T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/256
KARAR NO : 2025/481
DAVA : Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ : 23/12/2020
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan tanıma ve tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmeye göre davacı şirketin kendi yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve davacıya hak etmiş olduğu ödemeleri yapmadığını ve davacı şirketin zarara uğramasına sebep olduğunu, davalı yanın sözleşme hükümlerine uymaması üzerine davacı şirketin yargı yoluna başvurduğunu ve ... Devleti Yargı Yüksek Konseyi ... Asliye Mahkemesi altıncı Daire'nin ... tarih ve ... Dava Numaralı kararı ile davalı yanın sözleşme yükümlülüklerine uymaması nedeniyle 7.296.362 Riyal ve 750.000 Riyal tutarındaki maddi-manevi tazminatı ödenesine hükmedildiğini, söz konusu kararın kesinleşmiş olduğunu, davalı yan tarafından davacı şirkete ödenmesi gereken toplamda 8.046.362 Riyal'in davacı şirkete ödenmediğini belirterek ... Asliye Mahkemesi altıncı Daire'nin ... tarih ve ...Dava Numaralı ilamının Türkiye’de tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Türkiye ile Katar Devleti arasında hukuki konularda herhangi bir adli yardımlaşma mevcut olmadığını, sadece 15/11/2017 tarihinde Doha'da imza edilen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile ... Devleti Hükümeti arasında'' Cezai Koşullarda Adli Yardımlaşma Anlaşması'' mevcut olduğunu, bu bağlamda Adli Yardımlaşma Anlaşması hükümlerine göre davaya konu kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmesi olanağının bulunmadığını, davalı şirketin Türkiye'de ikametgahının mevcut olduğunu, dava dilekçesi ile de davacının kabulünde olduğunu, ... olduğunu, davaya bakmakla görevli adliyenin İstanbul Merkez Adliyesi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın yer itibari ile yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, tenfize konu mahkemenin kararının, davalı... A.Ş.' ne tebliğ edilmediğini, mahkemenin yargılama süresinde savunma haklarının ihlal edilmiş olduğunu, iddia ve savunmalarının değerlendirilmemiş olduğu gerekçede bu hususlara yer verilmemiş olduğunu, kararın oluşturulmasının ve kesinleştirilmesinin Türk Usul Hukuku'nda ve MÖHUK'da yer alan temel prensiplere aykırı olduğunun açıkça sabit olduğunu belirterek yasal dayanaktan yoksun tenfiz ve tanıma talebinin şartları oluşmamış olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; ... Devleti Yargı Yüksek Konseyi ... Asliye mahkemesi 6. Dairesi ... tarih, ... dava numaralı kararının tanıması ve tenfizi talebine ilişkindir.
Eldeki dava öncelikle ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup, ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/02/2021 tarihli, ...esas ve...karar sayılı kararıyla; somut uyuşmazlıkta davalı şirketin ... Ticaret Siciline kayıtlı muamele merkezinin İstanbul'da bulunduğu anlaşılmakla davalı yanın süresinde yapmış olduğu yetki itirazının kabulü ile HMK 116/1-a ve 138 maddesi uyarınca mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve dosya mahkememizin 2021/256 esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce tanıma ve tenfize konu edilen ve davacı tarafça dosyaya sunulan karar örneği ve ekleri incelenmiş, kararın kesinleşmiş bir örneğinin gönderilmesi ve yargılama sırasında taraflara iddia ve savunma hakkı tanınıp tanınmadığı Katar Devleti ilgili mercilerine müzekkere yazılarak verilen müzekkere cevapları dosya arasında alınmış bilirkişi ...'ten rapor temin edilmiştir.
Yabancı olarak nitelendirilen mahkeme kararları ile hakem kararları ancak tanıma veya tenfiz edilebilme koşulu ile ülkemizde sonuç doğurabilir. Tanıma; icra kabiliyetinden ayrı olarak, yabancı mahkeme kararı ya da hakem kararının tanıma işleminin yapıldığı devlet tarafından kabul edilmesi anlamına gelmekte, tenfiz; yabancı mahkeme kararının ya da hakem kararının tenfiz işleminin gerçekleştiği ülkede icra kabiliyeti kazanmasını ifade etmektedir.
Tanıma ve tenfiz istemine konu kararın verildiği ülke olan ... Devleti ile ülkemiz arasında fiili karşılıklılık bulunduğu, Adalet Bakanlığı, Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, Hukuk Mütalâa ve Görüş Bürosu'nun ... tarihli yazısından anlaşılmaktadır.
Yabancı hakem kararları ve mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, 5718 sayılı Kanun'un 50 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, ancak kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı mahkeme kararları hakkında tenfiz kararı verilmesi mümkündür. Bu yasal düzenleme karşısında, yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, Mahkemece re'sen gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Bu anlamda yapılan incelemede, davacı tarafça dava dilekçesine ekli olarak sunulan tercüme edilmiş kararın incelenmesinden, kararın kesinleştiğine ilişkin bir ifadeye rastlanmamış olup, dosya kapsamında temin edilen 12/01/2021 tarihli raporda da bu husus belirtilmiş bulunmaktadır. Mahkememizce, tenfize konu kararın kesinleşip kesinleşmediği hususunda Katar ilgili makamlarına müzekkere yazılmış, müzekkereye verilen cevap tercüme ettirilmiş, tercüme edilen kararda da kararın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin bir ibarenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Son olarak davacı vekiline, tenfize konu kararın kesinleşme şerhli bir örneğinin dosyaya sunulması hususunda süre verilmiş, davacı vekilince, 21/05/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde, tercüme edilmiş bir belge sunulmuştur. Söz konusu belgenin incelenmesinden, Temyiz Mahkemesi Kalem Müdürlüğü'nce, ... dava numaralı davada 29/10/2013 tarihinde verilen hükmün temyiz edilmediğini belgelediği anlaşılmıştır. Kararın temyiz edilmemiş olması, söz konusu kararın kesinleşmiş olduğunu göstermeye yetmemektedir. Aynı zamanda kararın taraflara tebliğ edilip edilmediği de belli değildir. Yine eldeki davanın konusu ... Devleti Yargı Yüksek Konseyi ... Asliye mahkemesi 6. Dairesi ... tarih, ...dava numaralı kararının tanıması ve tenfizine ilişkin olup, Temyiz Mahkemesi Kalem Müdürlüğü'nce 29/10/2023 tarihinde verilen kararın temyiz edilmediğini beyan etmekte olup, bu beyanda belirtilen karar tarihi de, dava konusu yapılan kararın tarihi olarak belirtilen 28/01/2014 tarihinden farklı bulunmaktadır. Bu anlamda, tenfize konu kararın kesinleşmiş olduğu ispat edilemediğinden, davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 561,00-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından sarf edilen 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2025
Başkan
¸
Üye
¸
Üye
¸
Katip
¸