T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1159 Esas
KARAR NO: 2019/473
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 04/06/2018
KARAR TARİHİ: 30/05/2019
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Şirketin İhyası davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;Tasfiye Halinde ...Şirketi'nin...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde... sicil numarasında kayıtlı bir şirket olduğunu, İstanbul Bakırköy...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dava dosyasında 08.05.2018 tarihinde verilen karar gereği, Tasfiye Halinde... Şirketi hakkında ihya davası açılması gerektiğini, İstanbul Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .. E sayılı icra takip dosyasında alacaklı taraf olarak bulunduklarını, icra takip dosyasının borçlusunun Tasfiye Halinde ... Şirketi olduğunu, borçlu şirket adına kayıtlı olan araçların mal kaçırma amacıyla 3. Kişilere devredilmesi üzerine Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyası ile borçlu Tasfiye Halinde ... Şirketi aleyhine muvazaalı araçlarının tescilinin iptali talepli dava açıldığını, bu davada şirketin tasfiye edildiğinin öğrenilmesi üzerine mahkeme tarafından 08/05/2018 tarihli duruşmada, şirket için ihya kararı alınıp mahkemeye sunulmak üzere süre verildiğini beyanla ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi'ni tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı şahısa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ...Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından mahkememize verilen cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün TTK 32 ve Yönetmelik 34.maddeleri doğrultusunda işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memuruna ait olduğunu, müvekkilinin yasal hasım konumunda bulunduğunu, müvekkili aleyhine yargılama gideri yüklenmesinin doğru olmayacağını beyanla yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Davada uyuşmazlığın ticaret sicilden tasfiye kararı sonucu terkin olunan şirketin ihyası gerekip gerekmediği noktasında toplandığı, davacının uyrukluğuna nazaran yabancılık teminatına gerek bulunmadığı, HMK 114 ve 116 maddelerde yer alan ilk itirazlar bakımından incelenecek bir itiraz bulunmadığı, kesin yetki kuralı bakımından da ihyası istenen şirketin mahkememiz yargı çevresi içerisinde kaldığı görülmüştür.
Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ... karar sayılı gerekçeli kararı ile dosyanın yetkisizlik kararı üzerine yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup, dosya Mahkememize gelerek yukarıdaki esas numarasını almıştır.
İhyası talep olunan Tasfiye Halinde ... Şirketi, ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün... sicil numarasında kayıtlı bulunmaktadır. Şirketin tasfiye kararı aldığı ve tasfiyesinin sona erdiğinin 21/07/2015 tarihinde tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Tasfiye; şirket leh ve aleyhindeki davaların intacı, alacakların tahsili, borçların tamamen ödenmesi ve kalanın son bilanço gereği ortaklar arasında hisseleri nisbetinde bölüştürülmesi işlemlerini zorunlu olarak içerir.
eTTK ve 6102 sayılı TTK'da yer alan bu konudaki düzenlemelere bakıldığında; eTTK 447. madde hükmü gereğince, tasfiye halinde bulunan şirketin tüm borçları ödendikten sonra, kalan mevcudu, esas sözleşmede aksine bir düzenleme mevcut değilse pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye ve paylara bağlı imtiyaz hakları oranında dağıtılacağı öngörülmüştür. Keza terkin işlemi ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 543.maddesinde aynı yönde benzer ( borçlar ödendikten sonra önce ödenen pay bedellerinin iadesi yönündeki yeni hükmü dışında) benzer bir düzenleme yapılmıştır.
Yine dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve eTTK'nda doğrudan bir karşılığıda bulunmayan 6102 sayılı TTK'nun 547. Maddesinde (Ek Tasfiye) başlığı ile; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıdırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebiyecekleri hükmüne yer verilmiştir. Anılan 547.madde hükmünün, eski TTK döneminde karşılığı bulunmayıp, ancak eski TTK döneminde uygulama ve içtihat yoluyla gerçekleştirilen ek tasfiye kararları yeni yasa ile yasal bir dayanakta kazanmıştır. Keza anılan hüküm ile şirket ortaklarının da ek tasfiye isteminde bulunabilecekleri açıkça hüküm altına alınmıştır. TTK 547.maddesinde ek tasfiyeye dair yer alan bu düzenleme bakımından, kanunun gerekçesi incelendiğinde ilk tesbit edilebilecek olan hususun; öncelikle ek tasfiye kararının geçici bir tedbir kararı olduğu ve yeni bir hukuki durum meydana getirmediği hususlarına yapılan vurgudur. Yine anılan madde gerekçelerinde ek tasfiyeyi gerektiren hallerin neler olabileceği, sınırlı sayıda olmaksızın gösterilmiş ve özellikli bu durumlar arasında şirketin bir davada davalı olarak bulunması hali ek tasfiye kararı verilmesi için özellikli durumlar arasında sayılmıştır.
Yine TTK'nun Geçici 7.maddesinde, hükümde yer verilen hallere ilişkin olarak anonim, limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesinin, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı öngörülmüş ve 15. Fıkrasında ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği düzenlenmiştir.
Şirket hakkında Bakırköy ... İcra müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi ve bu takibe ilişkin aynı yer... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı derdest davanın bulunduğu anlaşılmaktadır. İddia olunan alacakların varlığı, takip ve dava bakımından bundan kaynaklanan hukuki durumun sonuca bağlanması ve tüm sonuçlarıyla uyuşmazlığın tamamen sona erdirilmesi için şirketin ihyası gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkememize açılmış şirketin ihyası istemli davanın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Diğer yandan davalı sicilin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağı, ayrıca diğer yandan yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicile sözleşme ve alacakların varlığı bakımından bundan kaynaklanan hukuki durum ve sonuçlarına ilişkin terkin öncesinde bir bildirimde bulunulmamış olmakla, bu duruma nazaran, son tasfiye memuru ...'in atanmasına, davanın bu suretle kabulüne ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,...Ticaret Sicilinin...sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin İHYASINA, ticaret sicilde TESCİL VE İLANINA,
Son tasfiye memuru ...'in (TCK no: ...) de ihya bakımından (ek tasfiye işlemleri için) bu sıfatla tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine,
2-Alınması gereken 44,40 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8,50-TL harcın davalı Tasfiye memurundan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-Davacının başlangıçta yaptığı 42,30 TL gider ile müzekkere-tebligat giderleri 235,50 TL toplam 277,80 TL yargılama giderinin aynı davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
4-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin adı geçen aynı davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda bulunduğundan aleyhine harç ve yargılama gideri takdirine YER OLMADIĞINA, Aynı nedenle davacı yararına vekalet ücreti taktirine YER OLMADIĞINA,
6-Tarafların HMK 120 madde gereğince yatırdığı gider-delil avanslarından var ise kalan miktarın karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip