T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/793 Esas
KARAR NO : 2025/369 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/12/2021
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/10/2013 tarihinde müvekkilinin eşi olan müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile aynı plakalı yarı römork ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek ... istikametinden ... istikametine seyir halinde olan dava dışı ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkun sol tarafına çarpması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin eşinin vefat ettiğini, kaza sebebi ile ölen ...'ın destekten yoksun kalanlar olarak 1973 doğumlu eşi, 1197, 1199, 2000, 2001, 2003, 2005, 2006 ve 2011 doğumlu çocuklarının kaldığını, dava konusu kazaya ilişkin taraflarınca ikame edilen ... 16. ATM ...esas, ... karar sayılı dava dosyası kapsamında tanzim edilen ek bilirkişi raporunda işbu trafik kazasının meydana gelmesinde müteveffa ...'ın %40 oranında kusurlu olduğunu, sürücü ...'nun kusursuz olduğunu ve plakası tespit edilemeyen tır sürücüsünün %60 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, plakası tespit edilemeyen tırın kaza tarihi itibariyle herhangi bir sigorta şirketinde ... ile teminat altına olmadığından müvekkilinin maruz kaldığı zararlardan davalı ... Hesabının sorumlu olduğunu, ... Hesabı aleyhine .... 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyası kapsamında ... Hesabı tarafından 04/05/2018 tarihinde 178.093,91 TL ödendiğini ancak kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu ödemenin müvekkillerinin zararını karşılamayacağından bakiye kalan kısım yönünden taraflarınca ... 18. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, müvekkili kurum tarafından davacılara ödenen tutarın 190.573,68 TL olduğunu ve bakiye zararın bulunmadığını, müvekkili kuruma başvuru yapılmadan doğrudan icra takibinde bulunulmasının mümkün olmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde hangi araçtan dolayı müvekkili kurumdan tazminat talep edildiğinin somut olarak açıklanmadığını, eğer desteğin sürücü olduğu araç için talep yöneltiliyorsa bu talebin teminat dışı olduğunu, davacıların desteklerinin sorumluluk riski kapsamında olmayan desteğin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olmasından kaynaklanan destekten yoksun kalma zararlarından sigortacının sorumlu olmadığını, eğer tespit edilemeyen aracın kusuru iddiası ile talep yöneltiliyorsa; dava konusu kazaya tespit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatlanmadığını, zarar gördüğünü iddia edenin zararın gerçekleştiği somut olayı, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlamak zorunda olduğunu, ... hesabının sorumluluğunun kaza tarihindeki trafik sigortası teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde zamanaşımından reddine, aksi halinde ödeme tarihi üzerinden 2 yıl geçmiş olmakla hak düşürücü süre nedeni ile reddine, davanın araç işletene ihbarını, yapılacak yargılama neticesinde esastan reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacıların destekten yoksun kalma zararların tazmini amacı ile başlattığı ... l8. icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali isteminin yerinde olup olmadığı ve miktarının tespitine ilişkindir.
Davacı yanca ödeme dekontu, bilirkişi raporu ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
... 18. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklılar tarafından davalı borçludan asıl alacak ve faiz olarak toplamda 314.294,52 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde sunulan 20/04/2018 tarihli dilekçe ile takibe, asıl alacak miktarı ile faiz, avukatlık ücreti ve takip masraflarına itiraz edildiği ve takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, duyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu ile davacılar tarafından talep edilebilecek tazminat miktarının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen makine mühendisi ve hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyeti 29/03/2023/2025 tarihli raporunda; ... plakalı çekicinin sürücüsü ...'ın kusursuz oluğu, ... plakalı çekicinin sürücüsü ...'nun kusursuz olduğu, plakası tespit edilemeyen aracın kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararın 140.900,58 TL olmakla birlikte icra takibine konu talep tutarının 107.043,00 TL olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararın 29.710,95 TL olmakla birlikte icra takibine konu talep tutarının 47.182,77 TL olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararın 11.144,69 TL olmakla birlikte icra takibine konu talep tutarının 19.872,11 TL olduğu,davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararın 9.603,43 TL olmakla birlikte icra takibine konu talep tutarının 17.027,25 TL olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararın 8.223,06 TL olmakla birlikte icra takibine konu talep tutarının 14.588,80 TL olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararın 8.199,09 TL olmakla birlikte icra takibine konu talep tutarının 14.588,80 TL olduğu,davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararın 4.892,63 TL olmakla birlikte icra takibine konu talep tutarının 9.278,39 TL olduğu,davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararın 1.290,38 TL olmakla birlikte icra takibine konu talep tutarının 12.692,23 TL olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararının bulunmadığı şeklinde görüşlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 16/05/2023 tarihli ara kararı ile Dosyaya daha önceden rapor sunan bilirkişi heyetine İcra Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... ' ın dahil edilerek davalı vekilinin kök rapora karşı itirazlarını da irdeler ve değerlendirir şekilde ayrıntılı ve denetime elverişli ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 12/08/2023 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; taraf vekillerinin bilirkişi heyetimiz üyeleri ... ve Tazminat Hesabı Uzmanı .... tarafından düzenlenerek sunulan 29.03.2023 tarihli rapordaki tazminat hesaplamalarına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, heyete sonradan dahil edilen İİK Mevz. Kaynaklı Nitelikli Hesap Uzmanı ...’ ın yaptığı hesaplamalar sonucu; talep edilebilecek 180.107,23 TL alacağa, takip giderleri, tahsil harcı, icra vekalet ücreti ve TBK.m.100 gereği kısmi ödeme öncelikle takip giderleri ve işlemiş faizlerden düşülerek yapılan hesaplama sonucu belirlenen yasal faiz ilave edildiğinde huzurdaki davanın açıldığı 10.12.2021 tarihi itibarıyla bakiye alacağın 22.573,05 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi ek raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 04/10/2023 tarihli ara kararı ile bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin rapora itirazları doğrultusunda ve karşılar nitelikte ek rapor alınmasına istenilmesine karar verilmiş, dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 15/12/2023 tarihli 2. Ek raporunun sonuç kısmında özetle; taraf vekillerinin sunmuş oldukları rapora itirazlarının incelendiği, önceki rapordaki tespit ve görüşlerinde değişiklik gerektiren bir hususun bulunmadığı, talep edilebilecek 180.107,23 TL alacağa, takip giderleri, tahsil harcı, icra vekalet ücreti ve TBK.m.100 gereği kısmi ödeme öncelikle takip giderleri ve işlemiş aizlerden düşülerek yapılan hesaplama sonucu belirlenen yasal faiz ilave edildiğinde
huzurdaki davanın açıldığı 10.12.2021 tarihi itibarıyla bakiye alacağın 22.573,05 TL olduğuna ilişkin hesaplamalarını değiştirmelerini gerektiren bir hususun bulunmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi 2. ek raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 17/01/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı ile dosyanın kök rapor sunan bilirkişi heyetine tevdi ile davacılar vekili itirazı ile bilirkişi tarafından tespit edilen 16.998,48-TL bakiye alacağın irdelenerek hangi davacının ne kadar miktar alacağı olduğunun ayrı ayrı 11.04.2018 takip tarihi, 20.04.2018 ödeme tarihi ve 10/12/2021 (faiz dahil) dava tarihi itibari ile hesaplanmasına karar verilmiş, dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 14/03/2024 tarihli 3. Ek raporunun sonuç kısmında özetle; "Heyetimizin tazminat hesaplama konusunda uzman üyeleri tarafından yapılan hesaplamalar sonucu, 11.04.2018 tarihi itibarı ile 16.998,48 TL bakiye alacak davacılar arasında garameten paylaştırıldığında; ...’a 11.193,88 TL, ...’a 2.360,39 TL, ...’a 885,39 TL, ...’a 762,95 TL, ...’a 653,28 TL...’a 651,38 TL, ...’a 388,70 TL, ...’a 102,51 TL isabet ettiği belirlenmiştir. Heyetimizin tazminat hesaplama konusunda uzman üyeleri tarafından yapılan hesaplamalar sonucu, 20.04.2018 ödeme tarihi itibarı ile yukarıda tespit edilen asıl alacakların 20.04.2018 ödeme tarihine kadar işlemiş faizleri ilave edildiğinde takip giderleri hariç olmak üzere; ...’ın (11.938,88+29,67)=11.223,55 TL, ...’ın (2.360,39+5,24)=2.365,63 TL, ...’ın (885,39+1,96)=887,36 TL, ...’ın (762,95+1,69)=764,64 TL, ...’ın (653,28+1,45)=654,73 TL, ...’ın (651,38+1,45)=652,82 TL, ...’ın (388,70+0,86)=389,56 TL, ...’ın (102,51+0,23)=102,74 TL alacaklı oldukları belirlenmiştir. Heyete sonradan dahil edilen İİK Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı üyesi tarafından yapılan hesaplamalar sonucu ise; 11.04.2018 takip tarihindeki alacak miktarının 180.107,23 TL kabul edilmesi halinde her bir alacaklının 11.04.2018 takip tarihindeki, 20.04.2018 tarihli kısmi ödeme düşüldükten sonra kalan 16.998,48 TL bakiye alacağın ve bakiye alacağa 10.12.2021 dava tarihine kadar işlemiş faizinin ilavesiyle 22.573,05 TL’sinin her birinin taraflara isabet eden paylarının ayrıntılarının raporda yer aldığı, Heyetimizin İİK Mevz. Kaynaklanan Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman üyesi tarafından yapılan hesaplamalar sonucu; 11.04.2018 takip tarihindeki alacak miktarının davacı vekilinin bilirkişi raporlarına itirazlarında öne sürdüğü gibi 213.964,81 TL kabul edilmesi halinde her bir alacaklının 11.04.2018 takip tarihindeki alacak miktarı ile 20.04.2018 tarihli kısmi ödeme düşüldükten sonra kalan 52.962,66 TL bakiye alacağın ve 10.12.2021 dava tarihine kadar işlemiş faizin ilavesiyle dava tarihi itibarıyla 70.331,51 TLsinin her birinin taraflara isabet eden paylarının ayrıntılarının raporda yer aldığı..." şeklinde 3. Ek raporlarını bildirmişlerdir.
Bilirkişi 3. ek raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 31/05/2024 tarihli ara kararı ile ATK tarafından tespit edilen kusur oranları arasında çelişki bulunduğundan öncelikle bu yöndeki çelişkilerin giderilerek uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu ile davacılar tarafından talep edilebilecek tazminat miktarının tespitine karar verilmiş, dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 09/10/2024 tarihli 4. Ek raporlarının sonuç kısmında özetle; dava konusu olayda plakası belirsiz tır aracın firari sürücüsünün %60 oranında asli kusurlu olduğu, dava dışı ... plakalı tır çekicisinin sürücüsü müteveffa ...'ın %40 oranında tali kusurlu olduğu şeklinde 4. ek raporlarını bildirmişlerdir.
Bilirkişi 4. ek raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 05/02/2025 tarihli celsesinin 1 no.lu ara kararı ile Dosyanın ek rapor sunan bilirkişiler ...ve...'a tevdii ile kusur durumunu gösterir 09/10/2024 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 10/04/2025 tarihli 5. Ek raporlarının sonuç kısmında özetle; Kusur oranını belirleyen 09.10.2024 tarihli bilirkişi raporundaki kusur oranları dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplamalar sonucu; karşı tarafı belli olmayan trafik kazası sonucu ölen ... mirasçılarının nihai ve gerçek maddi zararlarının 239.871,99 TL olduğunun tespit edildiği, müteveffanın dava dışı babasının 11.850,00 TL ve dava dışı annesinin 22.108,03 TL tutarındaki maddi zararları ayrıldığında davacıların zararının (239.871,99-11.850,00-22.108,03)=205.913,96 TL olduğunun saptandığı, davacıların icra takibindeki talepleri ile bağlı kalınmak ve teminat limitiyle sınırlı olacak şekilde yapılan hesaplamalar sonucu talep edilebilecek toplam alacağın 180.178,24 TL olduğunun tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak takip tarihi itibarıyla talep edilebilecek 180.178,24 TL alacağa, takip giderleri, tahsil harcı, icra vekalet ücreti, takip giderleri ve işlemiş faiz ilave edildiğinde 20.04.2018 tarihi itibarıyla alacağın 207.650,59 TL’sına baliğ olduğunun saptandığı, 20.04.2018 tarihinde ödenen 190.576,68 TL ödeme düşülerek belirlenen 17.073,01 TL bakiye alacağa TBK. m. 100 gereği 20.04.2018 tarihinden huzurdaki davanın açıldığı 10.12.2021 tarihine kadar hesaplanan faiz ilave edildiğinde dava tarihi itibarıyla bakiye alacağın 22.673,21 TL olduğunun belirlendiği, her bir davacının 11.04.2018 takip tarihi, 20.04.2018 kısmi ödeme tarihi öncesi ve sonrası ile 10.12.2021 dava tarihi itibarıyla alacak miktarlarının raporda ayrıntılı olarak belirtildiği şeklinde 5. Ek raporlarını bildirmişlerdir.
Davacı vekili 14/04/2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 162.816,85-TL artırarak 182.816,85TL'ye ıslah etmiş ve eksik harcı ikmal etmiştir.
Sunulan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, TBK'nın "1-ölüm ve bedensel zararlar" "a-ölüm" madde başlıklı 53/3. maddesinde düzenlenmiş olup; "ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki, TBK'nun 53. maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir (Yargıtay 17. H.D. 16/07/2020 Tarih ve ...Esas-... Karar sayılı kararı). Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün,... E., ...K. sayılı kararı). Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de; destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 tarih ve 2... Karar sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Türk Medeni Kanununun 185/3. maddesi; “Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.” hükmünü düzenlemiş iken, TMK 186. Maddesi ise; “Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.” hükmüne amirdir. Türk Medeni Kanununda yer alan her iki hükümde de, eşlerin yasal olarak birbirlerini desteklemek zorunda olduklarını belirtilmiştir. Bu nedenle eşlerin birbirlerine destek olduklarını ispatlamaları gerekmez. Destek kavramı TMK göre her iki eş içinde geçerlidir. Bu nedenle kocası ölen kişi destek tazminatı talep edebileceği gibi karısı ölen kişi de destek tazminatı talebinde bulunabilecektir. Yine anne ve babanın yaşı küçük olan çocuklarına doğal destek oldukları ve anne ve babasının yardımına muhtaç olan küçüğün anne ve babasını kaybetmesi halinde destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri kabul edilmektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava dosyasına ilişkin olarak tanzim edilen kusur ve aktüerya yönünden alınan raporların denetlenmesinden dosya kapsamına, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata, kazaya ve yaralanmaya uygun, teknik, ayrıntılı ve gerekçeli oldukları anlaşılmış; belirtilen raporlar Mahkememizce de benimsenerek hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Bu bağlamda ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında plakası belirsiz tır aracın firari sürücüsünün %60 oranında asli kusurlu olduğu, dava dışı ... plakalı tır çekicisinin sürücüsü müteveffa ...'ın %40 oranında tali kusurlu olduğu, tespit edilen kusur oranlarına göre ... mirasçılarının nihai ve gerçek maddi zararlarının 239.871,99 TL olduğu, müteveffanın dava dışı babasının 11.850,00 TL ve dava dışı annesinin ise 22.108,03 TL tutarındaki maddi zararları ayrıldığında davacıların zararının (239.871,99-11.850,00-22.108,03)=205.913,96 TL olduğu, davacıların icra takibindeki talepleri ile bağlı kalınmak ve teminat limitiyle sınırlı olacak şekilde yapılan hesaplamalar sonucu talep edilebilecek toplam alacaklarının 180.178,24 TL olduğu, 20.04.2018 ödeme tarihi itibarıyla alacağın 207.650,59 TL’ye ulaştığı, 20.04.2018 tarihinde davalı tarafından ödenen 190.576,68 TL ödeme düşüldüğünde davacıların bakiye alacağının 17.073,71 TL olduğu (kısa kararda sehven 16.998,48 TL gösterilmiştir) anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının dava konusu ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 16.998,48 TL Asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin toplam bu miktar üzerinden ve 16.998,48 TL Asıl alacağa 20/04/2018 ödeme tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE
2-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 16.998,48 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 3.399,69 TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 maddesi gereğince davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
4-Alınması gereken 12.448,22-TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı olarak yatan 3.122,55-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 9.325,67-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.122,55-TL'nin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.440,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 1.320,48 TL'nin davacılardan, 119,52-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacının yaptığı ilk masraf 59,30 TL, bilirkişi ve posta gideri 17.057,20-TL olmak üzere toplam 17.116,50 TL'nin red ve kabul oranına göre 15.695,83 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 16.998,48-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
11-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2025
Katip
¸
Hakim
¸