T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/721
KARAR NO : 2025/484
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 06/01/2010
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Davacı yanca davalı yan aleyhine açılan davanın yapılıp sona erdirilen açık yargılaması sonunda,
AÇILAN DAVA VE İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın, davalı ...Şti'ne kumaş sattığını, karşılığında da ...A.Ş ...Şubesine ait, keşidecisi ...Şti lehdarı ... Şti olan toplam 51.100TL bedeli çeşitli çekler aldığını, müvekkilinin işbu çekleri yine aralarındaki ticari ilişkiden dolayı ödeme olarak dava dışı ...A.Ş'ye ciro yoluyla devrettiğini, Dava dışı ...A.Ş. Yetkililerinin ... no.lu çeki tahsil için ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne takasa ibraz ettiğini, banka yetkililerinin 29/12/2008 tarihli yazısında çek aslı ellerinde olduğu halde, 90 karşılıksız kodu ile takastan iade ettiğini, daha önce ödenmiş bulunan çekin aslının hamilin elinde değil de ödeme yapan banka şubesinde bulunması gerektiğini, bu durumda davalı ... A.Ş. Yetkililerinin çek aslını değil de kopyasını ibraz etmiş olan şahıslara ödeme yapmış olduğunu gösteriğini, akabinde çekin bedelinin ... A.Ş'ye ödenerek, çekin teslim alındığını, yine ... nolu çekin ...A.Ş yetkilileri tarafından tahsil için ... A.Ş ... Şubesi'ne ibraz ettiklerini, bankanın keşideci imzasının yetkili temsilciye ait olmadığı gerekçesiyle ödeme yapmadıklarını, her iki çekte de keşideci imzasının aynı imza olduğunun anlaşıldığını, davalılar aleyhine suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilinin 51.100TL olan alacağının davalılardan müştereken vemüteselsilen tahsilene karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEPLER:
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bankanın davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, eğer davacının alacak iddiası ve istemi B.K md.41 hükmü uyarınca kusura (haksız fiile) dayalı tazminat talebi ise, işbu dava öğrenme tarihi itibariyle başlayan 1 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde açılmamış olduğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının herhangi bir şekilde kusura dayalı tazminat talebinde bulunma hakkının olmadığını çünkü bu sorumluluktan bahsedebilmek için varlı aranan kusurların oluşmadığını, dava konusu 2 adet çekin ayrı ayrı bankaya ibraz edildikleri tarihte keşideci diğer davalı ... Ltd. Şti nin hesap bakiyesi 0TL olup çeklerin karşılıkları zaten ilgili hesapta bulunmadığını, davacının davalı bankaya atfedilebilecek bir nedenle dahi zarara uğradığından söz edilemeyeceğini belirtmiş ve sonuç olarak davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, MAHKEMECE VARILAN NİTELENDİRME VE SONUÇ:
Tarafların Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hasrettikleri delilleri toplanmıştır.
Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.
Somut olayda hukuki ihtilaf ödenmeyen çek bedellerinden davalıların sorumlu olup olmadığı ve davacının alacak talep edip edemeyeceği noktasındadır.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMADA:
1- Bankanın sorumluluğu açısından yapılan delil değerlendirmesi:
30.12.2008 tarihli 21.350,00TL lik çekte keşideci imzasının hesap sahibi ile örtüşmediği nedenle ödeme yapılmadığı kayıtlıdır. Muhatap banka ibraz edilen çekteki keşideci imzasını kendi kayıtları ile karşılaştırmak göre ve sorumluluğundadır. Aksi takdirde çek keşidecisine karşı kendi yasal sorumluluğu doğacaktır. Bu çek yönünden davacının özen yükümlülüğüne aykırı bir eylem ve işlemi bulunmakatadır. Bilirkişi heyeti de bu çekle ilgili olarak aynı görüşü bildirmiştir.
30.11.2008 tarihli 29.750TL bedelli çekle ilgili olarak ie bilirkişi raporunun aksine , çekin 10 günlük ibraz süresinde bankaya ibrazına dair kanıt bulunmamıştır Dolaylı bir sorumluluk olması nedeni ile bu çek yönünden kambiyo hukuku anlamında davalı bankanın sorumuluğundan söz edilemeyecektir.
2- Davacının ticari ilişkisinin olduğu ...ve Keşideci ...şirketi hakkında :
Denizer şirketinin yetkilileri hakkında ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinde... Esas ve ... Karar sayılı dosyada yapılan dolandırıcılık soruşturmasında beraatlerine karar verilmiştir.
Davacı yanın sunduğu ve tasdik eksikleri nedeni ile lehine delil teşkil etmeyen ticari defterlerinde davaya konu çekler ile ilgili hiçbir kaydın bulunmadığı görülmüştür.Bu durumda davacı yan kök ilişki nedeni ile alacağının varlığını ve bu çeklerin kendisine verildiğini kanıtlayamadığından bu davalılar yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce verilen karara karşı davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde İstinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI:
Mahkememizce verilen hükmü inceleyen İstanbul BAM 13.Hukuk Dairesi...Esas, ...Karar ve 12/11/2020 tarihli ilamı ile; "... taraflarca dosyaya sunulan deliller toplanıp, bu delillerde mevcut olan çelişki giderilerek, çek asıllarının onaylı, okunaklı bir örneği dosya içine alınarak, bu örneğe göre muhatap bankaya ve dava dışı çeklerden birini takasa sunan bankaya dosya içinde bulunan yazıları da eklenerek çeklerin süresinde ibraz edilip edilmedikleri, edildi ise ibraz tarihleri ve sonrasında yapılan işlemler tereddüde mahal vermeyecek şekilde açıklattırılarak, muhatab bankanın savcılığa göndermiş olduğu cevabi yazıda değerlendirilerek, ilgili çekler ve muhatab banka kayıtları üzerinde konunun uzmanı bilirkişi aracılığı ile gerekmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınarak oluşacak sonuca göre tarafların hukuki durumlarının değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmek üzere dosyanın HMK 353/1-a6 maddesi gereğince mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 08/05/2018 tarih ve...Esas - ...Karar
sayılı kararının HMK' nın 353/1-a6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI SONRASI YAPILAN YARGILAMADA:
Mahkememizce verilen 14/03/2022 tarihli celse ara kararı gereğince; dosyanın resen seçilecek bankacılık ve hesap işlemleri konusunda uzman akademisyen ...'a tevdi ile davaya konu somut olayda taraf iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı ile BAM kaldırma kararı ve kaldırma kararı sonrasında dosyaya celbolunan kayıtlar hep birlikte değerlendirmek suretiyle rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından tanzim edilerek mahkememize tanzim edilen 10/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...1) Dosya içeriğindeki belgelerde ve en son davalı bankanın 17.01.2022 tarihli cevabi dilekçesinde açıkça görüldüğü üzere, dava konusu çeklerin yasal süreleri içinde ibraz edildiği hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı, zira dava konusu çekler için takas sürecinde “mükerrer çek” ve “yetkisiz ibraz” şerhlerinin düşülebilmiş olmasının dahi, o çeklerin süresinde ibraz edildiklerinin kanıtı olduğu, sözkonusu çekler eğer süresinde ibraz edilmemiş olsaydı, ödenmeme gerekçesi olan şerhte “mükerrer çek" ve “yetkisiz imza” ibaresi değil, “süresinde ibraz edilmemiş" olduğu keyfiyetinin belirtilmesi gerekeceği,2) BAM kararında da dikkat çekildiği üzere, davalı bankanın dava dosyasındaki beyan ve açıklamalarında çok sayıda tutarsızlık ve eksiklikler bulunduğu, BAM kararı sonrası ilave talep edilen bilgiler üzerine davalı banka vekilinin 26.04.2021 tarihli beyanları ve davalı bankaca gönderilen 17.01.2022 tarihli cevabi dilekçe dikkate alındığında, bu tutarsızlıkların azalmamış, bilakis daha da artmış olduğu (Bölüm Il-B),Davalı banka tarafından sözkonusu çeklerin daha evvel farklı tarih ve tutarlarda muhatap bankaya yine elektronik takastan ibraz edilip, karşılıksız akıbeti gördüğünden ilgili bankaya “iade 90” (mükerrer çek) kodu ile iade edildiklerinin iddia edildiği, ancak bu konuda somut ve tutarlı deliller sunulamadığı (Bölüm 1-0-4), Davalı banka tarafından 30.11.2008 tarihli çekin red gerekçesi olarak kullanılan “mükerrer ödeme" itirazının, davalı banka açısından, çok daha büyük başka riskleri gündeme getirdiği, kambiyo hukukuna aykırı şekilde çek için “kök ilişki” araştırmasına girişilirken, davalı bankanın “mükerrer ödeme” iddiasının ima ettiği daha büyük problemlerin fark edilmemiş olmasının şaşırtıcı olduğu (Bölüm INI-B), 5) Eğer bir çek muhatap bankaya ibraz edildiğinde ilgili çek hesabında para yoksa yapılması gereken işlemin “çekin karşılıksız olduğu” konusunda şerh düşülmesi olduğu, ilgili hesapta para olmadığı halde, çeklere “karşılıksız” şerhi düşülmemesi için davalı banka tarafından iddia edilen türden hususların (“mükerrer ödeme" ve “yetkisiz imza” gibi gerekçelerinin) somut belgelerle dayanarak, tutarlı bir şekilde kanıtlanmış olması gerektiği, dosyada davalı bankanın bu iddialarını kanıtlayıcı belgelerin bulunmadığı, bunların kanıtlanamaması durumunda, sözkonusu çekler için karşılıksız işlemi yapmamak için bu tür gerekçelerin tercih edildiği kanaatinden farklı bir sonuca varılmasının mümkün görünmediği (Bölüm INl-B), 6) Ticaret hukukunda kıymetli evrakın bir alt türü olan kambiyo senetleri konusu Ticaret Kanununda düzenlenmiş olduğundan, 'ticari iş' sayıldığı, kambiyo senetlerinde mücerretlik ilkesinin geçerli olduğu, kambiyo senedinin, doğumuna neden olan ilişkiden bağımsız olup, asıl borç ilişkisindeki sakatlığın kambiyo senedini etkilemediği, çek gibi kambiyo senetlerini diğer kıymetli evraktan ayıran önemli özelliklerinden birinin, tedavül, kabiliyetlerinin yüksekliği olduğu, tedavül kolaylığını sağlayanın ise kambiyo senedinin tarafların gerçek amacı olan temel hukuki ilişkiden bağımsız olması olduğu, kanunen emre yazılı senetler olan kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına bağlı, yaratıcı senetler olduğu, dava konusu çeklerin kıymetli evrak ve kambiyo senedi özellikleri dikkate alındığında, yargılama sürecinde dava konusu 5) Eğer bir çek muhatap bankaya ibraz edildiğinde ilgili çek hesabında para yoksa yapılması gereken işlemin “çekin karşılıksız olduğu” konusunda şerh düşülmesi olduğu, ilgili hesapta para olmadığı halde, çeklere “karşılıksız” şerhi düşülmemesi için davalı banka tarafından iddia edilen türden hususların (“mükerrer ödeme" ve “yetkisiz imza” gibi gerekçelerinin) somut belgelerle dayanarak, tutarlı bir şekilde kanıtlanmış olması gerektiği, dosyada davalı bankanın bu iddialarını kanıtlayıcı belgelerin bulunmadığı, bunların kanıtlanamaması durumunda, sözkonusu çekler için karşılıksız işlemi yapmamak için bu tür gerekçelerin tercih edildiği kanaatinden farklı bir sonuca varılmasının mümkün görünmediği (Bölüm INl-B),6) Ticaret hukukunda kıymetli evrakın bir alt türü olan kambiyo senetleri konusu Ticaret Kanununda düzenlenmiş olduğundan, 'ticari iş' sayıldığı, kambiyo senetlerinde mücerretlik ilkesinin geçerli olduğu, kambiyo senedinin, doğumuna neden olan ilişkiden bağımsız olup, asıl borç ilişkisindeki sakatlığın kambiyo senedini etkilemediği, çek gibi kambiyo senetlerini diğer kıymetli evraktan ayıran önemli özelliklerinden birinin, tedavül, kabiliyetlerinin yüksekliği olduğu, tedavül kolaylığını sağlayanın ise kambiyo senedinin tarafların gerçek amacı olan temel hukuki ilişkiden bağımsız olması olduğu, kanunen emre yazılı senetler olan kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına bağlı, yaratıcı senetler olduğu, dava konusu çeklerin kıymetli evrak ve kambiyo senedi özellikleri dikkate alındığında, yargılama sürecinde dava konusu çekler için kök ilişkisi araştırılması ve sonuçta red gerekçesi yapılmasının isabetli görünmediği..." şeklinde tespitler yapılmıştır.
İş bu kerre mahkememizce yeni seçilen bilirkişi heyetinden taraf iddia ve savunmaları ile İstanbul BAM 13.HD'nin... Esas,...Karar sayılı kaldırma kararı kapsamı ve kaldırma kararı sonrası dosyaya celp olunan kayıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle davacı yanın davalılardan talep ettiği şekilde alacak isteminde bulunup bulunamayacağı hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler SMM ..., Bankacı ... ve Hukukçu ... tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 30/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... 1- Davalı bankanın çek bedellerinden sorumluluğunun ispata muhtaç olduğu, 2- Diğer davalıların dava konusu çeklerden dolayı müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği,
" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce, kaldırma ilamında belirtilen hususlar ile banka nezdinde evrakların saklama süresi ve mahkememize sunulan 06/11/2024 tarihli müzekkere cevapları (bir kısım bankalar) da değerlendirmek üzere raporu düzenleyen bilirkişilere tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize 02/03/2025 tarihli raporda , kök rapordaki görüş ve kanaatlerde herhangi bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde:
Mahkememizce yapılan ilk yargılama sonrasında İstanbul Bam 13. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar ve 12/11/2020 tarih sayılı kaldırma ilamı uyarınca taraf defterleri ve Banka kayıtları üzerinde araştırma yapılması yoluna gidilmiş olup dava konusu olay üzerinden geçen uzun yıllar ve tarafların evrak ve belge saklama sürelerinin sona ermiş olması nedeniyle kaldırma ilamında belirtilen yeterli evrak ve somut belge dosya kapsamına kazandırılamamıştır.
Davalı ve dava dışı Banka'ya yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmış, eldeki veriler ve kaldırma ilamı doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor teminine gidilmiştir.
Buna göre; dava konusu edilen 1502821 nolu 21.350,00TL bedelli çekin süresinde bankaya ibraz edilmiş ve imzanın uyuşmaması nedeniyle ödemenin yapılmamış olması karşısında davalı Banka'nın bu çeke yönelik zamanaşımı itirazının reddi gerekmiştir.
Dava konusu edilen ve süresinde ibrazı konusunda tereddüt bulunan ve hakkında 90 (daha önce ödenmiş çek) kaydı bulunan 1502819 nolu 29.750,00TL'lik çekin de süresinde bankaya ibraz edilmiş olması ve işlemsiz iade edilmiş olması karşısında zamanaşımı itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacının çeklerin keşide tarihi olan 2008 yılına ilişkin defterlerinin dosyamıza sunulmadığı ve üzerilerinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilince davalı ...'ye kesilen fatura suretleri sunulmuş ise de faturanın düzenlenmesinin tek başına ispat aracı olmasının mümkün olmadığı, ayrıca faturanın davalıya tebliğ edildiğinin ve geçerli bir ticari ilişkinin varlığını ispat yükü de davacı üzerindedir.
Takastan ibraz edilip Banka kayıtlarında mevcut kayıtlar ile imzası uyuşmayan .. nolu çek nedeniyle davalı Banka'ya atfedilecek kusur bulunmadığı, Banka'nın üzerine düşen özen yükümlülüğüne uygun davrandığı anlaşılmakla bu çek yönünden davalı Banka'ya açılan davanın reddi gerekmiştir.
Takastan ibraz edilip daha önce ödendiğine ilişkin kayıt olduğu beyan edilen ancak çek üzerinde buna ilişkin şerh bulunmayan .. nolu çek nedeniyle daha önce ödendiğine ilişkin kaydın davalı Banka tarafından konulmadığı gibi daha önce ödeme yapıldığına ilişkin çek üzerinde kaydın da bulunmadığı görülmüştür. Bu halde anılı çek nedeniyle davalı Banka'nın kusurunun ispat edilemediği anlaşılmakla bu çek yönünden de davalı Banka'ya karşı açılan davanın reddi gerekmiştir.
Yine davacı tarafından bu çek bedelinin dava dışı ...A.Ş'ye ödendiğine ilişkin somut delilin dosyada mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Yine, davacının keşideci ve lehdar yönünden alacak talebine ilişkin olarak .. nolu çek bedelini dava dışı ...'e ödediğine ve her iki çeki davalı ...'den ticari ilişkinin karşılığı olarak aldığına dair somut delili bulunmadığı gibi davacı tarafından defterlerinin yeniden incelemeye sunulamadığı, bu halde davacının çeklerin Banka tarafından ödenmemesi iddiası nedeniyle kendisi tarafından ticaret karşılığı alınmasından kaynaklı zarara uğradığını ispat edemediği anlaşılmakla sonuç olarak tüm davalılar yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL ret harcından peşin alınan 758,85TL kısmın mahsubu ile fazla yatırılan 143,45TL kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı ... Bankası tarafından yapılan 141,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davalı ... Bankası davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL nispi ücretin davacıdan alınıp, bu davalıya VERİLMESİNE,
6-HMK 120. maddesi gereğince; taraflarca yatırılan gider avansı ile delil avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda HMK'nın 341/1 vd. maddeleri ile, ... tarihli ... Sayılı Kanunun 22. maddesi ile eklenen 6100 Sayılı Kanunun Ek-1/3. maddesi uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize ya da Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.11.07.2025
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır