T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/267 Esas
KARAR NO:2024/56
DAVA:5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)
DAVA TARİHİ:11/04/2022
KARAR TARİHİ:22/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı banka arasında borçlu ... Tic. A.Ş'nin davalı bankanın merkez şubesinden kullanılan kredi borcuna karşılık İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mah. 1298 Ada, 1 Parsel, A13 Blok, 5 nolu bağımsız bölüm müvekkil tarafından teminat amaçlı olarak davalı banka ile imza altına alınan 26/03/2019 tarihindeki taraflar arasında yapılan uzlaşma protokolüne istinaden 03/04/2019 tarihinde devredildiğini, davalı bankaya .... Noterliğince düzenlenen 28/02/2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "26/03/2019 tarihinde yapılan protokolde belirtilen borcun ödeneceğini ve bununla birlikte ödemesinin yapılmasını takip eden 3 gün içerisinde taşınmazın müvekkile iade edilmesi"nin talep edildiğini, ancak davalı bankanın dava dışı .... ASHM'de müvekkil aleyhine açmış olduğu... E. Sayılı dosyasında söz konusu taşınmazın dava dışı ...'a 14/02/2022 tarihinde satmış olduğunu belirttiğini, müvekkil adına kayıtlı taşınmazın 03/04/2019 tarihli tapuda devri ile davalı bankaya protokole konu borcun tamamen ödendiğinin görüleceğini, davalı banka taşınmazı tapuda şekil şartına uygun satın almış gibi görünse de müvekkilinden bedelsiz olarak sahiplendiğini, tapuda devir tarihinden itibaren müvekkilinin davalı bankaya borcunun bulunmadığını, davaya konu uzlaşma protokolünün vefa hakkı hususunda düzenlenmiş olsa dahi protokolde düzenlenen asıl husus inanç sözleşmesi olduğunu, teminat amaçlı yapılan inançlı işlem sonunda taşınmazın mülkiyetini kazanan alacaklı, borç ödenmediğinde taşınmazı sattığında, teminat miktarını kendi alır ve geri kalan miktarı borçluya iade edeceğini, eğer taşınmazı elinde tutmak isterse taşınmazın rayiç bedeli üzerinden borç miktarı ile aradaki farkı borçluya iade etmesi gerektiğini, dava konusu olayda ise davalı banka 14/02/2022 tarihinde dava dışı ...'a davaya konu taşınmazı sattığını bildirerek geçici ödeme talepleri olan 100.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, davanın kabulü ile müvekkilinin taşınmazı davalı bankaya devir ettiği tarih itibariyle borçtan mahsup edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Banka, ipotek borçlusu davacı ..., dava dışı borçlular ... ve ... Ticaret A.Ş arasında akdedilen uzlaşma protokolü kapsamında davaya konu olan taşınmazın o günkü güncel değeri üzerinden müvekkil banka tarafından satın alınacağı ve bu tutarın toplam borç üzerinden düşüleceği kararlaştırıldığını, nitekim davacının da bu protokol ve anlaşılan hükümler noktasında hiçbir itirazı bulunmadığını, akabinde taraflar arasındaki anlaşma gereği İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. 1298 Ada,1 Parsel A13 Blok, 5 nolu bağımsız bölümde bulunan taşınmaz 3.4.2019 tarihinde müvekkil banka tarafından alacağa mahsuben satın alınarak müvekkil banka adına tescil edildiğini, satış sözleşmesi davanın tarafları arasında akdedildiğini, mezkur satışın usul ve yasaya hiçbir aykırılığı bulunmadığını, bahse konu Uzlaşma Protokolünde taraflar arasında belirlenen şartlara uyulmadığı için ipotek borçlusu davacı ... ile banka arasındaki uzlaşma protokolünden kaynaklanan vefa hakkı sona erdiğini, davalı vefa hakkından yararlanmadığını, Bu durumda davalının uzlaşma protokolüne göre protokol tarihinden 18 ay sonra en geç 1 iş günü içinde taşınmazı bankanın kullanımına hazır etmesi gerektiğini, ancak davacının da ikrar ettiği üzere davacı protokol şartlarını yerine getirmemiş, müvekkil bankaya taraflar arasında uzlaşma ile belirlenen süre içerisinde başvurmamıştır.
Taraflar arasında davacının mesnetsizce iddia ettiği gibi inanç sözleşmesi bulunmadığını, davacının asılsız ve mesnetsiz iddiası davacı ile müvekkil banka arasındaki davaya konu olan uzlaşma protokolü vefa hakkı hususunda düzenlenmiş olsa da protokolde düzenlenen asıl hususun inançlı sözleşmeler olduğuna yöneliktir.Somut olayda taraflar arasında borç ödenmediği takdirde rehin konusu malın alacaklının mülkiyetine geçeceğine dair bir sözleşme bulunmamaktadır. Taraflar arasında mevcut bir borcun ipotekli taşınmazın güncel değeri üzerinde satışı ile satış bedelinin borçtan düşürüleceğine ilişkin protokol bulunmaktadır. Davacının haksız ve mesnetsiz taleplerine karşı zamanaşımı def'inde bulunduğumuzu bildirir usul hukukunun genel ilkelerinden olan ''müddei iddiasını ispatla yükümlüdür'' ilkesine uygun davranmayan ve müvekkil bankadan hiçbir alacağı bulunmayan davacının sübut bulmayan davasının reddini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davanın ilk olarak; .... Ticaret Mahkemesinde açıldığı, ilgili mahkemece verilen ... esas... karar ve 14/04/2022 tarihli görevsizlik kararı üzerine mahkememize geldiği anlaşılmış olup, esasın incelenmesine geçilmiştir.
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Davacı tarafından kefil olunan genel kredi sözleşmesi nedeniyle ipotek edilen taşınmaz hakkında taraflar arasında düzenlenen 26/03/2019 tarihli protokol uyarınca bu tarihte güncel bulunan toplam 2.930.000,00TL borç hakkında 2.856.000,00TL asıl alacak ve işlemiş faiz borcuna karşılık ve kefalet nedeniyle sorumlu olunan toplam borç tutarından düşülmek üzere 1298 ada 1 parsel A13 Blok 5 nolu bağımsız bölümün borca karşılık Banka'ya tapuda devredileceği, tapuda devir tarihinden itibaren 18 ay içerisinde bedele, protokolde belirtilen işlemiş faiz ve sair hususlara ilişkin ödemenin talep edildiği tarihte borcun ödenmesi halinde taşınmazın vefa hakkı kapsamında iade edileceği, bu sürenin en fazla 1 defa 6 ay uzatılabileceğinin belirtildiği, tarafların sözleşmeyi ihtirazi kayıt koymaksızın imza altına aldıkları, taşınmazın 03/04/2019 tarihinde devredildiği, davalı Banka tarafından 14/02/2022 tarihinde dava dışı 3. Kişiye satış yoluyla devredildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından .... Noterliğinden gönderilen 28/02/2022 tarihli ihtarnamede protokol gereği yekün borç miktarının bildirilmesi halinde ödeneceği ve taşınmazın iadesinin talep edildiği belirtilmişse de anılı protokol ile davacıya verilen toplam 24 aylık sürenin geçtiği, davalının süre bitiminden sonra taşınmazı devrettiği görülmüş, ihtarname içeriği ile taşınmazın satışı tarihine kadar borcun nakden ödenmediği anlaşılmıştır.
Davacının protokolde yer alan değerin aşırı yararlanma hükümleri kapsamında kalması nedeniyle geçersizliğine yönelik talebi ile davalının bu talebe karşı zamanaşımı itirazının incelenmesinde; Protokole konu.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında taşınmaz hakkında alınan 21/05/2018 tarihli kıymet takdir raporuna göre taşınmazın bu tarih itibariyle değerinin 4.000.000,00TL olduğunun tespit edildiği, raporun davacının mernis adresine 09/06/2018 tarihinde TK. 21/2 maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmakla TBK'nın 28/2. Maddesi gereği öğrenmenin en geç raporun tebliğ tarihinde olduğunun kabulü karşısında dava 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığından davacının buna yönelik inceleme talebinin reddi gerekmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve sözleşme serbestisi ilkeleri uyarınca taşınmazın kabul edilen miktar üzerinden borca mahsup amacıyla davalıya devredildiği, iadeye yönelik hükümlere davacı tarafından riayet edilmediği, davalının maliki konumunda olduğu taşınmaza karşı, sözleşme ile süre boyunca elinde bulundurma yükümlülüğüne aykırı hareketinin bulunmadığı bu halde süre bitiminden sonra davalının malik sıfatının kesinleştiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
03/04/2019 tarihinde tapuda resmi şekilde taşınmazın davalı Banka'ya devredildiği, ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik icra takibinin devirden sonra işlemsiz bırakıldığı, satışın istenmediği ve İİK'nın 150/e maddesi gereğince takibin düşürüldüğü, sözleşme uyarınca kefalet nedeniyle davacının borcunun tapuda devir tarihi itibariyle sona erdiği anlaşılmakla, davacının bu takip nedeniyle devam eden borcunun bulunmadığı, davalının sözleşmeye aykırı şekilde borcu devam ettirdiğine ve talep ettiğine dair bir iddianın da olmadığı, bu halde satış tarihi itibariyle taşınmazın gerçek değeri ile devir tarihindeki değeri arasında meydana gelen değişiklik nedeniyle bilirkişi incelemesini gerektirir bir hakkın bulunmadığı, borcun devir tarihinde sona ermesi ancak borca karşılık verilen malın değerinde yıllar içinde meydana gelen artış nedeniyle fazla miktarın istenmesinin iyi niyetle bağdaşmayacağı ve ekonomik hayatta karşılığının olmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.707,75 TL nispi harcın mahsubu ile fazla yatırılan 1280,15 TL harcın karar kesinleştiğine ve talep edilmesi halinde davacı vekiline İADESİNE,
3-Yapılan masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2. maddesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
5-HMK 120. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
6-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda HMK'nun 341/1 vd.maddeleri uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/01/2024
Katip ...
Hakim ...