T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/140 Esas
KARAR NO:2023/1037
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/02/2020
KARAR TARİHİ:20/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalının cari hesap alacağını ödemediği için ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı tarafından borcun 51.670,18 TL ‘si kabul edildiğini ve ödendiğini, kalan bakiye tutar için takibe, borca ve faiz ve ferilerine itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulduğunu, davalının 26.648,63 USD asıl alacak olan borcuna takibin başlatılmasından sonra 8.973,32 USD kısmı ödeme yaptığını, 17.675,31 USD davalıdan müvekkilinin alacağının kaldığını, taraflar arasındaki çalışma şeklinin ticaretin başından itibaren USD para birimi şeklinde olduğunu, tarafların iradesinin de en başından bu yana aynı doğrultuda olduğunu, taraflar arasındaki proforma faturalar, siparişler, mailler, bankadan yapılan ödemelere düşülen kur kayıtlar ile yazılan USD bakilerinin bu olguyu kanıtladığını, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, davanın kabulünü, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, davalının kötü niyetli olması sebebiyle, davalı aleyhine %20 aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukat ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafa 51.670,18 TL borcunun olduğunu, icra dairesine icra masrafları ile birlikte 58.810 TL ödemde bulunduklarını, davacıya başka borçlarının kalmadıklarını, taraflar üzerindeki borç ilişkisinin Türk Lirası üzerinden olduğunu, davacı tarafın müvekkiline düzenlediği faturaların Türk Lirası olduğunu, para borçlarının memleket parası ile ödeneceğini, müvekkili şirketin fatura borçlarını, mal , çek nakit olarak Türk Lirası olarak ödediğini, ticari defterlerinde Türk Lirası olarak düzenlendiğini, davanın öncelikle usulden, devamla esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın taraflar arasındaki ticari ilişkinin Türk Lirası mı, Döviz cinsinden mi olduğunun tespiti ile bu kapsamda iptali istemine ilişkindir.
Davacı yanca, düzenlenen faturalar, cari hesap ekstreleri, proforma faturalar, ödeme dekontları, taraflar arasındaki yazışma ve mailler ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası, taraflara ait BA/BS formları celbedilmiştir.
... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 26.648,63 USD alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 05/12/2019 tarihli dilekçe ile ödeme emrine kısmi olarak itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davacının adresi itibari ile ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından talimat mahkemesi aracılığıyla mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiş olup, bilirkişi 12/05/2021 tarihli talimat raporunda; "Davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu 2012-2013-2014-2015 ve 2016 yılı Ticari defteri 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 224 ve 225. maddeleri ile 6762 Sayılı eski T.T. Kanunun 66. maddesi ve 6102 sayılı Yeni T.T. Kanunun 64. maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiki zorunlu yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, sahibi lehine delil teşkil edebileceği, davacının incelen icra takip tarihine kadar olan defter kayıtlarına göre davalıya 230.797,38TL tutarında fatura düzenlediği, davalıdan 179.127,20 TL tutarında tahsilat ve iade mal aldığı davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 51.670,18TL alacaklı görüldüğü, Davalı icra takibinden sonra 26.12.2019 tarihinde 51.670,18TL davacıya ödemede bulunduğu, davacının Türk Lirası bazında davalıdan alacağının kalmadığı, Davacının iddiasına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD para biri bazında olduğu, taraflar arasındaki ticari alış veriş USD para birimi üzerinden olduğunun kabulü durumunda; icra takip tarihi itibari ile, USD bazında davacının davalıdan 26.648,63 USD alacak hesaplanmış olup, davalı icra takibinden sonra 26.12.2019 tarihinde davacıya ödemede bulunduğu 51.670,18 TL‘yi Merkez Bankası Döviz kurları üzerinden değerlendirildiğinde 8.973,32USD değerinde olduğu, davacının kalan bakiye alacağının 17.675,31 USD olarak hesaplandığını rapor etmiştir.
Davalı şirketin ticari defterleri ile dosya kapsamında inceleme yapılması suretiyle rapor tanzimi bakımından görevlendirilen mali müşavir bilirkişi 14/09/2022 tarihli raporunda; "takip tarihinde TL takip edilen hesaplarda davacı ve davalı kayıtları uyarınca 51.670,18 TL davalı borcu kayıtlandığı, taraflar arasında ticari ilişkide sunulan belgelerde USD üzerinden fiyatların belirlendiği davalı kaşe ve imzasına havi suret belgelerde mevcut olduğu, ilgili mevzuatın taraflar arasındaki USD para cinsinden yapılan ticari ilişkide USD olarak alacağının karşılığının TL olarak talepte bulunabileceği yönünde kanaat oluşması halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 26.648,63 USD karşılığı 153.714,63 TL alacaklı olduğu, borçlu tarafından kabul edilen 51.670,18 TL (masraflar ile) ödediği düşüldükten sonra 102.044,45 TL kalan hesaplanan iş bu davaya konu tutarın kalan borç hesaplanacağı, USD para cinsinden ticari ilişkinin kabul edilmemesi ve talepte bulunulamayacağı yönünde kanaat oluşması halinde ise kayıtlar kapsamında 51.670,18 TL tutarın takipte ödenmesi sebebiyle borç kalmadığı kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflarca tebliğ olunmuş, rapora yönelik taraf beyan ve itirazları ile davacı vekilinin 06/12/2022 tarihli dilekçesindeki beyan ve talepleri de dikkate alınmak suretiyle yeniden alınan 06/06/2023 tarihli ek raporunda; taraflar arasındaki USD para cinsinden mevcut ticari ilişkide USD olarak talepte bulunabileceği değerlendirmesi ile takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 26.648,63 USD karşılığı 153.714,63 TL alacaklı olduğu, borçlu tarafından kabul edilen 51.670,18 TL (masraflar ile) ödediği düşüldükten sonra 102.044,45 TL kalan hesaplanan iş bu davaya konu tutarın kalan borç hesaplanacağı, mahkemece USD para cinsinden ticari ilişkinin kabul edilmemesi ve taliepte bulunulamayacağı değerlendirmesinde kayıtlar kapsamında 51.670,18 TL tutarın takipte ödenmesi sebebiyle borç kalmadığı kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sunulan davacı ticari defterler ve kayıtlarının incelenmesinde davacı cari hesabının TL ve USD üzerinden tutulduğu görülmüşse de, davacının davalıya hitaben düzenlediği tüm faturaların TL bazında düzenlenmiş olduğu, 213 sayılı VUK'un 215/2-a maddesinde "Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir." şeklinde düzenleme bulunduğu, buna göre TL karşılığı gösterilmesi koşuluyla fatura ve belgelerin yabancı para birimine göre de düzenlenmesinin mümkün olduğu halde davacı tarafından sadece TL bazında fatura düzenlendiği, her ne kadar bilirkişi raporunda ön anlaşma niteliğinde olan proforma faturalarda USD bazında anlaşmaların yapıldığına yönelik tespit varsa da proforma faturaların incelenmesinde davacı tarafından düzenlenmediği davadışı ... Dış Tic. Ltd. Şti. İle davalı arasında düzenlendiği, bu haliyle taraflar arasında dövize dayalı bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, dosyaya sunulu yazışma fiyat teklifi ve kabulü gibi bir kısım evrak altındaki kaşelerde USD para biriminin mevcut olmasının taraflar arasındaki ticari ilişkinin tek başına USD para birimi üzerinden kurulu olduğu anlamına gelmeyeceği, faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterli olacağı (Yargıtay 19 HD’nin 10/04/2018 tarihli 2016/... E, 2018/... K. sayılı, 19/12/2017 tarihli 2016/... E, 2017/... K. sayılı kararı) oysa taraflar arasında akdi ilişkinin döviz cinsinden olduğuna dair sözleşme bulunmadığı gibi düzenlenen faturalarından TL cinsinden olduğu, sunulan kayıtlar kapsamında 51.670,18 TL tutarın takipte ödenmesi sebebiyle davalının davacıya borcu kalmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşıldığından davanın reddine, takibe konu borcun mevcut olduğu bu haliyle davacının davalı hakkında takip başlatmakta kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla davalının kötüniyet tazminatının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.348,75 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 1.078,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı tarafından sarf edilen 48,75TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.20/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
e-imzalıdıre-imzalıdır