T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/101 Esas
KARAR NO :2024/790
ASIL DOSYADA;
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ:10/02/2020
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS SAYILI
DOSYASINDA
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/02/2021
KARAR TARİHİ:12/11/2024
Asıl dava İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Birleşen dava Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
A S I L D A V A D A /
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasıyla taraflar arsında mevcut olan eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağı fatura bedelinin tahsili için davalı/borçlu ... aleyhine 03.10.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu ise, 08.10.2019 tarihli dilekçesi ile iş bu icra takibi açısından, borca, yetkiye, faizlere ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında 07.09.2017 tarihinde ... ...Sözleşmesi imzalandığını, davalının edimlerini tam olarak yerine getirmemesi ve üzerine düşen yükümlülüklere aykırı davranmasına rağmen müvekkil şirket tüm iyi niyetiyle karşı sözleşmenin kendisine düşen edimlerini fazlasıyla yerine getirdiğini, sözleşme konusu iş ifa edildiğini, kalan bakiye borç için 15.08.2018 tarihinde karşı kendisi gibi tacir sıfatına haiz olan karşı tarafa fatura gönderildiğini, davalı bu faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, borcun bir kısmını ödemiş ancak takip konusu bedelin ödenmediğini, davalı borçlu takibin dayanağı olan faturalara yasal süre içinde itiraz etmemek suretiyle faturaların münderecatını kabul etmiş olduğundan borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, İstanbul Adliyesi Mahkemeleri yetkili konumda olduğunu, Dolayısıyla yetki itirazı da yersiz ve mesnetsiz olduğunu belirterek .... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik davalı/borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptaline, davalının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket merkezi " ..." adresi olup İstanbul Anadolu Adliyesi yetki çevresinde bulunmakta olduğunu, işbu nedenle yetkili olmayan icra dairesinde yapılan takibin iptali gerekmekte olduğunu, sözleşmenin 5. Maddesinde yapılacak işin bedeli 70.000,00$ olarak belirlendiğini, işbu sözleşmeye ilişkin müvekkili kendi üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkili şirket, davacı taraf işe başladığında davacı şirkete 40.000,00$ karşılığında çek teslim edildiğini, daha sonrada 30.000$ davacı şirketin banka hesaplarına havale yapıldığını, ancak davacı şirket, sözleşmeye konu yangın köpük odasını projede belirlenen alana yapmadığını, başka bir alana yaptığını, davacının yaptığı bu alan Belediye tarafından kabul edilmediği için müvekkili şirket, davacıdan köpük odasının, projede belirlenen yerine taşınmasını istediğini, ancak davacı şirket, müvekkili şirket tarafından defaten uyarılmasına rağmen yangın köpük odasının yerini taşımadığını, müvekkili şirket de projeye uygun hale getirmek için bu işi, ilave ücret ödeyerek ... ... Ltd. Şti adında başka firmaya yaptırmak zorunda kaldığını, müvekkili şirket bu iş için gereksiz masraf yapmak zorumda kaldığını, dava konusu fabrikada bulunan C bloka giden yeraltı HDPE borusunda ya hatalı olmasından ya da kaynağında sorun olmasından kaçak olduğunu, sistem basıncının tutmadığını, yerin kazılarak bu ayıpların giderilmesi gerektiğini ancak davacının üzerine düşen bu edimleri yerine getirmediğini, davacı tarafın yüklendiği işi tam ve eksiksiz yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini savunarak müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddi ile haksız icra takibi yapan davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B İ R L E Ş E N .... A S L İ Y E T İ C A R E T M A H K E M E S İ'NİN ... E S A S S A Y I L I D A V A D O S Y A S I N D A/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı yüklenici davalı arasında müvekkili şirketin sahibi olduğu ... ... / ... adresinde yer alan fabrika ile ilgili olarak 07/09/2017 tarihli "... ...Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmeye ilişkin müvekkili kendi üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalı yüklenici, sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüklere aykırı davranmış, yüklendiği işi eksik ve hatalı yapmış, sistemi çalışır halde teslim etmediğini, bunun neticesinde ise müvekkili çalışma ruhsatı alamadığını ve maddi olarak zarara uğradığını, davalı tarafın üzerine düşen edimleri yerine getirmemekte ısrar ettiğini, HDPE borusunun hatalı olmasından kaynaklı kaçak olması, sistemin basınç tutmaması, yerin kazılarak kaçağın tespit edilmesi ve tamirinin yapılması, yerleştirilen hindrantların standartlara uygun olmaması, hindrantlara kesme vanalarının konulmaması vs hususlarda eksikliklerin ve ayıpların tespit edilmesi amacıyla .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş dosyasından delil tespiti talep edilmesi üzerine bilirkişi raporu tazim edildiğini, söz konusu rapora göre eksik ve ayıplı işlerin maliyeti 337.223,16 TL olarak tespit edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği işin zamanında teslim edilmemesi durumunda, haftalık 1.500,00 TL. gecikme cezası ödeneceği kararlaştırıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/101 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığını belirterek, bu davanın İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/101 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, eksik ve ayıplı işler nedeniyle 337.223,16 TL maddi zararın ve 10.000,00 TL gecikme cezasının davalıdan ticari avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ... ... / ... adresinde yer alan fabrika ile ilgili olarak 07/09/2017 tarihli "... ...Sözleşmesi" akdedildiğini, davacı şirket genel olarak, tarafının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gerektiği gibi yerine getirmediğinden bahisle ilgili ihtilafın doğduğunu savunmuşsa da ilgili iddia hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakta olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme dahilinde, müvekkili şirket üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş davacı tarafın kötü niyetli şirket politikası sebebiyle işi bitirmesine rağmen teslim etmesiNİ engellendiğini, davacının müvekkili yönünden işi eksik yapma iddiasına ve gecikme cezasına açıkça itiraz ettiklerini, iş bu davanın müvekkilin alacağını geciktirmek dava sürecini uzatmak maksadıyla haksız ve hukuka aykırı bir dava olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunda olmayan inşai faaliyetlerin hatalı yapılması sonucu uğranıldığı iddia edilen zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulması hukuka ve usule aykırı olduğunu, itirazlarının kabulüne ve davanın reddi ile dava masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, karşı taraf vekalet ücretinin hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Taraflar arasında imzalanan ... ...Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla davacı ... Şirketi tarafından davalı ...'ne karşı .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birleşen Dava; Davacı ... tarafından davalı ... Şirketi'ne karşı taraflar arasında imzalanan ... ...Sözleşmesi kapsamında eksik ve ayıplı ifa nedeniyle maddi zararın ve işin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle gecikme cezasının tazmini noktasında açılan tazminat davasıdır.
Taraf delilleri toplanmış, tarafların BA-BS formları, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası uyap kayıtları, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası uyap kayıtları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Asıl dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde;Taraflar arasında imzalanan ... ...Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla davacı ... Şirketi tarafından davalı ...'ne karşı 127.626,49 TL asıl alacak, 25.560,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.186,75 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 24/09/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 08/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 08/10/2019 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Talimat yoluyla keşif yaptırılmak suretiyle aldırılan 31/10/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle ve sonuç olarak; 13/09/2022 keşif tarihinde tespite konu ... sisteminin kullanımda olduğunu, hidrantlara ait yer altı borulama sisteminin toprak altında olduğundan görülemediğini, tespit sırasında hidrantlar üzerinde herhangi bir kaçak veya su sorununun görülmediğini, ancak zamana bağlı olarak basınç kaybına neden olan su kaçaklarının oluşma ihtimalinin devam ettiğini, -11/09/2020 tarihinde yapılan keşif sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki bilgilere göre Davacı ... ve Güvenlik Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından tamamlanmayan eksik imalatların toplam maliyetinin 337.223,16 TL (ÜçyüzotuzyedibinikiyüzyirmiüçTL,onaltı Krş.) hesaplanmış olduğunu, -Heyetimizce de yerinde yapılan incelemeler ve tespitlerde, Yangın ... Sistemine eksik ve hatalı olarak yapılmış olan işlerin düzeltilmesi için gerekli malzeme ve bu malzemelerin dava tarihi itibarı ile de değerlerinin 337.223,16 TL olacağını, -Davacı vekilinin dosya sunduğu, mail yazışmaları, videolar ve resimler incelendiğini, resimlerde imalatların yapım aşamalarını gösteren görüntüler olduğu anlaşıldığını, maillerde kazı işlerinde gecikme, çökme gibi olumsuzluklardan bahsedildiğini, ancak dava konusu hidrantlarda oluşan kaçakların davalı tarafın ihmali sonucu meydana geldiğini gösteren herhangi bir neticeye ulaşmak mümkün olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 09/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tespit Edilen Hususlar: Davacı tarafın yasal defterlerinin birbirini doğruladığı, kanunlara uygun şekilde tutulduğunu, Tüm ticari defterler eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğunu, defterlerin Açılış ve Yevmiye defterinin kapanış onaylarının yapılmış olduğunu, davacı tarafın defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacı vekili tarafından sunulmuş olan hesap ekstresinde özetle: Toplam 454,536,77 TL şeklinde olduğunu, davacı tarafça tanzim edilmiş olan 454.536,7 7 TL’lik faturaya karşılık davalı tarafça 326.910,28 TL’lik ödemesinin olduğunu, yapılan ödemeler sonrasında davacı tarafın halen 127.626,49 TL’si daha alacaklı olduğunu, yapılan tespit ve açıklamalara göre ; Davacı yasal defter kayıtlarına göre Davalı tarafın 24.09.2019 Takip tarihi itibari ile 127.626,49 TL borçlu olduğu belirlendiğini, davacı tarafça tanzim edilen faturalar ve davalı ödemelerinin davacı tarafın sahibi lehine delil niteliği bulunan yasal defterlerinde aynen kayıtlı bulunduğunu, Mahkemenin ara kararı ve açıklamalar doğrultusunda Davalı ... tarafça, TTK. m. 64 ve devamı ile VUK. m 182 uyarınca tutulan ve fotokopileri dosyaya ibraz edilen aşağıda dökümü bulunan 2017 -2018-2019-2020 yılları yasal defterlerin görüldüğünü, davalı tarafın yasal defterlerinin birbirini doğruladığınu, kanunlara uygun şekilde tutulduğunu, tüm ticari defterler eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğunu, defterlerin Açılış ve Yevmiye defterinin kapanış onaylarının yapılmış olduğunu, nazara alındığında davacı tarafın defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğunu, ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222. md. Gereğince delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluştuğunu, davacı defterlerindeki 134.123,00 TL’lik devrin davalı defterinde de aynen görüldüğünü, taraf defterleri arasında 284,99 TL tutarında fark olduğunu, iş bu farkın davalı ödemesinin davacı defterlerinde 157.827,00 TL’si olarak gözükürken davalı defterlerinde 158.112,00 TL’si olarak görülmesinden kaynaklandığını, bunun haricinde taraf defterlerinin birbirleri ile uyumlu olduğunu, yapılan tespit ve açıklamalara göre; Davalı yasal defter kayıtlarına göre davacı tarafın 24.09.2019 Takip tarihi itibari ile 127.341,50 TL alacaklı olduğu belirlendiği şeklinde olduğunu, tarafların iki fatura haricinde mutabakatlarının olduğu ancak davalı tarafça tarafların defterlerinde görünen 285.453,50 TL’lik faturanın ve 127.341,50 TL’lik faturanın Büyük alım bildiriminin yapılmadığı ancak yine davalı defterlerinde bu tutarın görüldüğünü, davacı tarafça takip konusu yapılan faturalar ile ilgili davalının kendi bağlı olduğu vergi dairesine Büyük Alım bildirimleri çerçevesinde bildirimini yapmadığı ancak bu faturaların davalı defterlerinde aynen görüldüğünü, davacı tarafça davalı adına tanzim edilen faturalar için doğrultusunda 8 günlük yasal süre içerisinde itirazda bulunulduğunu ispatlayıcı mahiyette herhangi bir vesaikin dosyada yer almadığını, bu itibarla süresi içinde itiraz edilmeyen faturaların kapsamı ve parasal değeri bakımından davalıyı bağlayacağını, davacı tarafın söz konusu alımlar ile ilgili Büyük Satım olarak bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirimde bulunduğunu, iş bu takibe konu faturaların iade ve/veya bedellerinin kısmı veya tamamını ödediğini ispatlayıcı mahiyette herhangi bir belge ibraz etmediğini, davacının uyarınca semene hak kazanmış bulunduğu 24.09.2019 takip tarihi itibari ile asıl dava yönünden alacak miktarının 127.341,00 TL’si olduğunu, dava konusu alacakla ilgili davalının TBK. m 117 uyarınca mütemerrit olması gerektiği ancak dosya içeriğinde davalının temerrüdüne ilişkin herhangi bir vesaikin bulunmadığı nazara alındığında davalının 24.09.2019 Takip tarihi itibari ile mütemerrit olduğunu, bu itibarla işlemiş faiz tahakkukunun mümkün olmadığını, tüm bunlar doğrultusunda 24.09.2019 takip tarihi itibari ile asıl dava yönünden alacak miktarının 127.341,00 TL’si olduğu, Birleşen dava yönünden ise teknik inceleme gerekeceğinin tespit ve mütalaa edildiğini, Sahadaki Eksiklikler Ve Kaçak Tespit Talepleri: Davalı ... Boya ve kimya sanayi 17 -3-2020 tarihinde Gebze sulh hukuk hakimliğine müracatla yer altı .... ... tesisatında kaçak olduğunu sistemin basınç tutmadığını hidrantların standart olmayıp kesme vanası konulmadığını belirterek tespit talebiyle mahkemeye başvurmuş ancak sahada yapılan bilirkişi keşfinde sistemde su olmadığından kaçak testi yapılamadığı belirtildiğini, bunun dışında keşif raporunda projenin uygulama projesi değil ruhsat projesi olduğunu, ... sis teminin projeye uygun olduğu ancak projeden fazla miktarda ... konulduğunu, sistemde su bulunmadığı ve Bağlantıların hazır olmadığı için kaçak testi yapılamadığını, ... firmasının testinde 4 adet 4 “ hidrantın rekor ve fitt ingleri ile birlikte arızalı olduğunun tespit edildiğini, C-A blok arasında3 adet hidrantın sökülerek yerine başka ... takıldığı birinin de sökülmek üzere olduğu görülmüş olduğundan arızalı olduğu kanaatine varıldığını, favalı ... Boya VE Kimya firması Gebze sulh hukuk hakimliğine başvurarak sistemin dolu olduğu ve yapılan testte sızıntı olduğunun tespit edildiğini belirterek kaçak testi yapılması talebinde bulunduğunu, bunun üzerine .... Sulh hukuk mahkemesi ... sayılı dosya ile 11 -09-2020 tarihinde tekrar bir keşif yaptığını, bilirkişilerin yapmış olduğu keşif sonucu yangın tesisatına su verilerek test yapılması sonucu 10 adet hidrandın arızalı olduğunu ve kesme vanalarının suyu kesmediğini, 2 adet kesme vanasının eksik olduğunu, borularda T parçalarının bulunduğu kısımlardan kaçak olduğunu, arızalı ... ve vanaların değiştirilmesi ve kaçakların giderilmesi için gereken maliyetin toplam 337.223,16 TL olacağı şeklinde tespitlerde bulunduğunu, Maillerin İncelenmesi: Mail yazışmaları incelendiğinde ... firmasının tarihsiz bir servis raporunda kaçırma problemi olduğu ve tamir edildiği belirtilmekle birlikte bunun dışında mail yazışmalarının rutin teknik yazışmalar olduğu görülmüş olup bilirkişi heyetinde davacının test yaparken ... sistemine zarar verebilecek ne gibi müdahalelerde bulunulduğuna dair somut bir veriye rastlanmadığını, maillerin incelenmesinde de bu iddiaları doğrulayacak nitelikte net bir kanat oluşturamadığını, dosyaya sunulan mailler genel olarak incelendiğinde genel teknik problemler ve iş akışı süreçlerinden bahsedildiği görüldüğünü, taraflar arasındaki tesisattaki kaçak ve bozuk hidrantlarla ilgili kanat oluşturabilecek herhangi bir sonuca ulaşılamadığını, bu hatları döşedikten sonra her ne kadar davalı ... Kimya şirketinin sorumluluğunda olduğu belirtilse de teslim edilip test yapılana kadar bu hatların sağlam ve çalışır durumda olmasından sorumlu olduğu tartışmasız olduğunu, bunun dışında dava dosyasında yangın hatlarının ve hidrantlarının yanlış kazıdan yada üzerlerine taş toprak düşmesinden arıza yaptığı yada hasar gördüğüne dair herhangi bir yazışma yada tutanağa rastlanmadığını, davacı ... firması bu hatları döşedikten sonra güvenli şekilde muhafazasını da takip etmeli yanlış uygulamalar ve müdahaleler gördüğünde uyarıp gerekirse başkasının ihmal yada hatası varsa tutanağa bağlayarak bilahare işi bitikten sonra test yaparak davalı ... Kimya şirketine tutanakla teslim etmesi gerektiğini, ana yangın ve ... hatlarının testleri için pompa dairesi ve pompa hatlarının bitmesi beklenmek zorunda olmadığını, dışarıdan sisteme basınçlı su verilip test ettikten sonra tutanakla davalı ... kimya şirketine teslim edilebilir davacı bu suretle eğer varsa yangın hatlarının yanlış muhafaza edilmesinden yada sonradan başına gelebilecek hasarlardan sorumlu olmayabileceğini, dava dosyasında davacının hidrantları ve ... tesisatını teslim ettiğine dair herhangi bir teslim tutanağına rastlanmadığını, Teknik Sonuç ve Kanaaat: Tüm dosya kapsamındaki bilgi belge ve iddialar Tarafların beyanları, inşaat sahasında yapılan keşif bilgileri ve bilirkişi raporları dosyaya sunulan mail ve resimler göz önüne alınarak yapılan değerlendirme sonucu, -Davacı taraf ... denizciliğin hidrantlar ve bunların bağlantılarından oluşan ana yangın hatlarının yapımından sorumlu olduğunu, -10-7-2020 tarihinde yapılan keşifte Davalı taraf ... Boya firmasının ana yangın ... sisteminde kaçak olduğuna dair bilirkişilerce herhangi bir test yapılamadığı yapılan keşifte tesisatın projeye uygun olmakla birlikte C -A blok arasında 3 adet hidrandın sökülerek yerine başka ... takıldığını, birininde sökülmek üzere olduğu görülmüş olduğundan hidrantlarda arıza olduğu kanaatine varıldığını, -11-09-2020 tarihinde yapılan keşifte hatlara su basılarak test yapıldığını, 10 adet hidrandın arızalı olduğu,10 adet kesme vanasının suyu kesmediği ,2 adet kesme vanasının eksik olduğunu, boru hatlarında T bağlantıların bulunduğu kısımlarda kaçak tespit edildiğini, yapılan tespit sonucu ... sisteminde hatların kaçırması ve arızalı hidrantların davacı ... yangın firmasının sorumluluğunda olduğunu, Davacı ... firmasının tesisin joker pompalar yerine ana pompalarla test edilmesinin arıza ve kaçaklara yol açtığı şeklindeki görüşe katılınmadığı ,dava dışı ... firması tarafından hatalı bir şekilde devreye alındığını kaçak ve arızaların bu yüzden oluştuğu şeklindeki iddiasını doğrulayacak şekilde bir kanaate ulaşılamadığını, bu hususta davalı ... kimya şirketinin ihmal yada kusurunun olduğuna dair bir kanaate ulaşılamadığını, bu durumda sahada yapılan keşif sonucu bilirkişilerce yapılan tespitlerin esas alınması gerektiğini, -Hidrantların değiştirilmesi ve kaçakların giderilmesi için gereken maliyetin 11-09-2020 tarihinde .... Sulh hukuk mahkemesince yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporundaki bilgilere göre toplam 337.223,16 TL olacağı şeklinde teknik görüş ve kanaate varıldığını, Genel Değerlendirme: Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluğu TBK’nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlendiğini, yüklenicinin ayıptan doğan sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için iş sahibinin eseri gözden geçirme ve bildirim yükümlüğünü yerine getirmesi gerekeceğini, aksi halde
yüklenicinin ayıptan doğan sorumluluğu ortadan kalkacağını, iş sahibinin eseri gözden geçirme yükümlüğü TBK’nın 474. maddesinin ilk fıkrasında şu şekilde kaleme alındığını: “İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.” Görülüyor ki, bu yükümlülüğünün uygulanmasında öncelikle eser teslim edilmeli, teslim edilen eser iş sahibi tarafından gözden geçirilmeli ve son olarak eğer ayıp varsa bu yükleniciye bildirilmesi gerektiğini, ayıbı ispat yükümlülüğü iş sahibine ait olduğunu, TBK’nın 474. maddesi gereğince iş sahibinin eseri gözden geçirme ve eğer varsa ayıbı bildirme yükümlüğünün doğabilmesi için eserin teslim edilmiş olması gerekeceğini, gözden geçirme ile iş sahibi eserin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığını veya dürüstlük kuralına göre bulunması gereken niteliklere sahip olup olmadığını tespit edeceğini, eğer iş sahibi eserin sözleşmeye aykırı meydana getirildiğini veya dürüstlük kuralına göre taşıması gereken niteliklere haiz olmadığını tespit ederse bunu yükleniciye bildirmesi gerektiğini, TBK’nın 474. maddesinde eserin gözden geçirilmesinin ne zaman yapılacağına ilişkin kesin ifadelere verilmediğini, iş sahibi , işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmekle yükümlü olduğunu, bu nedenle bu sürenin uygun olup olmadığına her somut olayın kendi koşullarına göre karar verileceğini, TBK’da bu bildirim için herhangi bir şekil şartı öngörülmediğini, o halde bildirim yazılı veya sözlü olarak yapılabileceğini, iş sahibinin bildirim zamanı ayıbın açık mı yoksa gizli mi olduğuna göre değişiklik arz eder. TBK’nın 474. maddesinin ilk fıkrasında, eseri gözden geçiren iş sahibinin bir ayıp tespit etmesi halinde bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmesi gerektiği belirtildiğini, burada bildirmesi gerekli ayıp açık ayıp olduğunu, açık ayıp, eserin teslim alınmasıyla açıkça görülebilen ya da uygun bir muayeneyle görülebilen ayıpken bunun dışında kalan diğer ayıplar ise gizli ayıp olduğunu, gizli ayıplar zaman içerisinde eser kullanıldıkça sonradan ortaya çıkan ayıplar olduğunu, konuya ilişkin TBK’nın 477. maddesinde ayıbın gizli olması durumunda bildirim yükümlülüğüne yer verildiğini, TBK’nın 477. maddesinin son fıkrasına göre, eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi , gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılacağını, uradaki “gecikmeksizin”den kasıt makul bir süre olduğunu, huzurdaki davada, yukarıda yer verilen teknik değerlendirme sonucunda eserde ayıplar bulunduğu ortaya çıktığını, söz konusu ayıplar teslim alma sırasında açıkça görülebilecek nitelikte olmadığından gizli ayıp olarak değerlendirilebileceğini, gizli ayıpların TBK md. 477 /f.3 gereğince ayıp ortaya çıktıktan sonra yükleniciye bildirilmesi gerekeceğini, davacı/birleşen davalı ... Yangın şirketi, davalı/birleşen davacı ... Boya şirketinin ayıp ihbarında bulunmadığını ileri sürdüğünü, Netice ve Kanaat : Tafsilen arz edilen hususlar nedeniyle, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, -Ana yangın hattı yapımı kapsamında hatlarda oluşan kaçakların, arızalı ... ve vanaların davacı ... firmasının sorumluluğunda olduğunu, arızalı ... ve vanaların değişt irilmesi ve kaçakların giderilmesi için gereken maliyetin 11-09-2020 tarihinde ... sulh hukuk mahkemesince yapılan keşif sonucu sahada yapılan tespit esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre toplam 337.223,16 TL olacağını, -Yargıtay kararlarında, ayıp ihbarında bulunulmasa bile tespit davasının açılması sebebiyle ayıp ihbarının yapıldığının kabul edildiğini, eksik işler bakımından ise ihbar yükümlülüğü bulunmadığını, -Davacı ve davalı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğunu, -Asıl dava yönünden; tarafların yasal defter kayıtlarına göre davacı tarafın 24.09.2019 Takip tarihi itibari ile 127.341,50 TL alacaklı olduğunu, - Davalının davacı taraf ile kurduğu ticari ilişki kapsamında tanzim edilen ve takibe konu edilen fatura ile ilgili davacı taraça Büyük Satım bildirimini yapmış olduğu ancak davalı tarafça asıl dava konusu tutara ilişkin olarak Büyük Alım bildiriminin yapılmadığını, ancak bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu, iş bu faturaya yasal süresi içerisinde de herhangi bir itirazın bulunmadığı dikkate alındığında davalının takip dayanağı hesap ekstralarında yer alan fatura içeriği mal ve/veya hizmetleri aldığına dair kabulü olarak değerlendirilmesini gerektiğini, tarafların sahibi lehine delil niteliği bulunan yasal defterlerinde takibe konu alacağın aynen kayıtlı olduğu dikkate alındığında asıl dava yönünden 24.09.2019 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 127.341,50 TL’si asıl alacaklı olduğunun ispatlandığını, -Davalı tarafın TBK. m 117 uyarınca rapor içeriğinde ayrıntısı verildiği üzere 24.09.2019 Takip tarihi itibari ile mütemerrit olduğu nazara alındığında takip tarihi öncesinde işlemiş faiz tahakkukunun mümkün olmadığını, 24.09.2019 tarihli 153.626,49 TL’lik takip miktarı ile karşılaştırıldığında 26.284,99 TL’lik fazla talebin olduğu, bu fazla talebin taraf defterleri arasındaki 284,99 TL’lik farktan ve işlemiş faizden kaynaklandığını, bu itibarla asıl dava yönünden takibin 127.341,50 TL.si üzerinden devamı ile davalının mütemerrit olduğu nazara alınmak suretiyle 24.09.2019 takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda davacı asıl alacağı 127.341,50 TL'sine davacı talebi doğrultusunda 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları üzerinden basit usulde temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağını, - Davacı ve davalı tarafça talep edilen %20 oranında tazminatın Mahkemenin takdirinde bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 18/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Sonuç ve Kanaat: Tüm dosya kapsamındaki bilgi belge ve iddialar, tarafların beyanları, inşaat sahasında yapılan keşif bilgileri ve bilirkişi raporları, dosyaya sunulan mail ve resimler mahkemeye sunulan 9 -11-2023 tarihli kök rapora tarafların yapmış oldukları itirazlar göz önüne alınarak bilirkişi heyetince tekrar yapılan değerlendirme neticesinde davacı taraf ... denizciliğin hidrantlar ve bunların bağlantılarından oluşan ana yangın hatlarının yapımından sorumlu olduğunu, -10-7-2020 tarihinde yapılan keşifte Davalı taraf ... Boya firmasının ana yangın ... sisteminde kaçak olduğuna dair bilirkişilerce herhangi bir test yapılamadığı yapılan keşifte tesisatın projeye uygun olmakla birlikte C -A blok arasında 3 adet hidrandın sökülerek yerine başka ... takıldığı, birininde sökülmek üzere olduğu görülmüş olduğundan hidran tlarda arıza olduğu kanaatine varıldığını, -11-09-2020 tarihinde yapılan keşifte hatlara su basılarak test yapıldığını, 10 adet hidrandın arızalı olduğunu, 10 adet kesme vanasının suyu kesmediğini, 2 adet kesme vanasının eksik olduğunu, boru hatlarında T bağlantıların bulunduğu kısımlarda kaçak tespit edildiğini, -Yapılan tespit sonucu ... sisteminde hatların kaçırması ve arızalı hidrantların davacı ... yangın firmasının sorumluluğunda olduğunu, Davacı ... firmasının tesisin joker pompalar yerine ana pompalarla test edilmesinin arıza ve kaçaklara yol açtığı şeklindeki görüşe katılınmadığını, dava dışı ... firması tarafından “sistemin hatalı bir şekilde devreye alındığı kaçak ve arızaların bu yüzden oluştuğu” şeklindeki iddiasını doğrulayacak şekilde bir tespite rastlanmadığını, bu hususta davalı ... kimya şirketinin ihmal yada kusurunun olduğuna dair bir kanaate ulaşılamadığı, bu durumda sahada yapılan keşif sonucu bilirkişilerce yapılan tespitlerin esas alınması gerektiğini, -Hidrantların değiştirilmesi ve kaçakların giderilmesi için gereken maliyetin 11-09-2020 tarihinde .... Sulh hukuk mahkemesince yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporundaki bilgilere göre toplam 337.223,16 TL olacağını, -Sözleşmenin 6. maddesinde teslim tarihinin net bir şekilde belirlenmediğini, malzemelerin sözleşmenin imzalanmasından itibaren 6-8 haftalık bir süre içinde tedarik edileceği ve kazının da birlikte yürütüleceğinin kararlaştırıldığını, dosya kapsamında yer alan 27.08.2018 tarihli e -mail yazışmalarında ise işin teslim tarihinin 31.10.2017 olacağının ifade edildiğini, dosyada teslim tut nağının yer almadığını, davacı karşı davalı ... tarafından 15.08.2018 tarihli hakediş faturası gönderildiğini, işin bitiş tarihi olarak 15.08.2018 tarihinin esas alınması halinde dava konusu iş ile ilgili 41 hafta gecikme meydana geldiğini, söz konusu gecikme ile ilgili yapılan hesaplamalar sonucunda 61.500,00 TL gecikme zammı hesa planmış ise de davaya konu sözleşme kapsamında gecikme cezasının işin bedellinin %15’ini geçemeyeceğine dair ifadesi nazara alındığında rapor içeriğinde de belirtildiği üzere 37 .216,20 TL’sini geçmemesi gerektiğini,-Bu durumda asıl davada davacının kök raporda hesaplanan ve taraf defterleri ile de mutabakatı sağlanan 127.341,50 TL’lik davalının asıl alacağının olduğunu, -Birleşen dava kapsamında ise birleşen dava davacısının gecikme zamlarından dolayı asıl dava davacısı birleşen dava davalısı 37.216,20 TL’si alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Asıl Dava; Taraflar arasında imzalanan ... ...Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla davacı ... Şirketi tarafından davalı ...'ne karşı .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birleşen Dava; Davacı ... tarafından davalı ... Şirketi'ne karşı taraflar arasında imzalanan ... ...Sözleşmesi kapsamında eksik ve ayıplı ifa nedeniyle maddi zararın ve işin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle gecikme cezasının tazmini noktasında açılan tazminat davasıdır.
Asıl dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, taraflar arasında imzalanan ... ...Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla davacı ... Şirketi tarafından davalı ...'ne karşı 127.626,49 TL asıl alacak, 25.560,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.186,75 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 24/09/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 08/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 08/10/2019 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu, itirazında icra dairesinin yetkisine, borca ve fer'ilere itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra dosyasındaki itiraz dilekçesi tarihi, dava tarihi dikkate alındığında eldeki asıl davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Asıl davada, davalı tarafından mahkemenin ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. Maddesindeki yetki şartı düzenlemesi ile İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmakla, bu itirazın reddine karar verilmiştir.
Dava şartları tam olduğundan, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından asıl davanın ve birleşen davanın esasına geçilmiştir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır. Aynı kanunun 21/3 maddesinde de, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olması gerektiği vurgulanmıştır.
Eser sözleşmesi, TBK'nın 470 ila 484. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp nedeniyle sorumlulukta 474 ila 478. Maddeler arasında düzenlenmiştir. Bu maddelere göre, iş sahibi tarafından eserin makul sürede gözden geçirilerek ayıpların uygun bir sürede yükleniciye bildirilmesi, ayıpların sonradan ortaya çıkmasında gecikmeksizin bildirilmesi gerekmektedir. Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre de, eksik ve ayıplı işlerin iş sahibi tarafından mahkemeye tespit ettirilmesinin ve tespit raporunun yükleniciye tebliği ile ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilmektedir.
Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre;
Taraflar arasında ...'ne ait ... ... / ... adresinde yer alan fabrika ile ilgili olarak 07/09/2017 tarihli "... ...Sözleşmesi" akdedildiği, bu sözleşmeye göre ...'nin iş sahibi, ... Şirketi'nin yüklenici olduğu, konusunun fabrikanın yüklenici tarafından oluşturulan ve üzerinde mutabık kalınan ... Sisteminin projesine uygun olarak kurulumunu kapsadığı, işin bedelinin 70.000 USD olduğu, sözleşmenin 6. Maddesine göre, işin zamanında teslim edilmemesi halinde iş bedelinin %15'ini aşmamak üzere haftalık 1.500,00 TL gecikme cezası uygulanacağı, sözleşmenin 10. Maddesine göre, sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı;
...'nin tespit taleplerine istinaden .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ve .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası kapsamında yapılan keşifler ve bilirkişi raporu aldırılmış ve eksik ve ayıplı işler ile bedellerinin tespit edilmiş olduğu;
Yüklenici ... Şirketi'nin hidrantlar ve bunların bağlantılarından oluşan ana yangın hatlarının yapımından ve montajından sorumlu olduğu;
.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ve .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası kapsamında yapılan keşifler ve bilirkişi raporlarına göre, 10 adet hidrandın arızalı olduğu, 10 adet kesme vanasının suyu kesmediği, 2 adet kesme vanasının eksik olduğu, boru hatlarında T bağlantıların bulunduğu kısımlarda kaçak tespit edildiği, ortaya çıkan bu ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu ve yüklenici ... Şirketi'nin sorumluluğunda olduğu, yüklenici şirketin tesisin joker pompalar yerine ana pompalarla test edilmesinin arıza ve kaçaklara yol açtığı şeklindeki görüş ve iddiasının yerinde olmadığı gibi, davacı tarafından sonradan ayıplı ve eksik işlerin yaptırıldığı dava dışı ... firması tarafından “sistemin hatalı bir şekilde devreye alındığı kaçak ve arızaların bu yüzden oluştuğu” şeklindeki iddiasını da doğrulayacak şekilde bir tespite rastlanmadığı, yine ...'nin bu hususta ihmal yada kusurunun olduğuna dair bir tespit ve delil bulunmadığı;
Hidrantların değiştirilmesi ve kaçakların giderilmesi için gereken maliyetin 337.223,16 TL olduğu;
Sözleşmenin 6. maddesinde teslim tarihinin net bir şekilde belirlenmediği, malzemelerin sözleşmenin imzalanmasından itibaren 6-8 haftalık bir süre içinde tedarik edileceği ve kazının da birlikte yürütüleceğinin kararlaştırıldığı, dosya kapsamında yer alan 27.08.2018 tarihli e -mail yazışmalarında ise işin teslim tarihinin 31.10.2017 olacağının ifade edildiği, dosyada teslim tutanağının yer almadığı, yüklenici şirket tarafından 15.08.2018 tarihli hakediş faturası gönderildiği, işin bitiş tarihi olarak 15.08.2018 tarihinin esas alındığında dava konusu iş ile ilgili 41 hafta gecikme meydana geldiği, söz konusu gecikme ile ilgili yapılan hesaplamalar sonucunda 61.500,00 TL gecikme zammı hesaplanmış ise de davaya konu sözleşme kapsamında gecikme cezasının işin bedellinin %15’ini geçemeyeceğine dair kararlaştırma nazara alındığında işin geç tesliminden doğan ceza bedelinin 37.216,20 TL’si geçmemesi gerektiği; Usulüne uygun tutulan tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre yüklenici şirketin iş sahibi şirketten 127.341,50 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Yüklenici ... Şirketi'nin davacısı olduğu asıl dava,taraflarca takip edilmediğinden 20.06.2023 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nın 150/ 1. Maddesi gereğince işlemden kaldırılmış, aynı kanunun 150/5 maddesi uyarınca 3 aylık yasal sürede yenilenmemiştir.
Tüm bu nedenler ile;
Yüklenici ... Şirketi'nin davacısı olduğu asıl davada, Davacı tarafça açılan davanın, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150/5. Maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İş sahibi ...'nin açmış olduğu birleşen davada, davacı ...'nin davalı Yüklenici ... Şirketi'nden 337.223,16 TL maddi tazminat ve 37.216,20 TL TL gecikme cezası talep edebileceği, bu kapsamda dava dilekçesindeki 337.223,16 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL gecikme cezasına ilişkin taleplerin yerinde olduğu olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-ASIL DAVA DOSYASINDA;
1-Davacı tarafça açılan davanın, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150/5. Maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin olarak yatan 1.850,12-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan1.422,52-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafça yapılan 4.400,00 TL bilirkişi ücreti, 1.021,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.421,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
B-BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;
1-Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile, 337.223,16 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL gecikme cezasının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gerekli 23.718,81-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 5.929,71-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.789,10-TL harcın, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, davacı tarafından peşin yatırılan 5.929,71-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 32,50-TL posta ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 91,80-TL yargılama giderinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 55.555,71 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın ilgilisine İADESİNE,
C-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.12/11/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır