Ek-2 Alıcı İle Çekilen Fotoğraflar ve Satış- Hak Ediş Tablosu) bu sebeple işlemin tamamlandığı tarihte müvekkil firma tarafından 04.10.2022 tarihinde ... adına ... sayılı ve 51.078,51 USD bedelli ve ... adına aynı tarihli, ... sayılı ve 51.745,71USD bedelli faturalar kesildiğini ve davalı firmaya tebliğ edildiğini, (Ek-3 Düzenlenen Faturalar) fakat davalı firma müvekkil şirketin iş bu hizmet bedellerine hak kazanmasına rağmen gelen faturaları hiçbir gerekçe göstermeksizin kabul etmemiş ve herhangi bir ödeme de yapmadığını, aradan geçen süre zarfında birtakım sözlü girişimler olsa da olumlu geri dönüş alınamadığını ve netice olarak ... 20. Noterliği'nden ... tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname ihdas edilerek davalı şirkete faturalarla birlikte ödeme yapılması hususu ihtar edildiğini fakat buna karşılık olarak da olumlu bir yanıt alınamadığını (Ek-4 ... 20. Noterliği ... Sayılı İhtarnamesi) bu sebeple alacağın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadan icra takibi başlatıldığını fakat takibe borçlu firma tarafından yine hiçbir sebep gösterilmeksizin, salt "borcun olmadığı" ifadesiyle itiraz ettiğini ve bu sebeple icra takibi durdurduğunu, müvekkil firma için alacağın temini açısından yapılan onca girişime ve eldeki delillere rağmen davalı tarafça borca itiraz ve diğer argümanların hiçbirinde geçerli bir sebep gösterilmemesi, sunmuş oldukları delillerden kanunda belirtilen yaklaşık ispatın sağlanmış olması, TTK'nın yüklemiş olduğu basiretli hareket etme yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması sebeplerinden ötürü ve borçlu - davalı firmanın mal kaçırma riski sebebiyle öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında borçlunun menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ve banka hesaplarına borcu karşılayan tutarda ihtiyati haciz şerhi işlenmesini, öncelikle yaklaşık ispatın somut delillerle sağlanmış olması ve davalının mal kaçırma ihtimaline binaen ihtiyati haciz talebinin ve akabinde davanın kabulünü ve ... İcra Dairesi ... Esas numaralı dosyasına borçlu firma tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeksizin yapılan haksız itirazın iptali ile kötü niyetli borçlunun alacağın yüzde 20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinini de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyaya sunulan sözleşmenin 11. Maddesine göre taraflar arasındaki hukuki ihtilaflarda yetkili mahkeme İstanbul (Çağlayan) mahkemeleri olduğunu, mahkemenin huzurda görülen davada yetkili olmadığını, yetki itirazının kabulüyle davanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine tevdiini, İtirazın iptali davaları, dayanak icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalar olduğunu, davacının dosyaya sunduğu sözleşmenin 11. Maddesinde ihtilaf halinde yetkili icra müdürlüğünün İstanbul İcra Müdürlükleri olduğu yazdığını, huzurda görülen dava, geçerli ödeme emri olmaksızın açıldığını, geçerli bir ödeme emri olmaksızın açılan huzurdaki itirazın iptali davasının, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, taraflar arasında dövize endeksli bir anlaşma bulunmadığını, bu sebeple davacının dövize endeksli fatura tanzim etmesi ve alacak iddiasında bulunması hukuka aykırı olduğunu, Dava dilekçesinde adı geçen dava dışı ...ve ..., müvekkil şirketten, davacı aracılığıyla taşınmaz iktisap eden kişiler olmadığını, davacının alacak iddiası likit olmadığını bu sebeple davacının tazminat isteminin reddine karar verilmesini, dava dilekçesine ve içeriğine tümüyle itiraz ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini, yetki, dava şartı yokluğu usuli itirazlarımızın kabulüyle davanın usulden reddini, davanın esastan reddini, davacı tarafın, dava konusu dayanak icra takibinin %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;
... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları dosyaya eklenmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereği aldırılan 29/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Yanlar arasında davacı tarafından davalının projelerindeki konutların satışına aracılık edilmesi, aracılık edilen satışlar neticesinde davalıya komisyon faturası kesilmesi şeklinde ticari ilişki kurulduğunu, davacı tarafından davalıya ait olup dava dışı ...'a satılan 461 ada 2 parsel-D16-03 nolu bağımsız bölüm ve dava dışı ...'a satılan 461 ada 2 parsel-D16-04 nolu bağımsız bölümün satışına aracılık edildiği ve komisyon alacağına hak kazanıldığı iddia edildiği ve davacıya 04.10.2022 tarihinde 2 adet fatura kesildiğini, dava tarafından söz konusu 04.10.2022 tarihli 2 adet faturaya dayalı olarak davalı aleyhine 102.824,22 USD'nin tahsili için huzurdaki dava konusu icra takibi başlatıldığını, davacı ticari defterlerinde takip ve dava konusu edilen 04.10.2022 tarihli 2 adet faturanın kayıtlı olmadığı ve davacı ticari defterlerinde işbu faturalara dayalı olarak davalıdan alacaklı gözükmediğini, davalı ticari defterlerinde de davacının 04.10.2022 tarihli 2 adet faturasının kayıtlı olmadığını, mahkemece bilindiği üzere itirazın iptali davalarının takip dayanağı ile sıkı sıkıya bağlı olduğunu, davacı tarafından dava konusu icra takibinde 2 adet faturaya dayanılmış olmakla, söz konusu faturaların iptal edildiği ve tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, dolayısıyla aslında davacının alacak talebi ile takip dayanağının örtüşmediğini (takip talebinde fatura numarasına kadar ayrıntılı belirtilmiş), takdirinin mahkemede olduğunu, Davalı ticari defterlerinde Dava dışı kişilere ait işlemler; davalı ticari defterlerinde, dava dışı ...'dan 543.000,00 USD banka havalesi ile tahsilat girildiğini, dava dışı kişiye sonrasında 16.11.2022 tarihinde 530.000,00 USD iade edildiği, yine 21.11.2022 tarihinde ... hesabından gelen 7.638.956,00 TL'nin (410.000,00 USD) ... cari hesabına alacak işlendi 2022 yılı sonunda ve 2025 yılında davalının dava dışı ...'a 13.000,00 USD ve 7.617.124,00 TL borçlu gözüktüğünü, yine dava dışı ...'dan 539.585,00 USD + 2.000,00 EURO banka havalesi ile tahsilat girildiğini, dava dışı kişiye sonrasında 18.11.2022 tarihinde 530.000,00 USD iade edildi yine 23.11.2022 tarihinde ... hesabından gelen 7.638.259,00 TL (410.000,00 USD) ... cari hesabına alacak işlendiğini, dava tarihinde davalının dava dışı ...'a 2.000,00 EURO + 9.585,00 USD + 7.638.259,00 TL borçlu gözüktüğünü, dava tarihinden sonra ise 01.04.2025 tarihinde 7.638.259,00 TL... cari hesabına borç işlendiği ve inceleme gününde davalının dava dışı ...'a 2.000,00 EURO + 9.585,00 USD borçlu gözüktüğünü, yani davalı ticari defterlerinde dava dışı kişilerden bağımsız bölüm bedellerinin tahsil edildiğini, sonrasında ise 16.11.2022 ve 18.11.2022 tarihlerinde bu kişilere 530.000,00 USD'şer bedel iadesi yapıldığını, dava dışı kişilere yapılan bağımsız bölüm satışları; mahkemece ... Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen 14.07.2025 tarihli cevabi yazın ekinde ki Satış Senedinin incelenmesinde; dava dışı ... ve ...'a satılan D16/3 nolu ve DI6/4 nolu bağımsız bölümlerin ... adına kayıtlı iken dava dışı kişilere satıldığının gözüktüğünü, davacı tarafından davalı şirketten gönderildiği iddia edilen listede, müşteri ismi olarak ...'a B16-03, ...'a B16-04 numaralı bağımsız bölümlerin 530.000,00 USD'den satıldığını, kaynak ajans olarak ...yazdığı gözüktüğünü, söz konusu listenin davalı şirketten gönderildiğine ilişkin herhangi bir delil görülmediğini, davacı tarafından sunulan resimdeki kişilerin dava dışı ..., ... ve davacı olduğunun tarafınca bilenemeyeceğini, davacı tarafından dava konusu bağımsız bölümlerin satışına aracılık edildiğine ilişkin başkaca bir ispat ve delil vasıtası sunulmadığını, mahkemece davacının dava konusu bağımsız bölümlerin satışına aracılık ettiği ve dava dışı kişilere aslında davalı tarafından bağımsız bölüm satışı yapıldığına kanaat edilmesi halinde ise, yanlar arasında akdedilen Aracılık Hizmet Sözleşmesi 7.4. mad. “Dövize endeksli satışlarda hizmet bedeline ait ödemeleri TL üzerinden ve peşinat ödemesinin yatırıldığı güne ait Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınarak hesaplanarak yapılacaktır.” Hükmünü havi olduğunu, yani davacının aracılık ettiği satışlarda peşinat ödemesinin yapıldığı günkü kurdan fatura kesileceği ve ödemelerinde TL olarak yapılacağını, gerçekten de 2021 ve 2022 yılında dava konusu edilmeyen davacının kestiği faturaların bedelinin davalı tarafından tam olarak fatura bedeli kadar TL olarak ödendiğini, dolayısıyla yanlar arasındaki ticari ilişkinin döviz bazında kur farklı olmadığını, TL cinsinden olduğunu, davacının kestiği ve sonrasında iptal edilen faturaların KDV hariç tutarlarının dikkate alınması gerektiği (takip talebinde de KDV hariç USD tutarlar gösterilmiştir) ve 04.10.2022 tarih ... nolu fatura 943.857,27 TL + 04.10.2022 tarih ... nolu fatura 944.267,98 TL = 1.888.125,25 TL davacının davalıdan alacaklı olacağının hesaplandığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlendiği belirtilen aracılık hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili talebi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, yanlar arasında davacı tarafından davalının projelerindeki konutların satışına aracılık edilmesi ve aracılık edilen satışlara ilişkin davalıya komisyon faturası kesilmesi şeklinde ticari ilişki kurulduğu, işbu ticari ilişki neticesinde davacının davalıdan 04.10.2022 tarihli 2 adet faturadan kaynaklı 102.824,22 USD alacaklı olduğunu iddia ettiği, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının takip konusu borca ve tüm ferilerine itirazı neticesinde huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Davacı, davalı ve dava dışı ... arasında 2020 yılında Aracılık Hizmet Sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşmenin incelenmesinde; Sözleşmede hizmet veren olarak davacı, hizmet alan olarak ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin(birlikte anılacak) yer aldığı, sözleşmenin konusunun ...'nun sahibi olduğu projelerde yer alan satışa arz halindeki üretilmiş ve/veya üretilecek yapıların Keleşoğlu'nın belirtiği ve onayladığı şartlar dahilinde hizmet veren tarafından Türk vatandaşları dışında farklı ülke vatandaşlarına (yabancılara) satışlarının yapılabilmesi için ön tanıtımlarının ve pazarlamasının yapılması hizmetlerinden ibaret olduğu, Sözleşmenin 6. Maddesinde Hizmet Verenin Hizmet Bedeline Hak Kazanma Şartlarının düzenlendiği, Hizmet Verene Ödenecek Hizmet Bedelinin düzenlendiği 7. Madde de "Hizmet bedeli KDV hariç peşin satış değeri üzerinden brüt %7 +KDV şeklinde tahakkuk edecektir." Sözleşmenin Süresi başlıklı 9. Maddesinde ise "Bu sözleşme 12 ay için imzalanmış olup, süre bitiminden 15 gün önce sözleşmenin yenilenmeyeceği karşı tarafa bildirilmediği takdirde, işbu sözleşme aynı süre için kendiliğinden uzamış olacaktır." hükümlerine havi olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında bir Aracılık Hizmet Sözleşmesi bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmayıp uyuşmazlık, taraflar arasında dövize endeksli bir anlaşma bulunup bulunmadığı, satışa davacının aracılık edip etmediği, davacının takip ve dava konusu ettiği faturalardaki hizmeti davalıya verip vermediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususunda toplandığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından icra takibinde dayanak gösterilen faturaların 04.10.2022 tarih ... nolu 51.078,51 USD + 9.194,13 USD KDV =60.272,64 USD (1.114.236,19 TL) bedelli, açıklama olarak “.. Aracılık Hizmet Bedeli” ve 04.10.2022 tarih ... nolu 51.745,71 USD + 9.314,23 USD KDV = 61.059,94 USD (1.113.751,62 TL) bedelli, açıklama olarak “... 4 Aracılık Hizmet Bedeli” faturalar olduğu ancak takipte faturalardaki KDV hariç tutarların takip konusu yapıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından davalıya gönderilen ... 20.Noterliği ... tarih ... Yevmiye Nolu ihtarname ile; 04.10.2022 tarih 51.745,71 USD ve 51.078,51 USD bedelli faturaların 3 gün içinde ödenmesinin ihtaren bildirildiği, ihtarnamenin davalıya 03.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen 14.04.2025 tarihli cevabi yazıların ekinde ki tapu kayıt örneğinin incelenmesinde; ... Mah. 461/2 Parsel D16/1 4 nolu Bağımsız bölümünde malik/lehdar ... A.Ş. olan kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhi bulunduğu ve taşınmazın 29.11.2022 tarihinde ...'a satıldığı; ... Mah. 461/2 Parsel D16/1 3 nolu Bağımsız bölümünde malik/lehdar ... A.Ş. olan kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhi bulunduğu ve taşınmazın 29.11.2022 tarihinde ...'a satıldığı görülmüştür.
Dosyada mübrez satış senedinin incelenmesinde; ...tarih ... Yevm. Nolu Satış Senedinde; yukarıda özellikleri belirtilen ... Mah. 461 Ada 2 Parselde ... arsa paylı Blok:DI6 I.kat 3 nolu konutun tamamı ..., ...arsa paylı Blok:DI6 1. Kat 4 nolu konutun tamamı ... adına kayıtlı iken, ... Mah. 461 Ada 2 Parsel Blok/Giriş :DI6/3 nolu bağımsız bölümdeki ... bizzat hissesinin tamamını 7.638.259,00 TL bedelle ...'a sattığını, ... Mah. 461 Ada 2 Parsel Blok/Giriş :DI6/4 nolu bağımsız bölümdeki ... bizzat hissesinin tamamını 7.638.956,00 TL bedelle ...'a sattığı görülmüştür.
Yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı ticari defterlerinde takip ve dava konusu edilen davalıya kesilen; 04.10.2022 tarih ... nolu 51.078,51 USD * 9.194,13 USD KDV — 60.272,64 USD (1.114.236,19 TL) açıklama olarak “... Aracılık Hizmet Bedeli” 04.10.2022 tarih ... nolu 51.745,71 USD * 9.314,23 USD KDV — 61.059,94 USD (1.113.751,62 TL) açıklama olarak “... Aracılık Hizmet Bedeli" faturaların kayıtlı olmadığı; Davalı ticari defterlerinde dava dışı ...'dan 543.000,00 USD banka havalesi ile tahsilat girildiği, dava dışı kişiye sonrasında 16.11.2022 tarihinde 530.000,00 USD iade edildiği, yine 21.11.2022 tarihinde ... hesabından gelen 7.638.956,00 TL (410.000,00 USD) ... cari hesabına alacak işlendiği, 2022 yılı sonunda ve 2025 yılında davalının dava dışı ...'a 13.000,00 USD ve 7.617.124,00 TL borçlu olduğu; dava dışı ...'dan 539.585,00 USD * 2.000,00 EURO banka havalesi ile tahsilat girildiği, dava dışı kişiye sonrasında 18.11.2022 tarihinde 530.000,00 USD iade edildiği, yine 23.11.2022 tarihinde ... hesabından gelen 7.638.259,00 TL (410.000,00 USD) ... cari hesabına alacak işlendiği, dava tarihinde davalının dava dışı ...'a 2.000,00 EURO * 9.585,00 USD * 7.638.259,00 TL borçlu olduğu; dava dışı kişilere gerçekten B Blok D16-3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin davalı tarafından değil, dava dışı ... tarafından satılmış gözüktüğü, davalı ticari defterlerinde ise tam olarak Satış Resmi senedinde gözüken satış bedellerinin ...'dan gelen olarak (410.000,00 USD'şer) dava dışı ... ve ... cari hesabına işlendiği, incelemelerde bu bedellerin ... yerine sehven dava dışı kişilerin cari hesabına işlendiğinin beyan edildiğini, ... cari hesabında (davalının dava dışı ...'a 2.000,00 EURO * 9.585,00 USD borçlu olduğu gözükmektedir) dava tarihinden sonra düzeltme yapıldığı, ... cari hesabında ise (davalının dava dışı ...'a 13.000,00 USD ve 7.617.124,00 TL borçlu olduğu gözükmektedir) herhangi bir düzeltme yapılmadığı tespit edilmiştir.
TBK’nın 520/1. maddesinde simsarlık sözleşmesinin tanımı "...simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir" şeklinde yapılmıştır. Bu hüküm mehaza uygun olarak, "Simsarlık, simsarın bir ücret karşılığında, ya diğer tarafa bir sözleşmenin kurulması fırsatını göstermeyi ya da ona bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmeyi borçlandığı bir sözleşmedir" şeklinde anlaşılmalıdır ( Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2016 tarihli ve...E., ... K. sayılı kararı). Simsarlığın önem ve yararı şu şekilde açıklanmaktadır: Bir akdin yapılması için tarafların birbirleriyle buluşmaları lazımdır. Fakat bu buluşma her zaman kolay bir şekilde olmaz; hatta çoğu zaman bazı zorluklarla karşılaşılabilir. Mesela taraf olacakların birbirlerini tanımamaları, ayrı ayrı mahallerde bulunmaları, aynı dili konuşmamaları gibi sebepler onların birbirini bulmalarına ve sözleşmeyi yapmalarına mani olabilir. İşte çeşitli sebeplerden ötürü bir araya gelemeyen kimseleri birbirlerine yaklaştırmak hususunda aracılık yapmayı kendilerine meslek edinen şahıslardan müteşekkil bir sınıf olup, eski zamanlardan beri mevcuttur. Zamanımızda iş âleminin zaruri kıldığı ihtisaslaşma ve iş bölümü dolayısıyla tellallık mesleği ticaret hayatının vazgeçilmez bir unsuru hâline gelmiştir. Simsarlık sözleşmesi, simsar ile iş sahibi arasında haklar ve borçlar meydana getirmektedir. Kanun’un 521-525. maddeleri arasında sadece simsarın ücret alacağı düzenleme konusu yapılmıştır. Simsarlık sözleşmesi ile ilgili diğer hususlarda, 520/2. maddesinin yollaması gereği vekâlete ilişkin TBK’nın 502. ve devamı hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Simsarın ücrete hak kazanma zamanı ve giderlere ilişkin alacağını düzenleyen TBK’nın 521. maddesine göre "simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır" (521/1). Böylece simsar, sözleşme konusu hizmetin bir akdin kurulmasıyla sonuçlanması durumunda ücrete hak kazanmaktadır. Simsar söz konusu hizmeti yerine getirmezse ücret alacağı elde edemeyecektir. Ancak sözleşmede aksi kararlaştırılabileceği gibi işin niteliğinden de aksi sonuca varılabilir. Simsarın ücret alacağının doğumu için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
a) Simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin iş sahibi (vekâlet veren) ile üçüncü kişi arasında kurulması gerekir. Bu şart, iş sahibinin, kendisine teklif olunan üçüncü kişilerle sözleşme yapmayı sebepsiz olarak reddetmesi hâlinde de gerçekleşmiş sayılmalıdır. Ücret alacağının doğumu için, bu sözleşmenin ifa edilmesi gerekli değildir. Taraflar, asıl akit kurulmamış olsa bile, ücret ödenmesini kararlaştırabilecekleri gibi ücretin, sözleşmenin ifa edilmesi durumunda ödeneceğini de kararlaştırabilirler.
b) Asıl sözleşmenin kurulması ile simsarın faaliyeti arasında nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. TBK bu şartı, "yaptığı faaliyet sonucunda" sözleriyle ifade etmiştir (m. 521/1). Bu şartın aksi de kararlaştırılabilir.
c) Anılan Kanun’un 523. maddesinde (BK. m. 407) düzenlenen ve simsarın ücret ve giderlere ilişkin alacağının kaybı sonucunu doğuracak durumlardan birinin gerçekleşmemesi gerekir (Yavuz, C.: Borçlar Hukuku Dersleri Özel Hükümler, 9. Baskı, İstanbul 2011, s. 604 vd) .Anılan mevzuat hükümlerinde kanun koyucu tellallık sözleşmesinin genel hatlarını çizmiş olup tarafların sözleşme serbestisi ilkesi gereği bu sınırlar dâhilinde hukuki ilişkilerini şekillendirebileceği açıktır. (Hukuk Genel Kurulu ... E- ... K )
Yukarıda alıntılanan içtihat kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasında 2020 tarihli bir sözleşme imzalandığı ve bu sözleşmenin feshedildiğine ya da geçersiz olduğuna ilişkin bir iddia bulunmadığı gibi davalı tarafça da cevap dilekçesinde bu sözleşme maddelerine dayanıldığı dikkate alındığında sözleşmenin varlığının ihtilafsız olduğu kabul edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dışı ... ve ...'un müvekkili şirketten, davacı aracılığıyla taşınmaz iktisap eden kişiler olmadıklarını savunmuş ise de, defterler üzerinde yaptırılan incelemelerde, davalı ticari defterlerinde dava dışı kişilerden bağımsız bölüm bedellerinin tahsil edildiği, sonrasında bu bedellerin iade edildiği ve bağımsız bölümlerin ... tarafından dava dışı kişilere satıldığı, ancak davalı ticari defterlerinde tam olarak Tapu resmi senedinde gözüken satış bedellerinin dava dışı kişilerin cari hesabına ...'dan gelen olarak işlendiği tespit edilmiştir. Davalı yan ...'dan gelen bedellerin sehven dava dışı kişilerin cari hesabına işlendiği beyan etmiş ise de dosya kapsamı itibariyle bu çelişkiye giderecek bir delil sunulmadığı görülmüş ve davacının sözleşme gereği ücrete hak kazandığı kanaatine varılmıştır.
Davalının taraflar arasındaki anlaşmanın dövize endeksli olmadığı savunması yönünden; taraflar arasında akdedilen Aracılık Hizmet Sözleşmesi 7.4. maddesi “Dövize endeksli satışlarda hizmet bedeline ait ödemeleri TL üzerinden ve peşinat ödemesinin yatırıldığı güne ait Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınarak hesaplanarak yapılacaktır.” hükmüne havi olduğu, yani davacının aracılık ettiği satışlarda peşinat ödemesinin yapıldığı günkü kurdan fatura kesileceği ve ödemelerin de TL olarak yapılacağı, 2021 ve 2022 yılındaki dava konusu edilmeyen davacının kestiği faturaların bedelinin de davalı tarafından tam olarak fatura bedeli kadar TL olarak ödendiği, bir diğer ifade ile faturada yazılı TL tutar üzerinden ödeme yapıldığı, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz bazında kur farklı olmadığı kanaatine varılarak mahkememizce yeterli teknik incelemeyi içerdiğinden itibar olunan bilirkişi raporunda belirlenen tutarlar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir, reddedilen kısım yönünden davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasındaki 943.857,27 TL komisyon alacağı ve 944.267,98 TL komisyon alacağı olmak üzere toplam 1.888.125,25 TL alacağa itirazının iptali ile takibin bu kısım üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren takipte talep edilen faiz oranını geçmemek üzere avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 377.625,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminat yasal şartları oluşmadığından reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 128.977,83 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 44.864,57 TL harcın mahsubu ile eksik 84.113,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 282.337,54 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 45.353,07 TL (60,80 TL VSH, 427,60 TL BVH, 44.864,67 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 17.057,50 TL (15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.057,50 TL posta tebligat) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak 9.133,13 TL'sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 247.352,39 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
10-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.927,55 TL'sının davalıdan, 1.627,45 TL'sının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır