T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/519 Esas
KARAR NO :2025/51
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:04/08/2022
KARAR TARİHİ:22/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ile 03.07.2018 tarihli, “İşverenin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. 170 Ada 1 parselinde kayıtlı bulunan 1.600 m2 yüzölçümlü 9 katlı 36 daireli bahçeli 1 bloktan oluşan otoparklı ve dubleksli kargir apartman ve İstanbul ili ... İlçesinde bulunan 2654 ve 2653 parsellerde bulunan toplam 5 bloktan oluşan 105 dairelik projelerine ait Çatı Yapımı” işleri için taşeron sözleşmesi imzaladığını, belirtilen taşeron sözleşmesi gereği davalının yapması gereken işlerden sadece, ''İşverenin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. 170 Ada 1 parselinde kayıtlı bulunan 1.600 m2 yüzölçümlü 9 katlı 36 daireli bahçeli 1 bloktan oluşan otoparklı ve dubleksli kargir apartman'' işinin sözleşmede belirtildiği biçimde bitirildiğini ancak ilgili sözleşmede belirtilmiş olan ''İstanbul ili ... İlçesinde bulunan 2654 ve 2653 parsellerde bulunan toplam 5 bloktan oluşan 105 dairelik projelerine ait Çatı Yapımı'' işlerinin yerine getirmediğini ve müvekkil şirkete herhangi bir bildirimde de bulunmadığını, müvekkil şirketin, uzun bir süre sözleşmede belirtilen ve davalı tarafından yerine getirilmeyen sözleşme konusunun ifa edilmesi için davalı tarafı işi yapması konusunda tembihlediğini, ihtar ettiğini ve sözleşmede belirtilmemesine rağmen müvekkilinin iyi niyetini koruyarak uzun bir süre beklediğini ancak iş itibariyle zora giren ve yaşanan ekonomik sorunların kendisine de yansıması neticesinde müvekkilinin, davalının sözleşme konusu işi yapmayacağını /yapamayacağını öğrenmesi üzerine başka bir şirketle anlaşarak geriye kalan işlerin tamamlamasını sağladığını ancak müvekkilinin iş tamamlarken değişen malzeme fiyatları ve ekonomik durum itibariyle ciddi bir zarara uğradığını, bu zararların da tespiti ile davacıya ödenmesi gerektiğini, iş bitmesi neticesinde müvekkilinin iş ile ilgili genel işlemleri bitirip tabir yerindeyse belirtilen işe ilişkin defteri kapatmak istediğini ancak davalı şirketin taraflarca imzalanan taşeron sözleşmesinin 22. maddesine ve ilgili kanun maddelerine aykırı biçimde kendi bünyesinde çalıştırmış olduğu işçilerin sigorta primlerini ödemediğini öğrendiğini, müvekkilinin bu husus hakkında bilgi sahibi olduğu an itibariyle hem işçilerin işçilik haklarına hem de kendi hukuki haklarına halel gelmemesi adına ve yine müvekkil şirketin inşa etmiş olduğu gayrimenkullere ilişkin iskan ruhsatı almak için, davalı yan adına 15.030,30 TL SGK prim borcu ödemesi gerçekleştirdiğini, davalının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemesi neticesinde müvekkil yukarıda belirtilmiş olan ve belirtilecek maddi ve manevi zararlara uğradığını, yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı müvekkil şirketin, 16 Temmuz 2020 tarihinde davalı şirkete noter aracılığıyla, 'davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden dolayı müvekkil şirketi zarar uğraması ve dolayısıyla müşterilerine karşı yükümlülüklerini yerine getirememesinden dolayı haklı fesih ile ilgili taşeron sözleşmesini feshettiğini bildirerek, davalı adına SGK'ya ödenen işçilere ilişkin prim borcu ve müvekkil şirket tarafından hesaplanan cari hesap alacakları olan 180.817,48 TL'nin 7 gün içerisinde ödenmesini' ihtar ettiğini ancak davalı şirketin ilgili ihtarname ile 24 Temmuz 2020 tarihinde müvekkil şirkete vermiş olduğu cevapta müvekkil şirketin talep ve haklarını haksız bir şekilde reddettiğini, akabinde müvekkilinin belirtilen sözleşmeden kaynaklanan yukarıda açıklanan talep ve miktarlar üzerinden .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayısına kayıtlı dosya ile takip başlattığını ancak davalı yanın kötü niyetli şekilde takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu borca ve işletilen faiz miktarına yapılan itirazın, haksız ve tamamıyla takibi geciktirme amacına yönelik olması sebebiyle borçlunun alacak miktarının asgari %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve dava konusu alacağın tespiti ile ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 03.07.2018 Tarihli taraflar arasında imzalanan Çatı Yapım İşleri ile ilgili Taşeron sözleşmesinde müvekkil ... İnş.Ltd Şti. nin, '' İşverenin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. 170 Ada 1 parselinde” kayıtlı bulunan 1.600 m2 yüzölçümlü 9 katlı 36 daireli bahçeli 1 bloktan oluşan otoparklı ve dubleksli kargir apartman ve “İstanbul ili ... İlçesinde bulunan 2654 ve 2653 parsellerde” bulunan toplam 5 bloktan oluşan 105 dairelik projeye ait çatı onarım ve yapım işlerini üstlendiğini, dava dilekçesinin 2 nolu bendinde belirtildiği gibi işin ilk kısmının yani ... ilçesi, ... Mah. 170 Ada 1 parselinde kayıtlı bulunan binaların çatı onarım işi sözleşmeye uygun bir şekilde davalı müvekkil firma tarafından bitirildiğini ancak İstanbul ili ... İlçesinde bulunan 2654 ve 2653 parsellerde bulunan toplam 5 bloktan oluşan 105 dairelik projeye ait çatı onarım ve yapım işlerinin, davacının bu parsellerde bulunan eski binayı yıkım iznini zamanında alamaması sebebi ile sarktığını, parsellerdeki eski binaların 2020 yılında yıkılarak yer teslimine uygun hale geldiğini, dolayısı ile sözleşmede kararlaştırılan sürenin 2018 yılı sonu olmasına rağmen işin müvekkilin kusuru olmaksızın 2020 yılına sarktığını ve sözleşmenin 4. maddesinde belirtilen işin yeni yıla sarkması nedeni ile fiyatlarda olası değişiklikler göz önüne alınacaktır şeklindeki maddeye uygun olarak davacı firmaya müvekkil firma tarafından 05.06.2020 tarihli taşeron sözleşmesi ek protokol ve fiyat teklifi gönderildiğini ancak davacı yanca bu teklif ve protokole kayıtsız kalındığını, iddia edildiği gibi müvekkil firmanın sözleşmeye aykırı olarak fiyat farkı talep etmesinin söz konusu olmayıp proje dışı yaptırılan işlerin bedelinin tahsili istemi olduğunu, sözleşmenin 2018 yılına ait olup davacı firmanın kusuru nedeni ile müvekkil firmaca üstlenilecek işin 2020 yılına sarktığını, dolayısı ile değişen ekonomik şartlarda 2018 yılı tarifesinin 2020 yılı için geçerli olabileceği iddiasının kabulünün olası olmadığını, 03.07.2018 tarihli sözleşmede iş tarif edilirken Esenkentte 1 bina, Büyükçekmecede 5 bina toplam 6 binayı tarif ettiğini ve bunların 31.12.2018 tarihine kadar bu bedelle (anlaşılan rakamla )yapılacak olması gerektiğini, teslim edilmeyen binaların fiyatlarının geçen süredeki artış kadar revize edileceğinin belirtildiğini, müvekkilin bu durumu davacıya 24.07.2020 tarihli ... Yevmiye No'lu cevabi ihtarnamesinde belirttiğini ancak buna rağmen eksik olduğu ve geç bitirileceği kanaatiyle sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini ve işin sözleşmeye aykırı olarak başka bir firmaya tevdi edildiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıda bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan zararların tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yanca, 03/07/2018 tarihli Taşeron Sözleşmesi, hesap ekstreleri ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; taraflara ait BA/BS formları, SGK kayıtları, yıkım ruhsatları ve dava konusu takip dosyasının uyap kayıtları celbedilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan asıl alacak, faiz alacağı olmak üzere toplam 233.430,33 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 10/11/2021 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 12/11/2021 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında defter incelemesi, dava konusu taşınmaz üzerinde de keşfen inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen İnşaat mühendisi ile yapılan keşfen inceleme ve SMMM bilirkişi tarafından yapılan defter incelemesi neticesinde, bilirkişi heyeti 24/06/2024 tarihli raporunda; Yaklaşık 720 m2 çatı alanına sahip olan 4. ve 5. Blok çatılarının yapım maliyetinin 2020 yılı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığının birim fiyat listesi ve piyasa rayiç bedelleri göz önüne alındığında %10 yaklaşıklıkla 423.769,79.-TL olabileceği, davalı yanın sözleşme dışı işler yaptığına ilişkin iddiasını somutlaştırmamış olması nedeniyle cari hesaptan indirilebilecek bir alacak hesabı yapılamadığı; SGK primlerinin davacı tarafından ödendiği hususunun çekişmesiz olduğu, huzurdaki davaya konu takipte davacının talep ettiği ve tarafların kayıtlarında (BA-BS formlarında) uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılan 180.817,48 TL tutarındaki cari hesap alacağının kabul edilebileceği; takip konusu diğer asıl alacak kalemi olan 10.040,26 TL+ 4.515,04 TL =14.555,30 TL tutarındaki SGK prim ödemesi alacağı (taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalının ödemesi gerektiği halde davacı tarafından ödendiği belirtilen SGK primleri) yönünden ise, davacının bu ödemeyi yaptığına ilişkin dekont vs. belgesini sunması halinde, bu asıl alacak tutarı ile ilgili incelemenin ek rapor ile yapılabileceği, Taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde oluşmuş olan 180.817,48 TL tutarındaki cari hesap alacağı yönünden, takip öncesi dönem için davacının talep edebileceği işlemiş faizin 33.520,59 TL hesaplandığı; (huzurdaki davaya konu takipte ise işbu faizin 35.222,25 TL olarak talep edildiği); Huzurdaki davaya konu takipte talep edilen diğer asıl alacak kalemleri olan 10.040,26 TL+4.515,04 TL=14.555,30 TL yönünden de, takip öncesi dönem için işlemiş faiz talep edilmiş olmakla birlikte, bu alacak kalemleri yönünden işbu raporda herhangi bir tespit yapılamadığından, işlemiş faizi yönünden de herhangi bir hesaplama yapılamamaktadır; yukarıda belirtildiği üzere davacının talep ettiği bu alacak yönünden, SGK’ya ödeme yaptığına ilişkin dekont vs. belgesini sunması halinde, işbu asıl alacak tutarının işlemiş faizi ile ilgili incelemenin de ek rapor ile yapılabileceği
şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları ile dosyaya kazandırılan belgelerin değerlendirilmesi noktasında ek rapor alınmasına karar verilerek, 05/01/2025 tarihli ek raporda; kök raporda hesaplanmış olan davacı alacağının, dosya mevcudu somut delilere göre değerlendirilerek hesap edildiği, kök rapor tanziminden sonra da, davalı tarafça kök raporda değişikliğe gidilmesini gerektirebilecek herhangi bir somut belge sunulmadığından, davalı itirazları yönünden kök raporda yapılan tespit ve değerlendirmelerde, işbu ek rapor itibariyle de herhangi bir değişiklik yapılmadığı, davalı yanın sözleşme dışı işler yaptığına iddiasını somutlaştırmamış olması nedeniyle cari hesaptan indirilebilecek bir alacak hesabı yapılamadığı; SGK primlerinin davacı tarafından ödendiği hususunun çekişmesiz olduğu, davaya konu takipte davacının talep ettiği ve tarafların kayıtlarında (BA-BS formlarında) uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılan 180.817,48 TL tutarındaki cari hesap alacağının kabul edilebileceği; taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde oluşmuş olan 180.817,48 TL tutarındaki cari hesap alacağı yönünden, takip öncesi dönem için davacının talep edebileceği işlemiş faizin 33.520,59 TL hesaplandığı; (huzurdaki davaya konu takipte ise işbu faizin 35.222,25 TL olarak talep edildiği); dolayısıyla 180.817,48 TL tutarındaki cari hesap alacağı için talep edilen işlemiş faizin, 1.701,66 TL fazla talep edilmiş olduğu, d) Huzurdaki davaya konu takipte talep edilen diğer asıl alacak kalemleri olan (1.İşyeri için) 10.040,26 TL+(2. İşyeri için) 4.515,04TL= 14.555,30 TL yönünden, işbu ek raporda yapılan inceleme ve tespitler neticesinde, davacının talep edebileceği asıl alacak tutarlarının, 1. İşyeri ile ilgili olarak 3.313,05 TL olabileceği; bu kapsamda da 1. işyeri ile ilgili olarak asıl alacağın 6.727,21 TL fazla talep edilmiş olduğu; 2. İşyeri ile ilgili olarak da 4.515,04 TL‘nin tamamının fazla talep edilmiş olduğu; davacının 1. İşyeri ile ilgili olarak talep edebileceği 3.313,05 TL’nin tamamı, davacının davalıya gönderdiği ihtarnameden sonra ödenmiş olup; bu ödemeler yapıldıktan sonra da davalıya herhangi bir ihtarname gönderilmediği; dolayısıyla yapılan bu ödemeler yönünden davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığından, takip öncesi dönem için temerrüt faizinin de hesaplanamadığı; bu haliyle de, davacının huzurdaki davaya konu talep ettiği 1.955,79TL+ 879,51 TL = 2.835,30 TL işlemiş faiz alacağının fazla talep edilmiş olduğu şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Taraflar arasında İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi 170 ada 3 parselde kayıtlı 1.600,00 m2 yüz ölçümlü 9 katlı 36 daireli bahçeli 1 bloktan oluşan otoparklı ve dubleksli apartman ile İstanbul ili ... ilçesi 2654 ve 2653 parsellerde yer alan toplam 5 bloktan oluşan 115 dairelik projelerin çatı yapımı işlerine ait 03/07/2018 tarihinde sözleşme akdedildiği, sözleşmede yapılan işin metrekare birim fiyat üzerinden yapılacağı, işlerle ilgili fiyat farkının söz konusu olmadığı, yer tesliminin aynı zamanda işe başlama tarihi olduğu, bu tarihinin bildirilmesinin akabinde 45 gün içerisinde işin tamamlanmak zorunda olduğu, sözleşme tarihinden itibaren 6 ay sonunda 30/12/2018 tarihinin işin tamamlanması gereken tarih olduğu hususlarının açıkça belirtilmesine rağmen, mahkememizce mahallinde yapılan keşifte davalının eksik bıraktığı imalatların başka bir şirket tarafından sözleşmede belirtilen niteliklere göre tamamlanarak işin bitirildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşeronluk sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağı ve davalı işçileri için davacı tarafından ödenen SGK primlerinden kaynaklı toplam alacağa ilişkin olduğu, işin eksik bırakılarak tamamlanmadığı başka bir şirkete tamamlattırıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacının işin davalıdan kaynaklı, davalının ise davacıdan kaynaklanan nedenlerden dolayı işin tamamlanmadığını ileri sürdükleri, davalı taraf ayrıca sözleşme dışı işlerin davacı tarafından kendisine yaptırıldığını beyan etmişse de bu iddiasını somutlaştırmadığı, SGK primlerinin sunulan kayıtlar dikkate alındığında davacı tarafından ödendiğinin çekişmesiz olduğu, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin sabit olduğu, ihtarname ile ayrıca sözleşmeden kaynaklı borcun tebliğ tarihinden itibaren en geç 7 gün içerinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin tebliğ şerhi dosyada mevcut olmamakla birlikte, davalının cevabi ihtarnamesinde 20/07/2020 tarihinde tebliğ alındığı belirtildiğinden, tebliğ tarihi olarak davalının da kabulünde olan tarih esas alındığında davalı şirketin verilen süre sonunda 27/07/2020 itibariyle temerrüde düştüğü dosya kapsamında bilirkişiden temin edilen raporda davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalıdan 184.130,53 TL asıl alacak ve 33.520,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 217.651,12 TL alacaklı olduğu, davalı şirket tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu hususlar dikkate alınarak temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali ile hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında davacının icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kısman kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı borçlu ... İnş. Taah. Nak. Gıd. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 180.817,48 TL (03.07.2018 tarihli sözleşmeden kaynaklı asıl alacak), 3.313,05 TL (03.07.2018 tarihli sözleşmeden kaynaklı asıl alacak) ve 33.520,59 TL (03.07.2018 tarihli sözleşmeden kaynaklı işlemiş faiz alacağı) olmak üzere toplam 217.651,12 TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin toplam bu miktar üzerinden ve takip talebindeki koşullar ile DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 217.651,12 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 43.530,22 TL icra inkar tazminatının İİK'nın 67/2 maddesi gereğince davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gereken 14.867,75-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 2.177,45-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 12.690,30-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.177,45-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 89,23 TL'nın davacıdan, 1.230,77 TL'nın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacının yaptığı ilk masraf 80,70 TL, 1.274,90 TL keşif harcı, 1.750 TL keşif araç ücreti, 9.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.961,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.605,60 TL'nin red ve kabul oranına göre 11.753,50 TL 'nın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 34.824,18-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 15.779,21-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır