T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/851 Esas
KARAR NO : 2025/529 Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 20/12/2022
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında içmesuyu ve atıksu malzeme temini ve uygulamaları ile ilgili teknik konularda yapılacak işlere ilişkin olarak müvekkili şirketin danışmanlık hizmeti vermesi konusunda 30/10/2012 tarihinde... İşbirliği Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında 07/01/2013 tarihinde işbaşı yapılarak dokuz ekip ile ...'ın farklı bölgelerinde çelik boruların birleştirilmelerinde uygulanan elektrik ark kaynaklarının ve ... boruların birleştirilmelerinde uygulanan alın kaynaklarının tahribatsız muayene yöntemiyle kontrol edilmesi ile sahada kullanılan malzemelerin test işlemlerinin yapıldığını, müvekkili şirketin sözleşmede yer alan yükümlülüklerini ve sorumluluklarını eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından bu hizmetlere ait ücretlendirmelerin, davalı şirket adına fatura düzenlenerek tahsil edilmesine sözleşme ile karar verildiğini, müvekkili şirketçe yüklenici olarak yapılan hizmetler sonucunda davalı şirkete toplam 16 adet fatura kesildiğini, davalının sözleşme gereği müvekkiline olan yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bir kısım faturaları ödemediğini, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında akdedilen danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklı düzenlenmiş olan fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Yurt dışında yerleşik davalı şirkete usulüne uygun olarak 13/06/2023 tarihinde dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap verilmemiştir. Her ne kadar davalı şirket tarafından davalı şirkete ...'da yapılan tebliğ evrakını ... adlı kişinin tebliğ aldığını bu kişinin şirketlerinin çalışanı olmadığını buna ilişkin mahkememize ... Noterliğinden onaylı evrak sunulmuş ise de, evrakın incelenmesinde evrakın davalı şirket tarafından antetli kağıt üzerinde düzenlediğinin görüldüğü, bu evraka noter onayının alınması evrakın içeriğinin doğru olduğunu göstermediği, ... Çalışma Bakanlığı, Sigorta Kurumu ve ya resmi bir kamu otorisinden alınmış bir evrak sunulmadığı görülmekle mahkememizce herhangi bir araştırmaya girişilmemiştir.
Davacı yanca faturalar ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; davaya konu kayıtlar celp edilmiştir.
Davalı şirket tarafından, taraflar arasındaki anlaşmazlığa dava konusu sözleşmenin ifa yeri hukukunun yani Azerbaycan hukukunun uygulanması şeklinde beyanda bulunulmuş ise de; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10. maddesinde tarafların sözleşme kapsamında uyuşmazlığa düşmeleri halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı belirtildiğinden sözleşme kapsamında uygulanacak hukukun Türk hukuku olduğu, sözleşmenin incelenmesinde ifa yerinin açıkça belirlenmediği eğitim hizmetlerinin hem Türkiye'de hem de ...'da verileceği, ... ve ...'da eğitim alacak kişilerin olduğu konaklama hizmetinin her iki ülkede sağlanacağının anlaşılması karşısında davalı tarafında MÖHUK kapsamında ... hukukunun dava konusu uyuşmazlığa uygulanacağına ilişkin beyanına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalı tarafından dava konusu ile ilgili olarak ... mahkemelerinde davanın reddine dair karar verildiğine yönelik beyan karardan bir suret sunulmuş ise de; kararın incelenmesinde davanın ... hukukuna göre zaman aşımından dolayı usulden reddedildiği ve mezkur karara ilişkin Türk mahkemelerinden alınmış herhangi bir tenfiz kararı sunulmadığı ile buna ilişkin herhangi bir bilgi de verilmediği anlaşılmakla davalının ... mahkemelerinden verilen kararın kesin hüküm teşkil ettiği yönündeki beyanı da itibar edilmemiştir.
Dava dilekçesine ekli arabuluculuk tutanağı incelendiğinde arabulucunun davalı şirkete gerek e-posta, gerek PTT aracılığıyla posta ve gerekse de telefon ile ulaşmaya çalıştığı fakat herhangi bir geri dönüş alamadığının belirtildiği bu haliyle arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğinin anlaşılması nedeniyle zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği görülmştür.
Dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığına ilişkin davalı tarafından beyanda bulunulmuş ise de yurt dışı tebligat işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, davalının zamanaşımı def'ini cevap süresi içerisinde mahkememize sunmadığı anlaşıldığından bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış; SMMM bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 12/02/2024 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; davacı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin uyarınca davacı lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı defterlerine göre dava tarihi itibari ile davalı tarafın 1.253.029,34 USD karşılığı 13.402.033,56 TL borçlu oluğunun belirlendiği, davacının işbu davaya konu ettiği 8.640,00 USD bedelli "üçüncü taraf danışmanlık hizmeti" açıklaması ile ... no.lu fatura içeriğinde yer alan tutarın hem davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, hem de dosyaya sunulan sözleşme ekindeki ücret tarifesine uygun olarak tanzim edildiği nazara alındığından nihai değerlendirme ve hukuki takdiri mahkemeye ait olmak üzere dava tarihi itibari ile 8.640,00 USD karşılığı 161.033,18 TL olabileceği şeklinde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 08/01/2025 tarihli celsesinin 1 no.lu bendi ile davalı vekilinin duruşmadaki beyanları ile 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde belirttiği hususların değerlendirilmesine yönelik bilirkişiden ek rapor tanzimi istenilmesine karar verilmiş, dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 18/02/2025 tarihli ek raporun sonuç kısmında özetle; davalı tarafça rapora karşı zamanaşımı, usulsüz tebligat ve hizmetin gerçekten yapılıp yapılmadığı hususlarında itirazlarda bulunulduğunu, dosyada davacının defter kayıtlarında 1.253.018,34 USD alacak gözüktüğünün tespit edildiğini, davacının sunduğu fatura ve belgelerin incelenmesinde ise iş hizmeti bedelinin 8.640 USD olarak belirtildiğini ancak bu hizmetin gerçekten davalıya teslim edilip edilmediğin dair kesin bir ispat bulunamadığını, davalıya dava konusu alacakla ilgili Azerbaycan makamları aracılığıyla tebligat yapıldığını ama davalının cevap vermediğini, davacının sözleşme kapsamında alacağının bulunduğunu fakat hizmetin teslimine dair eksik ispat olmasına rağmen alacağın, defterlerde kayıtlı olmasının ve de sözleşme içeriğine uygun olmasının hukuki değerlendirmede önem taşıdığını bildirmiştir.
Bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında 30/10/2012 tarihinde içmesuyu ve atıksu malzeme temini ve uygulamaları ile ilgili teknik konularda yapılacak üçüncü taraf danışmanlık hizmetleri işbirliği adlı sözleşme imzalandığı, sözleşmenin konusunun davalının Türkiye ve diğer ülkelerden içmesuyu ve atıksu ile ilgili temin ettiği malzemelerin ve üretim sahalarının davacı tarafından davalı adına üçüncü taraf olarak hazırlanmış teknik şartnamelere ve/veya Avrupa Birliği standartlarına ve/veya diğer istenilen uluslararası standartlara uygunluk kontrolü, bunun için gerekli test ve deneylerin yapılması ve/veya yaptırılması, imalatçıların ihtiyaç duyulan talebi karşılayabilme kapasitelerinin denetimi, üretim ve yükleme sırasında fabrika kontrollerinin gerçekleştirilmesi, laboratuvar hizmetlerinin verilmesi, yeni teknolojilerin paylaşılması faaliyetlerini ve tarafların karşılıklı mutabakata varacağı diğer konular olduğu, sözleşme süresinin 2 yıl olarak belirlendiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının sözleşme kapsamında yaptığı işler ile ilgili olarak davalı şirkete ...tarihli ... no.lu ve 40.360,00 USD tutarındaki fatura içerisinde yer alan 8.640,00 USD bedelli “üçüncü taraf danışmanlık hizmeti” alacağından kaynaklandığı, davacı şirket tarafından delil listesinde ticari defterler ve bilirkişi incelemesi deliline dayanıldığından tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve bu karar davalıya tebliğ edilmeden mahkememizce bilirkişi raporu aldırılmış ise de, sunulan bilirkişi raporu ve işbu rapora esas bilirkişi incelemesine yönelik duruşma ara kararı Azerbaycan diline tercüme edilerek yurt dışı tebliğ işlemleri yapılmış, evrakların davalı şirket tarafından tebliği üzerine sunulan beyan dilekçesinde bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen defter ibrazı ve inceleme yönünde herhangi bir açıklamada bulunulmadığından davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, bilirkişi raporu ile faturanın davacı ticari defterlerinde yer aldığının tespit edildiği, davacı tarafın yasal defterlerinin birbirini doğruladığı, kanunlara
uygun şekilde eksiksiz ve usulüne uygun
olarak tutulduğu, defterlerin Açılış ve Yevmiye defterinin kapanış onaylarının
yapılmış olduğu bu haliyle ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfını taşıdığının anlaşıldığı ayrıca BA/BS formlarında alacak kaynağının görüldüğü, dava konusu 8.640,00 USD bedelli tutarın davacının defterlerinde dava tarihi itibari ile kayıtlı olan 1.253.018,34 USD alacağın içerisinde yer aldığı ve faturanın sözleşme ekinde yer alan ücretlere göre 540,00 USD/Gün/Kişi oranı baz alınarak 16 Gün/Kişi olarak düzenlendiğinin bilirkişi tarafından tespit edildiği anlaşıldığından davalının dava öncesinde temerrüde düştüğüne dair dosya arasında bir belge bulunmaması nedeniyle dava tarihi olan 19/12/2022 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla talebi gibi 8.640,00 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alaınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile; 161.170,00 TL alacağın 19/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 11.009,52-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.752,39-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 8.257,13-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR YAZILMASINA,
-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.752,39-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvurma harcı 80,70TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 3.144,00TL olmak üzere toplam 3.224,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL Arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
6-HMK 120. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2025
Katip
¸
Hakim
¸