T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
DOSYA NO: 2018/25 ESAS
KARAR NO: 2018/6
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davacı yanca davalı yan aleyhine açılan davanın yapılıp sona erdirilen açık yargılaması sonunda,
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
AÇILAN DAVA VE İDDİA :
Ana davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Hastanesini işlettiğini, müvekkili ile davalı kurum arasında Sağlık Hizmetleri Satınalma Sözleşmesi mevcut olduğunu, söz konusu sözleşme gereğince müvekkilinin davalı hastalarına sağlık hizmeti vermekte olup, bu hizmetin karşılığı olan hizmet bedelini ise; davalı tarafından yayınlanan SUT hükümleri gereğince davalı yana faturalandırıldığını, müvekkilinin davalı hastalarından dava dışı ...'ye genel cerrahi kapsamında laporoskapik ameliyat uygulandığını ve ameliyat ile tedaviden kaynaklanan faturaların düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı kurum bünyesinde yapılan incelemeler sonucunda müvekkilinin 01.06.2012-30.06.2012 tarihlerini kapsayan hak edişlerinden 11.916,24 TL kesinti yapıldığını, davalı kurum tarafından yapılan bu kesintiye karşılık müvekkili tarafından ... İl Müdürlüğü nezdinde itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın kabul edilmeyerek uygulanan kesintinin tahsil edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından bir üst kurula yapılan itiraz başvurusunun da reddedildiğini, davalı yanca hastanın tedavisine yönelik faturaların kabul edilmemesi, bedellerinin ödenmemesi ve örnekleme yoluyla kesinti yapılmasının yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle; müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile davalı yanca müvekkilinin tahakkuk etmiş olduğu hak edişlerinden kesilerek tahsil edilen 11.916,24 TL 'nin mahsup tarihidnen itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen (... ATM ... esas) davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurumun ...'nın Sağlık Uygulama Tebliği'nin 2.4.4.F-3 maddesi gerekçe gösterilerek müvekkilinden örnekleme tutarı adı altında yapılan 48.119,21 TL 'lik kesintinin mevzuat hükümlerine aykırılığının tespiti ile yapılan kesinti işleminin tüm sonuçlarıyla birlikte iptaline ve müvekkilinin hak edişlerinden mahsup edilen 48.119,21 TL'nin mahsup tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen (... ATM ... esas) davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurum ile müvekkili arasında mevcut olan Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi'nin 11.1.15 maddeleri gerekçe gösterilerek müvekkiline uygulanan cezai şart işleminin sözleşmeye aykırılığının tespiti ile iptaline, müvekkilinin hak edişinden mahsup edilen 6.021,14 TL'nin mahsup tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEPLER:
Ana ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili kuruma teslim edilen faturaların genelge çerçevesinde örnekleme yöntemi ile incelendiğini, kesinti sonunda itiraz edildiğini, ancak davacı yetkililerinin de katıldığı komisyonlarda görüşmeler neticesinde mutabakat sağlanıldığını ve kesintilerin mahsup edildiğini, dava dışı şahıs ile ilgili yapılan incelemelerde davacının işleticisi bulunduğu hastanede tedavi görmediği halde görmüş gibi gösterildiği ve fatura düzenlendiğinin tespitine bağlı olarak sözleşme hükümleri gereği 6.000.-TL cezai şart uygulandığını, tarafların sözleşme maddelerine uymakla yükümlü olduklarını, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, MAHKEMECE VARILAN NİTELENDİRME VE SONUÇ:
Tarafların Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca hasrettikleri delilleri toplanmıştır.
Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.
İSTİNAF ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMADA:
Somut olayda hukuki ihtilaf ; davalı yandan yaptığı kesintilerin mevzuata uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kesintilerin teknik nedeni SUT uygulaması olup, konunun değerlendirilmesi açısından yapılan tıbbi girişimi nasıl değerlendirilmesi gerektiği SUT hükümleri çerçevesinde yapılan tıbbi girişimin ayrıntıları ve izahı önemlidir.Bu nedenle ...uygulamalarına da hakim bilirikşi kurulu eliyle ayrıntılı rapor alınmıştır.Buna göre;
Dava dışı ...'ya yapılan tıbbi tedavi yönünden:
Bu hastanın ... Eğitim ve araştırma Hastanesi'nin düzenlediği G81 hemipleji tanısı ile 60 gün süre ile fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulanması gerektiği yönünde 3 hekimce imzalanan kurul raporuna istinaden davacı hastane nezdinde 30 seans fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulaması aldığı;bu hasta ile birlikte davacı hastanenin fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüne ait 499 hastanın evraklarının bulunduğu, örnekleme yolu ile seçilen 31 adet faturanın ... sistemi gereği seçildiği , ...'ya ait tedavi faturasının tamamının kesildiği, diğer faturaların ise ödendiği, örnekelme yolu ile yapılan inceleme neticesi bu ranşta %31,8588 oranında toplam 48.119,21 TL lik kesinti yapıldığı hastanenin SUT ".4.4. F maddesine göre hastanın önce üçüncü basamak hastane kabul edilen Eğitim ve Araştırma hastanesinin 3 hekim imzalı raporuna istinaden 30 seans fizik tedavi ve rehabiletasyon almış olması nedeni ile davacı hastanenin mevzuata uygun hareket ettiği ve yapılan kesintilerin bu nedenle doğru olmadığı belirtilmiştir.
Dava dışı ... isimli hastanın tedavisi yönünden:
... isimli kişinin kimlik bilgilerini kullanarak kardeşi ... isimli şahsın hasstanenin acil servisine müraccat ederek kanser hastası olduğuna ilişkin raporla birlikte ağrı kesici tedavi talep ettiği ve uygulandığı anlaşılmıştır.Bunun üzerine hastaneden savunma istenilmiş,ve Sözleşmenin 11.1.15 maddesine göre cezai şart uygulanmıştır.Savunma sözleşmenin 11.1.17 maddesinden istenilmiş ancak cezai şart 11.1.15 maddeye göre verilmiştir. Sözleşmenin ilgili maddeleri incelendiğinde; sağlık kuruluşunun da kastı yada kasta yakın ağır kusuru bulunduğu halleri düzenlediği, oysa somut olay açısından hastanın hastaneyi de yanıltıp yanlış kimlik beyanı ile tedavi gördüğü, hastanın ACİL servisten tedavi edildiği, acil sağlık hizmetlerinde kimlik kontrolü esasının olmadığı acil müdahalenin zorunlu olduğu, bu durumda uygulanan cezai şartın yerinde olmadığı belirtilmiştir.
Dava dışı ...'nın tedavisi açısından:
Bu hastaya uygulanan laproskopik işlemin tanı için mi yoksa tedavi amaçlı mı olduğu hususunda uyuşmazlık vardır.Davalı kurum işlemin bir tanı koyma amaçlı olduğunu kabul etse de, tıbbi belgelere göre;hastanın geçirilmiş kolesistektomi sonrası akut batın tablosu geliştiği, bunun en olası nedeninin safra fistülü olabileceğinden laproskopik yöntemle girilerek batın içindeki safralı mayinin görüldüğü ve karaciğer ve arkası ve douglas boşluklarına diren konularak " tedavi" amaçlı girişim yapıldığı beyan edilmiştir.
Bilirkişiler dava konusunun vaka vaka ayrıntılı incelemişler, tıbbi yönden değerlendirmişler ve gerek sözleşme ve gerekse SUT hükülerine göre değerlendirmelerini yapmışlar ve Mahkememize gerekçeleri ile işlemlerin neden doğru olmadığını açıklamışlardır.
Yapılan işlemlerin tıbbi işlemler olması nedeni ile özellikle hekimlerin olayı değerlendirmesi ve tıbbi açıklamaları önemli olup, rapor bu nedenle oldukça ayrıntılı değerlendirmeler içermekle mahkememizce de hukuki kanaat edinmeye uygun bulunmuş ve davacının açıklanan gerekçelerle ana ve birleşen davada davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davalı yanın dava öncesi temerrüdü bulunmamaktadır.İşlemlere itiraz edilmiş olması BK açısından temerrüd anlamını taşımamaktadır.
İSTİNAF İLAMI:
Mahkememizce verilen ... ve ... Karar sayılı karar davalı yanca istinaf edilmesi üzerine kararı inceleyen ... BAM ...Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar ve 08/12/2017 tarihli kararıyla "...Bir uyuşmazlığın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Hangi davaların ticari dava olduğu Ticaret Kanunun 4. ve 5/2. maddeleri ile özel yasalarda düzenlenmiştir. Bir davanın mutlak ticari dava sayılabilmesi için Ticaret Kanunun 4. maddesininde 1-6 bentlerindeki davalardan olması, nispi ticari dava sayılabilmesi için de, davanın her iki tarafının tacir olması ayrıca dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir. Ticaret Kanunun 5. Fıkrasına ilişkin 26/06/2012 tarihinde 6335 sayılı kanun ile yapılan değişiklikle Asliye Hukuk - Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki iş bölümü değil, görev ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve resen nazara alınacağını düzenlemiştir. Görev hususu kamu düzenine ilişkindir bu nedenle mahkemenin resen nazara alması gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık mutlak ticari dava olmadığı gibi nispi ticari dava da değildir. Zira ... kamu kurumu olup tacir değildir. Mahkemenin bu nedenle öncelikle görevsizlik kararı vermesi gerekirken işin esasına girmesi yerinde değildir..." denilmek suretiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstinaf Mahemesinin verdiği karar KESİN olup, Mahkememizin uyma veya uymama gibi bir seçeneği olmadığından karar doğrulutsunda dosya üzerinden görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle ve dosya içeriğine göre;
ANA VE BİRLEŞEN DAVALARDA:
1-Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 MADDELERİ UYARINCA; ana ve birleşen davaların GÖREV YÖNÜNDEN USÜLDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürrede talep dilekçesi verilmesi durumunda dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE
3-Harç, ücreti vekalet ve yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece esas kararla birlikte hüküm oluşturulmasına,
4-Yasal sürede gönderme dilekçesi verilmemesi durumunda davanın açılmamış sayılmasına dair verilecek bir ek karar ile bu hususların ayrıca karara bağlanmasına,
5-Karar yanların yokluğunda alınmış olmakla resen tebliğine,
Dair; tarafların yokluğunda HMK'nun 6723 sayılı Kanunla değişik Geçici 3.ve 341/1 vd.maddeleri uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/01/2018
Katip ...
Hakim ...