T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/422
KARAR NO : 2025/287
DAVA : Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ : 21/06/2022
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan maddi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 05.09.2020 tarihinde ...Caddesinde karşıdan karşıya geçmek üzere beklediği sırada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosikletin müvekkili ...'a çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, söz konusu bu trafik kazası neticesinde müvekkil ... kalıcı şekilde sakatlandığı ve sürekli iş göremez hale geldiği, müvekkili mağduriyetiyle ilgili olarak her ne kadar davalı şirket ... Hesabına başvurulmuş olsa da ilgili başvurunun reddedildiği ve akabinde yapılan itirazın da müvekkili aleyhinde mağduriyetinin devam etmesi şeklinde sonuçlandığı, davacı müvekkili gerçekleşen trafik kazası sonucu olay günü 05.09.2020 tarihinde ... Hastanesinde muayene olmuş ve bu muayene sonucunda düzenlenen genci adli muayene raporunda yüzünde kırıklar olduğu, 30/03/2021 tarihli T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumundan gönderilmiş olan rapora göre de “kırıkların müştereken yaşam fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derece olduğu” belirtildiği, davacı müvekkili adına 07.07.2021 tarihinde davalı şirkete mevzuat gereği başvuru yapıldığı ancak davalı şirket 08.07.2021 tarihli cevabi yazıda talebimizi hukuka aykırı şekilde reddettiği, davalı şirket, davacı müvekkilin zararını gidermekle kanunen yükümlü olduğu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesinde davanınn hangi talebe ilişkin başvuruda bulunduğu açık olmadığından işbu durum sebebiyle davanın usulden reddi gerektiği, davadan önce davacı tarafından sigorta tahkim komisyonuna başvurulup reddedildiğinden kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiği, trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispatı gerektiği, plakası tespit edilemeyen kusurlu bir aracın sebebiyet verdiği olayın trafik kazası olup olmadığının tespitinin gerektiği, işbu hususların davacı tarafça ispat edilememesi durumunda davanın reddini talep ettiklerini, davacı yabancı uyruklu olduğundan teminat hesabına teminatın yatırılması için başvuranlara kesin süre verilmesi; aksi halde başvurunun usulden reddi gerektiği, davacının kendi müracaatı ile almış olduğu maluliyet raporu hükme esas alınamayacağı, dosyaya sunulmuş olan 18.06.2021 tarihli rapor erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne aykırı düzenlendiği, erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliğine uygun güncel rapor alınması gerektiği, müvekkili kurum geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmayıp, davacının çalışıyor olması durumunda SGK hizmet dökümü temin edilerek kaza sonrasında kesintisiz olarak maaş almaya devam ettiğinin belirlenmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği, müvekkili kurum, tacir niteliği taşımadığı gibi ticari işletme olmayıp ayrıca dava konusu araç ticari bir araç olmadığı gibi zarar da ticari bir işten değil haksız fiilden kaynaklandığı, bu nedenle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava, 05/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir motosikletin çapması sonucu davacının yaralanmasından dolayı, davacının davalı ... Hesabından geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderinden oluşan maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, Mahkememizce hasar dosyası, SGK hizmet dökümleri, davacıya ait tedavi kayıtları, davacının SED raporu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak hep birlikte değerlendirilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları ve ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır;
Davalı tarafın sigorta tahkim komisyonu hakem heyeti kararına istinaden yapmış olduğu kesin hüküm itirazının incelenmesinde, hakem heyetince başvurunun usulden reddine karar verildiği anlaşılmakla, esastan dava konusu hakkında karar verilmediği görülmekle, bu itirazın yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Hasar dosyası kayıtlarının incelenmesinde, davacının başvurusu üzerine, davalı ... Hesabı tarafından davacıya her hangi bir tazminat ödemesi yapılmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu kazaya ilişkin olarak başlatılan ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde, dosya kapsamında şüpheli şahıs tespit edilemediğinden 24.03.2021 tarihinde daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davacının, dava konusu kazada yaralanmasından dolayı gördüğü tedavilere ilişkin tüm kayıt ve belgeler, raporlar, davacının SGK kayıtları celp edilmiş, davacının sürekli maluliyet oranının, geçici iş göremezlik süresinin ve bakıma muhtaçlık durumunun tespiti noktasında rapor düzenlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna müzekkere yazılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun .. tarihli ... nolu kararı ile davacının 13.01.2025 tarihinde saat 9.00'da kimlik belgeleriyle birlikte Kurullarında muayene için hazır olması gerektiğinin belirtildiği, kararın davacı vekiline tebliği üzerine, davacı vekilince müvekkilinin yabancı uyruklu olması nedeniyle Türkiye'ye gelemeyeceğinin belirtilerek, dosya kapsamındaki deliller üzerinden inceleme yapılmak üzere dosyanın tekrardan İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesinin talep edildiği, mahkememizce talep doğrultusunda İstanbul Adli Tıp Kurumuna tekrar müzekkere yazıldığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 10.03.2025 tarihli 4079 nolu kararı ile, dosya kapsamı delil durumuna göre, kişi hakkında istenilen hususlarda mütalaa düzenlenemediğinin ve bu sebeple davacının 09.05.2025 tarihinde saat 9.00'da kimlik belgeleriyle birlikte Kurullarında muayene için hazır olması gerektiğinin belirtildiği, kararın davacı vekiline tebliği üzerine, davacı vekilince dosya kapsamındaki deliller üzerinden inceleme yapılmak üzere dosyanın tekrar İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca, dosya kapsamı delil durumuna göre, davacı hakkında istenilen hususlarda rapor düzenlenemeyeceği belirtildiğinden, davacı vekilinin dosya kapsamındaki deliller üzerinden inceleme yapılmak üzere dosyanın tekrar İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, son celse beyanıyla da müvekkilinin Adli Tıp Kurumuna gitme durumunun söz konusu olmadığını tekrar etmiş, mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılarak davanın kabulü nü talep etmiştir.
Mevcut delil durumuna göre somut olayın değerlendirilmesinde;
Davacı vekilince, 05/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir motosikletin çapması sonucu davacının yaralanmasından dolayı, davacı için davalı ... Hesabından geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderinden oluşan maddi tazminat talebinde bulunulmuştur.
Davalı sigorta şirketi tarafından davanın reddi talep edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. Maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 56. Maddesinde; Hakimin , bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. Maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85 . Maddesinin 1. Fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. Maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. Maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin , zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı, düzenlenmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14/2-b maddesine ve ... Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-b maddesine göre, Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için ... hesabına başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil sorumluluğu 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için, zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalı, zarara sebep olan kişi fiilinden dolayı kusurlu olmalı ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir.
Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Davalı ... Hesabı, kaza nedeniyle davacı tarafın meydana gelen maddi zararından, poliçe teminat limiti ve sigortasız aracın sürücüsünün kusuru oranıyla sorumlu olacaktır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
Davada ispat külfeti davacı taraflarda olup, dava konusu kazada davalı araç sürücüsünü kusurunu, dava konusu kaza nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararının varlığını ve miktarını ispatlamak zorundadırlar.
Dava konusu uyuşmazlığın aydınlatılması için, dava konusu kazada davacının yaralanmasından dolayı; davacının sürekli maluliyet oranının, geçici iş göremezlik süresinin ve bakıma muhtaçlık durumunun tespiti noktasında ATK'dan rapor alınması ve bu raporun tanzimi için davacının muayene için ATK'da hazır olması elzem olup, mahkememizce de bu kapsamda ATK'dan rapor alınmasına karar verilmiş ve dosya müteakip kereler ATK'ya gönderilmiş ise de, davacı tarafın bildirilen muayene günlerinde hazır olmaması nedeniyle ATK tarafından rapor düzenlenememiştir.
İspat külfeti davacıda olduğundan, davacı taraf müteakip kereler bildirilen muayene gününde ATK'da hazır olmadığından ve davacı vekilince hazır olmayacağı bildirildiğinden ,dava konusu kazada davacının yaralanmasından dolayı, davacının sürekli maluliyet oranının, geçici iş göremezlik süresinin ve bakıma muhtaçlık durumu ve bu kapsamda davacının maddi zararının varlığı ve miktarı tespit edilememiştir. Mevcut delil durumuna göre de, davacı tarafın davasını ispat edemediği değerlendirilmiştir.
Tüm bu nedenler ile;
Davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 1.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2025
Katip ¸
Hakim
¸