T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/746
KARAR NO :2024/793
DAVA:Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i
DAVA TARİHİ:23/12/2020
BİRLEŞEN .... ATM'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA:Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ:04/02/2021
KARAR TARİHİ 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile; İstanbul’da kurumsal şirket çalışanlarının taşımacılığını üstlenen ve klasik personel taşımacılığını dijitalleştiren bir şirket olduğu; davacı şirketin, müşterisi olan işveren şirketlerin taşımacılık faaliyetlerine ilişkin gelişmelerden haberdar olabilmeleri için işveren web uygulaması olduğu, davalı şirketin de davacı şirket ile aynı ulaşım sektöründe yer aldığı, davacı ve davalı şirketlerin bir dönem birlikte çalıştığı, ancak ortaklığın sona ermesi ile birlikte davalı şirketin, davacı şirkete karşı haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulunduğu; ilk haksız rekabet eyleminin, davalı şirket yetkilisi ...’ın davacı şirket yetkilisi...’yi ... şirket merkezine çağırması ile başladığı; Ali Halabi’nin davacı şirket çalışanlarından ... ile birlikte ... şirketinin Gayrettepe’deki merkezine gittiği; davalı şirketin yetkilileri ... ve oğlu ... tarafından davacı şirketin sektörde devam etmesi halinde Voltlines çalışanları ve yetkili... için iyi olmayacağı şeklinde tehdit edildiği; bu olay üzerine davalı şirket tarafından şikayette bulunulduğu; davalı şirketin ... şirketinin açmış olduğu ihaleye ... Turizm isimli şirketle girip daha önce ... şirketinin yürüttüğü ... ... operasyonunu üstlendiği; ... ... projesinde davacı şirket operasyon ortağı ... Turizm’de “Operasyon ve Müşteri İlişkileri Uzmanı’’ olarak çalışan ... isimli kişiden öğrenildiği üzere, ... firması çalışanlarından ... adlı şahsın ... ile iletişime geçerek ve daha önceden var olan tanışıklığını kullanarak kendisini ofisine davet ettiği; ... şirketi yetkilileri tarafından, ... projesi kast edilerek projede sorunların meydana gelmesi, servislerin sabahları ya da akşamları hizmet vermemesi gerektiğinin söylendiği; söz konusu isteklerin yerine getirilmesi halinde ...’e ... şirketinde iş garantisi verildiği; ek olarak da ...’in ... Turizm şirketinde çalışmaya devam ederken 2 ay boyunca ... projesini baltalaması için aylık 4.000 TL ücret teklif edildiği ve baltalama işlemi sonucunda ... Turizm şirketinin iş akdini feshedilmesi durumunda herhangi bir hak kaybının olmayacağının, bu kaybın kendileri tarafından ödeneceğinin söylendiği; görüşmenin devamında... hakkında “şerefsiz arap’’ diye bahsedildiği; en nihayetinde ülkeden kaçacağı ve tek amaçlarının sektöre zarar vermek olduğunun beyan edildiği; davalı şirket çalışanı ... adlı şahsın ...’i tekrar görüşmeye çağırdığı; bu görüşmede davalı şirketin sahibi ...’ın aynı teklifleri yinelediği ve ekleyerek ...’in ... şirketinde oğlundan sonra en yetkili kişi olacağını ve evlenme ihtimalinde tüm masrafları kendisinin karşılayacağını, ek olarak yeni ev alması durumunda 100.000 TL – 150.000 TL’sini bizzat karşılayacağını belirttiği; ... ile ... adlı şahsın arasında geçen üçüncü görüşmede kendisine üç araç ve bu araçlar için şoför yollanacağı, bunları ... taşımacılık işine dâhil etmesinin istendiği; 12.08.2020 tarihinde davacı şirkete ait olan ... plakalı servis aracı park halinde iken davalı şirkette saha sorumlusu olarak çalışan Burak Bayrakçı adlı şahıs tarafından aracın içindeki dezenfektan ünitesinden davacı şirketin ticaret unvanı yazılı kısmının söküldüğü; bu olaylar sonucu davacı şirketin saygınlığı, ticari şeref ve haysiyetinin birçok kez davalı şirket tarafından zedelendiği öne sürülerek davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davanın zaman aşımına uğradığı; davacı şirketin müvekkili şirketçe rakip görülecek büyüklükte bir şirket olmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı; bir şirketin sermayesinin, o şirketin piyasadaki değeri konusunda doğrudan anlam ifade edebilecek bir ölçüm aracı olmadığı; dilekçe ekinde sunulan ticaret sicil gazetelerinden de anlaşılacağı üzere davacı şirketin sermaye değerinin 87.779-TL nominal değer + 35.628.408,90-TL emisyon primi toplamına eşit olduğu; davacı şirket ile ... ... A.Ş. arasında ... Tedarik Anlaşması imzalandığı; davacı şirketin geliştirmiş olduğu iş modeli karşısında 6 milyon Amerikan Doları yatırım almış olmasının dava ile hiçbir alakası olmadığının belirtildiği; aslen davacı şirketin o dönem müvekkilin rakibi değil, altında çalışan bir firma olduğunun ve müvekkili şirketin ismini kullanarak iş almaya çalıştığının iddia edildiği davacı şirketçe müvekkilinin isminin kullanıldığına dair hiçbir şikâyet veya ihtarın söz konusu olmadığı, müvekkil şirket sahibi ... ve oğlu ... hiçbir şekilde davacının iddia ettiği gibi faaliyetlerini durdurmaları yönünde bir tehditte bulunmadığı, görüşmede belirtilen tek husus; daha önce iş yapılması akabinde davacının müvekkilin ismini kullanarak yaptığı haksız eylemlerin durdurulması talep edildiği, bu durumun ise haksız rekabet teşkil etmediği, dosyada yer alan diğer gerçek dışı iddialara ilişkin cevaplarımız doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı şirketin müvekkili şirketi piyasadan yok etmek için ve defaatle hem maddi hem de manevi açıdan haksız menfaat etmesi sebebiyle huzurdaki davanın açıldığını, davalı şirket sahibinin ve oğlunun müvekkili şirket sahibini şirketinin faaliyetlerini durdurması yönünde tehdit etmesi ya da 12/08/2020 tarihinde şirketin servis araçlarından birinin içindeki dezenfektan ünitesinde bulunan müvekkili şirketin logosunu sökmek gibi durumların davalı tarafından yaratılmak istenen haksız rekabet ortamını kanıtlar nitelikte olduğunu, davalı şirketin tüm amacının müvekkili firmayı sindirerek serbest piyasa ekonomisindeki dengeleri kendi lehine çevirmek olduğunu, tüm bu sebeplerle davalı aleyhine haksız rekabetin tespiti ve men'i talepli dava açıldığını ve işbu davanın mahkememizin ... Esas sayılı dosyası kapsamında görüldüğünü, huzurdaki davanın bahse konu mahkememizin dosyasıyla birleştirilmesini, davalı şirketin müvekkili firmaya karşı içinde bulunduğu haksız rekabet teşkil eden tutum ve davranışları nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesini, harç yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davanın zaman aşımına uğradığı; husumet itirazında bulundukları, davacı şirketin müvekkili şirketçe rakip görülecek büyüklükte bir şirket olmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı; bir şirketin sermayesinin, o şirketin piyasadaki değeri konusunda doğrudan anlam ifade edebilecek bir ölçüm aracı olmadığı; dilekçe ekinde sunulan ticaret sicil gazetelerinden de anlaşılacağı üzere davacı şirketin sermaye değerinin 87.779-TL nominal değer + 35.628.408,90-TL emisyon primi toplamına eşit olduğu; davacının ileri sürdüğü eylemlerin hiçbirinin haksız rekabet teşkil etmediği, davacının algı yaratmaya çalıştığı; davacının hangi şirketlere karşı hangi eylem nedeniyle zor durumda kaldığı yada şeref ve haysiyetinin zedelendiği bütün illiyet bağlantıları ile birlikte ortaya koyulmaksızın sözde haksız rekabet kaynaklı manevi tazminat talep etmesinin haksız, mesnetsiz, hakkaniyete ve ticari etiğe aykırı olduğu savunularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, mahkememizin iş bu ... esas sayılı dosyası birleştirilmiştir.
Asıl dava, davalının davacıya karşı olan eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve men'i istemlerine ilişkindir.
Birleşen dava, haksız rekabetten kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır.
Taraf delilleri toplanmış, taraflar arasında akdolunan sözleşme, ....asliye Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, tanıklar dinlenmiş ve mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
....asliye Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Katılanın ..., sanıkların ... ve ..., suçun tehdit olduğu, dava sonunda ... hakkında hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, ... hakkında hapis cezası verildiği, kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ..., karayolu taşımacılığı uzmanı ... ve hukukçu... tarafından hazırlanarak mahkememize sunulan tarihli bilirkişi raporu ile; Türkiye genelinde öğrenci/personel servis taşımacılığı yapan firmalar ile servis taşımacılığı hizmeti alan okullar/şirketler genel olarak düşünüldüğünde; ülke genelinde servis taşımacılığı hizmeti veren en büyük şirketin dahi toplam iş hacmi ülke potansiyelinin %1 oranını dahi bulmayacağı, servis taşımacılığı şirketlerinin sayısı ve servis hizmeti alacak çok geniş yelpazede müşteri bulunması nedeniyle bu sektörde bir tekelleşmekten bahsetmenin çok mümkün olmadığı, İstanbul genelinde hizmet veren ortalama potansiyele sahip servis işletmeciliği yapan bir firma dahi günlük ortalama 1.000 adet araçla hizmet verdiği, servis taşımacılığı yapan firmalar genellikle şahıslara ait olan servis araçları ile alt – üst taşıyıcı (taşeron taşıyıcı) ilişkisi üzerinde çalıştığı, bahsedilen nedenlerden dolayı davacı tarafın davalı firma için “taşımacılık sektöründe tekelleşmek istiyor” beyanına katılmak mümkün olmamış, taraflar; geçmiş dönemde bazı projelerde birlikte yer aldıklarını beyan ettiği, tarafların birlikte yer aldıkları projelerle ilgili olarak dava dosyasına sunulmuş herhangi bir belge tespit edilemediği, taraflar arasında karşı tarafın çalıştığı firmaya teklif verilmeyecek (rekabet yasağı) türden bir sözleşmeleri, centilmenlik anlaşmaları tespit edilemediği, davacı taraf, davalı tarafın kendisini iş yerine çağırarak tehdit ettiğini beyan etmiş, bu konunun servis taşımacılığı dışında adli bir olay olduğu, davacı tarafın da bu konuyu yasal olarak takip ettiği dava dosyasına sunduğu belgelerden tespit edilmekte olup, dava dışı ... Turizm firmasının, dava dışı ... ... projesinde çalıştığı iddia edilen ... adlı kişinin davacı şirket çalışanı ... adlı kişiye 03.10.2019 tarihinde yazdığı mailde anlatılan tekliflerin herhangi bir ispatı tespit edilemediği, 12.08.2020 tarihinde davalı taraf saha çalışanı Burak Bayrakçı tarafından park halinde olan ... plaka sayılı aracın içerisinde bulunan dezenfektan ünitesinde bulunan davacı taraf şirket ticaret unvanının sökülmesi olayına ait dava dosyasına sunulmuş bir durum tespit tutanağı veya yasal bir şikâyet tespit edilemediği, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’na ait imzalı bir beyan tespit edilemediği, servis taşımacılığı yönüyle değerlendirildiğinde; piyasa deneyimlerimize göre henüz hiçbir firmanın servis taşımacılığı sektöründe tekel olacak kadar bir potansiyele sahip olmadığı, davacı taraf işvereni ve çalışanının davalı tarafça tehdit edilmesi olayının adli bir vaka olduğu, taraflar arasında karşılıklı olarak imzalanmış herhangi bir sözleşme veya centilmenlik anlaşması gibi bir belgenin dava dosyasında tespit edilemediği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizin 19/04/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan tanık beyanlarının eksiksiz bir şekilde değerlendirilmesi suretiyle davacı tarafın rapora karşı itirazlarının değerlendirilerek ayrıntılı ve denetime elverişli ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek mahkememize sunulan 06/08/2024 havale tarihli ek rapor ile; dosya da mübrez belgelerden ve tanık beyanlarından her iki yanın da taşımacılık hizmetinde bulunduğu, bir dönem birlikte çalıştıkları, ... ihalesini davacının kazanmasından sonra davalının davacı çalışanlarını davacının projelerini aksatacak biçimde hareket etmeleri yönünde davranmaları için yöneltme çabaları içerisine girdiği, bu hususta davacı çalışanlarının mail yolu ile açıklamalarda bulunduğu, davacıya ait dezenfektan ünitesinden davacının isminin sökülmesinin davalı çalışanınca sağlandığı tanık ifadelerinde yer almış olduğu, TTK m. 54/2 “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır” düzenlemesi kapsamında, davalı fiilinin aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırılık eylemleri dahilinde haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmış olduğu bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller, tanık beyanları, alınan bilirkişi raporu ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacı vekilince, davalı şirket yetkilileri tarafından davacı şirket yetkilisinin tehdit edildiği, davacı şirket ile iş yapan ...'in yapılan teklifler ile ayartılmaya çalışıldığı, davalı şirket saha çalışanı tarafından bir araç içerisindeki dezenfekten ünitesinden davacı şirketin unvanının yazılı olduğu kısmın söküldüğü, bu eylemlerin haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülerek, asıl davada haksız rekabetin tespiti ve men'i, birleşen davada, haksız rekabet oluşturduğu iddia olunan bu eylemden dolayı manevi tazminat talep edilmiştir.
Davalı vekilince, zaman aşımı def'inde ve husumet itirazında bulunulmuş, müvekkilinin haksız rekabet eden fiillerinin olmadığı savunularak asıl ve birleşen davanın reddi talep edilmiştir.
Davalı vekilince, husumet itirazında bulunulmuş ise de, dava dilekçelerindeki iddialar kapsamında işbu asıl ve birleşen davanın davalı tarafa yöneltilmesinde yasal bir engel bulunmadığından bu savunmaya itibar edilmemiştir.
Davalı vekilince, zaman aşımı def'inde bulunulmuş ise de, dava konusu olayların tek tarihte olmadığı, farklı zamanlarda olduğu, bu olayların davacı tarafça öğrenilme tarihlerinin net olarak tespit edilmediği, bu kapsamda dava tarihi dikkate alındığında TTK'nın 60. Maddesinde düzenlenen 1 ve 3 yıllık kısa ve uzun zaman aşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dava yönünden, dava şartlarının tam olduğu, başkaca incelenecek ilk itiraz ve süreler yönünden bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Dava konusuna ilişkin yasal düzenlemeleri ortaya koyacak olursak;
Haksız rekabete ilişkin hükümler TTK' nun 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Buna göre; "Madde 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
Madde 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;
1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,
2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,
3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak,
4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,
5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek,
6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur,
7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak,
8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak,
9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak,
10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek,
11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak,
12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak.
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle;
1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek,
2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak,
3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek,
4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek.
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle;
1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,
2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak,
3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak.
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur.
e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine;
1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya
2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.
Madde 56- (1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men'ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.
(2) Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler.
(3) Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları açabilirler.
(4) Bir kimse aleyhine birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur.
Madde 59-(1) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler." şeklinde düzenlemeler mevcuttur.
Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede;
Davacı tarafça, davalı şirket yetkilileri tarafından davacı şirket yetkilisinin tehdit edildiği, davacı şirket ile iş yapan ...'in yapılan teklifler ile ayartılmaya çalışıldığı, davalı şirket saha çalışanı tarafından bir araç içerisindeki dezenfekten ünitesinden davacı şirketin unvanının yazılı olduğu kısmın söküldüğü, bu eylemlerin haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülerek işbu asıl ve birleşen davanın açıldığı; Tarafların her ikisinin de taşıma sektöründe faaliyet gösterdiği, 2018 yılında kısa bir süre birlikte iş yaptıkları, aralarındaki sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği; Davaya konu iddiaların meydana geldiği zaman diliminde taraflar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı gibi dosyaya yansımış herhangi bir centilmenlik anlaşması da bulunmadığı; Yukarıda incelenen ceza dosyasına konu olan tehdit ifadelerine bakıldığında, davalı şirket yetkilisi olan sanıkların davacı şirket yetkilisini davalı şirket müşterilerinden uzak durmakla tehdit ettiği, bu ifadelerin haksız rekabet teşkil eder nitelikte olmadığı; Davalı şirket saha çalışanı tarafından bir araç içerisindeki dezenfekten ünitesinden davacı şirketin unvanının yazılı olduğu kısmın söküldüğü iddiasının davacı tanıklarınca görgüye dayalı anlatılmayıp başkasından duyum olarak anlatıldığı; Dinlenen davalı tanıklarının davacı iddialarının doğru olmadığı yönünde beyanda bulundukları, dinlenen davacı tanıklarından ...'in davalı şirkette çalışırken ayrılarak sonrasında kendine ait araçları davacıya kiralayarak davacı ile ticari ilişkisi olduğu, diğer tanıkların davacı şirkette çalışanlar olduğu, bu kapsamda davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceği, bu kapsamda bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmına da itibar edilemeyeceği; Davacı tarafça, iddialarının her türlü şüpheden uzak deliller ile ispatlanamadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davalı tarafın, davacıya karşı, yukarıda açıklanan TTK'nın 155. maddesinde düzenlenen eylemler ve bu eylemlere benzer eylem ve davranışının bulunduğu hususunda mahkememizde kanaat oluşmamıştır.
Tüm bu nedenler ile, davalının, davacıya karşı haksız rekabet teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, haksız rekabetin tespiti ve men'i talepli asıl davanın ve haksız rekabet eylemlerinden dolayı manevi tazminat istemli birleşen davanın reddine karar verilmiş, bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-ASIL DAVA DOSYASINDA;
1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından asıl dosya kapsamına peşin olarak yatırılan 54,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 373,20-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
B-BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;
1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcınIn, davacı tarafından birleşen dosya kapsamına peşin olarak yatırılan 853,88-TL'den mahsubu ile fazladan yatan 426,28-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL Arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸