T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/553 Esas
KARAR NO:2023/1058 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/10/2020
KARAR TARİHİ:25/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kooperatif üyesinin müvekkil kooperatife üyelikten kaynaklanan birikmiş borcu nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, üyelik hak ve vecibelerini yerine getirmeyen ve bu çerçevede kooperatife borçlu olan üyelerin borçlarına aylık %5 gecikme faizi uygulanacağı yönünde müvekkil kooperatif genel kurullarında alınan kararlar doğrultusunda, üyelerin asıl alacaklarına aylık %5 gecikme faizi uygulandığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davanın zamanaşımına uğradığını, Kooperatif Genel Kurulunda 09.12.2006 tarihinde gerçekleştirilen kura çekiminde müvekkiline 135/2 C Blok Büyük Bahçe Dubleks Daire isabet ettiğini, nakit ödeme yapamayan müvekkilinin davacı kooperatifin talebi ve yönlendirmesiyle ...'e müracaat ettiğini ve kurada çektiği dairenin imalat ve şerefiye bedeli toplamı olan 136.000,00 TL kredi kullanarak ödediğini, bankaya ise faiz ile birlikte 191.840,00-TL olarak ödediğini, 2-3 ay sonrasında müvekkilinin kurada çektiği 135/2 C Blok büyük bahçe dubleks dairenin müvekkilinin onayı alınmadan davacı kooperatif tarafından müteahhide verildiğin küçük bahçe dubleksinin de müvekkil adına tapuda tescil edildiğini tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin iki daire arasındaki maliyet, şerefiye farkı ve bankadan çekilmeye zorlanarak davacı kooperatife intikal eden kredi için fazladan ödenen faiz miktarının hesaplanarak cari hesabına alacak kaydedilmesini talep ettiğini, hesaplamanın yapılacağını ve bedelin karşılanacağının söylenmesine rağmen müteahhit ile daire değişimine gidilmesinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin kooperatife fazla ödediği 19.000,00 TL ve faizini talep ettiklerini, yapılan takibin haksız olduğunu, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan üyelik aidatı ve ara ödeme borçlarına yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yanca, ... KYK Ana Sözleşme, muhasebe ve üye aidat ödemelerine ilişkin yönetim ve genel kurul kararları, davalı üyeye ilişkin kayıtlar, ödemelere ilişkin banka kayıtları, makbuz vd belgeler ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 51.677,00-TL asıl alacak, 10.798,95TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 62.466,95-TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalı borçlu tarafından ödeme emrinin 19/11/2019 tarihinde tebliğ alındığı, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde sunulan 20/11/2019 tarihli dilekçe ile borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraf iddia ve savunmaları, davacı yanca dosyaya ibraz olunan kooperatif kayıtları, celp olunan icra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle, davaya konu somut olayda davacı yanın davalıdan, iddia ettiği şekilde icra dosyası kapsamında alacaklı olup olmadığının, alacaklı ise miktarının ne olduğunun tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi 27/01/2022 tarihli raporunda; Davacı ...Kooperatifi'nin 06.09.2009
tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantı tutanağında inşaatı biten dairelerin anahtarlarının verilmesi, tadilat proje ruhsatlarının alınması ve becayişleri için genel kurulun yönetim kuruluna yetki vermesinin kabul edildiği, kooperatif ile dava dışı yüklenici firma ... ...San. A.Ş. Arasında 22.01.2010 tarihinde imzalanan ek sözleşme konusunun paylaşım, tapuda devir ve becayiş olduğu, kooperatife becayişe verilen 139 ada 19 parseldeki daireler içinde davalı ...'e kura çekiminde tahsis edilenden farklı 3 numaralı dairenin de yer aldığı, dolayısıyla kanun, ana sözleşmeye uygun şekilde gerçekleştirilen genel kurulda alınan daire becayiş kararı davalı ... dahil tüm ortakları bağlayıcı olup üyeler arası hak ve vecibelerde eşitlik ilkesi gereği üyelikten kaynaklanan aidat ve ara ödeme borçlarını kooperatife karşı yerine getirmesinin uygunluğunu, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 12.10.2019 icra takip tarihinde olduğu gibi 62.466,95-TL talep edebileceği şeklinde rapor bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan kök rapor taraflara tebliğ edilmiş olup, davalı yanın itirazları üzerine bilirkişi tarafından sunulan 18/07/2022 tarihli ek raporda; kooperatifler kanununa göre genel kurluun bütün organları temsil eden organ olduğu, kök raporda davacının ticari defter ve belgelerinin dava dosyasında mevcut olmadığı ancak uyuşmazlığın aydınlatabilmesi amacıyla ticari defter kayıtlarına dayanak kooperatif genel kurul toplantı tutanaklarının incelenmesinde genel kurul kararlarında belirlenen aidat tutarlarının davalı ...'e tebliğ edilen 12.10.2019 tarihli ilamsız takipte ödeme emri ile tutarı 51.677,00-TL uyumlu olduğu ancak kök raporda tespit edilen 3.000,00-TL nin genel kurul dayanağı olmadığından mahsubu yapılarak ana para alacağının 48.677,00-TL olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla kanunun ana sözleşmeye uygun şekilde 06.09.2009 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda alınan daire becayiş kararının davalı ... dahil tüm ortakları bağlayıcı olup üyeler arası hak ve vecibelerde eşitlik ilkesi gereği üyelikten kaynaklanan aidat ve ara ödeme borçlarını kooperatife karşı yerine getirmesinin uygun olduğu, daireler arası m2 farkının 17.000,00-TL olarak davalıya yansıtıldığını, bu nedenle davalı ortağın konut değişikliğine bağlı kredi kullandığı, bankasına 47.500,00-TL fazla ödediğini talep etmesinin değil maliyet ve şerefiye bedeli 17.000,00-TL'nnin mahsubunun geçerli olabileceği, davacının ticari defter ve belgeleri incelenemediğinden kök raporda davacı kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan 48.677,00-TL aidat ana para borcu ve 19.281,88-TL faiz hesaplamasından toplam 67.958,88-TL kooperatif alacağı hesaplandığı ve taleple bağlı 62.466,95-TL olduğu ancak mahkemenin takdiriyle şerefiye ve maliyet bedeli 17.000,00-TL nin mahsubu yapılmadığı kabul edildiğinde ek rapordaki 2005-9/2013 dönemi arasına isabet eden 17.000,00-TL ye denk gelecek asıl alacak tutarı düşüldüğünde davalının ana para borcunun 31.677,00-TL üzerinden hesaplama yapılabileceği, 5.560,78-TL faiz işletilmesiyle birlikte toplam borcunun 37.237,78-TL olduğunun görülebileceği, davacının ticari defter ve kayıtlarını ibraz ederek 17.000,00-TLsinin davalının borcundan mahsup edildiğin belgelendirilmedikçe 37.237,78-TL olduğu, mahkeme aksi kanaatte olduğunda ise kök raporda belirtildiği üzere davacının talebiyle bağlı olarak davalı ortağın toplam 62.466,95-TL borcunun olduğu şeklinde rapor bildirmiştir.
Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkemece davacı yanın davalıdan takip tarihi olan 12.10.2019 tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre içerisinde talep edebileceği aidat alacağı ve faizinin hesaplanarak alternatifli ek rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Dosyaya daha önce kök ve ek rapor sunan bilirkişi tarafından düzenlenen 2. Ek raporda özetle; 18/07/2022 tarihli ek rapora alternatif olarak ticari defter kayıtlarından yıl-yıl açık şekilde izlenemeyen 2005-2012 yılı aidatlarından devreden 14.142,00-TL nin değerlendirme dışı bırakılması halinde borççlu üyeye tahakkuk eden aidatın 17.535,00-TL, yıllık kümülatif hesaplanan faizin 1.193,03-TL olmak üzere toplam 18.728,03-TL ye ulaşabileceği ancak her bir ortak adına ayrı bir cari hesap tutulmayışından kaynaklanan ve davalıya özel olmayıp tüm üyeler için geçerli olan bu işlemden dolayı 14.142,00-TL nin kooperatif alacağı olarak hesaplamaya dahil edilmesi ve toplamı 37.237,78-TLnin değerlendirilmesi gerektiği şeklinde rapor bildirmiştir.
Bilirkişi 2. ek raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, davalı yanın itirazları üzerine bilirkişi tarafından sunulan 15/06/2023 tarihli 3. ek raporda; davacının davalıdan 12.10.2019 tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre içerisinde talep edebileceği aidat alacağının 30.335,00-TL ve işlemiş faizi 4.504,28-TLnin toplamı olan 34.839,28-TL davalıdan talep edilebilecek miktar olduğu ancak mahkemenin ara kararına uygun hesaplamada 12.10.2019 tarihinden geriye dönük 5 yıllık süreye isabet eden aidat alacağı toplamının 34.839,28-T olduğu ancak ticari defter kayıtlarında mahsubu yapılmadığı anlaşılan şerefiye ve maliyet bedeli 17.000,00-TL'nin indirilmesi kabul edildiğinde davacının davalıdan alacağının 17.839,28-TL olduğu, altenatif olarak talep edilen toplam alacaktan davacı nın ticari defter kayıtlarından yıl yıl izlenemeyen 2005-2012 yılı aidatlarından devreden 14.142,00-TL'nin değerlendirme dışı bırakılması mahkeme tarafından takdir edilirse ve kök rapordaki tablodan farklı olarak 17.000,00-TL şerefiye ve maliyet bedeli tutarının davalı cari hesabından mahsup edilmesi haliyle nihai ana para alacağının 17.535,00-TL ve faiz alacağı 1.193,03-TL olmak üzere toplam 18.728,03-TL olarak hesaplandığının rapor edildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu icra takibinin davalı borçlunun 2005-2019 tarihleri arasında ödenmemiş aidat alacaklarına ilişkin olduğu, ancak TBK'nın 147. Maddesi nedeniyle ortaklıktan doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabii olduğu, bu halde icra takibi tarihinden önceki 5 yıldan daha önceki alacak taleplerinin zaman aşımına uğraması nedeniyle talep imkanının bulunmadığı, buna karşılık davalı tarafından becayiş nedeniyle alacak talebine yönelik ihtarın 2011 tarihli olduğu, davacı kooperatif tarafından ihtar nedeniyle herhangi bir ödeme yapıldığının defterinden tespit edilemediği gibi mahsup talebine ilişkin herhangi bir zamanaşımı itirazının da süresinde dosyaya sunulmadığı görülmüştür.
Her ne kadar davalı tarafından bankadan kredi çekilmesi nedeniyle büyük dubleks daire için 47.000TL ödeme yapıldığı iddiası ile bu bedelin tamamının mahsubu talep edilmişse de bu hususta sözleşmede nakit ödeme yöntemine engel bir durumun bulunmadığı gibi kredi çekmenin zorunlu kılınmadığı, üyelere bu şekilde banka kanalıyla imkan sağlandığı, davalının kendi iradesi ile kredi çekme yoluna başvurduğu anlaşılmakla, üyeleri bağlayıcı olan ve davalı tarafından itiraz edilmeyen becayişe ilişkin genel kurul kararı karşısında, kendisine verilen küçük dubleks daire nedeniyle bilirkişi tarafından hesaplanan 17.000TL şerefiye ve maliyet bedelinin mahsubu ile takip tarihinden geriye dönük 5 yıllık toplam 30.335,00TL aidat borcu ve 4.504,28TL işlemiş faizi üzerinden, 17.000TL'nin 13/10/2014 tarihinden sonrasına ilişkin asıl alacak ve işlemiş faizinden Mahkememizce 15/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun 4. Sayfasında yer alan ödeme tablosuna göre re'sen yapılan mahsup hesabı uyarınca bakiye 15.018,25TL asıl alacak ve 1.777,57TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.795,82TL üzerinden takibin devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; Davalının, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının; 15.018,52TL asıl alacak ve 1.777,57TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.795,82TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden DEVAMINA, bakiye kısma ilişkin istemin REDDİNE,
2-Hükmolunan toplam 16.795,82TL alacağın %20'si oranında olmak üzere hesaplanan 3.359,164TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Reddedilen 45.671,13 TL üzerinden hesaplanan 9.134,226 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
4-Alınması gereken 1.147,32TL karar ve ilam harcının peşin alınan 754,45-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 392,87TL harcın davalıdan alınarak Hazineye GELİR YAZILMASINA,
Davacı tarafından yatırılan 754,45-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden 54,40-TL başvuru harcı, 234,00-TL posta gideri ve 1.300,00-TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 1.588,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 427,12-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacının üzerine BIRAKILMASINA,
6-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 16.795,82-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL Arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 354,816-TL'sinin davalıdan, bakiye kalan kısmın davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
9-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
10-HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd.maddeleri uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/12/2023
Katip ...
Hakim ...