T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/184 Esas
KARAR NO: 2019/525
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 02/04/2019
KARAR TARİHİ: 27/06/2019
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Şirketin İhyası davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'ın 01/07/1991 ile 31/10/1995 tarihleri arasında ... işyeri numaralı ... Şirketi'nde çalışmaya başladığını, müvekkilinin işe giriş bildirgesi SGK kayıtlarında bulunmasına rağmen, SGK sigortalı hizmet dökümünün yapıldığını, dört aylık bildirgelerin bu şirket tarafından kendilerine verilmediğini söyleyerek müvekkilinin bu döneme ait hizmetlerini kabul etmediklerini, bunun üzerine şirkete karşı hizmet davası açıldığını, hizmet davası gereği mahkeme tarafından bu şirketin ihyasının sağlanabilmesi amacıyla ihya davası açmaları için süre verildiğini ve bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı İstanbul Ticaret Müdürlüğü vekilinin Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin TTK m32 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili sicil müdürlüğünün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, müvekkili yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Davada uyuşmazlığın ticaret sicilden tasfiye kararı sonucu terkin olunan şirketin ihyası gerekip gerekmediği noktasında toplandığı, davacının uyrukluğuna nazaran yabancılık teminatına gerek bulunmadığı, HMK 114 ve 116 maddelerde yer alan ilk itirazlar bakımından incelenecek bir itiraz bulunmadığı, kesin yetki kuralı bakımından da ihyası istenen şirketin mahkememiz yargı çevresi içerisinde kaldığı görülmüştür.
İhyası talep olunan dava dışı çççişyeri numaralı ...Şirketinin, ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunmaktadır. 31/07/2013 tarihinde TTK'nun Geçici 7.maddesi uyarınca şirketin sicilden terkin edildiği ve Sicil Gazetesinde de ilan edildiği anlaşılmaktadır.
eTTK ve 6102 sayılı TTK'da yer alan bu konudaki düzenlemelere bakıldığında; eTTK 447. madde hükmü gereğince, tasfiye halinde bulunan şirketin tüm borçları ödendikten sonra, kalan mevcudu, esas sözleşmede aksine bir düzenleme mevcut değilse pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye ve paylara bağlı imtiyaz hakları oranında dağıtılacağı öngörülmüştür. Keza terkin işlemi ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 543.maddesinde aynı yönde benzer ( borçlar ödendikten sonra önce ödenen pay bedellerinin iadesi yönündeki yeni hükmü dışında) benzer bir düzenleme yapılmıştır. Yine dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve eTTK'nda doğrudan bir karşılığıda bulunmayan 6102 sayılı TTK'nun 547. Maddesinde (Ek Tasfiye) başlığı ile; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıdırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebiyecekleri hükmüne yer verilmiştir. Anılan 547.madde hükmünün, eski TTK döneminde karşılığı bulunmayıp, ancak eski TTK döneminde uygulama ve içtihat yoluyla gerçekleştirilen ek tasfiye kararları yeni yasa ile yasal bir dayanakta kazanmıştır. Keza anılan hüküm ile şirket ortaklarının da ek tasfiye isteminde bulunabilecekleri açıkça hüküm altına alınmıştır. TTK 547.maddesinde ek tasfiyeye dair yer alan bu düzenleme bakımından, kanunun gerekçesi incelendiğinde ilk tesbit edilebilecek olan hususun; öncelikle ek tasfiye kararının geçici bir tedbir kararı olduğu ve yeni bir hukuki durum meydana getirmediği hususlarına yapılan vurgudur. Yine anılan madde gerekçelerinde ek tasfiyeyi gerektiren hallerin neler olabileceği, sınırlı sayıda olmaksızın gösterilmiş ve özellikli bu durumlar arasında şirketin bir davada davalı olarak bulunması hali ek tasfiye kararı verilmesi için özellikli durumlar arasında sayılmıştır.
Davacı tarafından ihyası talep olunan şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davacının dava dışı ...Şirketi'ne karşı sigorta başlangıç tarihinin tespiti iddiası ile sigorta hizmetlerinden faydalandırılması için açılan davada mahkemece adı geçen şirketin ihyası amacıyla dava açılması bakımından davacıya süre verildiği anlaşılmaktadır. TTK Geçici 7. maddesinde ihya davası için tefhim tarihinden itibaren 5 yıllık bir süre öngörülmüş bulunmaktadır. Buna karşın, davacı tarafın iş mahkemesinde açtığı davada şirketin ihyası bakımından davacı tarafa süre ve yetki verilmiştir. Ayrıca İş Mahkemesindeki davanın da 5 yıllık sürenin dolmasından önce 24/04/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla 5 yıllık süre içerisinde açılmış bulunan derdest davanın varlığı karşısında mahkememize açılmış şirketin ihyası istemli davanın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Diğer yandan davalı sicilin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağı, bu itibarla davacı tarafın yasada belirtilen şekilde haklı sebep ileri sürdüğünün kabulü gerekir. Tasfiye memuru tayinine de gerek olmayıp, davanın bu suretle kabulüne ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, Şirketin (... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...Şirketi) İHYASINA, ticaret sicilde TESCİL VE İLANINA,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda bulunduğundan aleyhine harç ve yargılama gideri takdirine YER OLMADIĞINA, Aynı nedenle davacı yararına vekalet ücreti taktirine YER OLMADIĞINA,
5-Tarafların HMK 120 madde gereğince yatırdığı gider-delil avanslarından var ise kalan miktarın karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip