T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/704
KARAR NO :2024/782
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:08/12/2020
KARAR TARİHİ:11/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... .... Kredili müşterilerinden ... Tic, Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve buna istinaden de kredi kullandırıldığını, davalı ...'nın da bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, düzenlenen temlik sözleşmesi ile müvekkili şirketin alacağını temlik alan müvekkilinin ....Noterliğinin 12.07.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarını borçlulara gönderdiği davalının gönderilen hesap kat ihtarına itiraz etmediği bu nedenle ihtarın İİK 68/b de sayılar belgelerden olduğundan itirazın iptalinin gerektiği, borcun ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ilamsız takibe geçildiği, davalının asıl alacağa, faize, faiz oranına, ferilerine ve takibin tamamına itirazı takibin durduğu, bu nedenle bu davanın açılma gereğinin doğduğu, alacak miktarı, borcun varlığı ve doğum sebepleri gönderilen ihtarnamede ayrıntılı olarak açıklandığı ve istenilen temerrüt faiz oranlarında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık bakımından genel kredi sözleşmesinin 6.1. maddesine göre müvekkili defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğu, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan haklarında alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminalına hükmedilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkili adresine nazaran yelkili mahkemenin İstanbul Anadolu Aşliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, itirazı takiben | yıldan daha uzun süre geçtiğinden süresine açılmayan davanın usulden reddinin gerektiği, müvekkiline ihtar tebliğ edilemediğinden temerrüde düşmediği bu nedenle kredi borcuna dayalı icra takibi yapılması mümkün olmadığından takibin geçersiz. olduğu ve iptali gerektiği, dosyaya sunulan 19.09.2013 tarihli ve 250.000,- TL. lık sözleşmeden doğan kredi borçlarının tamamı ödendiğinden ve müvekkilinin asıl borçlu şirket ortaklığından ayrılmasını takiben ... ... Ltd. Şti. ile başka bir yeni kefil ile kredi sözleşmesi imzalanarak yeni kredi kullarıdırıldığı, bu nedenle hangi sözleşmeye göre hangi kredilerin kullandırıldığını gösterir belgelerin celbini talep ettikleri, Yargıtay içtihatlarına göre müvekkili sorumluluğu bulunmadığı, davacının faiz talebi ve oranına itirazlarını tekrar ettikleri, müvekkili temerrüde düşmediğinden faiz talebinin haksız olduğu, kal ihtarında faiz oranının belirtilmediği, takip talebindeki faiz oranlarının fahiş olduğu, akdi ve temerrüt faizi olmak üzere iki faiz talep edilmekle mükerrer faiz talebinin de haksız olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP mündericatı, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dosyamız mündericatında aslı yer alan, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı/alacaklının, davalı/borçlu hakkında, Genel Kredi Sözleşmesi dayanak gösterilmek suretiyle 34.627,16 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yaptığı ve davalı/borçluların süresi içerisinde, icra dairesinin yetkisine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durduğu görülmüştür.
Dava, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında akdedilen ve davalının müştereken ve müteselsilen kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar istemlerine ilişkindir.
Somut olayda hukuki ihtilaf; davacı-alacaklının, davalı- borçludan icra takip dosyası kapsamında alacak talep edip edemeyeceği ve varsa miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya celp olunan kayıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle bankacı bilirkişi ... eliyle inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi tarafından 22/04/2022 tarihli raporun tanzim edilerek mahkememize ibraz edildiği anlaşılmış olup; bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "1- Davacıya temlik eden bankanın davalı kefilden 21.09.2016 takip tarihi itibarıyla itibarıyla: talebiyle bağlı olarak 31.783,97 TL. asıl alacak ve 1.905,98 TL. akdi faiz ile tespitimiz gibi 97,79 TL. da gider vergisi olmak üzere toplam 33.787,74 TL. alacaklı olduğunun hesaplandığı, 2- Takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 31.783,97 TI.. Matrah üzerinden 94 40,80 temerrüt faizi ile bunun *4 5 i gider vergisinin istenebileceği, Tarafların, masraf, tazminat, ücreti vekalet ve benzeri talepleri ile hukuki mahiyetteki beyan ve itirazlarının Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı," şeklinde tespitler yapılmıştır.
Tarafların kök rapora olan itirazlarının değerlendirilmesi bakımından sözleşme aslı ve evrak asılları da incelenmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 22/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle de; "...Tarafların kök raporumuza yönetlttikleri itirazlarının bu raporumuzda vardığımız sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirmediği,Ancak kök raporumuzdaki hesaplamanın hesap kat tarihinin 11.07.2016 olduğu görüşüyle hazırlanmış olması nedeniyle; davacı yanın faizin 11.07.2016 hesap kat tarihi değil de 02.06.2016 itibarıyla hesaplanması gerektiği konusunda Sayın Mahkemeyi ikna edici bir beyan veya belge sunması halinde bir takdir imkanı sağlanmasını teminen yaptığımız hesaplamaya göre ise davalıdan 21.09.2016 takip tarihi itibarıyla davacıya temlik eden bankanın davalıdan talebiyle bağlı olarak 31.783,97 TL. asıl alacak ve 1.905,98 TL. akdi faiz ile tespitimiz gibi 133,13 TL. da gider vergisi olmak üzere toplam 33.823,08 TL. alacaklı olduğu...'şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan kök ve ek raporun denetlenmesinde, raporun hukuki yorum ve nitelendirmeleri Mahkememize ait olmak üzere, yapılan bankacılık sektörel tespit ile değerlendirme ve hesaplamalar bakımından, ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hukuki yönleri ayrık olmak üzere, bankacılık sektörel tespit ile değerlendirme ve hesaplamalar bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davalının yetki itirazının; sözleşmenin 6.2. Maddesinde yer alan yetki şartı nedeniyle ve hak düşürücü süreye yönelik itirazının, borçlunun icra dosyasına yapılan itirazının davacı alacaklıya tebliğ edilmediği ve İİK'nın 67. Maddesi ereği sürenin itirazın tebliğinden itibaren başlayacağına dair amir hükmü karşısında reddine karar verilmiştir.
...'a yazılan müzekkeremize verilen 11/10/2023 tarihli cevabi yazının incelenmesinde kredi/kullandırım tarihinin 21/04/2016 tarihli talebe istinaden olduğu, dava dışı şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde davalının 08/07/2015 tarihinde şirket hissesinin tamamının ...'ya devredildiği görülmüştür.
Davalı hakkında temerrüdün başlangıcının, adına çıkartılan .... Noterliğinin 12/07/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin sözleşmede yazılı adresinden başka adrese tebliğe çıkartıldığı ve 15/07/2016 tarihinde bila tebliğ iade edildiği anlaşılmakla en erken takip tarihinde başlayacağının kabulü gerekir.
Davalının sözleşmede yer alan kefaletinin 10 yıl süreli olup kefalet tarihinden önce ve sonraki kredileri kapsadığının el yazısı ile kabul edildiği görülmekle şirket ortaklığından ayrıldığı ve kefaletin sona erdiğine ilişkin dava dışı Banka'ya gönderilmiş bir ihtarnamenin bulunmadığı, bu halde yalnızca şirket ortaklığından ayrılmanın kefaletin hukuki sonuçlarına etkisinin bulunmasının mümkün olmadığı, kefaletin sona erme şartları TBK'nın 598. Maddesi ile hüküm altına alınmış olup, açıkça kefaletten dönme beyanı da bulunmayan davalının kefaletinin geçerli olduğu anlaşılmakla davalının buna ilişkin itirazlarına itibar edilememiştir.
Mahkememizce alınan 22/02/2022 tarihli kök rapora göre; dava dışı asıl şirket ile dava konusu kredi sözleşmesinden başkaca sözleşmenin bulunmadığı, davalının kefaletinin bu sözleşme kapsamında geçerli olduğu, kat tarihinin 11/07/2016 olduğu, davalının takip öncesi temerrüdünün bulunmadığına ilişkin açıklamalarının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış, davalı vekilinin yeniden sözleşme imzalandığına ilişkin itirazlarına, davacı ve dava dışı Banka'ya yazılan müzekkerelere şirket dosyasına ilişkin verilen cevaplar ile başkaca sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmakla itibar edilememiştir.
Buna göre; kök raporda yer alan ve usul ve yöntemine uygun bulunan hesaplamalar karşısında davacının taleple bağlılık ilkesi gereği 31.783,97TL asıl alacak, 1.905,98TL işlemiş akdi faiz ile 97,79TL gider vergisi olmak üzere toplam 33.787,74TL alacağı yönünden davalının itirazının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; Davalının, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının; 31.783,97TL asıl alacak, 1.905,98TL işlemiş akdi faiz ile 97,79TL gider vergisi olmak üzere toplam 33.787,74TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40,80 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i üzerinden BSMV üzerinden DEVAMINA, bakiye kısma ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan toplam 33.787,97TL alacağın %20'si oranında olmak üzere hesaplanan 6.757,594TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gereken 2.308,05-TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan 592,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.716,05 TL harcın davalıdan alınıp, HAZİNE'YE GELİR YAZILMASINA,
-Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 592,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacıların yaptığı yargılama giderlerinden 54,40 TL başvuru harcı, posta ve bilirkişi ücreti gideri 1.676,10-TL, olmak üzere toplam 1.730,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplamaya göre 1.688,56-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre; 1.288,00TL kısmının davalıdan, 32,00TL kısmının ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDINA,
6-Davacı vekille temsil olunduğundan, nakdi alacak talebi bakımından kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı vekille temsil olunduğundan, nakdi alacak talebi bakımından reddedilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince belirlenen 839,19TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 341/1 vd. maddeleri uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize ya da Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11.11.2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır