T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/625
KARAR NO : 2025/538
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 28/09/2021
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı/Alacağı temlik eden ... Şirketi vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirketin Adana ..., ... ve ... sicil sayılı 3 adet maden ruhsatının ve 2 adet zenginleştirme tesisinin 4.500.000,00-USD+KDV mukabilinde davalı şirkete devredilmesi konusunda sözleşme akdettiklerini, devir bedelinin dövizle ve vadeli olarak kararlaştırıldığını, davalı şirketin devir bedellerini ödeme, ruhsatları devralma, izinleri devralma ve sair her konuda ve ısrarla temerrüde düştüğünü, ödeme amacıyla verdiği çekleri ileri vadeli çeklerle bir kaç kez değiştirdiğini, aleyhinde icra takibi yapılmasına sebep olduğunu, ödemelerini taahhüt ettiği tarihlerden çok sonra yaptığını, davalının ısrarlı temerrüdü nedeniyle, vergiyi doğuran olay olan maden ruhsatlarının devri tarihi olan 18.12.2019 ile ödemelerin tamamlandığı tarih olan 30.06.2021 arasında önemli miktarda kur farkı oluştuğunu, mal teslimi işlemlerinde katma değer vergisine esas alınacak matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğunu, vade farkının fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin katma değer vergisi matrahına dahil olduğunu, mal bedelinin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkı gelirinin KDV matrahına dahil olduğunu, buna göre, matraha dahil olacak kur farkı gelirinin hesabında, mal ve hizmet bedeline isabet eden kur farkı gelirinin dikkate alındığını, döviz cinsinden vadeli veya taksitli satışlarda vergiyi doğuran olay ile ödeme tarihleri arasındaki kur farkı nedeniyle satıcı lehine bir kur farkı geliri oluştuğunu, bu gelirin, mevzuat gereği KDV matrahına dahil olduğunu, devir bedeli 4.500.000,00-USD+KDV olarak belirlendiğine göre davalının, her ne sebeple oluşursa oluşsun 4.500.000,00-USD devir/satış bedeline ilave olarak bu KDV'yi davacıya; davacı da ilgili vergi dairesine iletmekle yükümlü olduğunu, KDV'nin, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği, yani mal tesliminin yapıldığı anda tahakkuk edeceğini, sicili ..., ... ve ... olan madenlerin ruhsatlarının ...Genel Müdürlüğü nezdinde davalıya devri işleminin tamamlandığı 18.12.2019 tarihinde vergiyi doğuran olayın tekemmül ettiğini, vergiyi doğuran olayın tekemmülünden önce fatura vb. evrak tanzim edilmesi halinde bu evrakta gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olayın gerçeklemiş sayılacağını, maden devir işleminden sonra ve fakat henüz vadeli ödemeler yapılmadan önce davalının talebi üzerine davalıya ... numaralı ve ... numaralı faturaların kesildiğini, vergi dairesinin satış bedelinin tahsil edilip edilmediğine bakmayacağını, vergiyi doğuran olay tekemmül etmişse vergi tahakkuk ettireceğini ve ödenmesini isteyeceğini, bu yüzden ticari hayatta, ilk tahsil edilen meblağın zorunlu olarak KDV'ye gideceğini, nitekim müvekkili şirketin de, davalı şirketten ilk tahsil ettiği meblağı zorunlu olarak KDV'ye mahsuben vergi dairesine ödediğini(iade alacaklarından mahsup ettiğini), davalı şirketin, dava konusu 971.370,94-TL KDV’nin kendisinden tahsil edilip vergi dairesine iletilmeyeceğini, davalı şirketin irat kaydedeceğini zannetmekte olduğunu, oysa söz konusu verginin, davacı tarafından vergi dairesine çoktan ödendiğini, dövizle ve vadeli olarak yaptığı ödemeler nedeniyle davacı lehine doğan kur farkı gelirinin vergilendirilmesi amacıyla mevzuat gereği davalıya ... numaralı ve 13.07.2021 tarihli 5.396.505,21-TL kur farkı ve 971.370,94-TL KDV olmak üzere toplam 6.367.876,15-TL tutarlı e-fatura tanzim ve tebliğ edildiğini, kur farkından doğan 971.370,94-TL katma değer vergisinin davacıya ödenmesinin ... 15. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numarlaı ihtarnamesiyle davalıya ihtar edildiğini, davalının bu ihtarnameye verdiği cevapta ödemeyi reddettiğini, bunun üzerine davalı/borçlu aleyhine ... 33. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının ise borca ve faize haksız olarak itiraz ettiğini, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle davalı tarafın ... 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin, takip talebindeki şartlar ile devamını ve davalı aleyhine 971.370,94-TL alacağın %20'sine isabet eden tutarda icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı taraf ile müvekkili şirket arasında akdedilen ruhsat sicil numarası 70/
33, 8778 ve 8779 olan maden ruhsatlarının devrini konu alan sözleşmede, devir bedelinin KDV dahil USD cinsinden kararlaştırıldığını, devir bedelinin davacıya farklı tarihlerde anlaşmaları doğrultusunda USD cinsinden KDV dahil ödendiğini, KDV dahil devir bedelinin davacıya USD cinsinden ödenmesi sebebiyle kur farkı faturasına ayrıca KDV tahakkuk ettirilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında, toplamda KDV dahil 5.310.000,00-USD ödeme yapılması konusunda anlaşıldığını, bu kapsamda 4.500.000,00-USD devir bedeline ek olarak 810.000,00-USD tutarında KDV ödenmesinin kararlaştırıldığını, yani KDV'nin USD cinsinden ödenmesinin kararlaştırılmış olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmalar neticesinde, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa ruhsat ve cevher zenginleştirme tesisleri devir bedeli olarak toplamda 5.210.149,48-USD ödeme yapıldığını, yani müvekkili şirket tarafından devir bedelinin KDV'sinin de USD cinsinden ödendiğini, müvekkili şirketin, davacıya ruhsat ve cevher zenginleştirme devir bedeli karşılığında hiçbir zaman Türk Lirası cinsinden ödeme yapmadığını, bu nedenle davacının kur farkı faturasına KDV tahakkuk ettirmesinin hukuka aykırı olduğunu, KDV dahil toplam bedelin dövize endeksli olarak belirlenmesi durumunda, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarih ile ödeme tarihi arasında ortaya çıkan kur farkı bedeline iç yüzde oranı uygulanması gerektiğini, bu nedenle davacının kur farkı faturasına iç yüzde oranı uygulaması ve müvekkilinden KDV talebinde bulunmaması gerektiğini, davacının icra takibine dayanak gösterdiği kur farkı faturasının, vergi usul kanununa aykırı olarak düzenlendiğini, bu nedenle bu faturanın hiç düzenlenmemiş sayılmakta olduğunu, davacı tarafın, kendisinin keşide ettiği ihtarnamede müvekkilinden 810.000,00-USD tahsil ettiğini kabul etmekte olduğunu, davacının dava konusu ettiği alacak yargılamaya muhtaç olduğundan, icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının, müvekkiline icra inkar tazminatı ödemesinin gerekmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini ve davacı aleyhine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, ... Şirketi ile ... Şirketi arasında akdedilen 14/12/2018 tarihli, maden işletme ruhsatının devir ve tesciline ilişkin sözleşme mukabilinde maden ruhsatı ve zenginleştirme tesisinin devri işlemine dayalı olarak, davacı lehine doğan ve davacı tarafça ödenmek durumunda kalan kur farkı gelirinin KDV'sinin, davalı tarafça ödenmediğinden bahisle, söz konusu meblağın tahsili amacıyla ... 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Eldeki dava dosyası öncelikle davacı ... Şirketi tarafından ikame edilmiş, akabinde mahkememiz dosyasına ibraz edilen ... 15. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye sayılı alacak temlik sözleşmesi ile, mahkememiz dosyasına konu alacağın tüm faiz ve ferileri ...Şirketine temlik edilmiş, akabinde temlik alan şirket tarafından mahkememiz dosyasına sunulan ... 4. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı alacak temlik sözleşmesi ile, mahkememiz dosyasına konu alacağın tüm faiz ve ferileri ...'a temlik edilmiş ve temlik alan ...'ın davacı sıfatıyla mahkememiz dosyasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce, taraflar arasında akdedilen 14.12.2018 tarihli ... Şirketi adına kayıtlı Maden İşletme Ruhsatlarının ... Şirketine Devir ve tescili hakkında sözleşme, 25.09.2020 tarihli sulh sözleşmesi, ... 11. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, çek teslim tutanakları ve banka cari hesap ekstreleri, ... 15. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 57. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 15. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 57. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... tarihli ve ... numaralı fatura, 30.06.2021 tarihli ve ... numaralı fatura, ... numaralı ve 13.07.2021 tarihli fatura, çek teslim tutanakları ve banka cari hesap ekstreleri, ... 15. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye sayılı alacak temlik sözleşmesi, ... 4. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı alacak temlik sözleşmesi, ... 33. İcra Müdürlüğüne ait ... esas sayılı dosya vs. dosyamız arasına alınmış, mali müşavir ve emekli vergi dairesi müdürü mali müşavir bilirkişilerden oluşan heyetten rapor ve ek rapor; muhasebe finans öğretim üyesi ve vergi hukuku uzmanı öğretim üyesinden oluşan heyetten rapor, mali hukuk uzmanı YMM bilirkişiden rapor ve mali müşavir, vergi müfettişi-mali hukuk uzmanı ve iktisat-ekonometri uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten rapor temin edilmiştir.
... 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... Şirketi tarafından 14/08/2021 tarihinde borçlu ...Şirketi aleyhine ... numaralı ve 13/07/2021 tarihli kur farkı faturasının kayma değer vergisi olan 971.370,94-TL alacağın, takip tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar asıl alacağa işletilecek yıllık %15,75 TCMB reeskont faizi, takip masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte, kısmi ödemelerin faiz ve takip masraflarına mahsubu kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 13/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 21/08/2021 tarihinde herhangi bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle takibe, ödeme ermine, borca, ferilerine, işlemiş ve işleyecek faize ve uygulanan faiz oranına itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, alacağı temlik eden ... Şirketi ile davalı şirket arasında, ... ..., ... ve ... sicil sayılı 3 adet maden ruhsatının ve 2 adet zenginleştirme tesisinin 4.500.000,00-USD+KDV mukabilinde davalı şirkete devredilmesi konusunda sözleşme düzenledikleri, devir bedelinin dövizle ve vadeli olarak kararlaştırıldığı, maden ruhsatlarının devir tarihinin 18/12/2019 olduğu, davalı tarafça ödemelerin tamamlandığı tarihin ise 30/06/2021 olduğu, bu tarihler arasında kur farkı oluştuğu, oluşan bu kur farkı nedeniyle KDV ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda sorun, kur farkı KDV'sinin ne şekilde hesaplanacağı, KDV'yi hangi tarafın ödeyeceği ile ilgili bulunmaktadır. Dosya kapsamına sunulan ödemelere ilişkin belgeler dikkate alındığında, davalı tarafça, sözleşme gereğince yapılan tüm ödemelerin USD olarak yapıldığı görülmektedir. Mahkememizce dosya kapsamında farklı bilirkişi ve bilirkişi heyetlerinden rapor temin edilmiş, bu raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere de son olarak mali müşavir ..., emekli vergi dairesi müdürü mali müşavir ... ve iktisat-ekonometri uzmanı...'dan oluşan bilirkişi heyetinden 21/06/2025 havale tarihli rapor bilirkişi raporu temin edilmiştir. Söz konusu raporda da belirtildiği üzere; KDV dahil toplam bedelin dövize endeksli olarak belirlenmesi durumunda, mal teslimi ve hizmet ifası sonucunda vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarih ile ödeme tarihi arasında ortaya çıkan kur farkı bedeline iç yüzde oranı uygulanarak KDV hesaplanması gerekmekte olup, iç yüzde yöntemi uygulanmak suretiyle KDV dahil olarak faturanın düzenlenmesi halinde
taraflar arasında kur farkından kaynaklı cari hesap bakiyesinin kapanmış olacağı, yabancı para üzerinden düzenlenen sözleşme ve sonrasında yapılan ödemeler neticesinde tüm işlemler yabancı para cinsinden olduğundan davacının, davalıdan kur farkından kaynaklı KDV alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacı tarafça açılan davanın yerinde olmadığı değerlendirilerek, açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça, icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığına ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmadığı dikkate alınarak davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 11.731,74-TL'den mahsubu ile, fazladan yatan 11.116,34-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'a 1.320,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 147.991,93-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 19.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 110,00-TL posta ve davetiye masrafı olmak üzere toplam 19.610,00-TL yargılama giderinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır