T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1149
KARAR NO : 2025/363
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/11/2018
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taşınmaz üzerine yapılacak inşaatın kaba kuyu perde, beton döküm işçiliği vs. işi için müvekkili firma ile davalı arasında 09.04.2018 tarihli yazılı sözleşmenin imzalandığını, sözleşmeye göre taşınmaz parselinin üç tarafına kuyu perde yapılacağını, iş bitirme süresinin iki ay olduğunu, sözleşme konusu işin yapılarak davalıya teslim edildiğini, ancak yapılan işlerin bedelinin müteahhit firma tarafından ödenmediğini, ... 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, dosyası ile tespit yapıldığını, bilirkişi heyet raporuna göre; yapılan işin bedelinin 162.316,00 TL + KDV olduğunu, müvekkilinin davalıdan olan alacağının 50.000.00 TLlik miktarın ödendiğini, ancak bakiye kısmın ödenmediğini beyan belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile, bakiye alacağın avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından yapılan işe göre daha fazla parayı davacıya ödediğini, iş bittikten sonra fazla ödeme yapıldığının anlaşılması üzerine davacıdan geri ödeme talep edildiğini, davacı tarafından ...'a yapılan baskı neticesinde 27.500,00 TL'nin elden ödendiğini, söz konusu ödemeden sonra davacının işe başladığını, akabinde davacının tekrar ödeme talebinde bulunduğunu ve müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, banka yoluyla yapılan ödemele toplamının 52.800,00 TL olduğunu, iş bu ödemeler ile birlikte davacıya 90.000,00 TL bedelli çek verildiğini, gelinen aşamada davacının 843,66 metre iş yaptığının tespit edildiğini, sözleşme birim fiyatına göre 143.422,20 TL'ye denk geldiğini, bu hesaba göre de müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, davacı tarafından talep edilen tespitte, müvekkilinin yokluğunda keşif yapıldığını ve raporun hatalı oluşturulduğunu, davacının kötü niyetli olarak haksız kazanç tahsil etmek istediğini beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE:
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, yazı cevabı içerikleri, beyan dilekçeleri, ... 15. ATM'nin ...D.iş sayılı dosya aslı, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, diğer dava şartlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından yapıldığı işler ile bunun karşılığında ödenmediği iddia olunan bakiye alacak bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış ve mahkememizce konuda uzman bankacı bilirkişi eliyle taraf iddia ve savunmaları, dosyaya celp olunan kayıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi İnşaat Mühendisi ... ve SMM ... tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; " Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacının defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu, Davacı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı yana ait herhangi bir ticari ilişki kaydının bulunmadığı, davacının, davalıya herhangi bir fatura düzenlemediği, davalıdan tahsil ettiğini beyan ettiği tutarların kaydına defterlerde rastlanılmadığı, Davalı yan tarafından, davacıya ciro edilen 90.000,00 TL bedelli çekin, davacı tarafından dava dışı üçüncü şahsa ciro edildiği, dolayısıyle davalının 90.000,00 TL bedelli tutarı davacıya ödediği, Davalı yanın ticari defterlerini sunmaması hakkında takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sözleşme kapsamında yapılan iş tutarının KDV dahil 191.532,88 TL olarak hesaplandığı, 6. Ancak somut olayda davacının davalıya yaptığı işe ilişkin fatura tanzim etmediği, başka bir ifadeyle somut olaydaki davacı alacağının sözleşmeye dayalı alacak olarak görüldüğü, katma değer vergisinin fatura ile tahakkuk ettiği, yani katma değer vergisi ilavesiyle alacak talep edilebilmesi için, alacağı talep edenin, alacağını faturayla belgelendirilmesi ve bu faturanın içinde de tahakkuk eden katma değer vergisinin olması gerektiği, doğmayan bir katma değer vergisinin tahakkuk esaslı vergilendirme sisteminde talebinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının doğmamış bir katma değer vergisini talep edemeyeceği buna göre olası davacı alacağının KDV hariç olan tutara isabet eden kısmının 162.316,00 TL olacağı, bu alacaktan tahsil edilen 50.000,00 TL'nin tenzili ile davacının talep edebileceği alacağının 112.3 16,00 TL olacağı..." şeklinde tespitler yapılmıştır.
Mahkememizce kök rapora yönelik itirazların değerlendirilmesi bakımından bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan bilirkişi ek raporunda özetle; ".... Davacı alacağının ...'a yapılan ödemeler mahsup edilmeden KDV hariç 115.116,00 TL olduğu, ...'a yapılan ödemelerin mahsup edilmesi sonucunda ise davacı alacağının; KDV hariç 82.016,00 TL olduğu, Tarafların sunduğu diğer itirazlarda görüşümüzü değiştirecek yeni bir unsurun bulunmadığı,,," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan kök ve ek raporların denetlenmesinde, raporun hukuki yorum ve nitelendirmeleri Mahkememize ait olmak üzere, yapılan mali ve sektörel tespit ile değerlendirme ve hesaplamalar bakımından, ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hukuki yönleri ayrık olmak üzere, mali ve sektörel değerlendirme ve hesaplamalar bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacının, 09/04/2018 tarihli sözleşme uyarınca davalı inşaatında 3 cephe kuyu perde beton işinin yapılmasının kararlaştırıldığı, davacıya sözleşme konusu iş tamamlanmasına rağmen ödemenin yapılmadığı iddia olunmuştur.
İşin tespiti amacıyla ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasından yapılan tespite göre; sözleşme konusu işin bedelinin 162.316,00TL+KDV olarak tespiti yapılmış olmakla davalı tarafından yapılan 50.000TL ödeme dışında kalan bedelin talep edildiği anlaşılmıştır.
Sözleşmenin 14. Maddesine göre işin m3 bedelinin 170,00TL+KDV şeklinde kararlaştırıldığı, 16. Maddesinde ödeme şeklinin iş bitimine kadar anlaşılan bedelin %50'sinin ödenmesi, bakiyenin iş bitiminden sonra yapılan ölçüme göre ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Tespit bilirkişi raporuna göre; keşif tarihinde toplam yapım işinin toplam 7 kuyu karşılığı 954,8m3 olarak tamamlandığı, 14. Maddeye göre toplam değerinin 162.316,00TL+KDV olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Davalının cevap dilekçesinin incelenmesinde; davacı tarafından inşaat alanında 6 adet kuyunun açıldığı, davacı adına inşaat sorumlusu ... hesabına, davacı şirkete verilmek üzere 27.500TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerin davacının ısrarı nedeniyle ... tarafından davacıya elden ödendiği, davacının ödeme alındıktan sonra işe başladığı, takip eden sürede davalı adına davacı şirket müdürü Necmettin Bayır banka hesabından toplam 52.800,00TL ödeme gönderildiği, ayrıca davacıya ...BANK ...Şubesi, Çek Seri No: ..., Vade Tarihi :12.12.2018 olan 90.000TL bedelli çek verildiği, davacının sözleşmeye rağmen iş bitmeden fazlaca ödeme aldığı, iş bitiminde davacı ile yapılan hesaplamaya göre işin toplam 846,66m3 olduğu ve sözleşmeye göre değerinin 143.422,20TL olduğu, yapılan ödemeler ile iş bedelinin fazlaca karşılandığı ve davalının alacaklı olduğu, ... tarafından imzalanan hesaplama belgesinin davalıyı bağlamadığı, bu kişinin imzaladığı belgenin davacı ile ... arasında geçerli komisyon anlaşması nedeniyle ve davalıyı mağdur etme pahasına verildiği, yapılan ölçümlerin davacı ile danışıklı olarak fazla yazıldığı, amacın daha çok ücret talebi olduğu, yokluklarında yapılan Mahkeme tespitine itiraz ettiklerini ve ölçülerin gerçeğe uygun olmadığını, huzurdaki dava ve tespitin davacıya ödenen fazla bedelin iadesinin istenmesi nedeniyle açıldığını, davadan önce kendilerinden eksik ödeme nedeniyle talepte bulunulmadığını, davacının eksik ödeme yapılmadığını bilmesine rağmen açtığı davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 18/02/2019 tarihli ikinci cevap dilekçesinde ...'ın müvekkili şirket çalışanı olduğunun beyan edildiği, aşamalarda ise bu kişinin şirketleri ile ilgisinin bulunmadığının beyan edildiği görülmüştür.
...bank'a çek hakkında yazılan müzekkereye verilen cevapta davalı tarafından davacıya ciro edilen çekin ... isimli 3. kişiye ciro edildiği ve bu kişi tarafından 12/12/2018 tarihinde tahsil edildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin buna ilişkin 01/10/2019 tarihli beyan dilekçesinde; anılı çek üzerinde vade, lehdar, keşideci imzası ve birinci ciranta imzalarının tahrif edildiği, doğru vade tarihinde tahsil amacıyla ... Bankası ... şubesine ibraz görüntüsü ile ... tarafından gönderilen görüntünün bu nedenle tamamen farklı olduğu, davalının keşideci ile danışıklı olarak kendisinden çeki gasp ettiği ve üzerini bu şekilde değiştirdikleri, bunun hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, ellerinde bu nedenle alınmış bir çek olmadığı gibi keşidecinin kendisine taahhüt ettiği üzere yeni bir çek ve nakit ödeme yapmadığı, ...'tan ibraz edilen görüntüde yazılı ... ile aralarında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı, bu nedenle 90.000TL'lik ödemenin de bulunmadığına yönelik beyanda bulunduğu görülmüştür.
... Bankasına yazılan müzekkerede çekin vade tarihinin sehven 2019 olarak yazılması nedeniyle menfi cevap verildiği görülmekle yeniden doğru çek bilgilerine göre gönderilen yazı cevabında davacının 01/10/2019 tarihli beyanları ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince çekin keşidecisi şirket yetkili ise davalı ve diğer kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturma dosyalarının celp edildiği görülmüştür.
Davacı çalışanı olup çeki iade için götürdüğünde elinden alındığı beyan edilen ... tarafından dava dışı ... hakkında yapılan soruşturmanın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesi ile hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Diğer kimseler hakkında davacı tarafından suç duyurusu gereği başlatılan ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasında, sonraki ciranta ...'nın; çeki ...'ten vadesinden önce 2.500TL'ye satın aldığını, bakiye 87.500TL'yi bu kişiye verdiğini, bu kişiyi öncesinde tanımadığını, ...'ı ...'ta çay bahçesi olması nedeniyle bildiğini, diğer kişileri tanımadığını beyan ettiği, şüpheli ...'un ifadesinde; çeki hatır çeki olarak diğer şüpheli ...'e verdiğini, çek üzerinde ... tarafından tahrifat yapıldığını, ... ve şikayetçi davacıyı tanımadığını, çekin ödendiğinden bahisle kendisine geldiğini, Banka'ya çeki ibraz ettiğini, olaylar ile ilgisinin olmadığın beyan ettiği görülmüştür.
Soruşturma dosyasında alınan 07/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda çek üzerinde yapılan değişikliklerin çekin keşideci yetkili ...tarafından paraflandığı, ancak düzeltme yazılarının bu kişi tarafından yapılıp yapılmadığının buna uygun mukayese esas yazı bulunmadığından tespit edilemediği, davalı ..., davacı ve sonraki ciranta olarak görünen ... imzalarının bu kişiler eli ürünü olduğunun tespit edildiği, dosyanın yetkisizlikle gelen ... CBS ... soruşturma sayılı dosyası üzerinden karar tarihinde halen devam ettiği görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; davalının defterlerinin ibraz edilmediği, davacı defterlerinde ise davalı adına cari hesabın bulunmadığı, davacı tarafından işin fatura edilmediği, kayden bir işlem bulunmadığının tespit edildiği, teknik incelemede davacı tarafından yapılan işin dosyada mevcut tutanakta davacı imzası bulunmadığından tespit dosyasında yer alan hesaplama üzerinden 162.316,00TL ve KDV dahil toplam 191.532,88TL olduğu ancak fatura edilmeyen alacak nedeniyle KDV talep edilmesi mümkün olmadığından sözleşmeden kaynaklı olarak yalnızca 162.316,00TL talep edilebileceğinin tespit edildiği görülmüştür.
Davacı tarafından dosyaya sunulan ve yalnızca ... imzasını içerir toplam 958m3 iş yapıldığına dair evrakın tespit dosyası ile alınan 954,88m3 ile yaklaşık olarak benzer olduğu gibi tarafların imzasını içermeyen bu evrakın tek başına işin miktarının tespitine yeterli olmadığı, delil tespiti dosyasında yer alan tespitlerin Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile uygun bulunduğu anlaşılmakla toplam iş miktarının 954,88m3 ve 162.316,00TL değer üzerinden olduğunun kabulü gerekmiştir.
... 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı ... tarafından ...'a davalı adına gönderilen 27.500TL'nin iadesine yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline yönelik olduğu, dosyada ...'ın inşaat mühendisi olup sözleşme konusu inşaatın çizimlerini yaptığı, inşaatın işleyişinden ve ilerleyişinden sorumlu olduğu, aynı zamanda huzurdaki davacı şirketi davalı ile tanıştıran kişi olduğu, eldeki dava nedeniyle bu kişiye yapılan ödemenin huzurdaki davacıya teslim edilmemesi nedeniyle iadesinin talep edildiği, yargılama sırasında ...'ın inşaat mühendisi olduğu ve dava konusu inşaat ile ilgilendiğinin taraflarca beyan edildiği, dava sonucunda ödeme dekontlarında kuyu işçiliği yazılmış olması ve ... tarafından bedelin huzurdaki davacı ...'a teslim edildiğinin yazılı olarak ispat edilememiş olması nedeniyle 27.500TL yönünden yapılan itirazın iptaline karar verildiği görülmekle; eldeki dava yönünden ...'ın bu dava ve dosyamıza eklenen SGK kayıtlarına göre tarafların bağlı çalışanı olmadığı anlaşılmış olup davalı adına gönderilen bu 27.500TL bedelin de davacıya teslim edildiği yazılı deliller ve ...'ın anılı dosyada yer alan beyanları ile ispatlanamamıştır.
Davacı vekilince talep edilen ...'ın tanık olarak dinlenmesine ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında mevcut beyanlar gereği gerek duyulmamıştır.
Davalı adına 3. Kişi ...tarafından işin başlamasından önce ...'a yapılan toplam 27.500,00TL ödemenin davacı talebiyle bu kişiye yapıldığına dair dosyaya yansıyan somut delil bulunmadığı gibi, bu kişi tarafından ödemelerin davacıya teslim edildiğinin de ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası da göz önüne alınarak davalı tarafından ispat edilemediği, ...'ın kimin çalışanı olduğunun dosya kapsamında yeterli düzeyde ispatlanamamış oluşu ile dava dilekçesine ekli belgede bu kişinin imzasının olmasının taraflardan hangisinin çalışanı olduğunu tek başına ispata elverişli olmadığı, her halde davalının, davacının ödemelerin bu kişiye yapılmasına dair onayı bulunduğunu ispat edememiş oluşu ile ödeme dekontlarında davacıya teslim edilmek üzere verildiğine dair açık beyan bulunmayışı karşısında ...'a yapılan 27.500TL'lik ödemenin davacıya ulaşmadığı kanaatiyle davalı ile ... arasında mevcut bu havalelerin davacıya yüklenmesinin mümkün olmadığının kabulü gerekmiştir.
Davacıya teslim edilen ancak davacı tarafından daha sonra gasp edildiği iddia olunan çekle ilgili olarak karar tarihinde soruşturmanın devam ettiği görülmüş ise de; çek üzerinde tarafların imzalarının geçerli olduğu, çekin illetten mücerret olduğu, üzerinde düzeltme yapılmış hali ile Banka'ya ibraz edildiği, Banka tarafından imza yahut bir başka sebeple ödemenin reddedilmediği ve ...'ya ödemesinin yapıldığı, çek üzerinde yer alan tüm imzaların soruşturma dosyasından alınan ATK raporu ile ilgililerine ait olduğunun ortaya çıktığı, bu halde davalı tarafından davacıya ciro edilen ve davacı tarafından inkar edilmeyen bu hususun ödeme amacıyla yapıldığı, tarafların ciro esnasında bu hususu kabul ettikleri ve davada bu hususa itirazın bulunmadığı, davacının elinde bulundurduğu çeki daha sonra çeşitli nedenlerle kaybetmiş olmasının ödeme amacıyla verilen çekin geçerliliğine etkisinin bulunmadığı, bu nedenle soruşturma sonucunun eldeki dava yönünden etkisinin bulunmadığı, uzun süren yargılama sırasında soruşturmanın henüz sonuçlanmadığı ve beklenmesinin tarafların adil yargılanma süresi ve haklarına zarar vereceği, çekin rıza hilafına elden çıktığına yönelik olası soruşturma sonucu halinde dahi davacının ilgililerinden bedeli talep etme imkanının mevcut olduğu anlaşılmakla başlangıçta bedelin tahsili amacıyla verilen 90.000TL yönünden davalının bu çek ile ödeme yaptığının kabulü gerekmiştir.
Bu halde sonuç olarak; davacı adına Banka havalesi ile gönderilen 52.800,00TL ve ciro edilen çek bedeli 90.000TL olmak üzere toplam 142.800TL ödeme yapıldığı, iş bedeli olan KDV hariç 162.316,00TL'den toplam yapılan bu ödemenin mahsubu ile bakiye 19.516,00TL eksik ödeme nedeniyle davalının daha önce temerrüde düşürüldüğü anlaşılamadığından ve tarafların tacir olması ve işin ticari iş niteliğinde olması nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 19.516,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 1.333,13TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.918,08TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 584,95TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
-Davacı tarafından yatırılan 1.333,13TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinden başvuru harcı 35,90TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 3.222,25TL olmak üzere toplam 3.258,15TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplamaya göre 565,94TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesine göre belirlenen 19.516,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.30.05.2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır