T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/719
KARAR NO : 2025/643
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2015
KARAR TARİHİ : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ...Tic. Ltd. Şti. “Bayi” arasında 15.04.2010 tarihli Sözleşme ve 09.06.2010 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, taraflar arasında Bayilik ilişkisi devam ederken Bayi, taraflar arasında akdolunarak sözleşmelerde belirtilmiş olan, şirket tarafından öngörülencins ve miktarda petrol ürünlerini istasyon'daki stokunda her zaman satışa hazır bulundurmak, alım taahhütlerini yerine getirmek, istasyonu 7 gün 24 saat açık tutarak sürekli hizmet vermek, otomasyon sistemini 7 gün 24 saat açık tutmak sureti ile veri akışını düzenli ve sürekli kılmak, cari hesap borçlarının gününde ödenmemesi gibi yükümlülüklerine, aykırı davranması üzerine taraflar arasındaki tüm sözleşmeler müvekkili şirket tarafından keşide edilmiş olan ... 41.Noterliği'nin ...tarih ve ... Yevmiye numaralı Fesih İhtarnamesi ile fesih edilmiş ve bu ihtarnamenin Bayi'ye ... tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmelerin haklı nedenle feshi neticesinde ve Bayi'nin taraflar arasındaki sözleşmelere yukarıda belirtilen şekilde aykırı davranışlarda bulunması nedeni ile, 15.04.2010 Tarihli Sözleşmenin “Cezai Şart” başlıklı 10/1. ve yine İstasyonlu Bayilik Sözleşmesinin 27. maddeleri uyarınca, Bayi'nin 50.000.-USD'yi müvekkili şirket'e nakten ve defaten ödemesi gerektiğini, yine sözleşme hükümleri gereğince, bayinin taahhüt ettiği miktarların altında alım yapması halinde ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği cezai şartın belirlendiğini, davalı bayinin sözleşme ile taahhüt ettiği miktardan; 10.062010 - 09.06.2011 döneminde 140,57 m' akaryakıt,* 10.06.2011- 09.06.2012 döneminde 234,18 m” akaryakıt, 10.062012 - 09.06.2013 döneminde 289,85 m' akaryakıt, 10.06.2013- 09.06.2014 döneminde 351,49 m' akaryakıt ve 1 ton madeni yağ 10.06.2013- 09.06.2014 döneminde 413,83 m' akaryakıt ve 2 ton madeni yağ eksik alım gerçekleştirmiş olduğunu, bayinin taahhütlerini ve eksik alımlarını gösteren bu tablodan da anlaşılacağı üzere, Bayi'nin müvekkil şirket'ten asgari alımları yapmaması dolayısıyla, müvekkili şirkete ödemesi gereken 144.012.-USD tutarında, kar mahrumiyetinden doğan cezai şart borcu oluştuğu görüleceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin devam ettiği dönemde, eksik alımların tamamlanması ya da cezai şartın ödenmesi konusunda müvekkili şirketin, Bayiye, ... 41. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve yine ... 41.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taahhüt edilen asgari miktardaki alımın dönem sonuna dek tamamlanmasının ihtar etmiş olduğunu, ancak bayinin taahhüt ettiği alımları tamamlamadığını ve eksik mal alım miktarlarına karşılık ödeme de yapmadığını, Müvekkili şirket tarafından bayiye gönderilen 30.03.2015 tarihli Fesih ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmelerin haklı olarak feshi ertesinde, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona ereceği tarih olan 09.06.2015'e kadar geçen süre bakımından ise müvekkili şirket nezdinde bir kar kaybı oluştuğunu, müvekkili şirketin kar kaybı olması halinde bunun bayi tarafından tazmin edileceğinin 15.04.2010 tarihli sözleşmenin cezai şart başlıklı 1081 maddesinde açıkça hüküm altına alınmış olduğunu, bu döneme ilişkin müvekkili nezdinde oluşmuş bulunan kar kaybının ise sunulan kar kaybı tablosunda belirtildiği üzere 176,58 m? akaryakıt ve 0,43 ton madeni yağın satılmamış olmasına binaen toplamda 12.197.-USD olarak hesaplanmış olduğunu ve bu miktarın bayi tarafından müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, Bayiye gönderilmiş olan Fesih ihtarnamesi ile işbu dava dilekçesinin 3.bendinde bahse konu edilen 50.000-USD cezai şart bedeli ile yine dava dilekçesinin 4.bendinde konu edilen Eksik Mal alımına istinaden doğmuş bulunan 144.012.-USD alacağın 5 gün içinde ödenmesinin bayiye ihtar edildiğini, — ihtarnamenin davalıya 03.04.2015 tarihinde tebliğ edildiğini 5 günlük süre sonu olan 09.04.2015 tarihine ve dava tarihine kadar herhengi bir ödeme yapılmadığını, Davalılardan ...'ın ise 15.04.2010 tarihli sözleşmeyi bayinin müşterek ve müteselsilen kefili olarak imza ettiğini, işbu sözleşmenin Kefalet başlıklı 16.maddesinde bayinin tüm borçlarından dolayı 50.000.-USD limitle sorumlu olduğunun kabul ve taahhüt edilmiş olunduğunu, Davalı bayinin müvekkili şirket nezdinde yer alan borçlarının teminatı olmak üzere bayinin maliki olduğu tapunun ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 74 ada, 1 parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmaz üzerinde ... Tapu Sicil Müdürlüğünce... tarih ve ... yevmiye numaralı, 1.000.-TL bedelli 1.derecede,... tarih ve ... yevmiye numaralı 200.000.-TL bedelli 2.derecede, 09.06.2010 tarih ve 1150 yevmiye numaralı 100.000.-TL bedelli olmak üzere toplamda 301.000.-TL bedelli üç ipotek tesis edildiğini, * İşbu dava dilekçesinin 3. Bendine konu 50.000.-USD cezai şart bedeline istinadenşimdilik 1.000.-USD, işbu dava dilekçesinin 4. bendine konu, Eksik Mal alımına istinaden doğmuş bulunan 144.012-USD tutarındaki alacağa istinaden şimdilik 2.000-USD, işbu dava dilekçesinin 5. Bendine konu 12.197-USD tutarındaki kar kaybı alacağına istinaden şimdilik 1.000.-USD, olmak üzere toplamda şimdilik 4.000.-USD'nin, Fesih ihtarnamesi ile verilmiş olan 5 günlük sürenin sona erdiği tarih olan 09.04.2015 tarihinden itibaren, 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti.'nden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı ....Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, eksik alımın müvekkili şirket sahibi ...'ın ölümü sebebiyle oluştuğunu, davacı taraf bayilik sözleşmesini süresinden önce, haksız ve tek tarafları olarak kendisinin feshettiğini, davacının müvekkilinden aldığı cezai art taahhüdü, bayilik sözleşmesinden önce imzalanmış olup, bu taahhüt sözleşme yapma baskısı ile müvekkiline imzalatıldığını, davacı taraf sözleşme süresi boyunca gösterdiği davranış ile müvekkilde asgari mal alım taahhüdüne uymaması halinde cezai şart istemeyeceği görüntüsü ve güveni yarattığını, müvekkili şirket, kendisinde uyandırılan bu haklı güven dolayısıyla davacı şirketten beyaz mal almaya devam etmiş; ancak, beklemediği şekilde, bayilik sözleşmesinin kendisi tarafından feshinden sonra davacı tarafından eldeki dava ile ceza-i şart tazminatının tahsilinin istenildiğini, dolayısıyla, davacı şirketin bayilik sözleşmesinin 15.maddesinin uygulanmayacağı yönündeki anlaşma nedeniyle ortaya çıkan olgunun kaynağı haklı güvendir. Bu şekilde ortaya çıkan güven sorumluluğu ise, dürüstlük ilkesinin bir gereği olduğunu, daha da önemlisi, davacı şirketin davranışları ile davalı şirkette yarattığı güvenle çelişki oluşturacak şekilde sözleşmenin davalı şirket tarafından feshinden sonra eldeki davaya konu edilen ceza-i şart tazminatını istemesi çelişkili davranış yasağım oluşturur ki, böyle bir davranışın hukuken korunması beklenemeyeceğini, öyleyse, yerel mahkemenin az yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olguları gözeterek, paralel gerekçelere dayalı olarak davacı tarafin ceza-i şart tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, beyan dilekçeleri, Bayilik Sözleşmesi sureti, ihtarname vs. belgeler , bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve kar kaybı zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ayrıca taraf iddia ve savunmaları kapsamında bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişiler ..., ...ve ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; 1. Davacı şirketin 2010,2011, 2012, 2013,2014 ve 2015 yılına ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, 2. Davalı şirkete ait talimatla alınan bilirkişi raporuna göre, 2012 ve 2013 yılı ticari defterlerin (yevmiye ve kebir) açılış tasdiki ile yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, ancak envanter defteri ile ilgili usul incelemesinin yapılmadığı, 3. Davacı ile davalı şirket arasında 15.04.2010 başlangıç tarihli sözleşme yapıldığı, daha sonra 09,06.2010 tarihli 5 yıllık bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşme, davacı tarafından 30.03.2015 tarihli ihtarname ile feshedildiği, 4. Davacının bayilik sözleşmesini feshetmeden önce, haklı bir sebebe dayanarak davacıyı ihtar ettiğine ve uyardığına ilişkin dosyada bir delilin mevcut olmadığı, eksik alımların tamamlanması amacıyla göndermiş olduğu ihtarnamelerde de sözleşmenin feshedileceğine ilişkin bir uyarıda bulunmayarak sözleşmenin devamı yönünde iradesini ortaya koyduğu, ayakta olduğunu kabul ettiğimiz 15.04.2015 tarihli sözleşmenin süresinin bitimine 15 gün kala(09.06.2010 tarihli sözlemenin bitimine 68 gün kala) sözleşmenin feshedilmesinin davacının süregelen tutumuyla bağdaşmadığı ve iyiniyetli bir tuttum olarak değerlendirilmeyeceği, bu durumda, davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği sonucuna varılamayacağı ve bu nedenle davacının cezai şart, tonaj taahhüdü cezai şartı ve kar mahrumiyeti talep edemeyeceği, 5. Sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin kabulü halinde, cezai şartın iki şekilde hesaplandığı, a. Davacının eksik tonaj taahhüdü için iki yılı ait cezai şart talebinde bulunduğundan iki yıla ait toplam 49.581.-USD cezai şart talep edebileceği, ancak davacının 2.000.-USD talepte bulunduğu Sözleşmenin 10/1.maddesine göre 50.000.-USD cezai şart talep edebileceği, davacının işbu cezai şart talebinin şimdilik 1.000.-USD olduğu, Kar mahrumiyet talebinin sözleşmede hesaplama yöntemi belirtilmediğinden 464,55 TL olarak hesaplandığı, Bu durumda, davacının toplam 3.000.-USD ve 464,55 TL alacaklı olacağı,b. Davacının davalıya keşide ettiği eksik mal alımına ilişkin iki ihtarnamede, cezal şart hakkını saklı tutmuş olmasının 2010-2015 bayilik döneminin tamamını kapsadığı kabul edildiğinde ise, cezai şartın 144.012.-USD olacağı, ancak bu miktarın şimdilik 2.000.-USD'lik kısmının talep edildiği, bu durumda davacının toplam 3.000.-USD ve 464,55 TL alacaklı olacağı, şeklinde tespitler yapılmıştır.
Mahkememizce davacı yan kayıtları yerinde incelenmek suretiyle cezai şart ve kar kaybı ve eksik mal alımından kaynaklı taleplerin yerinde olup olmadığı, cezai şartın davalı yan açısından ticari olarak mahvına neden olup olmadığı ve taraflarca bilirkişi kök raporuna yönelik itirazların değerlendirilmesi amacıyla konuda uzman yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler..., ... ve ...tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda ; "Davacı, davalı şirket arasında 15.01.2010 başlangıç tarihli sözleşme yapıldığı, daha sonra 09.06.2010 tarihli 5 yıllık bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşme, davacı tarafından 30.03.2015 tarihli ihtarname ile feshedildiği, Davalıya 03.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, Davalının sözleşme uyarınca taahhüt etmiş olduğu alımları yerine getirmemesinin haklı neden ile fesih sebebi olduğu kabulünün Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, Sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin kabulü halinde, Yargıtay kararları doğrultusunda bilirkişi kurulu olarak hesaplama Za göre cezai şartın sadece Son yılu tutarında hesaplamalarımız ışığında a) Akaryakıtta Cezai Şart bedeli 41.383 USD olarak tarafımızdan hesaplanmıştır. (9.7.2015 Dava tarihi itibariyle 1 USD: 2,6894) 41.383 usd x 2,6880—111.295,44 TL'dır.b) Madeni Yağda Cezai Şart bedeli 649,25 USD olarak tarafımızdan hesaplanmıştır. (9.7.2015 Dava tarihi ilibariyle | USD: 2,6894) 649,25 usd x2,6880- 1.746,09 TL'dır.4.195, İZ©) Mevcut durumda sözleşmedeki eksik ürün alımından kaynaklı toplam Cezai şartın 42.032,25 USD karşılığı 113,041,53 TL olacağı, Sözleşmeden kaynaklı Erken Fesihten Dolayı Davacı tarafın talep edebileceği Kar Mahrumiyetinin 342,17-TL olacağı,4. Davacının sözleşmeyi haklı olarak feshi kabul edilirse, davalı, davacıya SU, UDU.—A BA doları ödeme yapacaktır. 9.7.2015 Dava tarihi itibariyle | USD: 2,6894 TI. Karşılığı 134.470.-TL olarak hesaplanmıştır.. Davacının Cezai şartlar için faiz talebi olup, Bilirkişi kurulunca kabul edilen değerler üzerinden dava tarihine kadar hesap edilen USD faiz oranı 05,25 Yıl olarak tespit edilmiştir. (9.7.2015 Dava tarihi itibariyle 1 USD: 2,6894) 1.284,04 usd x 268RÜ- 3.453,30 TL'dır.. Mevcut paylaşımlar ışığında, taraflar arasında Cari Hesap SIFIR olduğundan, Davalının Dava tarihi itibari ile Davacı tarafa ödemesi gereken Cezai şart, Kar Mahrumiyeti, Sözleşmeden kaynaklı cezai şart ve Faiz Toplamı (113.041,53 TL. *342.17 TL * 134470-TL * 3.453,30 TLz)olarak 251.307.- TL'lik tutar kadar ALACAKLI olduğu, Davacının Dava tarihi itibari ile Toplam 251.307 TL”'a olarak hesapladığımız Alacak tutarı, Davalının ekonomik mahvına sebebiyet vermeyeceği, Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Davacı dava dilekçesinin 3. Bendine konu 50.000.-USD cezai şart bedeline istinaden şimdilik 1.000.-USD, dva dilekçesinin 4. bendine konu, Fksik Mal alımına istinaden doğmuş bulunan 144.012-USD tutarındaki alacağa istinaden şimdilik 2.000-USD, dava dilekçesinin 5. Bendine konu 12,197.-LISD tutarındaki kar kaybı alacağına istinaden şimdilik 1.000.-USD, Olmak üzere toplamda şimdilik 4.000.2USD'nın 09.04.2015 tarihinden itibaren, 3095 Sayılı Kanun'un 4#a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre hesaplanacak İaizi İle birlikte tahsilini talep etmiştir. 4.000.- USD (İLkarşılığı 0.757,60 TL) için hesap edilen hesap edilen faiz 55,81 USD olup TL karşılığı 150,09 TL olduğu hesaplanmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce iş bu kerre yeni seçilen konuda uzman ..., ...ve ...marifetiyle dosya üzerinde inceleme yaptırılarak aldırılan bilirkişi raporunda; "Davacı ... A.Ş., davalı ...Ltd. Şti. ve kefil olarak ... ile 15.04.2010 tarihli Sözleşme ve ilgili sözleşmeye ilave olarak davacı 09.06.2010 tarihli 5 yıl süreli” İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi imzaladığı, Davacı tarafından davalıya gönderilen ... 41. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı ile davacı arasında akdedilmiş olan istasyonlu bayilik sözleşmesi ve diğer sözleşmeler feshedildiğini, Davacıya ait 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerin açılış tasdiklerinin ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu görüldüğü, Davalıya ait talimatla alınan bilirkişi raporuna göre 2012 ve 2013 yılı ticari defterlerin açılış tasdiki ile yevmiye defterlerinin kapanış tasdikleri yasal süresinde yapıldığı ancak envanter defteri ile ilgili usul incelemesinin yapılmadığı görülmediği, Bayilik sözleşmesinin 13 maddesi kapsamında, davalı müteveffa ...'ın vefatı ertesinde istasyonun 7 gün 24 saat açık kalmadığı ve istasyondaki mevcut stok durumunun sözleşmelerle belirlenen seviyenin bir hayli altında olduğu şeklindeki davacı iddiasının açıklığa kavuşturulması bakımından dosyada davalının aykırı davrandığına ilişkin davacı tarafından davalıya gönderilen herhangi bir bilgiye ve belgeye rastlanılmadığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen bila tarihli ve ... sayılı yazı ve 11.05.2023 tarihli ve ...sayılı yazıda bu kapsamda bir bilgi paylaşımı yapılmadığı, Akaryakıt istasyonunda otomasyon kurulum yapan ...Tic. A.Ş. tarafından 06.04.2022 tarihindeki yazısında, dava konusu akaryakıt istasyonunda ... kayıtları incelendiğinde davacı adına istasyon kurulumunun 23.09.2010 tarihinde yapıldığının, davacı adına montaja ilişkin herhangi bir işlem ... tarafından yapılmadığını, ancak yine ... kayıtlarında bu kez 10.07.2015 tarihinde ...A.Ş. adına yeni bir istasyon kurulumun yapıldığı, Davacının farklı dönemler için davalı tarafa sözleşme süresinin bitim tarihinden sonra akaryakıt ürünü alımı ile cezai şart hesaplamalarına ilişkin 2010/2011, ... tarihleri kapsamında eksik alımdan kaynaklı cezai şart hesaplamasına göre toplam 90.589 USD olduğu, dava tarihi itibarıyla | USD — 2,6942 TL toplam 244.064,88 TL olarak hesaplandığı, Dosya kapsamında, ... sözleşme dönemleri ile ilgili herhangi bir ihtarname, bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, Davacının farklı dönemler için davalı tarafa sözleşme süresinin bitim tarihinden sonra madeni yağ alımı ile cezai şart hesaplamalarına ilişkin 2013/2014, 2014/2015 tarihleri kapsamında eksik alımdan kaynaklı cezai şart hesaplamasına göre toplam 1.116,38 USD olduğu, dava tarihi itibarıyla | USD — 2,6942 TL toplam 3.007,75 TL olarak hesaplandığı, Sayın Mahkemece sözleşmenin haklı olarak feshedildiği ve cezai şart ödemesi kabulü halinde, eksik alımlar nedeniyle 90.589 USD karşılığı 244.064,88 TL akaryakıt için, 1.116,38 USD karşılığı 3.007,75 TL madeni yağ için olmak üzere toplam 91.705,38 USD karşılığı 247.072,63 TL cezai şartı dava tarihi itibarıyla talepte bulunabileceği, 15.04.2020 tarihli sözleşmenin Cezai Şart başlıklı 10.1 maddesine göre Sayın Mahkeme davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshini kabul ederse, davalının davacıya50.000 USD ödeme yapması gerektiğinden, dava tarihi itibarıyla 134.710 TL ( | USD: 2,6942 TL) olarak hesaplandığı, Davacı tarafından talep edilen kar mahrumiyeti hesaplanması kapsamında, akaryakıt alım fiyat yapısı üzerinden kar mahrumiyetinin hesaplanmasının makul olacağı, Fesih bildirim tarihi olan 03.04.2015 tarihi ile bayilik bitiş tarihi olan 09.06.2015 tarihi arasında eksik gün olarak 67 gün üzerinden dosya kapsamında yer alan fiyat yapısına göre yapılan hesaplamada oluşan davacı kar mahrumiyetinin 27.593,43 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava konusu 15/04/2010 ve 09/06/2010 tarihli sözleşmelerin ... 41. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedilmiş olduğu, ihtarnamenin davalı ...'ye 03/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
15/04/2010 tarihli "Sözleşme"nin davalı şirket ve ... tarafından kefil sıfatıyla imzalandığı, sözleşmenin 5.1.b maddesine göre; sözleşmede belirtilen alım taahhütlerinin gerçekleştirilememesi halinde ilgili yıla ait ön prim bedelinin iade edileceği, aksi halde Bayii'nin tüm borçlarının muaccel olacağı, 7.1. Madde uyarınca şirketin belirlenen miktarın altında alım yapması halinde her m3 akaryakıt başına 100 USD, her ton madeni yağ başına 500USD'yi şirketin kar mahrumiyetini karşılamak için ödeyeceğini, %5 artı-eksi toleransın kabul edildiği, 10. Madde uyarınca sözleşmenin bayii tarafından uygulanmaması, aykırı davranılması halinde 50.000USD cezai şartın fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ayrıca cezai şarttan mahsup edilmemek kaydıyla Şirket'in mahrum kalacağı kar ve kazanç kaybı ile sair olumlu ve olumsuz zarar ve ziyanın tazmin edileceği, cezai şartın talep edilmemesinin vazgeçildiği anlamını taşımayacağı, kefaleti düzenleyen 16. Maddesi uyaırnca kefil ...'ın cezai şart alacağı dahil 50.000USD üzerinden kefil olduğu, kefaletin Bayi ile imzalanan diğer sözleşmeleri de kapsadığı,
Sözleşmenin 3. Maddesi ile Bayi ile "Standart (tip) Akaryakıt İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi"nin imzalanacağının kararlaştırıldığı, anılı sözleşmenin 09/06/2010 tarihinde imzalandığı görülmüştür.
09/06/2010 tarihli "İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi"nin 1.3. Maddesi uyarınca Bayi'nin mutabık kalınan miktardan az alım yapması halince cezai şart ödeyeceğinin, 13. Maddesinde ürünlerin her zaman satışa hazır bulundurulacağı ve istasyonun 24 saat açık kalarak hizmete devam edileceğinin kararlaştırıldığı, 26.1. ve 2. Maddelerinde Bayi'nin ve ortaklardan birinin ölümü halinde Şirket'in kanuni halefleri ile veya diğer ortaklar ile sözleşmeyi sona erdirme veya devam ettirme iradesinin bulunduğu, 27.1. Maddesinde yükümlülüklere uyulmaması halinde şirketin mal teslimatını durdurmak, uyulmayan her husus için 50.000USD cezai şart talep etmek, zarar, ziyan satış kaybından dolayı maruz kaldığı kar kaybını talep etmek, sözleşmeyi derhal ve süresinden önce feshetmek haklarının seçimlik veya birlikte bulunduğu hüküm altına alınmış olup işbu sözleşmede davalı ... imzasının bulunmadığı görülmüştür.
Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde; 15/04/2010 tarihli sözleşmenin kurulmasından sonra davalı ...'ın 29/09/2011 tarihinde vefat ettiği, bu tarihe kadar taraflar arasında 20 yıldır süregelen sözleşme ilişkisinde herhangi bir aksaklığın olmadığı, yalnızca vefat tarihinde ve yalnızca 140m3 eksik alım olduğu, davacı tarafından çekilen 29/09/2011 tarihli ilk ihtarname üzerine davalı mirasçıları tarafından bu durum nedeniyle sözleşmenin fesih iradesi bildirilmesine rağmen davacı şirket yetkilileri ile davalılar arasında yapılan şifahi görüşmelerde sözleşme süresinin devamı boyunca kendilerine sözleşmeden kaynaklanan cezai şart ve sair talepte bulunulmayacağının taahhüt edildiğini, ihtarnamenin sistemsel olarak gönderildiği ve taleplerinin bulunmadığının beyan edildiğini, sonraki yıllarda da bu nedenle eksik alım nedeniyle davalılardan talepte bulunulmadığını, ihtarname gönderilmediğini ve güven telkin edildiğini, müvekkillerinin sözleşmeyi yeniden 5 yıllık süre için yenilemek istemedikleri ve işletmenin satılacağının davacı şirkete bildirilmesinden sonra davacının 11/07/2014 tarihli ikinci eksik alım ihtarnamesi ve 30/03/2015 tarihli fesih ihtarnamesinin gönderildiğini, davacının güven ilişkisine ve iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını ve davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Eksik ürün alım taahhüdü - davacı tarafından 2010-2011 dönemi için gönderilen ihtarname uyarınca eksik alım miktarının 140,57m3 akaryakıt olduğu, eksik madeni yağ alımının bulunmadığı ve karşılığının 14.057,00USD olduğu, ihtarname gönderilen 2013-2014 dönemi için eksik akaryakıt alımının 351,49m3 olduğu ve karşılığının 35.149,00USD olduğu, bu dönem için eksik madeni yağ alımının toplam alım karşısında 0,75 m3 olduğu, karşılığının 375 USD olduğu ve toplam eksik alımdan kaynaklı cezai şartın 49.206 USD olduğu 25/03/2019 tarihli bilirkişi raporu ile hesaplanmıştır. Davalının ihtarname göndermediği diğer yıllara ilişkin olarak açıkça ihtirazi kaydı ve bildirimi olmadığından bu yıllara ilişkin eksik alıma dayalı talepte bulunmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre akaryakıt bayilik sözleşmelerinde cezai şartın talep edilebilmesinin en önemli koşulu ilgili yılın sonunda ve bir sonraki yıla ilişkin alım yapılmadan önce eksik alım miktarının ve buna ilişkin cezai şarta ilişkin noter aracılığı ile bildirimde bulunulması yahut ihtirazi kayıt konulmasıdır. Bu şart gerçekleştirilmeksizin yeni dönem satışlarının yapılması halinde önceki döneme ilişkin eksik alım nedeniyle cezai şarta ilişkin talepte bulunulamayacağı kabul edilmektedir.
24/02/2011 tarihli bilirkişi heyet raporunun incelenmesinde; Davacı tarafından gönderilen 29/09/2011 tarihli ilk eksik alım ihtarnamesinin sözleşmenin ilk yılı sonu olan 09/06/2011 tarihinden ve bu tarihten sonra düzenlenen ve cezai şart bildiriminde bulunulmayan 23 ayrı fatura düzenlemesi ve yeni yıla ilişkin alımlar yapıldıktan sonra talep edildiği, bu halde ihtarnamesi ürün tesliminden sonra ve geç gönderilen 2010-2011 dönemine ilişkin 14.057,00USD ile ikinci ihtarnamenin gönderildiği 2013-2014 dönemi arasında geçen yıllara ilişkin süresinde bildirim ve ihtirazi kayıtta bulunulmayan eksik alıma ilişkin davacının talep hakkının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
10/06/2013 tarihinde başlayıp 09/06/2014 tarihine kadar olan 4. yıla ilişkin olarak, eksik alımın 11/07/2014 tarihinde gönderilen ihtarname ile talep edildiği, ihtarnamenin gönderim tarihinden önce 10/06/2014-09/06/2015 döneminin başladığı ve bu dönem için davacı tarafından 18/06/2014 tarihinde mal satış faturasının düzenlendiği, düzenlenen ... sayılı faturada yine ihtirazi kayıt bildiriminin bulunmadığı, ihtara kadar bu fatura dahil 4 fatura düzenlenerek yaklaşık 1 aylık süre içerisinde 29,56kg akaryakıt satışı yapıldığı, bu halde yine ihtarnameden önce yeni döneme ilişkin mal satışının yapılmış olması karşısında 2013-2014 dönemi için de eksik alımdan kaynaklı cezai şart olarak hesaplanan 35.149,00USD'nin talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Davacının sözleşmenin feshine ilişkin 30/03/2015 tarihli ihtarnamesi ile özetle; yükümlülüklerin ihlal edildiği, yeterli miktarda mal ve ürünün satışa hazır bulundurulmadığı, istasyonun 24 saat açık tutulmadığı, yıllara göre eksik alım yapıldığı bu nedenle 144.012USD eksik alımdan kaynaklı ve ayrıca 10. Madde gereği 50.000USD cezai şart talebinde bulunduğu, 20.197,85TL bakiye borcun ödenmesini talep ettiği görülmekle sözleşmenin 2014-2015 dönemine ilişkin eksik alım taahhüdü nedeniyle talepte bulunabileceği, buna göre yalnızca bu dönem itibariyle davalının toplam 413,83m3 eksik alım yaptığı ve m3 başına 100USD üzerinden 41.383,00USD eksik alım nedeniyle cezai şart bedelinin hesaplandığı görülmüştür. Madeni yağ taahhüdü bakımından yine yalnızca son dönem için yapılan hesaplamada önceki yıllarda fazla alınan miktarlar göz önüne alınmaksızın yalnızca son dönem için taahhüt edilen 1,6m3'ten eksik kalan 1,3m3 ve ton başına 500USD üzerinden toplam 649,25USD cezai şart miktarının tespit edildiği görülmüştür. Taraflar arasında bu hususların aksi yönünden ilişki ve mutabakat bulunduğu da davacı tarafından ispat olunamamıştır.
İstasyonun sürekli açık olmadığı ve bunun sözleşmenin haklı feshi sayılıp sayılamayacağı ile bu nedenle cezai şartın istenip istenemeyeceği hususunun incelenmesinde; istasyonun son dönem öncesinde kapalı kaldığına ilişkin bildirim ve ihtirazi kayıt olduğuna ilişkin yeterli ispat bulunmadığından buna ilişkin cezai şartın talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Haklı nedenle fesih gereği Sözleşme süre sonuna kadar devam etmediğinden, süre sonuna kadar devam etseydi elde edeceği kar kaybı talebi- taraflar arasında imzalanan ilk sözleşmenin 15/04/2015 tarihinde olduğu, 09/06/2015 tarihli bayilik sözleşmesinin bu sözleşmeden ayrı olmadığı ve eki niteliğinde olduğu, dava konusu eksik tonaj taleplerinin 15/04/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, buna göre sözleşmenin sona erme tarihinin ilk sözleşmenin yapıldığı bu tarih olması gerektiği, davacının fesih tarihinin 30/03/2015 olması ile davalıya tebliğ tarihinin 03/04/2015 olması karşısında süresinden kısa süre önce feshinin haklı nedene dayandığının davacı tarafından ispat edilememiş olması nedeniyle bu nedenle kar kaybı bulunduğuna ilişkin iddialarına itibar edilememiş olup kar kaybı tazminatına ilişkin istemin reddi gerekmiştir.
Davalı kefil müteveffa ... mirasçıları dahili davalılara kefalet sorumluluğu nedeniyle dava tarihinden önce ihtarname gönderilmediği görülmüştür.
Mahkememizce alınan 24/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı defterlerinin incelenmesinde; dava tarihi itibariyle davalı cari hesap bakiyesinin 0 (sıfır) olduğu bildirilmiş olmakla fesih ihtarnamesinde yer alan bakiye borca ilişkin iddialara itibar edilememiştir.
Davalı şirkete gönderilen fesih ihtarının, "muhatabın geçici olarak dışarıda olduğunun eşi beyanından anlaşıldığı ve birlikte ve sürekli aynı konutta oturduğunu beyan eden ehliyetli kabul edilen (ismi tam okunamamakla beraber) ...'a tebliğ edildiği" şerhinin bulunduğu görülmekle, ihtarnamenin şirket adına ve şirketi temsile yetkili kişilere yapılması gerektiği, TK'nın 35. Maddesi uyarınca tüzel kişilere tebligat yapılmasının açıkça düzenlendiği, tebligatta ismi yazılı kişinin tam olarak kim olduğu tespit edilemediği gibi davalılardan ...mirasçısı...olduğu kabulünde dahi bu kişinin şirkette yer alan hissesini 04/11/2011 tarihinde dava dışı ...'a devrettiği ve tebliğ tarihinde şirket ile bağının bulunmadığı ve şirket yetkilisi olmadığı, bu halde gönderilen tebligatın usulüne uygun olmadığı, davalıların 30/03/2015 tarihli fesihten haberdar olmadıklarına ilişkin beyanları karşısında feshe ilişkin temerrüdün dava tarihi itibariyle gerçekleşmiş sayılacağı, bu halde davalıların zamanaşımı itirazlarının ıslah tarihine göre geçerli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu halde dava konusu talepler yönünden davacının eksik mal alım taahhüdü nedeniyle oluşan ve şartları taşıdığı tespit edilen yalnızca 42.032,25USD cezai şart yönünden taleplerinin kabul edilebilir olduğu, sözleşmenin 10. Maddesinden kaynaklanan maktu cezai şarta ilişkin talepleri ile kar kaybına ilişkin taleplerinin reddi ile davalı şirketin sözleşme ve diğer davalıların murislerinin geçerli kefaletleri nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlulukları ve dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiş olup Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davalı defterlerinde yapılan inceleme sonucunda hesaplanan cezai şart miktarlarının davalı şirketin ticari mahvına sebep olunmayacağının bildirilmiş olması karşısında cezai şarttan indirim yapılmamış olup davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 42.032,25USD cezai şartın 2.000 USD'lik kısmının dava tarihinden ve bakiye 40.032,25 USD'lik kısmının ıslah tarihi olan 23/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,
2-Alacak miktarının davacı adına davalılar ve murisleri tarafından verilen ipotekler üzerinden ipoteklerin paraya çevrilmesi yolu ile (ipoteklerin limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsil edilebileceğinin tespitine,
3-Alınması gereken 109.143,71TL karar ve ilam harcının peşin alınan 183,62TL ile ıslah ile alınan 32.607,00 TL olmak üzere toplam 32.790,62TL harçtan mahsubu ile bakiye 76.353,09TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-Davacıdan alınan toplam 32.790,62TL harç parasının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinden 27,70TL başvuru harcı, posta ve bilirkişi ücreti gideri 15.460,25-TL, olmak üzere toplam 15.487,95-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplamaya göre 13.019,86TL'sinin davalılardan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 235.687,89TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalılar ... ve ...Tic. Ltd. Şti kendisini vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 63.439,54TL tek ücreti vekaletin davacıdan alınarak, işbu davalılara VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı vekillerinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, HMK'nın 341/1. ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10.10.2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır