T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/80
KARAR NO:2024/579
DAVA:Menfi Tespit-Alacak
DAVA TARİHİ:15/02/2019
KARAR TARİHİ:11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit ve alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı şirket arasında 16/03/2018 tarihinde franchise sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme gereğince "..." markasının sahibi davalı şirketin, müvekkiline lisans kullanıcısı olarak yetki verdiğini ve ... ... bayisinin müvekkili tarafından işletilmesinin hüküm altına alındığını, franchise sözleşmesine bağlı olarak müvekkili ile davalı şirket arasında 18/04/2018 tarihli “..., Restoran İnşaat Taahhüt Sözleşmesi” imzalandığını, franchise sözleşmesi ile belirlenen bayinin lisans hakkını kullanabilmesi için bu sözleşmenin ayrılmaz bir bütün olduğunu, bu taahhüt sözleşmesi ile müvekkilinin, davalı şirkete toplamda 1.200.000,00-TL ödeme yapmasının kararlaştırıldığını, bu tutarın 250.000,00-TL'sinin müvekkili tarafından nakden sözleşme imza tarihinde davalı şirkete ödendiğini, kalan 950.000,00-TL'lik ödemenin ise sıralı çek olarak yine müvekkili tarafından davalı şirkete ödenmesine karar verildiğini, sözleşmede yer alan bu hükümler gereğince müvekkilinin 31/05/2018 tarihli ve 250.000,00-TL bedelli, 30/06/2018 tarihli ve 70.000,00-TL bedelli, 31/07/2018 tarihli ve 70.000,00-TL bedelli, 31/08/2018 tarihli ve 80.000,00-TL bedelli, 30/09/2018 tarihli ve 80.000,00-TL bedelli, 31/10/2018 tarihli ve 80.000,00-TL bedelli, 30/11/2018 tarihli ve 80.000,00-TL bedelli, 31/12/2018 tarihli ve 80.000,00-TL bedelli, 31/01/2019 tarihli ve 80.000,00-TL bedelli olmak üzere toplamda 8 adet çek bedeli olan 870.000,00-TL'yi vadesinde davalı şirkete ödediğini, ancak müvekkili tarafından yapılan tüm bu ödemelere karşın, bugüne kadar davalı şirketin sözleşmedeki hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, proje teslim sözleşmesi olmasına rağmen süresi içinde teslimi yapmadığını, hatta sözleşmede davalı şirkete ait olan tüm yükümlülükleri de müvekkilinin bizzat kendisinin üstlendiğini, ..., restoran inşaat taahhüt sözleşmesi gereğince marka sahibi davalı şirketin, ... marka adıyla .../Fatih'te açılacak olan restaurant-cafe'yi kullanıma hazır hale getirmek, her türlü inşaat, tamirat ve tadilat işlerini yaparak müvekkiline teslim etmek zorunda olduğunu, ancak sözleşme akdinden sonra nakit ödemenin yapılmasının ardından üç ay boyunca davalı şirketin söz konusu restaurant-cafe'ye bir çivi dahi çakmadığını, kendileri ile sürekli görüşüldüğünü, boş dükkana kira verildiği, restaurant-cafe'nin bir an önce faaliyete geçmesinin gerektiği ve her geçen gün maddi kayba uğrandığı yönünde müvekkili tarafından telefon, mesaj ve mail yoluyla bildirildiğini, ancak davalı şirketin her defasında müvekkilini oyaladığını, sözleşmeye rağmen restaurant-cafe'yi müvekkiline kullanılır şekilde teslim etmediğini, bunun üzerine müvekkilinin, bütün masrafları kendi cebinden karşılayarak restaurant-cafe'yi bizzat kendisinin tamamladığını, bu süreçte davalı şirket ile görüşmelere devam edildiğini, fatura bedellerinin ödenmesi gerektiğinin iletildiğini, diğer eksikliklerin tamamlanmasının istendiğini, ancak davalı şirketin adeta dalga geçer gibi mesajlar atarak bu yükümlülükleri yerine getirmediğini, hatta her defasında üstü kapalı olarak müvekkilini "tabelayı indiririz", "cezai şart uygularız", " elindekilerden de olursun" diyerek köşeye sıkıştırmaya, isim hakkını elinden alma tehdidi ile korkutmaya çalıştığını, franchise sözleşmesi hükümleri incelendiğinde, sözleşmenin tamamıyla davalı ... korumaya yönelik, tek taraflı ve lisans sahibi bayiyi zora sokacak, onu sürekli markanın kullanımından mahrum bırakma tehdidi altında bırakacak ağır hükümler içermekte olduğunu, bu sebeple müvekkili gibi diğer bayi sahiplerinin de ciddi sıkıntılar yaşamakta, kendi üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirip davalı marka sahibine ödemeleri de yapmalarına rağmen, markanın kullanıldığı restaurant-cafe'yi her an kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmakta olduklarını, davalı şirketin yerine getirmediği yükümlülükler kendilerine bildirildiğinde davalı şirketin, hemen franchise sözleşmesini ileri sürmekte, tamamen kendi lehine hazırlanmış olan bu sözleşmeyi bir tehdit unsuru olarak kullanarak bayileri zor duruma sokmakta, ağır cezai şart uygulamak, marka isim hakkını almak suretiyle bayileri adeta iflasa sürüklemekte olduğunu, şifahi olarak öğrendiklerine göre bu şekilde mağdur olan birden fazla bayinin bulunmakta olduğunu, müvekkilinin de bunca zahmetine ve maddi kaybına rağmen, kendisinin uğraşıp hazır hale getirdiği restaurant-cafe'yi kaybetmemek için davalı şirketle iyi niyetli olarak görüşmelerini sürdürdüğünü, ödemelerini hiç aksatmadan yaptığını ve marka sahibinin haklarını gözettiğini, ancak, davalı şirketin yapım sorumluluğunda bulunan ...'taki restaurant-cafe'nin çatı kısmının, davalı şirket tarafından tamamlanmadığını, geçici olarak kötü bir şekilde bir tente ile üzerinin kapatıldığını, çıkan bir fırtına sonrası, geçici olarak inşa edilen bu tentenin rüzgarın etkisiyle aşağıya uçtuğunu, park halinde bulunan bir arabanın üzerine düşerek arabaya ciddi şekilde hasar verdiğini, büyük bir şans eseri olay yerinde can kaybı ya da yaralama yaşanmadığını, müvekkilinin yoğun çabası sonrası araç sahibi ile anlaşıldığını, zararını karşılamak için müvekkilinin aracı satın almak zorunda kaldığını, sadece davalı şirketin üzerine düşen yapım işini tamamlamamasından ve ihmalinden kaynaklanan bu sorun nedeniyle müvekkilinin büyük maddi kayba uğradığını, olay sonrası davalı şirket yetkilisi ile görüşen müvekkilinin sorularının yine yanıtsız bırakıldığını, zararı hiçbir şekilde üstlenmeyen davalı şirketin sözleşmeyi ihlal etmeye ve müvekkilini zarara uğratmaya devam ettiğini, tüm bu yaşananlar sonrasında müvekkili ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin uygulanmasının imkanının kalmadığını, her geçen gün maddi ve manevi olarak zarara uğratılan, davalı şirket tarafından zora sokulan müvekkilinin, sözleşmeyi haklı olarak feshetmek zorunda kaldığını, sona erdirilmesi halinde müvekkili aleyhine çok ağır hükümler içermesine rağmen, sözleşmenin devam ettirilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu fesih iradesinin .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirildiğini, bununla birlikte davalı şirket adına 28/02/2019 tarihli ve 80.000,00-TL bedelli ödenmemiş bir adet çek bulunmakta olduğunu, davalı şirketin kusuru nedeniyle haklı nedenle feshedilen sözleşme gereğince ve bugüne kadar müvekkilinin uğradığı zararlar nedeniyle müvekkilinin söz konusu bu çeki ödemesinin imkanının bulunmamakta olduğunu, aksine, bugüne kadar yapmış olduğu masraflar ve uğradığı zararlardan dolayı müvekkilinin davalı şirketten alacaklı bulunmakta olduğunu, müvekkilinin bu çek nedeniyle telafisi imkansız maddi ve manevi zarara uğrayacağının çok açık olduğunu, tüm bu nedenlerle davaya konu sözleşme sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla menfi tespit davalarının kabulü ile müvekkilinin davalı şirkete, sözleşmeden doğacak olan borcun olmadığının ve davalı lehine keşide edilen çekler karşılığında borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafa ödenmiş 1.120.000,00-TL'nin taraflarına iadesine; mümkün olmaması halinde doğmuş olan zararlarının karşılığı olarak davalı şirket hakkında maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin, dava konusu sözleşmeler kapsamında yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, sözleşme konusu işletmenin, sözleşme gereği hazırlanması için gerekli işlemleri çeşitli alt yüklenicilerle yerine getirmekte olduğunu, bu kapsamda ayrı işlemler için ayrı kişi veya firmalarla iletişime geçmekte, işletmenin projeye uygun hazırlanmasını sağlamakta ve neticede teslim etmekte olduğunu, nitekim davacı ile sürecin bu şekilde ilerlediğini, müvekkili şirketin, işletmenin hazırlanması için gerekli yerlerle iletişime geçtiğini, işletmenin tamamlanmasını sağladığını, davacının delil olarak ileri sürdüğü konuşmalardan da bu hususun görülmekte olduğunu, her ne kadar davacı taraf konuşmaları kesip-kırparak sadece müvekkili firmayı kötü ve işlerini aksatır gösterecek şekilde sunmuş olsa da, bu hallerinden dahi müvekkili firmanın işletmenin tamamlanması için alt yüklenicilerle iletişimde olduğu, işleri takip ettiği ve yükümlülüklerini yerine getirdiğinin görülmekte olduğunu, müvekkili firma işletmenin tamamlanması için gerekli işlemleri yerine getirse de, davacının her durumdan şikayetçi olduğunu ve sürekli sorunlar ortaya çıkardığını, müvekkili firmanın, davacının bu haksız şikayetlerini de gidermek için gerekli işlemleri yerine getirdiğini, ancak davacının, müvekkili firmanın daha önce farklı bayiler için yaptığı işleri beğenmediğini, şikayetlerine devam ettiğini, nihayetinde müvekkili firmadan habersiz bir şekilde sözleşmeye aykırı olarak inşaat işlemlerine kendisinin devam ettiğini, davacının, müvekkili firmadan habersiz bir şekilde işletmede eksiklik olarak ileri sürdüğü işlemleri yaptırdıktan sonra, müvekkili firmanın yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia ederek menfi tespit ve tazminat talep etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini, müvekkili şirkete borçlu olan davacının, bu borcun üzerini örtmeye çalışmakta olduğunu, davacının, müvekkili firma ile bu sözleşmelere hiçbir baskı altında olmadan girdiğini, basiretli bir tacir olarak yapacağı sözleşmeleri incelemek ve değerlendirmekle yükümlü olan davacının, her iki sözleşmeyi de hiçbir çekince koymaksızın imzaladığını, ancak sözleşme ilerledikçe yükümlülüklerini ifa etmeyen davacının, bu yükümlülüklerinden kurtulmak amacıyla önce sözleşmeyi haksız bir şekilde feshetttiğini, devamında bu haksız davayı ikame ettiğini, müvekkili firma ile davacı arasındaki sözleşmede, davacıyı yükümlülüklerini yerine getirdiği sürece zora sokacak hiçbir düzenleme bulunmamakta olduğunu, yükümlülüklerini ihlal eden tarafa karşı cezai şart düzenlemelerinin, tacirler arasındaki sözleşmelerin çoğunda rastlanan ve yasal olarak önünde engel olmayan maddeler olduklarını, müvekkili firmanın, davacı tarafın sözleşme kapsamında yükümlülüklerini ihlal etmesi üzerine kendisinden bu ihlallere son vermesini istediğini ve aksi halde oluşabilecek durumları belirttiğini, bir tarafa sözleşmeyi ihlali halinde oluşacak neticelerden bahisle ihlale son vermesini talep etmenin tehdit olmadığını, davacının, müvekkili ile görüşmelerini büyüterek ve abartarak, aslında olmayan bir şekilde aktarmakta ve asılsız iddialarını doğruymuş gibi yansıtmaya çalışmakta olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen franchise ve buna bağlı inşaat taahhüt sözleşmesine dayalı olarak, davacı/franchise alan tarafından, davalı/franchise verene karşı yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle zarara uğranıldığından bahisle, sözleşme ve keşide edilen çekler nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti, ödenen meblağın iadesi; bunun mümkün olmaması durumunda zararın tazmini istemlerine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce taraflar arasında düzenlenen 16/03/2018 tarihli franchise sözleşmesi ve 18/04/2018 tarihli “..., Restoran İnşaat Taahhüt Sözleşmesi”, çek görselleri, davacı ile dükkan sahibi arasındaki 07/02/2018 tarihli kira mutabakatı, yapılan harcamalara ilişkin sevk irsaliyeleri, faturalar ve servis formları, ... 20. Noterliği'nin 14/01/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı fesih ihbarnamesi, iş yeri görselleri, taraflar arasındaki yazışmalar, davacı banka hesap hareketleri, davalı şirket ticari defter ve kayıtları, davalı şirket ile dava dışı ... Şirketi'nin ticaret sicili kayıtları, çeklerin tahsiline ilişkin banka ve ... kayıtları, arabuluculuk son tutanağı vs. dosyamız arasına alınmış, inşaat mühendisi, elektrik-elektronik mühendisi, iktisat ekonometri uzmanı ve özel hukuk uzmanı öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor, heyete eser sözleşmeleri alanında uzman borçlar hukuku uzmanı eklenmek suretiyle ek rapor ve 2. ek rapor ve .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla mali müşavir bilirkişiden rapor temin edilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 10/07/2023 havale tarihli rapor ile; davacının, davalı şirkete verdiği 10 adet çekin toplam bedelinin 950.000,00-TL olduğu, dava dışı ... Turizm Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı adına tanzim edildiği, bu çeklerin davacı tarafından cirolanarak davalı şirkete devir, temlik ve ciro edilerek verildiği, davacının ciroladığı çekleri davalının da tek ortağı olan dava dışı ... Şirketinin çekleri kaşeleyerek ciro yaptığı veya tahsil ettiği, çek borçlusu dava dışı ... Turizm Ticaret Limited Şirketi tarafından davalı şirkete ödendiği, ilgili bankalardan gelen çeklerin arka fotokopilerinin, hangi çekin arkası olduğunun bazılarında belirtilmediği, dava dışı ... Şirketine, bütün uğraşlara ve adresine gidilmesine rağmen ulaşılamaması nedeniyle ticari defterlerinin incelenemediği tespit edilmiştir.
Elektrik-elektronik mühendisi ..., inşaat mühendisi ..., iktisat-ekonometri uzmanı ve YMM Prof. Dr. ..., özel hukuk uzmanı Dr. ... ... ve eser sözleşmeleri ve özel hukuk uzmanı Prof. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/05/2024 havale tarihli rapor ile: Davalı ile davacı tarafından sunulmuş olan malzeme ve iş kalemlerinin birbiri ile çakışmadığı, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işler ve alındığı iddia edilen malzeme bedellerinin toplam 305.611,29-TL ve araç hasar bedelinin ise 10.000,00-TL olduğu, davalı şirket tarafından yapıldığı iddia edilen işler ve alındığı iddia edilen malzeme bedelleri toplamının 527.145,32-TL olduğu, davalının, sözleşmeyle üstlenmiş olduğu işi tam ve gereği gibi yaparak teslim ettiğine ve teslim tutanağı düzenlendiğine ilişkin somut bir delile rastlanmamış olması nedeniyle, yapılan işlerin önemli bir kısmının ayıplı ve eksik olduğu, ayıp ihbarının ise haklı nedene dayanarak süresinde yapıldığı, ..., restoran inşaat taahhüt sözleşmesinde işin bedelinin 1.200.000,00-TL olarak belirlendiği, bu bedelin 250.000,00-TL'lik kısmının davacı tarafından peşin olarak davalı şirkete ödendiği, bankalardan gelen müzekkere cevapları ve talimat yoluyla alınan mali bilirkişi tespit raporuna göre davacının, davalıya vermiş olduğu toplam 700.000,00-TL bedelli 9 adet vadeli çeklerin, çek borçlusu ... Turizm Limited Şirketi tarafından gününden davalı şirket ve/veya emri havalesine ödenmiş bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı ... ile davalı ... arasında 16/03/2018 tarihli "Franchise Sözleşmesi" imzalandığı, yine davacı ... ile davalı ... Gida Turizm Limited Şirketi arasmda 18/04/2018 tarihli "..., Restoran İnşaat Taahhüt Sözleşmesi" imzalandığı, inşaat taahhüt sözleşmesinin konusunun, sözleşmenin 2. maddesi ile; "İş sahibi tarafından ...-Adresinde taşınmaz" ifadesi ile bulunan dükkanda işletilecek ... restaurant-cafe inşaatının; işbu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası niteliğinde olan ekte-'Ekler" başlığı altında tanımlanmıştır- yer alan plan ve projelerde tanımlanan tüm işlerin yüklenici tarafından bu sözleme şartlarına uygun olarak yapılarak marka sahibine eksiksiz, hukuki ayıptan ari şekilde iş sahibi uygulayacaktır. Sözleşmenin konusu bundan ibarettir." şeklinde belirlendiği, sözleşmenin 3. maddesi ile, sözleşmenin süresinin, "İşbu sözleşme gereğince iş sahibi yapmayı taahhüt ettiği işi ekte yer alan plan ve projeler ile işbu sözleşme hükümlerine uygun şekilde bitirerek iş sahibine, 10/05/2018 (10 günlük opsiyonlu) tarihinde eksiksiz teslim edecektir. Yüklenici tarafından oluşan herhangi bir nedenden dolayı planlanmış iş teslimat tarihinde gecikme yaşanırsa, iş sahibi yüklenici firma tarafından cezai hak talep etme hakkına sahiptir." şeklinde belirlendiği, sözleşmenin 6. maddesi ile, ..., Restoran inşaat Taahhüt Sözleşmesi kapsamında, iş sahibi ...'ın, yüklenici ... 'ne toplamda 1.200.000,00-TL ödeyeceği, sözleşme İmza esnasında, 04/04/2018 tarihinde, davacı ... 'ın davalı ...'ne nakit 250.000,00TL ödeme yaptığı, 950.000,00-TL kısmın sözleşmede belirtilen vade ve miktarlarda 10 adet çek ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı taraf, belirlenen bedel karşılığında işyerinin bir takım inşai ve mimari işlerini yapmayı belirli bir ücret karşılığında, bağımsız olarak üstlendiğinden taraflar arasındaki 18/04/2018 tarihli "..., Restoran İnşaat Taahhüt Sözleşmesi", istisna(eser) sözleşmesidir(TBK. m. 470). Sözleşmenin farklı maddeleri ile sözleşme gereğince tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenmiştir. Sözleşmenin konusu başlıklı 2. maddesi ile diğer maddelerde belirtildiği üzere, sözleşmede yer alan plan ve projelerde tanımlanan tüm işlerin yüklenici tarafından bu sözleme şartlarına uygun olarak yapılarak marka sahibi olan davacıya, eksiksiz, hukuki ayıptan ari şekilde teslim edilmesi gerekmektedir. 6100 Sayılı HMK 6. Maddesi ve 6098 Sayılı TBK'nun 474 ve devamı maddelerine göre, işi her türlü ayıptan ari şekilde teslim ettiğini ispat külfeti yükleniciye ait bulunmaktadır. Tarafların ticari defter ve kayıtları, ilgili banka ve ... kayıtları ve bu kayıtlar da dikkate alınmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporları dikkate alındığında, davacı ...'ın 04/04/2018 tarihinde davalı tarafa 250.000,00-TL nakit ödeme yaptığı, kalan 950.000,00-TL için, davadışı ... Turizm Ticaret Ltd. Şti. tarafından davacı ... adına tanzim edilen 10 adet çekin davacı ... tarafından cirolanarak davalı şirkete devir, temlik ve ciro edilerek verildiği, çek borçlusu davadışı ... Turizm Ticaret Ltd. Şti. tarafından bu çeklerin davalı şirkete ödendiği, bu anlamda davacı tarafın, sözleşme ile kararlaştırılan ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından, sözleşme ile üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğinin tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ile, davalının, sözleşme gereğince yapması gereken işleri tam olarak yapmadığı, işi tam ve eksiksiz olarak iş sahibi olan davacıya teslim etmediği, bu anlamda yapılan işin ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Yapılan işin niteliği dikkate alındığında, ayıbın niteliğinin “kontrolle (muayene sonucu) anlaşılabilen ayıp” niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki yazışmalar dikkate alındığında, iş sahibi olan davacı tarafça ayıbın, 6102 Sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi ikinci cümlesi uyarınca ihbar süresi içinde davalıya bildirildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamında, davalının sözleşmeyle üstlenmiş olduğu işi tam ve gereği gibi yaparak teslim ettiğine ve teslim tutanağı düzenlediğine ilişkin somut bir delile rastlanmadığından, yapılan işlerin önemli bir kısmı ayıplı ve eksik olduğundan, taraflar arasında bu konuda elektronik ortamda bir çok yazışma yapıldığından, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, ayrıca da yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davacı tarafın, 18/04/2018 tarihli "..., Restoran İnşaat Taahhüt Sözleşmesi" nedeniyle ve ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/05/2018 keşide tarihli ... seri nolu, 250.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 30/06/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 70.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/07/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 70.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/08/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 30/09/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/10/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 30/11/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/12/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/01/2019 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı tarafın diğer talebi ise alacağa ilişkin bulunmaktadır. Dosya kapsamında mahallinde yapılan keşif sonucu teknik bilirkişilerce düzenlenen rapor ile, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işler ve alındığı iddia edilen malzeme bedellerinin toplamının 305.611,29-TL olduğu, davalı tarafından yapılan tentenin, rüzgarın etkisiyle aşağıya uçup park halinde bulunan bir arabanın üzerine düşerek, arabaya verdiği hasar bedelinin 10.000,00-TL olduğu, davalı şirket tarafından yapıldığı iddia edilen işler ve alındığı iddia edilen malzeme bedelleri toplamının 527.145,32-TL olduğu tespit edilmiştir. Yine taraflar arasındaki sözleşme, verilen çekler ve çekler nedeniyle yapılan ödemeler dikkate alındığında, davacı tarafça davalıya toplam 1.120.000,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedilmiş olduğu dikkate alındığında, davacı tarafça, davalıya yapılan ödemeler ile davacı tarafça yapılan iş bedeli ve davalı tarafça yapılan tentenin bir aracın üzerine düşüp araca hasar vermesi nedeniyle davacı tarafça araç hasarı nedeniyle üçüncü kişiye ödenen bedel toplamının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Ancak, teknik bilirkişiler tarafından, davalı tarafça yapılan iş bedeli 527.145,32-TL olarak belirlenmiş olduğundan, davacıya ödenmesi gereken miktardan, davalının yapmış olduğu iş bedelinin tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu husus dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu davacı tarafın, davalıdan 909.465,97-TL alacak talebinde bulunabileceği sonucuna varılarak, alacak talebinin bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
-Davacının, 18/04/2018 tarihli "..., Restoran İnşaat Taahhüt Sözleşmesi" nedeniyle ve ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/05/2018 keşide tarihli ... seri nolu, 250.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 30/06/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 70.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/07/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 70.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/08/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 30/09/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/10/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 30/11/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/12/2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 31/01/2019 keşide tarihli, ... seri nolu, 80.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE,
-Davacı tarafça alacak talebiyle açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 909.465,97-TL alacağın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 62.125,62-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 19.126,80-TL'nin mahsubu ile bakiye 42.998,82-TL harcın davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin olarak yatırılan 19.126,80-TL harcın, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'ye 1.320,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davanın kabul oranına göre belirlenen 1.071,87-TL'sinin davalıdan; ret oranına göre belirlenen 248,13-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 384,90-TL keşif harcı, 180,00-TL keşif yol ücreti, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 583,25-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.692,55-TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre hesap edilen 7.058,55-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine; kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 101,00-TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre hesap edilen 18,98-TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine; kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 130.041,26TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 33.580,10-TL vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır