T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/681
KARAR NO : 2025/323
DAVA : Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ : 22/10/2021
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan maddi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalılardan ... Anonim Şirketi nezdinde ... numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın, 04/10/2013 tarihinde tamamen kusurlu olarak müvekkili şirketin sigortalısı olan ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu kaza nedeniyle ağır şekilde yaralanan ve tedavi görmek zorunda kalan ....'ın bütün tedavi, bakım ve sair giderleri olan 56.600,35-EUR'un müvekkili şirket tarafından karşılandığını, tedavi ve sağlık giderleri ile sağlık hizmetlerine ulaşım, yeme-içme, konaklama, evde bakım, pansuman, fizik tedavi, rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı ve kaçınılmaz masraflar, geçici ve sürekli sakatlık tazminatları, geçici ve sürekli bakım gideri sigorta poliçesi kapsamında olduğundan, kazaya sebebiyet veren ... Anonim Şirketi'ne karşı dava açıldığını, müvekkili şirket tarafından kazazede ... için yapılan masrafların ödenmesi talebi ile ... Anonim Şirketi ve ... Başkanlığına ayrı ayrı müracaat edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava konusu taleplerin tahsili amacıyla dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 56.600,35-EUR tedavi ve bakım giderlerinin fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... Anonim Şirketi azami poliçe limitleri ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilleri cevap dilekçesi ile; kabul anlamına gelmemekle beraber, davacının hak ve alacaklarının çoğunun zamanaşımına uğradığını, 56.600,35-EUR tedavi ve bakım giderlerinin geçerli bir ödeme olup olmadığı hususlarının tespit edilmesi ve bu giderlerin tanıma tenfiz davasına konu edilmemesi hasebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, müvekkilinin kazada tam kusurlu olmadığını, şoför ...'ın çok yüksek hızda araç kullandığını, kavşağa yaklaştığında aracının hızını azaltıp kavşağa daha yavaş ve dikkatli olarak giriş yapması gerekirken, 2918 sayılı KTK'nın 52/1-A maddesini ihlal ettiğini, şoför ...'ın 50 km hızla seyir etmiş olması durumunda kazanın hiç gerçekleşmemiş olacağını, müvekkili ...'ün minibüs şoförü olup tecrübeli olduğunu ve kaza sırasında öğrenci taşımakta olduğunu, müvekkilinin güzergahının dik olduğunu, bayırdan aşağı doğru gittiği sırada kavşaktan geçişini tamamlamak üzereyken, ...'ın dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde aniden yola fırlayarak müvekkilinin aracına çarptığını ve kazaya sebebiyet vererek araç içerisindeki öğrencilerin hayatını tehlikeye attığını, şoför ...'ın, dava konusu kazadan 18 yıl önce de araç içi trafik kazası geçirerek bel kırığının oluştuğunu, o zamandan beri iki bacakta güçsüzlük, uyuşma ve ağrı olduğunun bilinmekte olduğunu, bu nedenle şoför ...'ın araç sürmeye muktedir olmadığı halde araç kullanması hasebiyle de kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında müvekkili sürücünün kontrolsüz kavşağa geldiğinde durup sağından gelen araca ilk geçiş hakkını verme kuralını ihlal ettiğinin, sürücü ...'ın ise kontrolsüz kavşakta her ne kadar ilk geçiş hakkı kendisinde ise de, kavşağa yaklaştığında aracının hızını azaltıp kavşağa daha yavaş ve dikkatli olarak giriş yapması gerekirken, bu kuralı ihlal ettiğinin tespit edildiğini, 04.10.2013 tarihli trafik tespit tutanağını kabul etmeyip itiraz etiklerini, müvekkili idaresindeki aracın ana yolda olduğunu ve geçiş üstünlüğünün bulunduğunu, sürücü ... sevk idaresindeki ... plaka sayılı araç ile gelirken sağ tarafından "DUR!" levhası bulunmakta ve yolu eğimli yokuş yukarı olduğunu, bura rağmen tedbirli ve kontrollü şekilde ana yola çıkması gerekirken dikkatsiz ve hızlı şekilde yola fırlaması ve müvekkillerinin aracının sağ tekerleğine çarpıp savurması ve de sırf kaza oluş şeklinin bile .. plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun sübutu olduğunu, zira aracının sol ön ve kaporta kısımları trafik polislerinin bu hususlara dikkat etmediklerini, tüm bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan, davanın görev yönünden usulden reddini, kabul anlamına gelmemekle birlikte 56.600,35-EUR tedavi ve bakım giderlerinin, geçerli bir ödeme olup olmadığı hususlarının tespit edilmesi ve bununla birlikte bu giderlerin tanıma tenfiz davasına konu edilmemesi hasebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, 04/10/2013 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen... plaka sayılı aracın, müvekkili şirkette ... numaralı poliçe ile zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçeye göre teminatlarının, sakatlanma kişi başı 250.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davacının sigortalısı zarar gören ... tarafından müvekkili şirket aleyhine ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılmış davasının mevcut olduğunu, ... karar sayılı ilam ile davacının maddi tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, davacı tarafından istinaf başvurusu yapıldığını ve dosyanın derdest olduğunu, ... esas sayılı dava dosyasından alınan bilirkişi raporlarında ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiğini, söz konusu poliçeye göre teminatlarının, Karayolları Trafik Kanunu ve poliçe genel şartları uyarınca, otomatikman her olayda ödenmesi gereken bir meblağ olmayıp, gerçek kusuru, geliri ve uzuv kaybı oranına göre tazminat meblağının belirleneceğini, sigortalı araç sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuzluğu nedeniyle poliçe sorumluluklarının bulunmamakta olduğunu, isnat edilen kusuru kabul etmediklerini, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinin müvekkili şirkette bulunan poliçe teminatı dışında kalmakta olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi ile trafik kazalarından kaynaklanan tedavi giderlerinin ... sorumluluğu kapsamına alınmış olduğunu ve sigorta şirketlerinin sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkili şirkete tüm belgelerle birlikte kaza ve hasar ihbarında bulunulmadığını ve bu nedenle müvekkili şirketin temerrütünden bahsedilemeyeceğini, ayrıca faiz talebinin de reddinin gerektiğini, olay haksız fiilden kaynaklanmakta olduğundan, avans faizi talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket yönünden ticari faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sigortalısının yaralanmasında, emniyet kemeri takmamış olması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, zararı arttırıcı etkisinin tespit edilerek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, davanın esastan reddini, dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmaları nedeniyle müvekkili şirketin temerrütünün söz konusu olmaması nedeniyle aleyhlerine masraf, faiz ve avukatlık ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili kuruma yazılı olarak herhangi başvuru yapılmadığından, dava şartı yokluğunun mevcut olduğunu, müvekkili kurumun trafik kazaları sonucu oluşan tedavi giderleri nedeniyle oluşan sorumluluğunun sınırının açıkça belirlendiğini, bu kapsamda yasal düzenleme dikkate alınarak, trafik kazaları nedeniyle oluşan tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderlerinin müvekkili kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca karşılanmakta olduğunu, müvekkili kurumun ödeme sorumluluğunun sadece SUT hükümleri kapsamında Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi kapsamına giren belgeli tedavi giderleri ile sınırlı olduğunu, ancak müvekkili kurum tarafından karşılanmayan iş göremezlik, maddi-manevi tazminat talepleri ve bakıcı giderleri yönünden ise sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam etmekte olduğunu, dava konusu trafik kazasında yaralanan dava dışı kazalı ...'ın tedavisinin, ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirildiğini ve söz konusu tedavinin bedelinin kurumlarınca ilgili sağlık tesisine ödendiğini, kurumlarının 2918 sayılı kanunun 98. maddesinden kaynaklanan yasal ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, mezkur trafik kazasına bağlı tedavileri için sağlık hizmeti sunucuları tarafından kuruma fatura edilen tedavi giderlerinin kurumları tarafından ödendiği, Sağlık Uygulama Tebliği'nde belirtilen hükümleri de kapsamadığının anlaşılmakta olduğunu, ülkemizde geçirilen trafik kazaları sebebi ile ülkemizde sağlanan sağlık hizmeti bedellerinin kurumlarınca karşılanmakta ve yurt dışındaki tedavi işlemlerinin ise 5510 sayılı kanunun 66. maddesi ve diğer mevzuat hükümlerine göre yürütülmekte olduğunu, mevzuat hükümleri çerçevesinde davacının kurumlarından talep edilebilir bir alacağının bulunmamakta olduğunu, öte yandan sigorta şirketlerinin halefiyet ve halefiyete dayalı rücu hakkından söz edilebilmesi için, yapılan ödemenin sigortacılık mevzuatına ve tekniğine uygun bir ödeme olması ve sigorta şirketinin halefiyet hakkının bulunması koşullarının gerçekleşmesinin gerektiğini, bu iki unsurun bir arada bulunması durumunda sigorta şirketinin yaptığı ödeme için halefiyeti ve halefiyete dayalı rücu hakkının söz konusu olacağını, sigorta şirketinin rücu hakkının, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin, akdedilen sigorta poliçesi/sözleşmesi hükümlerine, özel şartlara ve poliçeler için Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen genel şartlara uygun bir ödeme niteliği taşıması gerektiğinden, poliçe/sözleşme hükümlerine, poliçe/sözleşme genel ve özel şartlarına aykırı ya da uygun olmayan ödemeler bakımından sigorta şirketinin rücu hakkından söz edilemeyeceğini, müvekkili kurumdan rücuen talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, ayrıca acil hallerde alınan sağlık hizmet bedelinin SGK sigortalısı tarafından talep edilebileceğini, trafik poliçeleri haricindeki diğer poliçelerden kurumlarına herhangi bir prim aktarımının yapılmamakta olduğunu, trafik sigortası poliçelerinden kurumlarına aktarılan katkı payı dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğunun sona erdiğini, davacı tarafça, dava dışı şahsa yapılan sağlık harcamaları sağlık sigortası kapsamında ödendiğinden, Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeli gereğince anılan meblağın kurumlarından talep edilemeyeceğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere davacının yabancı para biriminden ve fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden talebinin de her türlü hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek üzere huzurdaki davada yasal hasım olunduğundan, müvekkili kurum aleyhine avans faizine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, yine kabul anlamına gelmemek üzere kurumlarından ödeme tarihlerinden değil; ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini ve davacının müvekkili kuruma başvurusu var ise, müvekkili kuruma fatura edilen ve müvekkili kurum tarafından ödenen tedavi giderleri ile ilgili tüm evrakların ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünden istenilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 06/10/2022 tarihli celsede, dava dilekçelerindeki taleplerinin bakım giderlerine ilişkin olduğunu, bundan kastlarının kazada yaralanan ...'ın kaza sonrasında hastanede yapılan tedavi giderleri, ulaşım giderleri ile kendisine bakıcı hizmetinden yararlanması nedeniyle bakıcı giderlerine ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketi ZMMS sigortalısı, davalı ... sevk ve idaresindeki ve davalı ...'ün maliki bulunduğu aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle, yaralanan şahsın sigortacısı bulunan davacı şirket tarafından karşılanan tedavi ve bakım giderlerinin tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce SGK'ya ve ... Anonim Şirketine yazılan 01/10/2021 tarihli müracaat dilekçeleri, ... plakalı aracın trafik tescil kayıtları ve davalı sigorta şirketi nezdindeki ... numaralı ZMMS poliçesi, ... numaralı hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, muayene ve tedavi evrakları, krokiler, olay yeri görselleri, Medula dökümleri, arabuluculuk son tutanağı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...(Eski: ...) esas sayılı dosyası ve dosya kapsamında düzenlenen 07/09/2016 tarihli adli tıp raporu vs. dosyamız arasına alınmış, Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulundan rapor, adli tıp uzmanı ve sigorta hukuku uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten rapor, adli tıp öğretim üyesi ve sigorta hukuku uzmanından oluşan heyetten rapor ve adli tıp uzmanı, aktüerya uzmanı ve sigorta hukukçusu öğretim üyesinden oluşan heyetten rapor temin edilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden, dava konusu 04/03/2013 tarihli trafik kazası dolayısıyla, Melikgazi Polis Merkezi Amirliği tarafından düzenlenen tahkikat evrakları mukabilinde ihbarda bulunulması akabinde taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu isnadıyla soruşturma başlatıldığı, başsavcılık tarafından verilen 23/10/2013 tarihli,... soruşturma ve ... karar sayılı kararıyla; "...mağdurun yaralanmasından dolayı şüpheliden şikayetçi olmadığı, şüphelinin üzerine atılı taksirle yaralanmaya neden olma suçunun takibinin şikayete bağlı suçlardan olduğu, şikayet şartı gerçekleşmediğinden şüpheli hakkında TCK 73/4 maddesi gereğince Kovuşturma Yapılmasına Yer olmadığına" karar verildiği anlaşılmıştır.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...(Eski: ...) esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı ... tarafından 02/12/2013 tarihinde davalılar ..., ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhine maddi manevi tazminat talepli dava açıldığı, dosya kapsamında 19/02/2016 tarihli bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 25/01/2017 tarihli raporu ve ... Makine Fakültesi Otomotiv Kürsüsü öğretim üyelerinden üçlü bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 10/05/2017 tarihli raporlar alnmış, ancak raporlar arasında çelişki olması ve trafik kazasındaki tarafların ihlal ettikleri kurallar ile kurum durumların farklı şekilde tespit edilmiş olması nedeniyle karayolları eski fen heyeti üyelerinden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinden temin edilen 01/02/2018 tarihli rapor ile dava konusu kazada davalı ...'ün %75 oranında, davacı ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 18/07/2019 tarihli,... esas ve ...karar sayılı kararıyla; "Davacının davalılar ..., ... ve ...Sigorta A.Ş. 'ye karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının reddine" ve "Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliyesi 26 Hukuk Dairesinin 10/02/2022 tarihli,... esas ve ... karar sayılı kararıyla kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosyanın, mahkemenin 2022/304 esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu, davacı tarafça 01/10/2022 tarihinde tazminat taleplerinin ıslah edildiği, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan 18/04/2024 tarihinde rapor, aktüerya uzmanı bilirkişiden 29/07/2024 tarihli rapor temin edildiği ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 07/09/2016 tarihli adli tıp raporu ile; ...'ın 04/03/2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle,... tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre sürekli bakıma muhtaç olmadığı, iyileşme(geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Mahkememiz dosyası kapsamında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan temin edilen 31/07/2023 tarihli rapor ile; ...'ın 04/10/2013 tarihli trafik kazası sebebiyle başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememiz dosyası kapsamında adli tıp uzmanı ..., aktüerya uzmanı ...ve sigorta hukuku uzmanı öğretim üyesi ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 25/03/2025 tarihli rapor ile; davacı ...’ın sağlık harcamaları toplamının 56.255,12-EUR olduğu, davacının sağlık harcamalarının ise bakıcı giderlerinin 23.216,62-EUR, tedavi giderlerinin 32.038,50-EUR ve ilave faturalandırılmamış sağlık harcamalarının 1.000,00-EUR olduğu, ilgili kurul raporuna göre davacının maluliyetinin %100 ve geçici işgöremezlik süresinin 18 ay olduğu, ...’ın sürekli bakıma muhtaç olmadığı, ...’ın sürekli bakıma muhtaç olmadığı belirlenmekle birlikte, şahsın iyileşme(geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği de mütalaa olunmakla, bu süreçte ...’ın başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu kanaatine varılması halinde, geçici iş göremezlik süresince bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığında, kusur oranı da dikkate alınarak 14.937,75-TL, ... Başkonsolosluğu tarafından bildirilen ücret üzerinden hesaplama yapıldığında ise kusur oranı da dikkate alınarak 23.780,25-EUR olduğu, ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın, davalılardan ... Anonim Şirketi nezdinde ...tarihleri arasında ... poliçe numarasıyla Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe kapsamında sağlık giderleri teminatının kişi başına 250.000,00-TL ve sakatlanma ve ölüm teminatının kişi başına 250.000,00-TL olduğu, sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu, hesaplanan sağlık giderleri için kişiye kurum ya da sigorta tarafından bir ödeme yapılmışsa bu ödemenin toplam sağlık harcamalarından tenzili gerektiği tespit edilmiştir.
...Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 14/03/2022 tarihli yazısı ve ekinde yer alan Medula dökümünden, 04/10/2013 tarihli kaza nedeniyle oluşan tedavi giderlerinin, SGK tarafından ilgili sağlık kuruluşlarına ödendiği anlaşılmıştır.
Davacı sigorta şirketi Alman...menşeli olduğundan, ...'nın 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi'ne taraf olması nedeniyle, MÖHUK'un 48. maddesi gereğince davacı taraftan teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar mahkememizin görevine yönelik itirazda bulunulmuş ise de, davacı tarafça, davalı ZMMS poliçesini düzenleyen ... Anonim Şirketine karşı da dava açılmış olması, zorunlu sigortaların 6102 sayılı TTK'nın 1472 vd. maddelerinde düzenlenmiş olması hususu göz önünde bulundurularak, açılan davada mahkememizin görevli olması nedeniyle davalı tarafın görev itirazına itibar edilmemiştir.
Davalı taraflar her ne kadar zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de, davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalısına yapmış olduğu ödeme nedeniyle halefiyet ilişkisine istinaden dava açılıyor olması, kaza tarihi ve dava tarihi ve 5237 sayılı TCK'daki ceza zamanaşımı da göz önünde bulundurularak, davalı tarafların zamanaşımı def'ine itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre, davalılardan ... Anonim Şirketi nezdinde ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... sevk ve idaresindeki 38 S 0581 plakalı araç ile, ... idaresindeki ... plakalı aracın 04/10/2013 tarihinde çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası sonrasında ...'ın yaralandığı, davacı sigorta şirketinin, ...'ın Alman Yasal Sağlık Sigortacısı olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle yaralanan ...'ın tedavi, bakım ve sair giderleri olan 56.600,35-EUR'un davacı şirket tarafından karşılandığı belirtilerek, yapılan ödemelerin davalılardan rücuen tazmini talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı ..., ...Yasal Sağlık Sigortası(Hastalık Kasası) olup, sigortalısına tedavi ve bakım giderleri kapsamında ödediği tazminatın rücuen tahsilini isteyebilecek konumda olması sebebiyle taraf ve dava ehliyeti bulunmaktadır.
13/02/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan değişiklikle "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı..." hükmüne yer verilmiş; 6111 Sayılı Yasanın Geçici 1.maddesinde de "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de SGK tarafından karşılanacağı..." hükmü getirilmiştir.
Ancak ..., tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri yönünden ise işleten, sürücü ve sigortacının sorumluluğu devam etmektedir.
...' nun tedavi giderlerinden Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamındaki sorumluluğuna ilişkin hüküm, Danıştay 10. Dairesinin 05/10/2010 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderleri yurt içinde olanlardan SGK'nın sorumlu olup, yabancı uyrukluların Türkiye'de geçirdiği trafik kazası nedeniyle yurt dışında devam eden tedavileri SGK'nun sorumluluğu kapsamında bulunmamaktadır(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 15/10/2024 tarih ve ...E., ...K. Sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 10/12/2021 tarih ve ... E., ... K. Sayılı kararı). Bu nedenle, davacı tarafça, davalı SGK aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davalılardan ... Anonim Şirketi kaza tarihi itibariyle, kazaya karışan 38 S 0581 plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olup, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderleri yurt içinde olanlardan SGK sorumlu olup, yurt dışında devam eden tedavilerinin SGK sorumluluğu kapsamında olmadığından, yurt dışında devam eden tedavi giderlerinden davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında sorumlu bulunmaktadır. Yine davalılardan ... kazaya karışan ...plakalı aracın maliki, davalı ... de aracın sürücüsü olduğundan, yurt dışında yapılan tedavi ve bakım giderlerinden kusurları oranında sorumlu bulunmaktadırlar.
Aynı kaza nedeniyle davacı ... tarafından 02/12/2013 tarihinde davalılar ..., ... ve ... Anonim Şirketi aleyhine ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...(Eski: ...) esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açılmış olup, söz konus dosya kapsamında kusur durumuna ilişkin olarak temin edilen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli rapor ve .. Makine Fakültesi Otomotiv Kürsüsü öğretim üyelerinden üçlü bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 10/05/2017 tarihli raporlar alnmış, ancak raporlar arasında çelişki olması ve trafik kazasındaki tarafların ihlal ettikleri kurallar ile kusur durumların farklı şekilde tespit edilmiş olması nedeniyle karayolları eski fen heyeti üyelerinden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinden 01/02/2018 tarihli rapor temin edilmiş, bu rapor ile dava konusu kazada davalı ...'ün %75 oranında, davacı ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, Mahkememizce de bu dosya kapsamında düzenlenen 01/02/2018 tarihli bilirkişi raporu, dosya kapsamındaki daha önce temin edilen raporlar arasındaki çelişkileri giderici nitelikte olması, olaya, oluşa ve denetime açık olması dikkate alınarak, hüküm kurmaya elverişli olarak kabul edilmiş, yeniden kusur durumuna ilişkin olarak rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Buna göre, meydana gelen kazada davacı sigorta şirketi sigortalısı ...'ın % 25, sürücü ...'ün %75 oranında kusurlu oldukları kabul edilerek, buna göre değerlendirme yapılmıştır.
Mahkememiz dosyası kapsamında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan temin edilen 31/07/2023 tarihli rapor ile; ...'ın 04/10/2013 tarihli trafik kazası sebebiyle başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm bu tespit, belirleme ve değerlendirmelere göre, davacı sigorta şirketi tarafından, 04/10/2013 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle yaralanan ... için ...'da yapılan tedavi ve bakım giderleri nedeniyle yapılan ödemelerin davalılar ... A. Ş., ... ve ...'ten, kusur durumu dikkate alınmak suretiyle talep edilebileceği değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında temin edilen ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 25/03/2025 tarihli rapor ile; davacı ... için yapılan sağlık harcamaları toplamının 56.255,12-EUR olduğu, davacının sağlık harcamalarının ise bakıcı giderlerinin 23.216,62-EUR, tedavi giderlerinin 32.038,50-EUR ve ilave faturalandırılmamış sağlık harcamalarının 1.000,00-EUR olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça, bakıcı gideri için yapılan ödemelerin tazmini talebinde bulunulmuşsa da, dosyamız kapsamında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan temin edilen 31/07/2023 tarihli rapor ile; ...'ın 04/10/2013 tarihli trafik kazası sebebiyle başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiş olduğundan, davacı tarafça, bakıcı gideri talep edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Davacı tarafça, tedavi gideri olarak ödeme yapılan 32.038,50-EUR ve ilave faturalandırılmamış sağlık harcamaları olarak bilirkişi heyetince belirlenen 1.000,00-EUR, kusur durumuna göre talep edilebilecektir. Meydana gelen kazada, davacı sigortalısı ... % 25 oranında kusurlu olduğundan, yapılan bu ödemelerden % 25 oranında indirim yapılmak suretiyle, davacı tarafın, toplamda 24.778,87-EURO tazminat talep edebileceği sonucuna varılmış ve davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça, davalı SGK aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafça, davalılar ... A. Ş., ... ve ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 24.778,87-EURO tazminatın, 22/10/2021 dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına ödediği faiz oranı ile işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının (davalı ... A. Ş.'den 250.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 18.359,26-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.096,83-TL harçtan mahsubu ile, bakiye 16.262,43-TL'nin davalılar ..., ... ve ... Anonim Şirketi(... Anonim Şirketi 15.127,05-TL'sinden sorumlu olmak üzere)'nden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.096,83-TL'nin davalılar ..., ... ve ... Anonim Şirketi(... Anonim Şirketi 1.950,43-TL'sinden sorumlu olmak üzere)'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ..(...)'e 1.360,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin, uyuşmazlığın haksız fiil niteliğinde trafik kazasından kaynaklandığı ve bu yönüyle ticari dava olarak nitelendirilemeyeceğinden arabuluculuk sürecine tabi olmaması; davalı sigorta şirketi ile olan uyuşmazlığın ise tazminata ilişkin olup TTK'da düzenlenen sigorta hukukuna dayandığından mutlak ticari dava olması ve davalı sigorta şirketine manevi tazminat talepli dava yöneltilmemiş olması da dikkate alınarak, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 553,82-TL'sinin davalı ... Anonim Şirketinden; 806,18-TL'sinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 43.002,24-TL vekâlet ücretinin, davalılar ..., ... ve ... Anonim Şirketi(... Anonim Şirketi 39.999,99-TL'sinden sorumlu olmak üzere)'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT 13/4. maddesi gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
7-Davalılar ..., ... ve ... Anonim Şirketi kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 13/3. maddesi gereğince belirlenen 43.002,24-TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak davalılar ..., ... ve ... Anonim Şirketi'ne verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 37.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.595,00-TL ATK rapor ücreti ve 1.630,70-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 41.225,70-TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre belirlenen 18.048,05-TL'sinin davalılar ..., ... ve ... Anonim Şirketi(... Anonim Şirketi 16.788,00-TL'sinden sorumlu olmak üzere)'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine; kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan 100,00-TL'den ibaret yargılama giderinin, davanın kabul ret oranına göre belirlenen 56,22-TL'sinin davacı taraftan alınarak davalı ... Anonim Şirketine verilmesine; kalan kısmın davalı ... Anonim Şirketi üzerinde bırakılmasına,
10-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan 110,00-TL'den ibaret yargılama giderinin, davanın kabul ret oranına göre belirlenen 61,84-TL'sinin davacı taraftan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine; kalan kısmın davalılar ... ve ... üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı ... tarafından yapılan 100,00-TL'den ibaret yargılama giderinin, davacıdan alınarak davalı SGK'ya verilmesine,
12-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır