T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/754
KARAR NO : 2025/310
DAVA : Sözleşme Bedelinden İndirim
DAVA TARİHİ : 11/11/2022
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşme Bedelinden İndirim davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın davalı tarafla anlaşarak toplantı alanı kiralanması konulu sözleşme imzaladığı, davalı tarafın, toplantı süresince mekanı toplantı koşullarına uygun bir şekilde hizmete sunması gerektiği, ısınma, yeme, içme, internet gibi koşullarına uygun bir şekilde hizmete sunacak ve buna karşılık müvekkilinin sözleşme ile belirlenen tutarın davalı tarafa ödeyeceği, toplantı günü toplantı salonunun ısıtılmasına yarayan havalandırma cihazları arızalandığından toplantı alanından faydalanmanın imkansız hale geldiği, davalının talebi üzerine davacı tarafın, havalandırma sektöründe faaliyet gösterdiğinden kendi ekipleri ile duruma müdahale ettiği ve sorunu giderdiği, davacı tarafın bu hizmetine dair kesmiş olduğu fatura bedelinin de ödenmediği; etkinlik alanının kullanıma uygun bulundurulmadığından ve sözleşmedeki edim gereği gibi ifa edilmediğinden sözleşme bedelinde indirim yapılması gerektiği, ...cihazına bakım yapılmamasının ve cihazın gazının bitmesinin davalının ihmali nedeniyle meydana geldiği, arabuluculuğa başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; havalandırmadaki kusuru gidermek için davalı tarafın davacı tarafa tamir işleminin maliyetini sorması üzerine 2.000,00-TL ile 3.000,00-TL arasında bir rakam söylendiği, bunun üzerine davalı şirketin klimalara gaz basılmasına izin verdiği; davacı tarafın, ayıplı olduğunu belirttiği hususun bizzat davacı tarafından giderildiği; davacı taraf söz konusu etkinliği gerçekleştirdiğinden herhangi bir zararının söz konusu olmadığı; davacının asıl amacının davalı şirketten aldığı hizmetten borçlu kaldığı tutarı ödememek olduğu, davacı tarafın, en fazla 3.000,00-TL tutacağını söylediği iş için davalı şirkete 23.000,01-TL tutarında fatura düzenleyip gönderdiği; söz konusu fatura tutarının taraflar arasındaki anlaşmaya uygun düzenlenmemesi üzerine davacıya iade faturası düzenlendiği; davacı tarafın, taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak yeni bir fatura düzenlemek yerine, davalı şirket tarafından kabul edilmeyen faturaya dayalı olarak icra takibi başlattığı; davacı tarafın, aldığı hizmetten bakiye kalan 59.793,60-TL borcunu ödememek için dava açtığı öne sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE/
Dava, ayıplı ifa nedeniyle sözleşme bedelinde indirim talebine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tarafların BA/BS formları, ... 11.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı uyap kayıtları, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış ve bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiştir.
... 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 23.000,01-TL bedelli fatura alacağının tahsili amacıyla toplam 23.000,01-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 11/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 15/04/2022 tarihinde borcun tamamına, ferilerine, faize ve faiz oranına itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası uyap kayıtlarının incelenmesinde; Dosyamız davacısı şirket tarafından dosyamız davalısı şirkete karşı ... 11. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali istemine ilişkin açılan itirazın iptali davası olduğu, dava sonunda, davanın kısmen kabulüne dair kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 14/02/2024 tarihli rapor ile; Davacı tarafın BS ve davalı tarafın BA formlarının karşılaştırılması sonucunda 2022 yılında her iki tarafın da 19.491,53-TL (KDV hariç) tutarındaki 1 adet faturayı ve davacı tarafın BA ve davalı tarafın BS formlarının karşılaştırılması sonucunda 2022 yılında her iki tarafın da 107.011,53 TL (KDV hariç) tutarındaki 2 adet faturayı beyan ettiği, tarafların ticari defterlerindeki kayıtlarla örtüşen muavin kayıtlarının incelendiği, dava konusu hesap ilişkisinin 2022 yılındaki faturalar ve ödemelerden oluştuğu, faturaların davalı şirket tarafından düzenlendiği ve her iki tarafın ticari defterlerine kaydedildiği, fatura satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır, tek başına mal veya hizmet verildiğini ispatlamaya yeterli olmadığı, akdi ilişkiyi ve mal veya hizmet verildiğini ispat yükü faturayı düzenleyen tarafta olduğu, toplam 107.943,34-TL tutarındaki 2 adet fatura her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı
olup davalı tarafın BS ve davacı tarafın BA formlarıyla beyan edildiğinde faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı 42.480,00-TL tutarında davacı ödemesi bulunmakta olup başka bir ödeme yapılmış ise ispat yükü davalı taraf üzerinde olduğu, davacı tarafından 24.03.2022 tarihinde keşide edilen ... numaralı ve 23.001,00-TL tutarlı fatura, davalı tarafından düzenlenen ... numaralı ve
23.001,00-TL tutarlı fatura ile iade edilmiş olduğu tarafların ticari defter kayıtlarından anlaşıldığı, her iki taraf ticari defter kayıtlarına göre 11.11.2022 dava tarihi itibarıyla davalının davacıdan 65.463,34-TL alacağı bulunduğu, davacının, davalı tarafından kullanımına sunulan toplantı salonunun ısıtılmasına yarayan havalandırma cihazları arızasına müdahale ettiği ve sorunu giderdiği hususu davalı tarafın da kabulünde olup işin bedeli konusunda anlaşmazlık bulunduğu, taraflar arasında davacı ... firmasının 11-12 Mart 2022 tarihlerinde saat 09:00-18:00 arasında yapacağı toplantı için, davalı ... firmasının ... toplantı mahallerinin sağlanması, 40 kişilik toplantı catering hizmetleri, 30 araçlık otopark temini ve teknik alt yapı ( 10 Mbp kablosuz internet ve IT destek, görüntü sistemi, ses sistemi, dedike teknik personel) sağlanmasını kapsayan sözleşme 03.Mart 2022 tarihinde imzalandığı, davalı şirket tarafından davacının toplantısı için hazırlanan teklifte mekanların tam gün kiralama bedelleri tüm hizmetler dahil toplam 72.000,00 TL +KDV = 84.960 TL bedel teklif edildiği, ancak davalı Kolektif Hause faturasında iki günlük etkinlik toplam bedeli 87520,00 +KDV = 103.273,60-TL fatura kesildiği, toplantının yapılacağı 11 Mart 2022 günü sabahında mekanların VRF tipi klima ile sağlanan iç ortam şartlandırmasının sağlanamadığı, mekanların ısıtılamadığı gerek dava dilekçesinde ve gerekse davalı cevap dilekçesinde belirtildiği, davacı klima firması olarak davalı kiralayan şirkete ... klimaların tamirini önerdiği ve davalı yanın kabulü ile tamiri ve gaz basma işlemini yaptığı, davalı şirket bu işlemin 2000-3000-TL mertebesinde olacağının söylenmesi sebebiyle kabul ettiğini, ... (... soğutucu akışkan debili) klima sistemlerinde her mekanın iç ünitesi ve bu iç ünitelerin bağlandığı birden çok dış ünite ile çalışan klima sistemleri olduğu, davacının toplantı yapılacağı gün klima kaynaklı olarak mekanların ısıtılamaması, tesisatın toplantı yapılacağı gün çalışmaması davalı firma tarafından önceden sistemin gerekli kontrolünün yaptırılmadığını, oysa Mart ayında yapılacak bir toplantıda, katılımcıların konfor şartlarının sağlanması, iç mekanların ısıtılması mecburi olduğu, bu nedenle toplantı sabahı mekanların ısıtılmasını sağlayamayan davalı şirketin ihmali kaynaklı kusurlu olduğu görüşüne varıldığı, davacı firma davalının mekanlarındaki ısıtma probleminin çözümüne yönelik yaptığı iş için ... hizmet bedeli açıklaması ile 24.03.2022 tarihli faturası ile KDV dahil 23.000,01-TL tutar talep ettiğini, faturada yapılan işin ... Hizmet bedeli olduğu, 35 kg R410 gazın fiyata dahil olduğunun belirtildiği, mekanlarda ısıtma sistemi çalışmadığına göre klima sisteminde bir arıza olduğu, ancak davacı firmanın VRF sisteminde hangi arızayı giderdiği faturada açıklanmamış ve yapılan işlemin dökümü belli olmadığı, Bu nedenle fatura kapsamının tam olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Teknik açıdan sadece 35 kg gazın olay tarihindeki fiyatının çıkarılabilir olduğu, ... gazı klima sistemlerinde kullanılan bir soğutucu akışkan olduğu, ... soğutmanın web sayfasından, ... firmasının R410 klima gazının 10 kg lık tüp fiyatı rapor tarihinde 125,58 USD +KDV dir. 35 kg şarj için; 3,5x 125,58 USD = 439,53 USD +KDV = 518.65 USD olduğu, 11.03.2022 tarihinde TCMB efektif satış kuru 14,9535 TL /USD ile 518,65 USD x 14,9535 TL = 7755,63 TL (KDV dahil) piyasa fiyatlarıyla gaz fiyatı tutmakta olduğu, Buna ilaveten arıza tespiti, sistemdeki gazın deşarjı, sızdırmazlık testi ve gaz şarjı işlemlerinin detayları, arızanın nerede olduğu bilgisi kısaca fatura kapsamındaki işler bilinmeden fatura tutarı irdelenemediğini, taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme ilişkisi uyarınca davalının iki adet fatura düzenleyerek davacıya tebliğ ettiği, davacının düzenlenen faturaları kabul ederek ticari defterlerine işlediği ve fatura bedellerinin bir kısmını ödediği hususlarında bir ihtilaf bulunmadığını, mali inceleme sonucunda tarafların ticari defterlerinin esas itibariyle birbirlerini teyit ettiği buna göre davalının ödenmeyen cari hesap alacağının bulunduğu, tarafların ticari defterleri usulüne uygun olarak tutulduğundan, davacı taraf faturalara herhangi bir itirazda bulunmayarak faturayı ticari defterlerine işlediğinden davalının ticari defterlerinde yer aldığı haliyle davalının alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, Gerçekten de, faturanın ispat kuvvetine ilişkin TTK. m. 21/2 hükmüne göre, Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı, Yine, ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin HMK. m. 222 hükmüne göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şart olduğu, İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olacağı, Aynı şekilde, ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ilişkiye devam edilmesinin hak kaybına yol açacağı hususu, Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu bir kararında şu şekilde dile getirmiş olduğunu “Dava, bayilik sözleşmesiyle belirlenen eksik ürün alımı hali için öngörülen cezai şartın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının, yıllık ürün alım taahhüdüne uymaması nedeniyle davalılardan cezai şart talep etmesinde kural olarak bir usulsüzlük bulunmadığını, ancak davacının bu cezai şartı talep edebilmesi için cezai şartın oluştuğu yıldan sonraki yıllarda ürün verirken ihtirazı kayıt koyarak bu hakkını saklı tutması gerekir. Dosya kapsamından davacının söz konusu dönemden sonra herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin davalılara ürün vermeye devam ettiği anlaşıldığından, talep konusu dönem için davalılardan cezai şart isteyemez” (HGK’nın 9.4.2014 tarih ve... E. ... K. sayılı kararı), Yargıtay vermiş olduğu bir kararında da bu husus şu şekilde dile getirmiş olduğunu “… icazetin verilmesi kural olarak şekle tabi olmayıp, açıkça verilebileceği gibi, zımni davranışlarla da verilmesi mümkündür. Bu durum karşısında, davacının davalı banka çalışanı tarafından yapılmış olan işlemden haberdar olduğu ve davalı banka çalışanı tarafından zimmetine geçirilen parayı davalı banka ile anlaşarak ödediği, uzun süre sessiz kalarak davalı bankadan talepte bulunmadığı, ayrıca olayın özelliği ve dürüstlük kuralı göz önüne alındığında, davacının davaya konu işleme icazet verdiğini ortaya koyduğu, bu nedenle, mahkemece, anılan hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir” (Y. 11. HD’nin E. ..., K. ... sayı ve 20.11.2017 tarihli kararı), Davacının iddiası, klima tamir hizmeti verdiği, vermiş olduğu bu hizmete karşılık oluşan bedelin davalının alacağından mahsup edilmesi gerektiği, ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”, HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”, Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecbur olduğu, Davacının vermiş olduğu hizmetin bedelini, anılan kurallar uyarınca geçerli delillerle ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından bu yönde somut bir delil sunulmadığını, bu nedenle faturada yer alan kayıt dikkate alınarak, yukarıda, teknik inceleme bölümünde belirlenen bedel oranında davacının alacağının kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu; davalı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmamış ticari defterlerinin sahibi aleyhine delil kudretine haiz olduğu; her iki taraf ticari defter kayıtlarına göre 11.11.2022 dava tarihi itibarıyla davalının davacıdan 65.463,34-TL alacağı bulunduğu; davacının, davalı tarafından kullanımına sunulan toplantı salonunun ısıtılmasına yarayan klima cihazlarının arızasına müdahale ettiği ve sorunu giderdiği hususunun davalı tarafın da kabulünde olup işin bedeli konusunda anlaşmazlık bulunduğu; toplantı tarihinde mekanların iç ortam şartlarını standartlara uygun ısıtma koşullarını sağlayamayan davalı şirketin kusurlu olduğu; Davacı firmanın 24.03.2022 tarihli faturası ile “... Hizmet bedeli” olarak 35 kg R410 gaz fiyatı dahil KDV dahil 23.000,01-TL tutar talep ettiği, 35 kg R410 gazın fatura tarihinde KDV dahil 7.755,63-TL olacağı, bakiye tutarın irdelenebilmesi için klimada yapılan onarım ve bakım detaylarının bilinmesi gerekeceği; dolayısıyla davacının bakım nedeniyle talep edebileceği alacak tutarının 7.755,63-TL olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının bu miktarı aşan alacağının ispata muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacı tarafça, davalı tarafın taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında kayıplı ifada bulunduğu ileri sürülerek sözleşme bedelinden indirim talep edilmiştir.
Davalı tarafça, klimaların yeterli ısıtmamasına yönelik sorunun toplantı öncesi bizzat davacı tarafça giderildiği, toplantıda herhangi bir sorun yaşanmadığı, sözleşme kapsamında kendileri tarafından düzenlenen faturaların itiraz edilmeksizin davacı tarafça teslim alınıp kayıtlarına işlendiği, faturalara itiraz veya ayıp ileri sürülmediği, davacının bakiye borcunu ödememek için iş bu davayı açtığı savunularak davanın reddi talep edilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Dava, ayıplı nedeniyle sözleşme bedelinden indirim istemine ilişkindir. Davada kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davalı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığı, ödendiği, ayıplı ifa nedeniyle indirim gerektiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır.
Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.
Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Somut olayda, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre;
Taraflar arasında, davacı Systemair HSK firmasının 11-12 Mart 2022 tarihlerinde saat 09:00-18:00 arasında yapacağı toplantı için, davalı ...firmasının ...toplantı mahallerinin sağlanması, 40 kişilik toplantı catering hizmetleri, 30 araçlık otopark temini ve teknik alt yapı ( 10 Mbp kablosuz internet ve IT destek, görüntü sistemi, ses sistemi, dedike teknik personel) sağlanmasını kapsayan sözleşme 03.Mart 2022 tarihinde imzalandığı, davalı şirket tarafından davacının toplantısı için hazırlanan teklifte mekanların tam gün kiralama bedelleri tüm hizmetler dahil toplam 72.000,00 TL +KDV = 84.960 TL bedel teklif edildiği, ancak davalı ... faturasında iki günlük etkinlik toplam bedeli 87520,00 +KDV = 103.273,60-TL fatura kesildiği; Toplantının yapılacağı 11 Mart 2022 günü sabahında mekanların ... tipi klima ile sağlanan iç ortam şartlandırmasının sağlanamadığı, mekanların ısıtılamadığı, bu sorunun davacı şirket elamanları tarafından toplantı öncesi giderildiği, davacı firmanın davalının mekanlarındaki ısıtma probleminin çözümüne yönelik yaptığı iş için ... hizmet bedeli açıklaması ile 24.03.2022 tarihli faturası ile KDV dahil 23.000,01-TL tutar talep ettiği, faturada yapılan işin ... Hizmet bedeli olduğu, 35 kg R410 gazın fiyata dahil olduğunun belirtildiği, fatura miktarında tarafların anlaşamadığı, bu faturanın davalı tarafça iade edildiği, ancak, davacı tarafın bu fatura alacağını tahsil için ... 11. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 11/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 15/04/2022 tarihinde borcun tamamına, ferilerine, faize ve faiz oranına itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, bunun üzerine, davacı tarafından ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası itirazın iptali davası açıldığı, dava sonunda, davanın kısmen kabulüne dair kesin olarak karar verildiği, klima sorununun giderilmesine ilişkin davacı tarafından düzenlenen faturanın iş bu davanın konusu olmadığı; Taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme ilişkisi uyarınca davalının iki adet fatura düzenleyerek davacıya tebliğ ettiği, davacının düzenlenen faturaları kabul ederek ticari defterlerine işlediği ve fatura bedellerinin bir kısmını ödediği, tarafların ticari defterlerinin ve BA, BS formlarının birbirini teyit ettiği buna göre davacının ödenmeyen 65.463,34-TL cari hesap alacağının bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafın, ayıplı ifadan dolayı veya başka bir nedenle faturalara herhangi bir itirazda bulunmayarak faturaları ticari defterlerine işlediği; TTK. m. 21/2 hükmüne göre, davacının faturaları aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmadığı, bu kapsamda faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağı, davalı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği, davacı tarafça yasal sürede faturalara itirazda bulunulmayarak ticari defterlerine işlenmekle, süresinde ileri sürmediği ayıp itirazı nedeniyle bedelden indirim talep edemeyeceği, anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Davacı tarafın davasında haksız olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı Tarafça Açılan Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 70,80-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 1.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar yönünden KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip
¸
Hakim
¸