T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/718 Esas
KARAR NO:2024/651
ASIL DAVA DOSYASI
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/11/2021
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/12/2021
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Taraflarca karşılıklı olarak açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davalarının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
A S I L D A V A D A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı Şirket arasında 16.09.2020 tarihli “Ambulans Hizmetleri Sözleşmesi” imzalandığını, taraflar arasında akdedilen işbu Sözleşme uyarınca müvekkili tarafından davalı şirkete verilen hizmetler çerçevesinde düzenlenen faturalardan kaynaklı davalı şirketin müvekkiline 28.06.2021 tarihi itibarı ile toplam 41.636,02.-TL asıl alacak borcu bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin sağladığı hizmetlere ilişkin düzenlediği elektronik faturalar davalı şirkete usulüne uygun olarak gönderildiğini, taraflar arasında borcun varlığı ve tutarına ilişkin bir ihtilaf bulunmamakta olduğunu, aksine davalı Şirket ile müvekkili arasındaki tüm yazışmalarda müvekkilinin alacağı davalı şirket tarafından kabul ve teyit edildiğini, müvekkili şirketin tüm uyarıları ve bildirimlerine rağmen davalı Şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca davalı şirket tarafından borçtan kurtulmaya yönelik olarak kötü niyetli ve mesnetsiz şekilde müvekkiline 31.05.2021 tarihinde 71.715,38-TL tutarında bir fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketçe bu usulsüz ve dayanaksız fatura yasal süresi içerisinde ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen müvekkili şirketin davalı şirketten alacağı 41.636,02.-TL'nin davalı şirketçe ödenmemesi nedeni ile, müvekkili şirket tarafından muaccel hale gelmiş alacağın tahsili amacıyla bu defa davalı Şirket aleyhinde .... İcra Müdürlüğü nezdinde 28.06.2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil imkanının yargılama sonunda ortadan kalkmasının önlenmesi için, müvekkilimizin alacağını karşılar miktarda davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesine, müvekkili şirket tarafından taraflar arasında münakid Ambulans Hizmetleri Sözleşmesi'nden doğan alacağa ilişkin .... İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlu davalı tarafından borca ve borcun fer'ilerine ilişkin yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız olarak itiraz eden davalının İİK hükümleri uyarınca %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderlerinin ve bu arada vekalet ücretinin davalı Şirket'e yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket cari kayıtları uyarınca, müvekkili şirketin düzenlediği bu temel fatura, davacı firmanın, sözleşmede yer almamasına rağmen, müvekkili şirketi koruyucu ekipman bedeli ile sorumlu tutması ve ambulans bedellerinin aynı hastalar için birden fazla kez düzenlendiğinin tespit edilmesi üzerine düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede koruyucu ekipman bedelinin müvekkili şirket tarafından karşılanacağına ilişkin bir ifade yer almamasına rağmen, davacı şirket bu şekilde fatura düzenlediğini, bununla birlikte, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete kesilmiş olan, faturalara ilişkin bedeller davacı firma tarafından müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu olmadığı gibi, davacı şirketin müvekkili şirkete 30.087,48 TL borcu bulunmakta olduğunu, tüm bunlarla birlikte, davacı yanın müvekkili şirketten talep etmiş olduğu icra inkar tazminatı talebi de yerinde olmadığını, icra inkar tazminatı, borçlunun haksız yere takibe itiraz ederek durdurması hallerinde verilebileceğini, müvekkili şirket, ödemeden kaçınmak için değil borçlu olmadığı için takibe itiraz ettiğini, oysa ki, davacı yan, müvekkili şirketin borçlu olmadığını bildiği halde kötü niyetli bir şekilde hareket ederek icra takibini açtığını, bu nedenle kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle, gerek taraflar arasında imza altına alınan sözleşme, gerekse fatura ve cari hesap kayıtları uyarınca müvekkili şirketin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığından davanın reddini, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı yan aleyhine, takip çıkış miktarının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B İ R L E Ş E N İ S T A N B U L 12. A S L İ Y E TİCARET M A H K E M E S İ'N İ N ... E S A S S A Y I L I D A V A D O S Y A S I N D A/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 16/09/2020 tarihinde 1 yıl süreli ambulans alım hizmetleri sözleşmesi imzalandığın ve bir yıllık hizmet bedeli sözleşmenin imzalanması ile birlikte davalı firmaya ödendiğini, sözleşme süresinin sonlanmasına 5 ay k ala davalı firmanın hizmet vermeyi durdurduğunu ve sözleşmeyi fesh ettiğini, davalı şirketin müvekkil şirketin cari kayıtları ile uyuşmayan ve sözleşmeye aykırı bir şekilde fatura kesmesi nedeniyle müvekkil şirket tarafından temel fatura düzenlendiğini, bunun üzerine davalı firmanın müvekkil şirkete göndermiş olduğu ... 44. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesinde 71.715,38 TL'lik temel faturayı iade ettiğini beyan ettiğini, müvekkil şirketin düzenlediği bu temel faturanın davalı firmanın sözleşmede yer almamasına rağmen, müvekkil şirketi koruyucu ekipman bedeli ile sorumlu tutması ve ambulans bedellerinin aynı hastalar için birden fazla kez düzenlediğİnin tespit edilmesi üzerine düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede koruyucu ekipman bedelinin müvekkil şirket tarafından karşılanacağIna ilişkin bir ifade yer almamasına rağmen davalı şirketin bu şekilde fatura düzenlediğini, davalı şirketin müvekkiline 30.087,48 TL borcu olduğunun tespit edildiğini, cari hesap kayıtlarının incelenmesi sonucunda davalı şirketin göndermiş olduğu ihtarnameye, ... 10. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, sözleşme koşullarının ve müvekkil şirketin cari hesap kayıtları uyarınca davalı şirketin müvekkil şirkete borcunun ihtar edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılması üzerine icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durduğunu sözleşme şartlarına aykırı davranan borçlunun itiraz sebeplerinin yerinde olmayıp gerçeği yansıtmadığını, tüm bu nedenlerle borçlunun haksız ve hukuka aykırı olan itirazının iptaline, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibin devamına, davalının söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında Ambulans hizmetleri sözleşmesinin yapıldığını, yapılan bu sözleşme gereğince müvekkil şirket tarafından verilen hizmet karşılığında davacı şirketin müvekkile 41.636,02 TL asıl alacak borcunun bulunduğunu, sağlanan hizmetlere ilişkin düzenlenen elektronik faturaların davacı şirkete usulüne uygun olarak gönderildiğini bu faturaların davacı şirket tarafından herhangi bir itiraza tabi tutulmaksızın kabul edildiğini ve karşılıklı ticari kayıtlara alındığını, taraflar arasında borcun varlığının ve tutarına ilişkin bir ihtilaf bulunmadığını, müvekkil tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen davacı tarafça müvekkile olan borca ilişkin bir ödeme yapılmadığını, borcun ödenmemesinin yanı sıra davacı şirket tarafından kötü niyetli olarak 71.715,38 TL tutarında afaki ve mesnetsiz bir fatura düzenlendiğini, müvekkil şirket tarafından bu usulsüz ve dayanaksız faturanın yasal süresinde ...Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade edildiğini, davacı tarafça bu afaki fatura dayanak gösterilerek müvekkil aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, işbu haksız icra takibine müvekkil şirket tarafından itiraz edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin konusunun müvekkil tarafından davacı firmaya 1 yıl süre ile ambulans hizmeti verilmesi olduğunu, buna göre hizmeti veren ve alacak hakkı olan tarafın müvekkil şirket olduğunu, nitekim davacıya verdiği ambulans hizmeti nedeniyle alacaklı hale gelen müvekkilin şirketin tüm uyarılarına rağmen 41.636,02 TL'lik borcunu müvekkile ödememesi nedeni ile muaccel hale gelmiş alacağının tahsili amacıyla müvekkil tarafından bu defa davacı şirket aleyhinde ....icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından ilamsız takipte ödeme emrine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olarak borcu bulunmadığı şeklinde itiraz ettiğini böylece takibin haksız şekilde durduğunu, bu nedenle müvekkil şirketçe alacağına istinaden davacı şirket aleyhine İstanbul 8. Asliye ticaret Mahkemesinin 2021/718 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikli olarak müvekkil şirket tarafından alacağına istinaden davacı şirket aleyhinde İstanbul ....Asliye ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edilen itirazın iptali davasının halihazırda derdest olduğundan ve anılan davanın taraflarınını bu dava ile aynı olması, ayrıca tarafların taleplerinin aynı sözleşme ve aynı ticari ilişkiye dayanması nedeni ile işbu mahkeme dosyasının İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ile birleştirilmesini, bunun kabul görmemesi halinde işbu haksız ve mesnetsiz davanın yapılacak yargılama neticesinde esastan reddine, müvekkil şirket aleyhinde haksız ve mesnetsiz takip başlatan davacı şirketin İİK hükümleri uyarınca %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Asıl Dava; Taraflar arasında imzalanan Ambulans Hizmetleri Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı nedeniyle davacı ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi şirket tarafından davalı ... ... Anonim Şirketi'ne karşı .... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birleşen Dava; Taraflar arasında imzalanan Ambulans Hizmetleri Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı nedeniyle davacı ... ... Anonim Şirketi tarafından davalı ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi karşı .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyaları uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, tarafların BA-BS formları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Asıl Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan Ambulans Hizmetleri Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı nedeniyle davacı ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi şirket tarafından davalı ... ... Anonim Şirketi'ne karşı 41.636,02 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 29/06/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 05/07/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 06/07/2021 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Birleşen Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan Ambulans Hizmetleri Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı nedeniyle davacı ... ... Anonim Şirketi tarafından davalı ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi'ne karşı 30.079,48 TL asıl alacak, 29,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.109,15 TL alacak üzerinden 14/07/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 26/07/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 26/07/2021 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 27/02/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Davalı yanın iddia ettiği üzere ..., ..., ..., . . . fatura numaralı faturanın mükerrer kesildiğine dair sonuca ulaşılamadığını, davalı yana ait muavin dökümleri incelendiğinde 01/01/2021- 31/12/2021 dönemleri arasında davalı yana ait 120 Alıcılar hesabının borç bakiyesinin 41.636,02 TL olduğu tarafımıza sunulan bilgi / belgeler ışığında tespit edildiğini, davalı ... ... A.Ş’ye ait Ba/Bs formlarında davacı ... ... VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’ne 56.029,00 satış ve 52.788,00 alış formları görülmüş olup aradaki farkın 3.241,00 TL olduğu görüldüğünü, taraflarına sunulan bilgi / belgeler ve dava dosyası eklerinde bulunan bilgi / belgeler ışığında davacı yan 05.07.2021 tarihinde .... İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosya ile ödeme emri ödeme emri talebinde bulunmuş olup takip tarihi olan 05.07.2021 tarihi itibariyla davacı yan 41.636,02 TL alacaklı olduğu tespit edildiğini, asıl davada davacı yan ... ... San. ve Tic. Ltd.Şti. davalı yan ... ... A.Ş'e karşı hizmet sözleşmesinden doğan alacağını tahsil etmek amacı ile 41.636,02 TL miktarında, .... İcra Müdürlüğü Dosya No:... Esas sayılı 28.06.2021 tarihli ilamsız icra takibi başlatmış iken, birleşen davada davacı yan ... ... A.Ş hizmet sözleşmesi kapsamında ambulans hizmetleri almakta oldukları davalı yan ... ... San. ve Tic. Ltd.Şti.'ye; sözleşmede yer almamasına rağmen, koruyucu ekipman bedeli ile aynı hastalar için birden fazla kez fatura düzenlendiği iddiası ile hazırladıkları temel faturadan doğan alacağını tahsil etmek amacı ile .... İcra Dairesinde ... E. sayılı dosya üzerinden birleşen davada davalı ... ... San. ve Tic. Ltd.Şti. 'ne 30.087,48 TL miktarında bir takip başlattığını, Sonuç ve Kanaat: Yapılan mali inceleme neticesinde taraflara ait defter tasdik bilgilerinin usulüne göre tutulduğunu, iki taraf arasında 2020 ve 2021 dönemlerine ilişkin karşılıklı olarak alış/satış faturalarının mevcut olduğu ve itiraz/iade edilmeyen faturalara istinaden mali incelemenin tamamlandığını, taraflarına sunulan bilgi/belgeler ve dava dosyasında bulunan bilgi/belgelere istinaden davalı yan tarafından davacı yanın düzenlediği iddia edilen mükerrer faturalara ilişkin bulgulara rastlanılamadığını, davalı yan ... ... A.Ş tarafından sözleşme bedelinin ... ... San. ve Tic. Ltd.Şti. 'ne peşin ödendiği ilgili e-faturadan anlaşılmakta olup sözleşmenin vaktinden önce sonlandırılması hususuna dair yeterli bilgiye dosya kapsamında ulaşılamadığından davalıya iadesi gereken biz hizmet bedeli olup olmadığı hususunun değerlendirilemediğini, bilgi ve belgeler ışığında davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğunu, alacaklı olduğu tutarın raporun mali inceleme bölümünde gösterildiği üzere anapara ve faizinin toplam 49.789,74 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 19/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Kök raporda davacı yanca faturaya yasal süresi içinde itiraz edilmediği yönündeki tespitinin, yine davacı yanca yetki alması veya karar merci gibi hüküm bildirme olarak yorumlandığını, elbette böyle bir durum söz konusu olamayacağını, yasal süre içinde faturaya itiraz edilmediği bizzat davacı yanın ikrarından da teyit edildiğini, neticede bu bir tespit olduğunu, kök raporda davacı süresinde itiraz etmemişse fatura içeriğini kabul etmiş sayılır denilmediğini, davacının, faturaya itiraz edilmemesinin fatura içeriğini kabul anlamına gelmediğini ve faturanın sözleşmeye aykırı düzenlendiği gibi hukuki ve sektörel iddialar mali bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığını, sözleşmenin süresinden 5 ay önce sonlandırıldığına dair davacının iddiaları haricinde bir belge görülemediğini, davalının bu yönde bir bayanına ya da davacının erken sonlandırma iddialarına karşı bir itirazı da görülmediğini, neticeten bir durum tespiti yapıldığını, mali bilirkişinin sözleşme hukuku bakımından görüş serdetmesi olası olmadığını, bu hususun hem esas dava hem de birleşen dava için geçerli olduğunu, taraflar arasındaki 16.09.2020 tarihli sözleşmenin konusu, birleşen davada davalının ambulans hizmetlerinin ifası ile acil müdahale halinde kullanılacak ilaç ve rutin malzemelerin temini olarak görüldüğünü, dolayısı ile davacının koruyucu ekipmanın kendisine yansıtılmasının sözleşme dışı olduğu yönündeki sektörel bir iddianın mali bilirkişi tarafından değerlendirilmesi mümkün olmadığını, ancak, birle`en davada davacının toplam 55.610,00 TL koruyucu ekipman bedelini 31.05.2021 tarihli ... numaralı iade faturası ile davalıya yansıttığını, aynı faturada mükerrer yazılan ambulans hizmet bedeli açıklaması ile de 10.793,13 TL’nin birleşen davada davalıya yansıtıldığının görüldüğünü, davacı yanca davalı ...’e yansıtılan tutar KDV dahil 71.715,38 TL olduğunu, mezkûr faturaya 09.06.2021 tarihinde esas davada davacı/birleşen davada davalı yanca ihtarname ile itiraz edildiğini, bu bir tespit olduğunu, ihtarname ile faturaya itiraz edilmesinin faturanın içeriğini kabul edip/etmeme anlamına gelebilmesi hukuki yorum gerektirir ki mali bilirkişi bu konuda görüş bildiremeyeceğini, esas davada davalının yansıttığı 55.610,00 TL koruyucu ekipman bedeli esas davada davacının düzenlediği faturalardaki koruyucu ekipman bedeli= ile açıklanan toplam tutar ile aynı olduğunu, ayrıca, 11.770,00 TL toplam tutarındaki 3 adet faturanın genel olarak PCR Sürüntü Dış Laboratuvar açıklaması ile birle`en davada davalı yanca, birleşen davada davacı tarafa düzenlendiği görüldüğünü, faturaların üzerinde SGK üzerinden ücret alındığı için kalan tutar iade edilmiştir açıklaması yer almakta olduğunu, SGK iade sistemi ve PCR sürüntü gibi sektörel ve teknik terimler mali bilirkişi tarafından yorumlanamayacağını, esas davada davalı/birleşen davada davacının düzenlediği ve kök rapora itirazların rakamsal temelini oluşturan 31.05.2021 tarihli, ... numaralı ve toplam 71.715,38 TL tutarındaki faturanın ...’in Mayıs 2021 dönemine ait Form Ba’sına konu edilmediği anlaşıldığını, netice itibari ile birleşen davada davalı/esas davada davacı yan mezkûr faturayı hem ihtarname hem de Form Ba bildirimine konu etmemek yolu ile kabul etmediğini, bu bir tespit olduğunu, ...’in bu faturayı kabul etmemesinin ... lehine alacak doğurup doğurmayacağının hukuki yorumu ise mali bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığını, sonuç itibari ile asıl davada davacı/birleşen davada davalı ...’in alacak iddiası olan 41.636,02 TL ile asıl davada davalı/birle`en davada davacı ...’nin alacak iddiası olan 71.715,38 TL arasında 30.079,36 TL fark olduğunu, bu tutar, ...’nin alacak iddiası olan 30.087,48 TL ile aynı olduğunu, Sonuç ve Kanaat: Esas davada davacının/birleşen davada davalının faiz dahil 52.941,05 TL alacaklı olduğunu, ana para olan 41.636,02 TL’ye ili`kin faturaların düzenlenmesi, cari hesap kayıtlarında yer alması gibi hususların kök raporda teyit edildiğini ve bu ek rapor yönünden de geçerli olduğunu, esas davada davalının/birleşen davada davacının bu tutarı doğuran faturalara TTK 21. madde kapsamında yasal süresinde itiraz etmediğinin tespiti ile bu hususun ...’nin fatura içeriğini kabul etmiş sayılması için yeterli koşul olduğu yönündeki takdirin mahkemede olduğunu, mali bilirki`inin hukuki değerlendirme yapamayacağını, sözleşmeye ve sözleşme içeriğine aykırılık, yasal süresinde itiraz edilen ya da itiraz edilmeyen faturaların içeriğinin kabul edileceği ya da kabul edilmeyeceği, sözleşmenin erken sonlandırılmasını, koruyucu ekipman bedeli yansıtması, aynı hastalar için mükerrer ambulans bedeli tahakkuk ettirildiğini ve SGK ücret sistemi gibi teknik, sektörel ve sözleşme/ticaret hukuku konularının mali bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığını, esas davada davalının/birle`en davada davacının faiz dahil 38.132,58 TL alacaklı olduğunu, ana para olan 30.087,48 TL’ye ilişkin faturaya, esas davada davacının/birleşen davada davalının TTK 21. madde kapsamında yasal süresinde itiraz ettiğinin tespiti ile bu hususun ...’in fatura içeriğini kabul etmemiş sayılması için yeterli koşul olduğu yönündeki takdirinin sayın mahkemede olduğunu, mali bilirkişinin hukuki değerlendirme yapamayacağını, Mahkemenin tebliğ tarihinden itibaren 8 günlük yasal sürede itiraz edilmemesini fatura içeriğinin kabul edilmesi, aksine esas davada ...’in yasal sürede itiraz etmiş olmasının fatura içeriğinin kabul edilmemesi olarak takdir etmesi halinde ...’in ...’den 41.636,02 TL ana para, 11.305,03 TL faiz alacağı doğacağı, hukuki yönden görüşlerinde değişiklik olmadığını, alacak kalemlerine ilişkin değerlendirmelerin sektör bilirkişi incelemesini gerektiği kanaatinde olduğunun düşünüldüğünü, heyete bir sektör bilirkişinin eklenmesi durumunda daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Görülen lüzum üzerine bilirkişi heyetine Sağlık Yönetimi ve Sağlık Ekonomisi konusunda uzman bilirkişi ilavesi ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 16/06/2024 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle; Kök raporda davacı yanca faturaya yasal süresi içinde itiraz edilmediği yönündeki tespitinin, yine davacı yanca yetki aşılması veya karar merci gibi hüküm bildirme olarak yorumlandığını, elbette böyle bir durum söz konusu olamayacağını, yasal süre içinde faturaya itiraz edilmediği bizzat davacı yanın ikrarından da teyit edildiğini, sözleşmenin süresinden 5 ay önce sonlandırıldığına dair -davacının iddiaları haricinde- bir belge görülemediğini, davalının bu yönde bir bayanına ya da davacının erken sonlandırma iddialarına karşı bir itirazı da görülmediğini, neticeten bir durum tespiti yapıldığını, mali bilirkişinin sözleşme hukuku bakımından görüş serdetmesi olası olmadığını, bu husus hem esas dava hem de birleşen dava için geçerli olduğunu, taraflar arasındaki 16.09.2020 tarihli sözleşmenin konusu, birleşen davada davalının ambulans hizmetlerinin ifası ile acil müdahale halinde kullanılacak ilaç ve rutin malzemelerin temini olarak görüldüğünü, dolayısı ile davacının koruyucu ekipmanın kendisine yansıtılmasının sözleşme dışı olduğu yönündeki sektörel bir iddianın mali bilirkişi tarafından değerlendirilmesi mümkün olmadığını, ancak, birleşen davada davacının toplam 55.610,00 TL koruyucu ekipman bedelini 31.05.2021 tarihli ... numaralı iade faturası ile davalıya yansıttığını, aynı faturada mükerrer yazılan ambulans hizmet bedeli açıklaması ile de 10.793,13 TL’nin birleşen davada davalıya yansıtıldığı görüldüğünü, davacı yanca davalı ...’e yansıtılan tutar KDV dahil 71.715,38 TL olduğunu, mezkûr faturaya 09.06.2021 tarihinde esas davada davacı/birleşen davada davalı yanca ihtarname ile itiraz edildiğini, bu bir tespit olduğunu, ihtarname ile faturaya itiraz edilmesinin faturanın içeriğini kabul edip/etmeme anlamına gelebilmesi hukuki yorum gerektirir ki mali bilirkişi bu konuda görüş bildiremeyeceğini, esas davada davalının yansıttığı 55.610,00 TL koruyucu ekipman bedeli esas davada davacının düzenlediği faturalardaki “koruyucu ekipman bedeli” ile açıklanan toplam tutar ile aynı olduğunu, ayrıca, 11.770,00 TL toplam tutarındaki 3 adet faturanın genel olarak PCR Sürüntü Dış Laboratuvar açıklaması ile birleşen davada davalı yanca, birleşen davada davacı tarafa düzenlendiği görüldüğünü, faturaların üzerinde SGK üzerinden ücret alındığı için kalan tutar iade edildiği açıklaması yer almakta olduğunu, SGK iade sistemi ve PCR sürüntü gibi sektörel ve teknik terimler mali bilirkişi tarafından yorumlanamayacağını, esas davada davalı/birleşen davada davacının düzenlediğini ve kök rapora itirazların rakamsal temelini oluşturan 31.05.2021 tarihli, ... numaralı ve toplam 71.715,38 TL tutarındaki faturanın ...’in Mayıs 2021 dönemine ait Form Ba’sına konu edilmediği anlaşıldığını, netice itibari ile birleşen davada davalı/esas davada davacı yan mezkûr faturayı hem ihtarname hem de Form Ba bildirimine konu etmemek yolu ile kabul etmediğini, bu bir tespit olduğunu, ...’in bu faturayı kabul etmemesinin ... lehine alacak doğurup doğurmayacağının hukuki yorumu ise mali bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığını, sonuç itibari ile asıl davada davacı/birleşen davada davalı ...’in alacak iddiası olan 41.636,02 TL ile asıl davada davalı/birleşen davada davacı ...’nin alacak iddiası olan 71.715,38 TL arasında 30.079,36 TL fark olduğunu, bu tutarın, ...’nin alacak iddiası olan 30.087,48 TL ile aynıdır Sağlık Yönetimi Sektörel İnceleme ve Değerlendirme: Koruyucu Ekipman Bedeli: Gerek asıl dava gerekse de birleşen davada üzerinde durulan ana hususlardan bir tanesi de davacının koruyucu ekipman bedelini davalı şirkete yansıtması olduğunu, konu özelinde taraflar arasında yapılan sözleşme incelendiğinde, ilgili sözleşmenin 5. Maddesinde yer alan Hizmet İşleyiş, Malzeme ve Ekipmana İlişkin Sorumluluklar başlığı altında yer alan hususların ilk bendinde ‘’sözleşmeye esas hizmeti, mülkiyeti kendisine ait demirbaş ve ekipmanlarını kullanarak vereceğini, ..., bedelini kendi karşılamak, mevcut standardı korumak ve hastaneden onay almak kaydı ile mülkiyeti kendisine ait olacak ek demirbaş ve ekipman tedarik edebilir.’’ Hükmü yer almakta olduğunu, sözleşme maddesinde yer alan bu ifadelere göre sözleşmeye ayrıca koruyucu ekipman ya da malzeme kullanımına dair bir madde konulmaması dikkate alındığında davacı şirketin her türlü ekipman ve malzemeyi kendisinin karşılayacağı ve bu ihtiyaçlardan sorumlu olacağı anlaşılmakta olduğunu, sözleşmede koruyucu ekipman ya da sarf malzeme kullanımına yönelik aksi durumu belirten bir madde olmaması nedeniyle bu ekipmanların karşılanma yükümlülüğü davacı şirket üzerinde olacağını, bununla birlikte davacı tarafa Bakırköy 10. Noterliği’nin 6839 yevmiye nolu 18.06.2021 tarihli ihtarnamesi ile koruyucu ekipmanların faturalarının kabul edilmediği Davalı şirket tarafından ayrıca beyan edildiğini, ancak burada davalı taraf olan ... ...’in sözleşmenin imzalanma tarihinden itibaren kesilen her hizmet faturasında koruyucu ekipman başlığı altında bir bedel belirtilerek faturaya yansıtılmasına rağmen bu faturalara itiraz da bulunmadığını, sözleşmenin fesh edilmesinden sonra bu konuyu gündeme getirerek fatura yansıtması yapması ticaretin olağan akışına uygun gözükmemekte olduğunu, hastalar İçin Mükerrer Ambulans Bedeli Tahakkuku: Birleşen dava dosyasında yer alan ve mükerrer kesilen faturalara yönelik yapılan incelemelerde mükerrer fatura kesilen hasta kayıtlarına rastlanılmamış olduğunu, davalı tarafından iddia edilen mükerrer faturalara dair bir bulguya rastlanılmadığını, mali bilirkişi Fatih Aydın tarafından yapılan tahkikatta da faturaların mükerrer kesildiğine dair sonuca ulaşılamadığını, Sonuç Ve Kanaat: Hesaplamalar, fatura içerikleri ve itirazlar yönünden Kök ve Ek Raporda belirtilen sonuç ve görüşler aynen korunmakta olduğunu, Koruyucu Ekipman: Koruyucu ekipmanlarla ilgili Davacı ... şirketi tarafından Davalı ... ... şirketine kesilen fatura bedelinin sözleşmenin 5. Maddesine aykırı olduğu görülmekte olduğunu, ilgili maddeye göre kullanılan koruyucu ekipmanların sorumluluğunun Davacı şirkette olması ve hastaneye yansıtmaması gerekmekte olduğunu, yansıtılan faturaların davalı şirket ... ... tarafından kabul edildiğini, zamanında itiraz ya da iade işleminin yapılmaması fakat sözleşmenin feshinden sonra iade faturası kesilmesi noktasında takdir sayın yüce mahkemenin olacağını, Hastalar İçin Mükerrer Ambulans Bedeli Tahakkuku: Birleşen dava dosyasında yer alan ve mükerrer kesilen faturalara yönelik yapılan incelemelerde dava dosyasında mükerrer fatura kesilen hasta kayıtlarına rastlanılmamış olduğunu, davalı tarafından iddia edilen mükerrer faturalara dair bir bilgi ya da belgeye rastlanılmadığını, PCR Sürüntü Alımı: Covid-19 tanısı konulması için gerekli olan PCR Sürüntü alımı işlemi SGK tarafından bedeli karşılanan ve fatura edilmesi durumunda SGK tarafından geri ödemesi yapılan bir laboratuvar işlemi olduğunu, PCR Sürüntü işleminin yapılması yetkili kılınan merkezler ve hastaneler tarafından gerçekleştirilmesi gereken bir işlem olduğunu, bu şartlara haiz belgelendirme sözkonusu ise geri iadesi SGK dan alınabilmekte olduğunu, burada esas olan bu hizmetin karşılığının SGK tarafından karşılandığı olduğunu, bu durum ise Hastane ile SGK arasında yapılan sözleşmeye bağlı olarak ilerlemekte olduğunu, sözleşmede ayrıca bir hüküm bulunmadığı için bu bedellerinin ayrıca yansıtılması uygun olmayacağı görüş ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Asıl Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, taraflar arasında imzalanan Ambulans Hizmetleri Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı nedeniyle davacı ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi şirket tarafından davalı ... ... Anonim Şirketi'ne karşı 41.636,02 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 29/06/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 05/07/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 06/07/2021 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Birleşen Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, taraflar arasında imzalanan Ambulans Hizmetleri Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı nedeniyle davacı ... ... Anonim Şirketi tarafından davalı ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi'ne karşı 30.079,48 TL asıl alacak, 29,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.109,15 TL alacak üzerinden 14/07/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 26/07/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 26/07/2021 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafta, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında düzenlenen faturalardan dolayı kendisinin alacaklı olduğu iddiası ile başlatmış oldukları icra takiplerine karşı, karşı tarafın yaptığı itirazın iptali için işbu itirazın iptali davalarını açmışlardır.
İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra dosyalarındaki itiraz dilekçesi tarihi, dava tarihi dikkate alındığında eldeki asıl davanın ve birleşen davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Asıl dava da, birleşen davada, itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır. Aynı kanunun 21/3 maddesinde de, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olması gerektiği vurgulanmıştır.
Somut olayda, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre; Taraflar arasında 16.09.2020 tarihli “Ambulans Hizmetleri Sözleşmesi” imzalandığı, işbu Sözleşme ile, ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ... ... Anonim Şirketi'ne ambulans hizmeti verilmesine ilişkin hususları düzenlediği, sözleşmenin 01.10.2020 tarihinden 31.12.2021 tarihine kadar geçerli olmak üzere 14 aylık süre için düzenlendiği; Bu sözleşme kapsamında ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ... ... Anonim Şirketi'ne faturalar düzenlendiği, düzenlenen bu faturaların ... Anonim Şirketi tarafından ticari defterlerine kaydedildiği, TTK'nun 21/2 maddesi uyarınca 8 günlük yasal sürede itiraz edilmediği, ancak sonradan temel fatura düzenlenerek ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi'ne gönderildiği, ancak ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından bu temel faturanın yasal süresinde itiraz edilerek ... Anonim Şirketi'ne iade edildiği; ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, kendilerince düzenlenen faturalara karşı tarafça itiraz edilmediği, karşı tarafın düzenlediği faturalara kendilerinin iade ettiği, düzenledikleri faturaların sözleşmeye uygun olduğu, bu kapsamda icra takibindeki alacak taleplerinin yerinde olduğunun ileri sürüldüğü; ... Anonim Şirketi tarafından ise, karşı tarafça sözleşmenin bitiminden 5 ay önce feshedildiği, karşı tarafça düzenlenen faturaların sözleşmeye uygun olmadığı, koruyucu ekipmanlara ilişkin sözleşmede düzenleme bulunmadığı, ambulans hizmeti için aynı hastalar için mükerrer fatura düzenlendiği, SGK tarafından bedeli karşılanan ücretlere ilişkin iade faturası düzenlenmesinin yerinde olmadığı, bu kapsamda kendilerinin alacaklı olduğunun ileri sürüldüğü; Taraflar arasındaki 16.09.2020 tarihli sözleşmenin konusunun, ambulans hizmetlerinin ifası ile acil müdahale halinde kullanılacak ilaç ve rutin malzemelerin temini olarak kararlaştırıldığı, ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi'nin, kendi ticari defter ve kayıtlarına göre, karşı taraftan asıl dava konusu icra takibinde talep ettiği miktarda olmak üzere toplam 41.636,02 TL alacaklı olduğu, bu bedel ile ... Anonim Şirketi’nin temel faturaya konu ettiği 71.715,38 TL tutarındaki alacak arasında 30.079,36 TL fark olduğu, bu tutarın, ... Anonim Şirketi’nin birleşen davaya konu icra takibindeki alacak iddiası olan 30.079,48 TL ile çok küçük farkla aynı olduğu; Taraflar arasında yapılan sözleşme incelendiğinde, ilgili sözleşmenin 5. Maddesinde yer alan Hizmet İşleyiş, Malzeme ve Ekipmana İlişkin Sorumluluklar başlığı altında yer alan hususların ilk bendinde "sözleşmeye esas hizmeti, mülkiyeti kendisine ait demirbaş ve ekipmanlarını kullanarak vereceğini, ..., bedelini kendi karşılamak, mevcut standardı korumak ve hastaneden onay almak kaydı ile mülkiyeti kendisine ait olacak ek demirbaş ve ekipman tedarik edebilir.’’ hükmü yer almakta olup, sözleşme maddesinde yer alan bu ifadelere göre ve sözleşmeye ayrıca koruyucu ekipman ya da malzeme kullanımına dair bir madde konulmaması dikkate alındığında, ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi'nin her türlü ekipman ve malzemeyi kendisinin karşılayacağı ve bu ihtiyaçlardan sorumlu olacağı; Covid-19 tanısı konulması için gerekli olan PCR Sürüntü alımı işleminin SGK tarafından bedeli karşılanan ve fatura edilmesi durumunda SGK tarafından geri ödemesi yapılan bir laboratuvar işlemi olduğu, bu durumun ise Hastane ile SGK arasında yapılan sözleşmeye bağlı olarak ilerlemekte olduğu, sözleşmede ayrıca bir hüküm bulunmadığı için bu bedellerin ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından karşı tarafa fatura edilmesinin uygun olmadığı; ... Anonim Şirketi tarafından iddia edildiği gibi, ambulans ücretine ilişkin olarak aynı hastalara mükerrer kesilen faturanın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı ... ... Ve Ticaret Limited Şirketinin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalı ... Anonim Şirketinden asıl dava konusu icra takibinde talep ettiği miktarda olmak üzere toplam 41.636,02 TL alacaklı olduğu, kendisi tarafından kesilen faturaların davalı ... Anonim Şirketi tarafından ticari defterlerine kaydedildiği, TTK'nun 21/2 maddesi uyarınca 8 günlük yasal sürede itiraz edilmediği anlaşılmış ise de, davacı tarafından düzenlenen faturaların içerikleri itibarıyla kısmen veya tamamen sözleşmeye uygun düzenlenmediği, bu kapsamda bu fatura içeriklerinin davalı tarafından kabul edilmiş sayılamayacağı, sözleşme içeriğine uygun olmayan, yani davalı taraftan talep edilemeyecek olan koruyucu ekipman bedellerine ilişkin düzenlenen fatura bedelleri toplamının dahi, davacı tarafın asıl dava konusu icra takibindeki talebinden daha fazla olduğu, bu kapsamda davacının davalıdan asıl dava konusu icra takip tarihi itibarıyla talep edebileceği bir alacağı olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafça, kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğu, davadaki haklılık durumunun ve talep edilebilecek alacak miktarının yargılama ile ortaya çıkmasından dolayı takip konusu alacağın likit bir alacak olmadığı gibi dosya kapsamında toplanan delillere göre davacı tarafça yapılan takibin kötü niyetli olduğu hususunda mahkememizde bir kanaat oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı ... Anonim Şirketinin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalı ... ... Ve Ticaret Limited Şirketinden birleşen dava konusu icra takibinde talep ettiği miktara çok yakın miktarda olmak üzere 30.079,36 alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, kendisi tarafından kesilen faturaların davalı ... ... Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ticari defterlerine kaydedilmediği, TTK'nun 21/2 maddesi uyarınca 8 günlük yasal sürede itiraz edilerek faturaların iade edildiği, tarafların ticari defter kayıtlarının örtüşmediği, davacı tarafın alacağını ispatlayamadığı, bu kapsamda davacının davalıdan birleşen dava konusu icra takip tarihi itibarıyla talep edebileceği bir alacağı olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafça, kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğu, davadaki haklılık durumunun ve talep edilebilecek alacak miktarının yargılama ile ortaya çıkmasından dolayı takip konusu alacağın likit bir alacak olmadığı gibi dosya kapsamında toplanan delillere göre davacı tarafça yapılan takibin kötü niyetli olduğu hususunda mahkememizde bir kanaat oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1) Davacı Tarafça Açılan Davanın REDDİNE,
2) Davalı tarafın Kötü Niyet Tazminat Talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 502,86-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 75,26-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Dosyada yapılan masraflar, asıl ve birleşen dosyadaki uyuşmazlığın çözümü için ortak yapıldığından, davalı tarafından yapılan masraflarında kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1) Davacı Tarafça Açılan Davanın REDDİNE,
2) Davalı tarafın Kötü Niyet Tazminat Talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 363,64-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 63,96-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
6-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır