T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/304
KARAR NO : 2025/184
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/09/2014
KARAR TARİHİ : 17/03/2025
Davacı yanca davalı yan aleyhine açılan davanın yapılıp sona erdirilen açık yargılaması sonunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
AÇILAN DAVA VE İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu işyerinin ofis olarak kullanıldığını, işyerinde yüksek güçlü alıcıların olmadığını zira tüm binadaki işyerlerinin ofis şeklinde kullanıldığını, davalı ödemelerini banka kanalı ile otomatik talimat vermek şeklinde ödediği için aylık ödemeleri düzenli olarak takip etmediğini, davalı kurumun uzunca bir süre sayacı okumadığından haberdar olmadığını, gelen ödeme miktarının fahiş olduğunu ve bu kadar bir tüketim yapmasının mümkün bulunmadığını, aynı işyerine 150 -200 TL gibi bir tüketim bedeli fatura edildiğini, bu durumun ise sayacın okunmadığı dönemde 60.299,30 TL gibi bir tüketim yapamayacağını, müvekkili şirketin işyerinde keşif yapılarak gerçek kullanım bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ve icra ile enerji kesme tehdidi altında ödenen miktardan şimdilik 90.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEPLER:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın işyerinde iki adet aboneliğinin olduğunu, davacının beyan ettiği borcu olmadığına dair iddianın gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının borcu olduğunu, fahiş olarak adlandırılan tüketim miktarının EPDK tarifelerine uygun olarak tarifelendirildiğini, faturaların itiraz edilmeyerek ödendiğini, haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, MAHKEMECE VARILAN NİTELENDİRME VE SONUÇ:
Tarafların Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca hasrettikleri delilleri toplanmıştır.
Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.
Somut olayda hukuki ihtilaf davcının sayacının uzun dönem okunmaması nedeni ile düzenlenen toplu faturadan kaynaklı olarak davalıya borçlu bulunup bulunmadığının tespiti noktasındadır.
Toplanmasına karar verilen deliller olan icra dosyası, faturalar, abonelik dosyası, ödeme dekontları getirtilerek dosyada bulundurulmuştur.
YARGITAY BOZMA İLAMI ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMADA:
Davacı yanın iddialarının değerlendirilmesi, düzenlenen faturaların kurulu güce ve işyerindeki tüketime uygun olup olmadığı hususlarında mahkememizce resen seçilen konuda uzman bilirkişi marifetiyle öncelikle yerinde inceleme yetkisi verilerek ve ayrıca dosya üzerinde günsüz bilirkişi incelemesi yaptırılarak tanzim edilen rapor dosyamız kapsamına sağlanmıştır.
Buna göre davalı şirketin davacının sayaçlarını 2010 yılının 12. ayından itibaren 2013 yılının 9. ayına kadar okumadığı anlaşılmıştır.
Davacı aylık 200 TL gibi bir tüketimlerinin olduğunu ve bununla ilgili olarak da bankaya verilmiş otomatik ödeme talimatlarının olması nedeni ile fatura düzenlenmediğinden haberdar olmadıklarını topluca düzenlenen fatura üzerine olaya vakıf olduklarını iddia etmektedir.
Sayaç davalı kurumca kontrol ettirildiğinde sayaçta herhangi bir müdahale, oynama, teknik arıza bulunmadığı laboratuvar incelemesi ile anlaşılmıştır.
Sayacın uzun dönem okunmamasının müeyyidesi bu fatura ile davacıya yüklenmiştir. Sayaç okuma bedelini dahi tahsil eden davalı şirket sayacı makul olarak görülemeyecek ve 1 yılı aşkın bir süre okumayarak davacının tarifesel zararına yol açmıştır. Mutad tüketimleri incelenen davacı yanın önceki dönem faturaları küçük meblağlar olmakla sayacın okunmadığını ve faturasının ödenmediğini takip edebilmesi ve bilebilmesi davacıdan beklenmemelidir. Çünkü davacı üretici ve sanayici bir firma olmayıp, daha az enerji harcayan bir firmadır. Bu nedenle tüketim faturalarının düzenlenmediğini farketmemesi olağan bulunmuştur.
Enerji satışını yapan firmanın ise satışını yaptığı enerjinin kontrolünü sağlamaması, abonesinin sayacını oldukça uzun süre okumamasının sorumluluğu ise tamamen kendisine aittir. Tarifeler yönetmeliği okunmayan sayaçla ilgili olarak cezai şart niteği taşıyacak fark faturası tanzimi konusunda davalıya yetki vermektedir. Ancak herkes haklarını kullanırken MK 2. madde uyarınca dürüstlük kuralından sapmayacaktır. Zararın artmasına davalı kendi kusuru ile sebep olduğundan davacı sadece bu faturanın mutad kullanımından sorumludur.
Bununla ilgili yapılan incelemede anılan dönem için davacının 19 aylık tüketimi 8.735,00 TL olmakla ödediği bedelden bu miktar tenzil edilerek fazla ödediği 97.020,49 TL nin istirdadına karar ermek gerekmiştir.
Dava öncesi davalı yanın temerrüdü sözkonusu olmadığından faize de dava tarihinden itibaren hükmetmek gerekmiştir.
Mahkememizce verilen hükme karşı davalı yanca temyiz yoluna gidilmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMI:
Mahkememizce verilen hükmü inceleyen Yargıtay3.Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar ve 24/02/2022 tarihli ilamı ile; "....mahkemece davacının sorumlu olduğu tüketim bedelinin tereddütsüz belirlenmesi noktasında,... Bakanlığı'nın 26/10/2011 tarihli muayene raporuna göre sayacın sakladığı değerleri silerek sıfırdan sarfiyat kaydettiğinin kabulü ile bu raporda belirlenen tüketim ortalaması olan 26,48 kwh üzerinden hesap yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dosya kapsamına uygun olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir..." denilmek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
BOZMA İLAMI SONRASI YAPILAN YARGILAMADA:
Mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilerek kök raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 06/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Yargıtay bozma ilamına uyularak 26,48 KWh/gün üzerinden hesaplama yapıldığında 588 gün için 15570,24 KW'h tüketim hesaplanmaktadır. İlgili dönemdeki aynı birim fiyatlar kullanılarak faturalandırılma yapıldığında 15570,24 Kwh tüketim değeri için 4.826,74 TL fatura bedeli hesaplanmaktadır.Netice itibariyle; Asıl alacak 60.299,30 TL'lik fatura için, 27.689,44 TL'si gecikme zammı ve 4.984,11 TL'si KDV olmak üzere toplamda 105.441,69 TL ödenen tutarın yalnızca 4.826,74 TL'si gerçek tüketim miktarını oluşturmaktadır. Bunun 100.614,98 TL'si fazladan ödenmiştir..."şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacının işyerinde bulunan sayacın 07/05/2009-16/12/2010 tarihleri arasında sayacın ...Bakanlığının 26/10/2011 tarihli raporuna göre sayacın sakladığı değerleri silerek sıfırdan sarfiyat kaydettiği, bu tarihlere ilişkin davalı tarafından eksik kalan sürede tüketimin hatalı olarak günlük 335,95 kwh olarak hatalı tespit edildiği ve günlük kullanımın 26,48kwh olarak hesaplanması gerektiğine ilişkin Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ...Esas, .... Karar ve 24/02/2022 tarih sayılı ilamı gereği Mahkememizce daha önce rapor alınan heyetten ek rapor temin edilmiş, bozma ilamına uygun olarak yapılan hesaplamada davacının asıl tüketim borcunun 4.826,74TL olduğunun hesaplandığı görülmüştür.
30/09/2013 tarihli icra takibinin incelenmesinde; her ne kadar takibin dayanağı faturanın dönem bilgileri hatalı yazılmış ise de dava konusu fatura dönemi ve asıl alacak miktarı aynı olduğu anlaşılan 17/01/2011 tarihli faturaya istinaden 60.299,30TL asıl alacak ve 27.689,44TL gecikme cezası ile 4.984,11TL KDV talebi olmak üzere toplam 92.972,85TL alacak talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin davacıya 07/10/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça 10/10/2013 ve 28/10/2013 tarihlerinde toplam 105.441,69TL kurum hesabına ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığı, alacaklı vekilince 20/11/2013 tarihinde dosyaya haricen tahsil bildiriminde bulunulduğu ve aynı gün müdürlükçe talebin kabul edildiği anlaşılmıştır.
Huzurdaki davanın konusu uyarınca icra dosyasına yapılan ödemenin bulunmadığı, istirdat talebinin haricen tahsil edilen miktara ilişkin olduğu, davacı tarafından davalıya toplam 105.441,69TL ödeme yapıldığı, huzurdaki davada ıslah edilen miktarın ise 97.020,49 TL olduğu, asıl alacak miktarına ve tahsil tarihlerine göre davalının sair takip giderlerine ilişkin hesap yapılması talebinin, ödeme tarihlerine göre her halde yargılama gideri ve icra vekalet ücretlerinin kabul edilen 4.826,74TL asıl alacak miktarına göre toplam ödenen 105.441,69TL ile bozma öncesi ıslah edilen miktarın arasında kalan farktan az olacağı anlaşılmakla davalı vekilinin buna ilişkin itirazlarına itibar edilmemiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, 97.020,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 662,74 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.537,00 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 874,26 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinden başvuru harcı 24,30 TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 3.965,80 TL olmak üzere toplam: 3.990,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yan davada kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan hüküm tarihi uyarınca yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
6-HMK 120 maddesi gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren onbeş günlük yasal süre içerisinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı17.03.2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır