T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/619
KARAR NO : 2025/334
DAVA :Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ : 23/09/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı ... San ve Tic A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden bu firmaya kredilerin kullandırıldığını, söz konusu sözleşmeleri dava dışı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığından bu kredi borçlarından müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, müvekkili banka tarafından kullandırılan kredi risklerinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediğinin tespit edildiğini, bu sebeple müvekkili banka tarafından tüm davalı ... San ve Tic A.Ş. ve kefile, imzalanan sözleşmelerin ilgili maddeleri ve İcra ve İflas Kanunu'nun 68/b maddesi gereği ... 3. Noterliği'nin ...tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi ilişkisinin kesildiği ihtar edilerek hesap özetine ilişkin borcun ödenmesinin talep edildiğini, müvekkili bankanın alacağın tahsili amacıyla ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının alındığını, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile de icra takibi başlatıldığını, takip borçluların itirazı nedeniyle kesinleşme i, müvekkili bankanın dava dışı ... San ve Tic A.Ş. Ve Kefil ...'dan faiz ve masraflar hariç takip tarihi itibariyle 12.356.302,63 TL alacaklı olduğunu, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, ... 14. İcra Müdürl tün ... E. sayılı dosyası ile ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı kararına istinaden İİK madde 94 gereğince dava dışı ... San ve Tic A.Ş 'nin davalı ... San ve Tic. A.Ş.'de bulunan ortaklık payları kar payları tasfiye payları ilmühaberi hisse senedi ve doğmuş ve doğacak alacaklarına 08.11.2021 tarihinde ihtiyati haciz işlendiğini, tüzel kişinin üyelerinin kişisel alacaklıları bu alacakları için tüzel kişiliğin mal varlığına ayrılık ve sınırlı sorumluluk ilkeleri sebebiyle müracaat edememekte ise de sermaye şirketlerinde alacaklıların üyenin tüzel kişilikteki hissesini haczetmesi yolu tüzel kişiliğin malvarlığına dolaylı bir müracaat olarak kabul edilebilirse de bu hisse de aslında tüzel kişinin değil üyenin şahsi malvarlığına dâhil olduğundan gerçek bir müracaatın söz konusu olmadığını, bu nedenle; müvekkili banka borçlusu dava dışı ... San ve Tic A.Ş.'nin kendi üzerinde mal varlığı bırakmayarak hâkimiyeti kendisinde olan ... San. Tic. A.Ş.'ye bu mal varlığını kâğıt üzerinde geçirip tüzel kişinin mal varlığını da fiilen kendisine tahsis ederek müvekkili bankanın tahsil imkânını ortadan kaldırdığını, bu halde şahsi alacaklılar borcun tahsili için sınırlı sorumluluk ve ayrılık ilkeleri sonucu tüzel kişiliğin malvarlığına gidememekte borçlunun da mal varlığı bulunmaması sebebi ile tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanarak alacaklılarının haklarını ihlal etmekte, tüzel kişilik hukuki yapısını kötüye kullanmakta olduğunu, dolayısıyla söz konusu durum sebebiyle hakları ihlal edilen müvekkili banka tarafından davalı ... San Tic. A.Ş“yi sorumlu kılma amacıyla tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak alacağının tahsili talebi ile huzurdaki işbu davanın ikame edildiğini, Bunun yanında ticaret sicil kayıtlarında şirket yetkilileri arasındaki bağ, ticaret sicilinde şirket adreslerinin arasında bağlantı olması ve faaliyet konularının aynı olması ... San. Tic. A.Ş.'nin 02.03.2020 tarihli Ticaret Sicil kayıtlarında: ... temsile yetkili Yönetim Kurulu başkanı olarak görülmekte olduğunu, 04.01.2022 Tarihli Ticaret Sicil kayıtlarında ise; ... San ve Tic. A.Ş. Yönetim kurulu üyesi olarak ... San. ve Tic. A.Ş.'nin seçildiğini, Söz konusu firmaların ticari sicil kayıtları incelendiğinde, şirketlerin yetkililerinin aynı kişi olduğunun açık bir şekilde gözükmekte olduğunu, dava dışı ... San ve Tic. A.Ş. yetkilisi aynı zamanda da kefil ...'ın söz konusu firmaların imza yetkilisi, yönetim kurulu başkanı, hatta ortağı olduğunu, her ne kadar ticaret sicil kayıtlarında şirket yetkilisi başka bir şirket (tüzel kişilik) olarak gözükse de ...'ın yetkili şirketin yetkilisi olarak yine şirketin yetkilisi olduğunu, müvekkili banka ile ... San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesini dava dışı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olup kredi borçlarından müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, dava dışı kefil ...'ın ... San Tic. A.Ş.'nin yetkilisi olup davalı ... San ve Tic. A.Ş.'nin de yetkilisi olduğunu, davalı ve dava dışı her iki firmanın faaliyetlerinin ... tarafından yürütülmekte olduğunu, kefil ...'ın genel kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzalamasının ardından kötü niyetli olarak davalı üzerinden ticari faaliyetlerine devam etmekte, kefil ile davalı arasında organik bağ bulunmakta olduğunu, ... Dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin 1984 yılından itibaren dondurma üretimi alanında faaliyette bulunmakta olduğunu, herkes tarafından bilinen “...”nın ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin tescilli markası olduğunu, ... San Tic. A.Ş.'nin .. kaydında yer alan internet adresinde..." Genel Müdürlük adresi olarak ...'un görülmekte olduğunu, ...'un ... San ve Tic. A.Ş.'nin adresi olduğunu, dava dışı ...'ya ait internet adresinde davalı ...'nın adresinin yer almasının taraflar arasındaki organik bağı ispatlar nitelikte olduğunu, Borçlunun muvazaalı işlemi sonucunda müvekkili bankanın alacağını tahsil edememekte olduğunu, açıkça zarara uğradığını belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile davalı ... San.ve Tic. A.Ş. ve dava dışı ... San.ve Tic A.Ş. ve kefil ... arasındaki organik bağ nedeniyle tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik alacağın 200.000.-TL anapara kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık *663,80 temerrüt faizi ve faizin %5'i BSMV'si ile birlikte alacağın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :-
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, cevabi yazı içerikleri, .... 14.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava, davalı şirket ile dava dışı şirket ve kefil arasındaki organik bağ nedeniyle tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle alacak istemine ilişkindir.
Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce, toplanmasına karar verilen tüm deliller toplanmış, davacı yanın talep edebileceği değer kaybının bulunup bulunmadığı ve miktarının tespiti bakımından konuda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ... ve ...tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 05/02/20224 tarihli raporun incelenmesinde özetle; "... Davalı ve dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğu, Tüzel kişilik perdesinin kaldırılabilmesi amacıyla davalı ve dava dışı şirket arasında mal kaçırma işlemin olup olmadığı ve bu yolla alacaklıların veya ortakların zarara uğratılıp uğratılmadığı hususlarında, dosya kapsamında yeterli bilgi ve belgenin bulunmaması ve heyetimizin talebine rağmen davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle bir tespit yapılamadığı..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 14/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı şirketin, dava dışı ... San. Tic. A.Ş. ile organik bağı olduğu, şirketler arasındaki ilişkinin bağımsız iki şirket arasındaki ilişkinin ötesinde bir yoğunluk ve hacme sahip olduğu, iki şirketin de faaliyet alanının aynı olduğu, aynı faaliyet alanında birbirlerini tamamlayan işlemler ile iktisadi bir bütün oluşturdukları, diğer bir ifade ile davalı şirketin özellikle sermayesi dikkate alındığında, dava dışı ... San. Tic. A.Ş.'den ekonomik anlamda bağımsız bir şirket olmadığı, bu bağlamda ... San. Tic. A.Ş.'nin sorumluluğuna binaen, perdenin çapraz aralanması suretiyle davalı şirkete başvurulabileceği..." şeklinde tespitler yapılmıştır.
Bilirkişi kök ve ek raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti raporu kapsamında yapılan değerlendirmede;
Dava dışı ... ve kefil ... aleyhine açılan ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı itirazın iptali davasında verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar ve 06/02/2025 tarihli ilamı ile bilirkişi raporunda hesaplanan miktarlar ile Mahkemece hükmedilen miktarlar arasında farklılıklar olması nedeniyle kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın Mahkememiz karar tarihinde halen derdest olduğu, ancak kaldırma ilamının alacağın varlığına ilişkin olmadığı anlaşıldığından bu dosya hakkında eldeki davanın konusu itibariyle bekletici mesele yapılmasını gerektirir bir hususun olmadığı anlaşılmakla davalının buna yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Organik bağ tüzel kişiye karşı olan alacakların takip edilmesinde, bu takibin asıl borçlu şirketle birlikte onunla belirli bir düzeyde hukuki ilişkiye ve bağa sahip olan şirkete karşı yapılabilmesini sağlayan bir hukuki yoldur. Bu halde iktisadi bütünlük aranmaz. (Yargıtay 22. HD. ... E. ...K. 14.05.2013 tarihli kararı.)
"Ortaklığın faaliyet konusunu sürdürebilmesi için yeterli sermayesi bulunmadığı hâlde alacaklıları ya da üçüncü kişileri zarara uğratmak niyetiyle bilinçli olarak faaliyet göstermeye devam edilmesi, şirket ortaklarının kendi kişisel malvarlıkları ile şirketin malvarlığı özdeş-tekmiş gibi hareket etmeleri, şirketlerin ya da ortağın üçüncü kişileri aldatacak şekilde kendi kişilikleri ile tüzel kişiliğin aynı olduğu izlenimini vermeleri, bu kapsamda birbirlerinin tanıtımlarını yapmaları, aynı tüzel kişilikmiş gibi anlaşılacak benzer isimleri ve logoları kullanmaları, yani dışarıya karşı tek bir tüzel kişilikmiş gibi intiba yaratmaları, şirketlerin aynı konuda faaliyet göstermeleri ve (tek başına bu hususa dayanılmamak koşuluyla) hâkim ortaklarının ya da yöneticilerinin aynı kişiler olması, tüzel kişilik kavramının arkasına sığınılacak şekilde art niyetli davranışlarla zararlandırıcı faaliyetlerde bulunulması, işlemlerin diğer tarafınca sözleşmelerin kiminle yapıldığı dahi anlaşılamayacak şekilde karışıklığa yol açılması, şirketin kendi çıkarları gözetilmeksizin yürütülmesi veya yalnızca ve bilinçli olarak açıkça hâkim ortak korunacak şekilde diğerleri zarara uğrayacak şekilde işlemler yapılması hâlleri gösterilebilir.
...Hukuken iki farklı tüzel kişilik gibi görünen şirketler aslında özdeştir. Alacaklılardan mal kaçırmak ya da sorumluluktan kurtulmak amacıyla kötü niyetli olarak iki farklı tüzel kişilik gibi kurulmuş iseler de bunların üretim, pazarlama ve ihracat faaliyetleri birbirini tamamlayıcı nitelikte olup, şirketler aslında tek ve aynı iktisadi işletmeye vücut vermektedir....
Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. Organik bağ şirketlerin adreslerinin, faaliyet alanlarının, ortaklarının veya temsilcilerinin aynı olmasından ve aradaki hukuki ilişkiden tespit edilebilir. Tüzel kişiliğin kaldırılmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Örneğin; üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... E. , ...K. ve 06.09.2020 tarih sayılı ilamı)
Yukarıda değinilen özel daire ve Hukuk Genel Kurul kararları göz önüne alınarak dosya kapsamında yapılan incelemede; tüzel kişilik perdesinin aralanması için taraflar arasında organik bağın varlığı gerekli ise de, aralarında organik bağ bulunan bu şirketler arasında alacaklılardan/ortaklardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlemlerin yapılmış olması da kural olarak aranmaktadır.
Davalı vekilinin beyanları uyarınca davalı ...'nın dava dışı ...'ya ait "..." dondurma markasının dağıtım firması olduğu anlaşılmakla, davalı şirket yetkilisinin dava dışı asıl borçlu ... olduğu, bu şirketin yetkilisinin ve tüm sermaye pay sahibinin dava dışı borçlu kefil ... olduğu, dolayısıyla davalı şirketin yetkilisinin yine ... olduğu, her iki şirketin faaliyet konularının aynı olduğu, tek başına bu husus yeterli olmamakla beraber davalı şirketin tüm sermaye payının da dava dışı ...'ya ve dolayısıyla ...'a ait oluşu ile davalı firma ile aralarında kuruluştan itibaren sermayesine oranla yüksek işlem hacminin bulunduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirket ile dava dışı şirketin HGK kararında da belirtildiği üzere tek bir şirket gibi yönetildiği ve işlem yapıldığına ilişkin Mahkememizde kanaat oluşmakla davanın kabulüne ve davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında mevcut tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle dava değeri olan 200.000TL asıl alacak ve asıl alacağa dava tarihi olan 23/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %63,80 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında mevcut tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle 200.000TL asıl alacak ve asıl alacağa dava tarihi olan 23/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %63,80 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 13.662,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.415,50TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 10.246,50TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR YAZILMASINA,
-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.415,50TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvurma harcı 80,70TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 4.480,00TL olmak üzere toplam; 4.560,70TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL Arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
6-HMK 120. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 23.05.2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır