T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/777 Esas
KARAR NO:2024/711
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ:03/12/2021
KARAR TARİHİ:09/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/01/2021 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın müvekkile çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, kazada müvekkilin kusurunun olmadığını, müvekkilin uzun süre iş gücünden yoksun kaldığını, tedavisi için karşılanmayan masraflar yapmak zorunda kaldığını, müvekkilin münibüs şöförü olarak çalıştığını, kazadan sonra ... ... Hastanesi'nden %15 maluliyet raporu alındığını, müvekkilin geçirdiği kaza nedeniyle ruhen ve bedenen zarar gördüğünü, kazaya karışan aracın ... Sigorta şirketi ile sigortalandığını, kaza nedeniyle sigorta şirketine müracat edildiğini ancak 15 günlük süre içerisinde taleplerinin karşılanmadığını, müvekkilin zararlarını karşılamak amacıyla işbu davanın ikame edildiğini, müvekkilin kaza nedeniyle işsiz kaldığını ve maddi durumunun yargılama giderlerini karşılayacak durumda olmadığını beyan ederek adli yardım talebinin ve davanın kabulüne, müracaat tarihine göre belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen , 50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı tarafın soruşturma aşamasında şikayetçi olduğunu beyan etmiş olduğunu, tazminat davası açma hakkının ortadan kalktığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davayı kabul manasına gelmemekle birlikte kusur oranlarının tespiti için ATK Trafik İhtisas Kuruluna gönderilmesi gerektiğini, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce arabuluculuk başvuru şartının yerine getirilmediğini, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin başka bir araca yol vermek için yavaşladığı ve söz konusu aracın görüş açısını kapattığını, davacının da alkolün etkisiyle taşıt yoluna kontrolsüz atladığını, bu şekilde kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kazadan 10 ay sonra alınan raporun taraflarınca kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin kusuru olmamasına rağmen duyduğu üzüntü ve insani duygu düşüncelerle davacıya 3.000TL nakit ödeme yaptığını, tarafların birbirinden şikayetçi olmayacaklarına dair ekte sundukları anlaşma tutanağını imzaladığını, davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise her iki müvekkili yönünden de davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 04/01/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sebebiyle davacıda oluşan bedensel ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin evraklar, SGK kayıtları, hasar dosyası ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyası celbedilmiş, sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmıştır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyasında 22/012021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür.
Davacının maluliyet oranı ve iyileşme süresine yönelik iddiaları bakımından bildirilen hastane kayıtları celbedilerek dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, ATK 2. İhtisas Kurulunun ... karar nolu ön raporunda davacının bildirilen grafilerin çektirilmesi ve dava konusu olayda başvurduğu tüm sağlık kuruluşlarından tüm grafilerin toplanması ile 23/12/2022 günü saat 08:30'da kurulda hazır olması istenilmiştir. Hastane yazı cevabı ile dosya belirlenen muayene günü için yeniden ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiştir.
ATK ... İhtisas Kurulunun 28/12/2022 tarih ve ... karar sayılı raporunun sonuç kısmında; "Mevcut belgelere göre; ... oğlu 03.07.1968 doğumlu...’ın 04.01.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği" mütalaa olunmuştur.
Davacı vekili ATK raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; ATK raporunda "istenen olay tarihli ve güncel radyolojik incelemeler dosya içerisinde bulunmadığı, bu görüntüler ile kişinin 23.12.2022 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde ifade ettiği ameliyata dair tıbbi belge ve görüntülemelerin tarafımıza gönderilmesi halinde tekrar değerlendirilebileceği" şeklindeki madde gereği müvekkiline ait tıbbi belgelerin ... celp edilmesini, akabinde dosyanın ATK ya gönderilmesini talep ettiği görülmüştür.
... evraklar celp edilmiş, dava dosyasının tüm tıbbi evrakları ile birlikte yeniden İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kuruluna gönderilerek "Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre değerlendirme yapılarak müvekkilimin maluliyetine ilişkin rapor düzenlenmesini talep etmiş ve kaza tarihine nazaran talep yerinde görülmekle dosya tekrardan ATK gönderilmiştir.
ATK 2. İhtisas Kurulunun 28/08/2023 tarih ve 13653 karar sayılı raporunun sonuç kısmında; "Mevcut belgelere göre; ... oğlu 03.07.1968 doğumlu...’ın 04.01.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği" mütalaa olunmuştur.
Davaya konu trafik kazasının oluşumundaki kusur durumu ve davacı yanca talep edilebilecek tazminat miktarının tespiti bakımından dosya Makine Mühendisi ve Tazminat Hesap Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyeti 24/03/2024 tarihli raporda özetle;
1)Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, 04.01.2021 tarihli trafik kazasında; • ... plakalı aracın sürücüsü ...’ in 100% oranında kusurlu olduğu, • Yaya...’ ın kusursuz olduğu,
2)Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 2.043,87 TL olduğu,
3)Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 20.08.2021 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 04.01.2021 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Davacı vekili 11/06/2024 talep artırım dilekçesi ile, geçici iş göremezlik yönünden talebini 1.743,87-TL artırarak taleplerini 2.043,87-TL'ye artırmış ve eksik harcı ikmal etmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ile alınan maluliyet, kusur ve aktüer raporlarının bir bütün halinde değerlendirilmesinde;
Somut olayda; 04/01/2021 tarihinde saat 20:33 sıralarında ... plakalı aracın ... Caddesi üzerinde ... yönüne seyir halinde iken ... Sk. kesişimine geldiğinde cadde üzerinden karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya davacıya çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kazada davacının yaralandığı, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesinin 17/09/2020-17/09/2021 vadeli olduğu, kaza tarihini kapsadığı, sakatlanma ve ölüm teminatının kişi başına 410.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacının 04/01/2021 tarihinde meydana gelen kazada yaralandığı, davacı yanca kaza nedeniyle uğranılan bedensel ve manevi zararların tazmini için kazaya karışan ... plakalı karşı aracın sürücüsü ..., araç maliki ... ve zorunlu trafik sigortacısı olan davalı sigorta şirketine karşı işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava açılmadan önce davacı yanca 06/08/2021 kayıt tarihli dilekçe ile davalı şirkete başvuruda bulunulduğu, hasar dosyası oluşturulduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya başvurusuna ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
İddia ve savunma kapsamında yasal düzenlemelere bakıldığında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 50. maddesinde; Zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, 54. maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğu, 109. maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı düzenlenmiştir.
Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde kaza tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 56/1. maddesi dikkate alınacaktır. TBK'nın 56/1. maddesinde; Hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacı yanın uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile ilkeler ışığında ve tüm dosya kapsamı itibariyla manevi tazminat talebi değerlendirildiğinde; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaşı, kaza nedeniyle maruz kaldığı ameliyatlar ve tedavi süreci, maluliyet oranı, iyileşme süresi, bakıcıya muhtaçlık durumu ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle manevi tazminatın caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafça duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla davacı için 10.000,00 TL manevi tazminatın makul ve uygun olacağı anlaşıldığından gerçek kişi davalılar yönünden istemin kısmen kabulüne, düzenlenen ZMMS çerçevesinde manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olmadığının anlaşılmaması nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasına ilişkin olarak tanzim edilen; Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun raporları ile kusur ve aktüerya yönünden alınan raporların denetlenmesinden dosya kapsamına, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata, kazaya ve yaralanmaya uygun, teknik, ayrıntılı ve gerekçeli oldukları anlaşılmış; belirtilen raporlar Mahkememizce de benimsenerek hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Bu bağlamda ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında davacının 04/01/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu bedensel zarara uğradığı, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...' in %100 oranında kusurlu olduğu, yaya olan davacının kusursuz olduğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre davacının trafik kazasına bağlı engellilik durumu oluşmadığından davacıya yönelik sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat isteminin yerinde olmadığı, ancak 3 haftaya kadar öngörülen iyileşme süresine ve tespit edilen kusur durumuna göre geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat talebinin 2.043,87TL yönüyle yerinde olduğu, davalının geçerli trafik sigorta poliçesine göre davacıda oluşan bedensel zararlar nedeniyle poliçe teminat limitleri dahilinde kalan toplam 2.043,87 TL maddi tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, 06/08/2021 başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 20/08/2021 tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davaların KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-2.043,87 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'den 20/08/2021 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden ise 04/01/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-10.000,00 TL manevi tazminatın 04/01/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Davacı tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. Aleyhine açılan manevi tazmin davasının REDDİNE,
4/a-Maddi tazminat davası bakımından alınması gereken harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4/b-Manevi tazminat davası bakımından alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 175,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 252,60-TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 175,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 1.056,00-TL'nın davacıdan, 264,00-TL'nın davalı ... Sigorta A.Ş.den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacının yaptığı ilk masraf 80,70 TL, bilirkişi ücreti 6.000,00 TL, ATK rapor bedeli olarak toplam 4.905-TL, posta gideri 3.171,70-TL olmak üzere toplam 11.562,40-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 8.612,67-TL 'nın davalılardan müştereken ve msteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, maddi tazminat davası bakımından karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.043,87-TL ücreti vekaletin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat istemli dava bakımından kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00-TL ücreti vekaletin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalılar kendini vekille temsil ettirdiğinden, maddi tazminat istemli dava bakımından reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 700-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
9-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat istemli dava bakımından reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
11-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, maddi tazminat talebi bakımından dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 341/2 maddesi uyarınca KESİN, manevi tazminat talebi bakımından HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır