T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/455 Esas
KARAR NO:2024/408Karar
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:03/01/2022
KARAR TARİHİ:08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ile davalı arasında 17/04/2015 tarihli .../... numaralı Otomotiv Ürünleri Kredisi ve Rehin Sözleşmesine istinaden ... Marka 2007 Model ... motor numaralı ... şasi numaralı ... plaka sayılı yolcu otobüsü satın aldığın ve karşılığında 48 adet eşit miktarlı senet verildiğini, davalı tarafın müvekkiline karşı .... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyası ile 134.712,32-TL bedel rehin asıl alacak bedeli olarak takip başlattıklarını, müvekkilinin süresi içerisinde takibe itiraz edildiğini, .... İcra Hukuk Mahkemesi' nin 19.12.2017 tarihli ... Esas - 2017/1087 sayılı kararı ile karşı taraf alacaklının icra takibine itirazın kaldırılmasına yönelik davasının yerel mahkemece reddedildiğini, anılan yerel mahkeme ilamının davalı tarafça istinaf edilmiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi' nin 15.11.2018 tarihli, 2018/1291 Esas - 2018/... sayılı ilamı istinaf inceleme sonucu karşı taraf alacaklının istinaf isteminin reddine karar verildiğini, anılan kararın taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, İstinaf incelemesi sonrasında; .... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosya borcunun 07.11.2019 tarihinde ödendiğini, davalı tarafça ... plaka sayılı araç üzerine 12.05.2017 tarihinde yetkisiz ve kesinleşmemiş dosyası ile yakalama şerhi konulduğunu, 17.05.2017 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile muhafaza altına alındığını, 07.11.2019 tarihinde mahkeme kararı ile yakalamanın kaldırıldığını, aracın 07.11.2019 tarihinde teslim alındığını, anılan dosyada araç üzerindeki mahrumiyet kaydının 14.09.2020 tarihinde kaldırıldığını, davalı tarafından .... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı rehinin paraya çevrilmesi yoluyla başlatmış olduğu takip dosyası üzerinden müvekkilinin ... plaka sayılı aracının Mersin ilinde bağlandığını, uzun bir süre aracın bu haksız takip nedeniyle fiilen çalışamadığını, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı rehinin paraya çevrilmesi yoluyla başlattığı takip dosyasının sonucu .... İcra Hukuk Mahkemesi' nin 19.12.2017 tarihli ... Esas - 2017/1087 sayılı kararı ile davalının icra takibine itirazın kaldırılmasına yönelik davası yerel mahkemece reddedilince ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi' nin 15.11.2018 tarihli, 2018/1291 Esas - 2018/2502 sayılı ilamı istinaf inceleme sonucu ile de anılan mahkeme ilamı onandıktan sonra kesinleşince, müvekkili zarara uğratamayan davalı bu kez .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden .... İcra Dairesi' nin .... Esas numaralı dosyası ile anılan ihtiyati haczi kambiyo yoluyla haciz takibi ile müvekkili mağdur etmeyi amaçlamış ve nihayetinde müvekkil davalı tarafından mağdur edildiğini, Davalı tarafça, .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Değişik İş numaralı dosyası ile 22 adet senede istinaden 113.254,69-TL bedelle ihtiyati haciz talep edildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden konu edilen senetlerden 17.04.2017 vade tarihli senet; .... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyası ile ödenmiş olup, anılan senet yönünden alınan ihtiyati haciz kararı konusuz kalmıştır. Bununla birlikte .... İcra Dairesi' nin ... Esas numaralı dosyasına konu senetlerde 17.05.2017 - 17.06.2017 ve 17.07.2017 tarihlerine ait bir takip ise .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... sayılı ihtiyati haciz kararı alındığı tarihte 17.07.2017 tarihli senedin vadesinin gelmediğini, .... İcra Dairesi' nin ... Esas numaralı dosyasından ... adına gönderilen maaş haciz kaldırılma yazısını inceledikten sonra ihtiyati haciz kararının 3 adet senede yönelik alındığına ilişkin olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafça müvekkiline herhangi bir ödeme emri gönderilmediği ve herhangi bir bilgilendirmede yapılmadığını, müvekkilinin daha sonra e-devlet üzerinden yapmış olduğu inceleme sonucu bu bilgileri elde ettiğini, akabinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... sayılı ihtiyati haciz kararına karşı müvekkili adına yapılan itiraz sonucu 25.09.2020 tarihinde ek karar ile itirazlarının kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına dair karar verildiğini, 09.09.2021 tarihinde anılan kararın kesinleştiğini, açıklanan nedenlerle .... İcra Dairesi' nin ... Esas numaralı takip dosyasından haksız olarak yapılan icra haciz işlemleri, müvekkilin ... plaka sayılı aracının 12.05.2017 - 07.11.2019 tarihleri arasında trafikten men edilmesi ve aracın bu süreçte fiili olarak çalıştırılamaması nedeniyle mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasından sonra değeri arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat belirsiz alacağın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, .... İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı takip dosyasından haksız olarak yapılan icra haciz işlemleri, müvekkilin ... plaka sayılı aracının 18.12.2019 - 24.07.2020 tarihleri arasında trafikten men edilmesi ve aracın bu süreçte fiili olarak çalıştırılamaması nedeniyle mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasından sonra değeri arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat belirsiz alacağın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, Davalının haksız fiili nedeniyle müvekkilinin borç batağına sürüklenmesi, müvekkilin itibarının sarsılması ve müvekkilin kişilik hakları zarar gördüğünden 10.000,00-TL manevi tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kredi Veren sıfatıyla Müvekkili ...-... A.Ş. İle Kredi Alan ve Rehin Veren sıfatıyla... ile 15/... nolu "Otomotiv Ürünleri Kredi ve Rehin Sözleşmesi" imzalandığını, Söz konusu Kredi Sözleşmesi uyarınca davacının müvekkili şirketten 188.000,00-TL kredi kullanığını ve bu krediyi Geri Ödeme Planı uyarınca taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiğini, Davacının söz konusu kredi sözleşmesinin teminatı olarak da kredi konusu ... ... marka 2007 Model, ... tipli, ... plakalı sayılı otomobili Türk Medeni Kanununun 940/f.2 maddesi uyarınca müvekkili şirkete rehin ettiğini, taraflar arasında akdedilen 15/9793 nolu Otomotiv Ürünleri Kredi ve Rehin Sözleşmesi'nin 9.maddesi ile mezkur kredinin ayrılmaz parçası olan Geri Ödeme Planı uyarınca temerrüde düşen borçluya herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın borçlunun diğer borçlarının da muaccel hale geleceği hususu taraf iradelerinin uyuşması sonucu kararlaştırılarak imza altına alındığını, Kredi Geri Ödeme Planı uyarınca davacı tarafın 17.02.2017 tarihli , 17.03.2017 ve 17.04.2017 tarihli ödemelerinde de üst üste 3 defa temerrüde düşmesi , tüm yazılı ve sözlü uyarılarına rağmen müvekkil şirkete borcunu ödemekten kaçınması nedeniyle kredi sözleşmesinin 9.maddesi uyarınca müvekkili şirket tarafından borçlunun diğer borçlarının da muaccel edilerek davacı borçlu aleyhine 12.05.2017 tarihinde ....İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, Davacı borçlunun ....İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası kapsamında başlattıkları icra takibine ilişkin ödeme emrine 26.05.2017 tarihinde itiraz dilekçesi sunarak yetkiye ve borcun bir kısmına itiraz edildiğini, borçlu tarafın itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususların kredi sözleşmesine aykırı olduğundan ....İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. , 2017/... K. Sayılı dosyası nezdinde taraflarınca itirazın kaldırılması davası ikame edildiğini, ....İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde gerçekleştirilen yargılamada HMK md.17 anlamında davacı yanın ve müvekkili şirketin karşılıklı iradesi ile gerçekleştirilen yetki sözleşmesinin davacı yanın tacir sıfatını haiz olmadığı gerekçesiyle geçersizliğine ve mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş olduğunu; müvekkili şirketin davacı yandan alacaklı olup olmadığı hususunun ne yerel mahkemece ne de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi'nce inceleme konusu yapılmadığını,
usuli inceleme neticesinde yetkisizlik nedeniyle ikame ettikleri davanın reddine dair hüküm tesis edildiğini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2012/13546 esas, 2013/971 karar sayılı kararı ile takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olmasının haczi haksız kılmayacağını belirtilmiş olup davacı tarafça ikame edilen işbu davanın reddinin gerektiği karara bağlandığını, davacı yanın ....İcra Müdürlüğü'nce takip dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmemesi ile haksız menfaat elde ettiğini, davacı borçlunun müvekkili şirkete 2020 yılında yapmış olduğu ödemeler ve müvekkili şirketin iyi niyetli bir tutum sergileyerek davacı borçluya 163.089,30-TL faiz indirimi yapması neticesinde davacı borçlunun ana para borcunu kapatması ile müvekkili şirketçe borç ilişkisinin sonlandırıldığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin süresinde olmayıp zamanaşımına uğramış olduğundan işbu davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 9. maddesinde muacceliyet şartlarını düzenlemiş ve takip hukukuna ilişkin işlemlerin de buna uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacı tarafın takip tarihinde müvekkili şirkete borçlu olmasına ve borcunu ödemede mütemerrit duruma düşmesine rağmen usuli işlemler nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunması usul ve yasaya aykırı olup işbu taleplerinin reddi gerektiğini açıklanan nedenlerle davanın açılmasında müvekkil şirketin herhangi bir kusuru olmaması sebebi ile haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak açılmış davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini savunmuştur.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2022 gün ve 2022/... Esas 2022/... Karar sayılı gönderme kararı ile mahkememize tevzi edilmiş ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılkmıştır.
Her ne kadar davalı tarafından cevap dilekçesi ile zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, yapılan ön inceleme duruşmasında ön sorunun işin esası hakkında yapılacak yargılama soncunda esas hükümle birlikte karar altına alınacağına dair değerlendirme yapıldığı, haciz işleminin, borçlu olmadığını bildiği kişi veya borçluya ait olmadığını bildiği eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız haciz söz konusu olduğu, oysa davaya konu olayda böyle bir durum olmadığı, TBK'nın 72. Maddesinde düzenlenen "tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" şeklindeki hüküm dava yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda dava konusu olayda uygulama alanı bulamayacak olup, davacının dilekçesinde belirttiği uğramış olduğu zarar kalemleri TBK'nın 146. Maddesinde belirtilen 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğundan haciz ve dava tarihleri dikkate alındığında davalının bu yöndeki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, iddia ve savunmaya konu taleplerin ayrıntılı olarak irdelenip değerlendirilmesi suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 10/10/2023 tarihli raporunda; davacının haklı görülmesi halinde davalı firmadan 2015 yılı gelir vergisine göre 39.126,74-TL, 2016 yılı gelir vergisine göre 18.810,56-TL tazminat talep edebileceği şeklinde kanaat belirtmilerdir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 22/11/2023 tarihli duruşmasında davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi noktasında bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti 15/01/2024 tarihli ek raporunda özetle; yıllık gelir vergisi beyannamelerine göre davacının 2015 yılında 165.586,97-TL (günlük 453,66-TL), 2016 yılında ise 188.396,58-TL (günlük 516,16-TL) brüt gelir elde ettiğinin görüldüğünü, mahkeme tarafından davacının kazanç kaybının brüt geliri üzerinden hesaplanması gerektiği kanaatine varılması halinde davacının 17/05/2017-17/05/2019 tarihleri arasında 904 gün, 18/12/2019-25/09/2020 tarihleri arasında ise 282 gün olmak üzere toplamda 904 gün + 282 gün = 1.186 gün aracı çalıştıramadığının anlaşıldığını, davacının haklı görülmesi halinde davalı firmadan 2015 yılı gelir vergisine göre talep edilebileceği kanaatine varılırsa net kazanç kaybının 39.126,74-TL, brüt gelir kaybının ise 544.659,24-TL; 2016 yılı gelir vergisine göre talep edilebileceği kanaatine varılırsa toplam net kazanç kaybının 18.810,56-TL, brüt gelir kaybının ise 618.784,24-TL olarak talep edebileceği şeklinde kanaat bildirmişlerdir.
Davacı vekili 06/03/2023 tarihli dilekçesi ile taleplerini 616.784,24-TL artırarak davalarını 618.784,24-TL olarak ıslah etmiş ve artırılan değer üzerinden eksik harcı yatırmıştır.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı ile davalı şirket arasında 17/04/2015 tarihli kredi ve rehin sözleşmesi düzenlenerek kredi geri ödeme planı uyarınca temerrüde düşen borçluya herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın borçlunun diğer borçlarının da muaccel hale geleceği hususu taraf iradelerinin uyuşması sonucu kararlaştırılarak imza altına alındığı, davacının sözleşme gereğince davalı şirketten ... Marka 2007 model otobüs satın aldığı, davacının 48 adet senet düzenleyerek davalı şirkete teslim ettiği bu hususun sözleşmede belirtildiği, ayrıca TMK'nın 940/f.2 gereğince davalı şirket lehine rehin tesis ettiği, davacının 17.02.2017, 17.03.2017 ve 17.04.2017 tarihli kredi ödemelerini davalı şirkete yapmadığı, bunun üzerine davacı şirketin davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi yolu ile yasal takibe başlattığı, davacının icra dairesinin yetkisine ve borcun bir kısmına itiraz etmesi üzerine, davacı tarafından ....İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın kaldırılması davası ikame edildiği, yapılan yargılama sonunda "davalı borçlunun ikamet adresi ... olup, borculnun tacir olduğuna ilişkin bir belge bulummadığından yetki sözleşmesinin geçerli olmayacağı, ayrıca talep edilen alacağın yargılama gerektirdiği anlaşıldığından" davanın reddine karar verildiği, kararın davacı (iş bu davada davalı) şirket tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda "... Ticaret Odasına müzekkere yazılarak...'ın odalarında kayıtlı olup olmadığının bildirilmesi istenilmiş ve ... Sanayi ve Ticaret Odasına ait 25/10/2018 tarihli müzekkere cevabında, ...'ın odaları üyeleri arasında kaydına rastlanmadığı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 14 maddesine göre İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağı belirlenmiş ise de, borçlunun tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşıldığından HMK 17 maddedeki koşullar oluşmadığından yetki sözleşmesinin gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği itirazın kaldırılması davasında borçlunun ikametgahı ... olması sebebiyle davacının davasının reddine" karar verildiği, akabinde davalı şirketin başvurusu üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Karar sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı soncundan davaya konu otobüs üzerinde haciz uygulanarak trafikten men edildiği, her ne kadar ....İcra Hukuk Mahkemesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından yapılan değerlendirmede sözleşmenin ticari olmadığı değerlendirilmişse de sözleşme incelendiğinde sözleşmeye konu otobüsün yolcu taşımacılığında kullanılan otobüs olduğu, otobüsü ticari olarak kullanacağına dair taahhütnamede bulunduğu, davacının otobüsü kazanç sağlamak üzere satın aldığı, ... Vergi Dairesi yazı cevaplarından da davacının 2. sınıf işletme esasına göre defter tuttuğu, ticaret sicil kaydının olmaması işin ticari vasfını değiştirmeyeceği, dolayısıyla satışa konu aracın ticari olması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin bireysel tüketici sözleşme vasfında değerlendirilemeyeceği, sözleşmenin ticari vasfı nedeniyle üç taksitin ödenmemesi halinde kalan alacağın muaccel hale geleceğine ilişkin
hükmün geçerli olduğu, davacı hakkında başlatılan takip nedeniyle davalı şirkete borçlu olduğunun dava dilekçesindeki açıklamaları ve hakkında kesinleşen icra takibi nedeniyle sabit olduğu, ödemelerin 2020 yılı itibarı ile de devam ettiği bu itibarla davacının ihtiyati haciz kararı ile takipte bulunarak aracın trafikten menedilmiş olması nedeniyle
davacı şirkete tazminat ödemekle yükümlü olmayacağı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.,
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı olarak yatan 1.056,73-TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 629,13-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
5-Davalı maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 92.629,79-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2024
Katip ...
Hakim ...