T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/642 Esas
KARAR NO:2025/838
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :02/10/2022
KARAR TARİHİ:17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından abonelik sözleşmesi gereği davalı yana doğalgaz satışı yapıldığını, davalı yan tarafından hukuka aykırı bir şekilde doğalgaz saati üzerinde oynama yapılmış olup bu durumun şirket çalışanları tarafından tespit edildiğini, bunun üzerine mevzuata uygun bir şekilde para cezası kesildiğini, fakat davalı tarafından davaya konu ceza içerir fatura süresinde ödenmediğini, borcun tahsili için, taraflarınca davalı aleyhine, ... İcra Dairesi Merkezi Takip Sisteminin 2020/... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, başlatılan icra takibine karşılık borca, faize ve tüm ferilerine hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, taraflar arasında bir ticari ilişki olduğu, müvekkili şirket tarafından edimin yerine getirildiği, ancak davalı borçlu tarafından karşı edimin yerine getirilmediği ve işbu ticari ilişkiden doğan ve icra takibine konu 218.665,72TL
alacağın muaccel hale geldiği, temerrüt gerçekleşmiş olduğundan talep edilen oranda faiz talebinde bulunma hakkının varlığı, davalının itirazının alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını, diğer yandan davaya konu alacak likit bir alacak olup, faturaların içeriğine de yasal süresi içerisinde herhangi bir itiraz yapılmadığını ve fatura alacağı kesinleştiğini, davalı yan tamamen kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle alacağın %20’ından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile ... İcra Dairesi Merkezi Takip Sisteminin 2020/... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada usul bakımından eksiklikler olduğunu, Davanın görevli mahkemede açılmadığını, Abonelik sözleşmesiyle ilgili uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, Tüketici ilişkisinin bulunması nedeniyle davanın tüketici mahkemesinde açılması gerektiğini, bu doğrultuda, davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, doğalgaz saati üzerinde yapılan oynamadan ve bu doğrultuda kesilen para cezasından müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, aboneliğin bulunduğu taşınmazın sahibinin müvekkili olduğunu, ancak müvekkiline ait taşınmazda kiracılar bulunduğunu, bu nedenle gerçekleştirilen eylemlerden ve kesilen ceza faturasından kiracıların sorumlu olduğunu, bahse konu taşınmazın, ... (T.C.: ...) ve ... (T.C.: ...) tarafından ortak olarak kullanıldığını, Müvekkili tarafından taşınmaz 15/07/2018 tarihli kira sözleşmesiyle ...'e kiralanmış olup aynı taşınmazla ilgili yeniden kira sözleşmesi yapıldığını, belirtilen şahısların kiracı olarak taşınmazı kullanmayı sürdürdüklerini, kiracı olarak taşınmazda bulunan şahısların, doğalgaz saatinde oynama yaptıklarını, doğalgaz faturalarını ödemediklerini ve başlatılan takibe ve açılan davaya sebebiyet verdiklerini, bu doğrultuda, kesilen ceza faturasından ... ve ... sorumlu olduğunu, dava konusu faturadan, taşınmazdaki doğal gazdan faydalanan ve eylemleri gerçekleştiren ... ve ... isimli kiracılar sorumlu olduğundan, işbu şahısların davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, müvekkiline ait taşınmazdaki sayacın numaratör panelinin mevcut olmaması sebebiyle, kaçak kullanım ceza bedeli olarak 219.820,00TL fatura tahakkuk ettirildiği, faturanın tahakkukunda abonenin kendi tüketimi yerine benzer 5 tüketim noktasına ait ortalama 34.336,35 metreküp doğal gaz kullanımının baz alındığı ve bu tutar üzerinden ceza kesildiği, Kesilen ceza faturasından müvekkilinin sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, cezanın fahiş olduğu ve dayanaksız olarak belirlendiğinin açık olduğunu, öncelikle benzer 5 tüketim noktasının neresi olduğu ve bu noktalardaki doğalgaz kullanım miktarının ne kadar olduğu belirsiz olduğunu, Davacı kurum tarafından sunulan hesap ekstresinden, takılan yeni doğalgaz sayacından sonra taşınmazda ne kadarlık bir doğalgaz kullanımının yapıldığının tespit edilebilmesi mümkün olduğunu,06.11.2019 tarihli ilk sayaç okumasından 24.08.2020 tarihli son sayaç okumasına kadar geçen süreçte, toplam 1155 metreküplük doğal gaz kullanımı yapıldığı hususu açıkça anlaşılmakta olduğunu, yapılan bir usulsüzlük mevcutsa ve cezayı gerektiriyorsa bile işbu cezanın hakkaniyete uygun olması gerektiğini, Davacı kurum tarafından 5 tüketim noktasından bahsedilmiş ve bu noktalardaki kullanıma göre bir fatura çıkarıldığından belirtilmişse de bu işlemin denetlenebilir nitelikte olmadığı ve hukuka aykırı olduğnu, Cezai işlem yapılma zorunluluğu bulunmakta ise yeni sayacın takıldığı tarihten itibaren yapılan kullanımlara göre, geçmişe dönük olarak ortalama bir doğal gaz kullanımı tespiti yapılabilmesi gerektiğini, Davacının müvekkilinin taşınmazındaki doğal gaz sayacının müdahale şüphesiyle söküldüğünü, laboratuvarda yapılan incelemede sayacın numaratör panelinin olmadığı sonucuna ulaşıldığını belirtmişse de yapılan işbu tespit de denetlenebilir nitelikte olmadığını, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 52. Maddesinde; ''Kaçak doğal gaz kullanımının tespit edilmesinde, dağıtım şirketinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.
'' şeklinde düzenleme mevcut olduğundan Davacı kurum tarafından kaçak kullanıma ilişkin dayanak belgelerde eksiklik bulunmadığını, kesilen faturada fahiş bir doğal gaz kullanımının baz alındığı ve bu doğrultuda, tüketici sıfatı bulunan müvekkilinin haklarının ihlal edilmiş olduğunu, Davacı kurumun yapmış olduğu işlemlerin şeffaf ve açıklanabilir olması gerekirken, sayaçta oynama yapıldığı ve bu şekilde zarara sebep olunduğu, sebep olunan zararın ne kadar olduğuna ilişkin tespitler dayanaktan yoksun bir şekilde yapıldığını, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, ilgili taşınmazın müvekkili tarafından kullanılmadığı bu nedenle kesilen faturadan ve kaçak kullanımdan müvekkilin sorumlu olmadığı, davacı tarafından başlatılan takibe dayanak fatura tutarı olan 219.820,00TL'lik fatura tutarının fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğu, müvekkilin davacıya borcunun bulunmadığı ve açılmış davanın reddedilmesi gerektiğini, HMK madde 61 doğrultusunda, davanın ... ve ...'e ihbarına karar verilmesini, neticeten davanın reddine ve davacı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İİK'nın 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150. maddesinde; "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.", 320/4. maddesinde ise; “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle, basit yargılama usulüne tabi eldeki davanın 05/02/2025 tarihinde takipsiz bırakıldığı, davacı vekilinin 05/02/2025 tarihli dilekçesi ile davanın yenilendiği, 06/02/2025 tarihli yenileme tensip zaptı oluşturularak taraflara tebliğ edilmiş ise de davanın dosyanın yenilenmesinden sonra 17/12/2025 tarihinde tekrar takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla, eldeki davanın HMK 320/4 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilerek, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Basit yargılama usulüne tabi davanın ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle HMK' nın 320/4 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından sarf edilen 300,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davacı ve ihbar olunanların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.17/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır