T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/496
KARAR NO:2024/645
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:02/08/2021
KARAR TARİHİ:19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili banka ile dava dışı ... San. Tic. Ltd.Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin davalı borçlular tarafından kefil olarak imzalandığını, davalı/borçluların bu sözleşmeye aykırı işlemleri/hareketlerinin tespit edildiğini, davalı/borçlulara gönderilen ihtarnameye rağmen müvekkili bankaya herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğinden davalı/borçlular aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takip başlatılmış olduğunu, davalı/borçlular tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı borçlular tarafından icra takibine karşı yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalı taraflarca .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; ortada geçerli bir icra takibi olmadığını, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasının iptali için taraflarınca .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı davası ikame edildiğini ve bu sebeple itirazın iptali davasının usulden reddedilmesi gerektiğini, davalı borçlular hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Dosyası ile konkordato talep edildiğini ve 08/06/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, 04/09/2018 tarihinde geçici mühlet süresinin 2 ay uzatılması kararı verildiğini, 05/11/2018 tarihinde kesin mühlet kararı verildiğini, 04/11/2019 tarihinde kesin mühlet süresinin 3 ay uzatılmasına karar verildiğini, dava dışı ... ... Ltd. Şti. hakkında konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, davacı alacaklı tarafından yapılan alacak kaydında 609.007,42-TL alacaklı olunduğunun ikrar edildiğini, konkordato tasdik yargılamasında dava dışı ...'ın alacağının 598.201,03-TL olarak kabul edildiğini ve tasdik edilen konkordato için ödemeler yapıldığını, ... A.Ş.'nin alacağının 598.201,03-TL olarak belirlendiğini, ancak kötüniyetli olarak 1.580.114,38-TL üzerinden takip başlatıldığını, icra takibine karşı yapmış oldukları itirazın haklı ve hukuka uygun olduğunu, takibe konulan alacağın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. dosyasında tasdik edilmiş olması sebebiyle takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu ve itirazın iptali davasının reddedilmesi gerektiğini, tasdik edilenden daha fazla alacak talebinin olması halinde tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren 1 ay içinde dava açılması gerektiğini, bu süre kaçırıldığı için davanın reddedilmesi gerektiğini, 1 aylık süre içerisinde dava açmayan alacaklının mükerrer tahsilat için başlatmış olduğu takibin yasaya aykırı olup davanın reddedilmesi gerektiğini, tasdik edilen alacak için yalnızca konkordato kapsamında talepte bulunabileceğini ve bu sebeple alacağın konkordato projesi dışında talep edilebilmesi için öncelikle konkordatonun feshinin sağlanması, ardından asıl borçlu ve kefiller hakkında takip yapılabileceğini; müteselsil kefili takip etmek için TBK m. 586 hükmünde düzenlenen gerekli şartların oluşmadığını, konkordato mühleti süresi boyunca faiz işletilmesinin mümkün olmadığını belirterek, açılan davanın reddine, davacı aleyhine en az % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı banka ile dava dışı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın, asıl borçlu ve davalı kefiller tarafından ödenmediğinden bahisle, davacı tarafça alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... Sayılı kararı, kredi sözleşmesi ve ekleri, hesap ekstreleri, yapılan ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler, dava dışı asıl borçlunun ticaret sicil kayıtları dosyamız arasına alınmış, bilirkişi heyetin rapor ve ek rapor temin edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı/alacaklı banka tarafından, 24/07/2020 tarihinde davalı/borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesi ve ihtarnameye dayalı 132.499,08-TL iskonto kredisi, 1.600,00-TL rotatif, 1.600,00-TL rotatif, 1.600,00-TL rotatif, 2.030,00-TL rotatif, 569.459,39-TL eşit taksitli, 11,17-TL rotatif, 21.774,75-TL ticari KMH, 139.565,70-TL işlemiş faiz, 1.685,33-TL işlemiş faiz, 1.685,33-TL işlemiş faiz,2.138,27-TL işlemiş faiz650.115,98-TL işlemiş faiz, 12.98-TL işlemiş faiz, 11.838,06-TL işlemiş faiz, 40.363,35-TL BSMV, 376,66-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.580.114,38-TL alacağın; takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek faizin %5'i nispetinde BSMV, vekalet ücreti ve icra masrafları ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlular vekili tarafından 06/08/2020 herhangi bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinden, davacılar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... tarafından, 06/06/2018 tarihinde konkordato talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 04/02/2020 tarih ve ... K. Sayılı kararı ile, ...'nın konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddi ile bu kişiler hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasına, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato talebinin kabulü ile, konkordatonun tasdikine karar verildiği, kararın 06/01/2021 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır.
.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... Sayılı kararının incelenmesinden, davacılar ... tarafından davalı ... A. Ş. aleyhine, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin iptali talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, kararın en son Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 02/04/2024 tarih ve 2023/6801 E., 2024/3243 K. Sayılı kararı ile onanmasına karar verilerek, 02/04/2024 tarihi itibariyle kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 04/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı bankanın davalılardan 24/07/2020 takip tarihi itibariyle, nakit kredilerden, genel ticari kredilerden dolayı 708.799,64-TL asıl alacak, 796.888,92-TL. işlemiş faiz ve 39.844,45-TL gider vergisi olmak üzere toplam 1.545.533,01-TL, ticari Kredili Mevduat Kredisinden dolayı 21.774,75-TL asıl alacak, 11.838,06-TL işlemiş faiz, 591,90-TL gider vergisi ile 376,66-TL de ihtar masrafı olmak üzere toplam 34.581,37-TL olmak üzere toplam 1.545.533,01-TL+34.581,37-TL=1.580114,38-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar Genel Ticari Kredilerden dolayı 708.799,64-TL matrah üzerinden yıllık % 58,50 ve Ticari Kredili Mevduat Kredisinden dolayı da 21.774,75-TL matrah üzerinden yıllık % 28,08 temerrüt faizi ile bunların % 5'i gider vergisinin istenebileceği, gayrı nakit kredilerden dolayı, davacı yan her ne kadar 6 adet çek yaprağı sorumluluk bedeli olarak 9.600,00-TL Çek sorumluluk bedelinin deposunu talep etmiş ise de; incelemede 3 adet çek yaprağı seri numarası ibrazı bulunduğundan en çok 3 adet çek yaprağı için 4.800,00-TL'nın deposunun istenebileceğini, ancak davalılar kefil sıfatıyla sorumlu olduklarından ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereği kefillerden çek yaprağı için talep edilmesi halinde nakit depo edeceklerine dair açık bir hüküm bulunması halinde bu talebin kefillere karşı ileri sürülebileceği ve incelenen sözleşme maddeleri arasında bu hususu teyit eder bir madde görülemediğinden, gayrı nakit çek yaprağı depo talebine ilişkin nihai değerlendirme ve takdirin mahkemede olduğunu belirtmiştir.
Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... ve Konkordato Hukuku uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 13/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; temerrüt faizi oranına ve gayri nakit üzerinden alacağa yönelik itirazlar hakkında kök raporda yapılan değerlendirmelerin değiştirilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığı, davalı vekili tarafından takip edilen alacağın konkordato projesine bağlı bir alacak olması sebebiyle mükerrer tahsil istendiği gerekçesiyle bilirkişi raporuna itiraz ettiği, ... San. Tic. Ltd. Şti., borcun asıl sorumlusuyken ...'nın müteselsil kefil olarak borçtan birlikte sorumlu olduğunu, bu halde borçlulardan birinin konkordato talep etmesinin diğer borçluların sorumluluğunu etkilemediğini, konkordatoya muvafakat etsin veya etmesin alacaklının, aynı borçtan sorumlu olan diğer borçlulara karşı bütün haklarını koruyacağını ve bu borçtan birlikte sorumlu olanlara kişilere müracaat edebileceğini, İİK m. 303 gereği konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklının, borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edeceğini, konkordatoya muvafakat halinde ise muvafakat eden alacaklının da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanacağını(İİK m. 303/ f. 2), davalı tarafın, yapılan takibin konkordatonun mecburiliğine aykırı olduğunu ileri sürdüğünü, oysaki konkordatonun mecburiliğinin doğrudan doğruya hakkında konkordato tasdik edilen borçlu kişi açısından geçerli olduğunu, İİK m. 303 hükmünden alacaklıların, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere karşı haklarını muhafaza ettiğini, bu durumda müteselsil kefil ...’ya karşı yapılan takiplerin konkordatonun mecburiliği ilkesine aykırı olmadığını, davalı tarafın, ... A. Ş.’nin alacağı 598.201,03-TL olarak belirlenmişken 1.580.114,38-TL olarak takip başlatılamayacağını ve fazla alacak iddiası için bir aylık süre içinde çekişmeli alacağı için dava açması gerektiği iddiası ile itiraz ettiğini, İİK m. 308/b f. 1 hükmüne göre alacakları kabul edilmeyen alacaklıların, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içerisinde bu alacakları için dava açabileceğini, ancak bu davanın açılması zorunluluk olmadığı gibi davanın açılmamasının haktan feragat anlamına da gelmediğini, alacaklının alacağını yazdırmamış yahut çekişmeli alacağı için dava açmamış olsa bile, müşterek borçlunun borcu ödediği takdirde, konkordato borçlusuna rücu hakkının olmadığı durumlarda, aynı borçtan sorumlu olan diğer borçlulara karşı alacağının tümünü tahsil hakkını muhafaza edeceğini, kefillerin asıl borçluya rücu edebileceği alacak miktarı açısından ise alacağın konkordatoya yazdırılmaması ve çekişmeli alacak için dava açılmaması rücu hakkının kaybına yol açıp kefillerin durumunu ağırlaştırdığından TBK m. 594 hükmü gereği kefillerden talep edilemeyeceğini, değerlendirilmesi gereken bir diğer itirazın davalının konkordato mühleti boyunca (08/06/2018-05/02/2020) faiz işletilmesinin hatalı olduğu, konkordato mühleti sonucunda rehinle temin edilmemiş alacaklar için faiz işlemesinin durduğu, ancak faiz işlemesinin durmasına ilişkin bu hükmün nihai olarak uygulanabilmesi için konkordato projesinin tasdik edilmiş olması ve tasdik edilen konkordato projesinin bu kurala aykırı bir hüküm içermemesi gerektiği, kesin mühletin diğer sonuçlarından farklı olarak faize ilişkin düzenlemenin hüküm ve sonuç doğurabilmesinin (mühlet kararı verilmesine değil) konkordatonun tasdik edilmesi şartına bağlı olduğu, bu çerçevede konkordato tasdik edilmeyip, konkordato mühleti kaldırılır, konkordato talebi reddedilir veya iflasın açılmasına karar verilirse, alacaklının mühlet kararı verilmesinden sonraki dönem için de faiz talep edebileceğini, bu açıklamalar neticesinde konkordato talepleri reddedilen ... için geçici ve kesin mühletten yararlandıkları dönem için de faiz talep edilebileceğini, faiz alacağına karşılık gelen miktarın asıl borçlu hakkındaki konkordatoya yazdırılmamış olması sebebiyle rücu hakkının kaybedildiği ve bu sebeple de kefillerden istenemeyeceği yönündeki iddianın kabul görmemesi gerektiğini, zira hem asıl borçlu hem de kefiller için konkordato başvurusu yapıldığı, konkordato talebinin reddi üzerine geriye dönük olarak faiz işletileceğinden mühlet süresi boyunca işleyecek faizin kefillerden talep edilebileceğini, TBK m. 586/ f. 1 hükmüne göre borçluyu takip etmeden müteselsil kefili takip edebilmek için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiğini, sonuç olarak temerrüt faizi oranına ve gayri nakit üzerinden alacağa yönelik itirazlar hakkında kök raporda yapılan değerlendirmelerin değiştirilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığını, kefillere karşı yapılan takibin konkordatonun mecburiliği ilkesine aykırı olmadığını; kendileri hakkındaki konkordato tasdiki talebi reddedilerek mühlet kararı da ortadan kalkan kefillere karşı takip yapılabileceğini; konkordatoya yazdırılmamış veya yazdırılıp da çekişmeli hale gelmesine rağmen hakkında dava açılmayan alacakların kefillerin asıl borçluya rücu imkanını engellediği oranda kefillerden talep edilemeyeceğini; kefillerin asıl borçluya rücu imkanının olmadığı alacak miktarınca alacaklının kefillere başvuruda bulunabileceğini; kesin mühlet boyunca işleyen faizin haklarındaki mühlet kararının etkisinin ortadan kalkması durumunda kefillerden talep edilebileceğini belirtmişlerdir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı banka ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesini aynı zamanda krediyi kullanan şirketin ortak ve temsilcisi olan davalı borçluların müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, bu anlamda borçtan sorumlu oldukları, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine alacaklı banka tarafından hesabın kat edilerek asıl borçlu ve kefillere .... Noterliği'nin 07/06/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiği, ödeme yapılmaması üzerine davalı/borçlular aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlular tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı borçlular tarafından, borçları olmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında temin edilen bilirkişi rapor ve ek raporu ile, davalı borçluların raporda belirtilen miktar kadar borçlu oldukları tespit edilmiştir. Davalılar tarafından, davaya konu icra takibinin iptali talebiyle icra hukuk mahkemesinde dava açılmışsa da, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... Sayılı kararının incelenmesinden, davacılar ... tarafından davalı ... A. Ş. aleyhine, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin iptali talebiyle dava açılan davanın reddine karar verildiği, kararın en son Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 02/04/2024 tarih ve 2023/6801 E., 2024/3243 K. Sayılı kararı ile onanmasına karar verilerek, 02/04/2024 tarihi itibariyle kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, davalı tarafın ortada geçerli bir takip olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir. Yine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile, davacılar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... tarafından, 06/06/2018 tarihinde konkordato talebiyle dava açılmışsa da, bu dosya kapsamında yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 04/02/2020 tarih ve ... K. Sayılı kararı ile, ...'nın konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddi ile bu kişiler hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasına, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato talebinin kabulü ile, konkordatonun tasdikine karar verildiği, kararın 06/01/2021 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki davanın davacılar olan ... tarafından konkordato talebiyle açılan davanın reddine karar verilmiş olması, kefillere karşı yapılan takibin konkordatonun mecburiliği ilkesine aykırı olmaması, kendileri hakkındaki konkordato tasdiki talebi reddedilerek mühlet kararı da ortadan kalkan kefillere karşı takip yapılabilmesi, kefillerin asıl borçluya rücu imkanının olmadığı alacak miktarınca alacaklının kefillere başvuruda bulunabilmesi, kesin mühlet boyunca işleyen faizin haklarındaki mühlet kararının etkisinin ortadan kalkması durumunda kefillerden talep edilebilmesi hususları dikkate alınarak, bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarından davalı borçluların sorumlu oldukları sonucuna varılmıştır. Davacı tarafça gayinakdi alacak talebinde bulunulmuşsa da, kredi sözleşmesinde, kefillerin, gayrinakdi alacaktan sorumlu olacaklarına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın, gayrinakdi alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Yine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasındaki konkordato dosyası kapsamında asıl borçlu tarafından bir takım ödemeler yapıldığı anlaşılmakla, yapılan bu ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından kredi sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalı borçlulara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı borçlular alacağın miktarını bilmektedirler, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermeleri gerektiğini bilmektedirler. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafça, nakdi alacak talebiyle açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı borçluların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın İPTALİNE, takibin, genel ticari kredilerden dolayı 708.799,64-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 58,50 oranında(bu oranın artması halinde artan oranlarda) temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle, ticari kredili mevduat kredisinden dolayı 21.774,75-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28,08 oranında(bu oranın artması halinde artan oranlarda) temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
1/1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı konkordato dosyası kapsamında yapılan ödemelerin, infaz aşamasında dikkate alınmasına,
1/2-2004 Sayılı İİK'nun 67/2. maddesi gereğince kabul edilen alacak miktarı üzerinden % 20 oranında belirlenen 316.022,87-TL icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafın gayrinakdi alacak talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 49.905,53-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 19.247,78-TL'nin mahsubu ile bakiye 30.657,75-TL harcın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 19.247,78-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'e yapılan 1.320,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davanın kabul-red oranına göre belirlenen 610,30-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen; 709,69-TL'sinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan ve 59,30-TL başvurma harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 350,10-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.409,40-TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre belirlenen 1.589,30-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, artan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan ve 110,00-TL'den ibaret yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre belirlenen 59,14-TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, artan kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf nakdi alacak talebiyle açtığı davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 113.586,16-TL vekâlet ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davalılar nakdi alacak talebiyle açılan davada kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 132.195,59-TL vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Davalılar gayrinakdi alacak talebiyle açılan davada kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 13/2. maddesi gereğince belirlenen 9.600,00-TL vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2024
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...