T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/877 Esas
KARAR NO:2024/710
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:28/12/2022
KARAR TARİHİ:09/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15.01.2016 tarihli "... Servisi Sözleşmesi" imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin, davalı şirkete hizmet sunduğunu, buna karşılık davalı şirketin de sözleşmede belirlenen aylık 1.000.- USD ücreti ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirerek hizmet vermeye devam ederken davalı şirketin bir süre sonra ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve müvekkili şirkete toplam 170.514,83.-TL borcunu ödemediğini, müvekkili şirketin bu hususa ilişkin davalı şirkete ve şirket hissedarına e-posta ve WhatsApp yazışmaları gönderdiğini, davalı şirketin cevabi e-posta ve yazışmalarında bu borcunu ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen yine de ödemediğini, bu sebeple davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek; davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında mevcut itirazın iptaline ve tüm alacaklar yönünden takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğinden, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 15.01.2016 tarihinde imzalanmış "... Servisi Sözleşmesi" kapsamında müvekkili şirketin davacıdan hizmet almayı ve karşılığında ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında bulunan ticari ilişki gereğince, davacı tarafından verilen hizmetin akabinde müvekkili şirketin edimlerini eksiksiz olarak ifa ederek davacıya ödemelerini yaptığını, davacı tarafın işbu davaya konu edilen icra dosyası ile taraflarına tebliğ edilen ödeme emrinde de takibine dayanak olarak belirttiği cari hesap dökümünü kendilerine göndermediğini, müvekkili şirketin takip konusu edilen miktarın kaynağını bilemediğini, bu hususta herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediğini, davacı tarafın borcun kaynağına yönelik somut bilgiler vermeden yalnızca bir alacaklarının olduğu iddiasının kabul edilebilir olmadığını, müvekkili şirket, davacı ile arasındaki ticari iş ilişkisi gereği bugüne kadar düzenlenen tüm faturaları eksiksiz olarak ödediğini ve üzerine düşen sorumlulukları gereği gibi yerine getirdiğini belirterek; davacı tarafından haksız yere açılan davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bakiye alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan 15.01.2016 tarihli ... Servisi Sözleşme, e-posta yazışmaları, faturalar ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası, taraflara ait BA/BS formları celbedilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan toplam 170.514,83 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 02/11/2022 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 03/11/2022 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 26/07/2024 tarihli raporunda; Davacı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine yasal süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığı, davalı şirketin 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin ibraz edilmediği, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin kanuni süresinde yaptırıldığı fakat yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin ibraz edilmediği, 2022 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı tespit edilmiş olup ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacı şirketin 27.10.2022 takip tarihi itibarıyla davalıdan 170.514,82 TL alacaklı göründüğü, davalı şirketin 27.10.2022 takip tarihi itibarıyla davacıya 170.514,47 TL borçlu göründüğü, tarafların 2016-2017 dönemlerinde mal ve hizmet satışı ile mal ve hizmet satın alımına ilişkin bildirimlerinin bulunmadığı, 2018-2019-2020 dönemlerine ilişkin bildirimlerin birbiriyle uyumlu olmadığı, 2021-2022 dönemlerine ilişkin Ba/Bs bildirimlerinin birbirleriyle örtüştüğü,
şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında 15.01.2016 tarihli "... Servisi Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşme kapsamında davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirerek davalıya hizmet vermesine rağmen davalı tarafından ödeme yükümlülüklerini yerine getirilmediği, akabinde davacı şirket tarafından davacı şirket aleyhine 27/10/2022 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından 03/11/2022 tarihli dilekçeyle takibe ve borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, ardından taraflar arasında arabuluculuk görüşmeleri yapılmasına rağmen görüşmelerden sonuç alınamadığına dair arabulucu tarafından 29/11/2022 tarihinde arabuluculuk son tutanağı düzenlendiği, akabinde hak düşürücü süresinde 28/12/2022 tarihinde işbu davanın açıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak mahkememizce bilirkişi raporu alındığı, düzenlenen raporda davacı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine yasal süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığı, davalı şirketin 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin ibraz edilmediği, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin kanuni süresinde yaptırıldığı fakat yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin ibraz edilmediği, 2022 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı tespit edilmiş olup ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğinin bulunmadığı, tarafların 2016-2017 dönemlerinde mal ve hizmet satışı ile mal ve hizmet satın alımına ilişkin bildirimlerinin bulunmadığı, 2018-2019-2020 dönemlerine ilişkin bildirimlerin birbiriyle uyumlu olmadığı, 2021-2022 dönemlerine ilişkin Ba/Bs bildirimlerinin birbirleriyle örtüştüğü, davacı şirketin 27.10.2022 takip tarihi itibarıyla davalıdan 170.514,82 TL alacaklı göründüğü, davalı şirketin 27.10.2022 takip tarihi itibarıyla davacıya 170.514,47 TL borçlu göründüğü bilirkişi tarafından tespit olunmakla davalı şirketin söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu hususlar dikkate alınarak temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali ile hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında davacının icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, takibin takip talebindeki koşullarla DEVAMINA,
2-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 170.514,83 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 34.102,96 TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 maddesi gereğince davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Alınması gereken 11647,87-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 2.059,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 9.588,47-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.059,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacının yaptığı ilk masraf 80,70 TL, bilirkişi ücreti 2.500,00 TL, posta gideri 126,00 TL olmak üzere toplam 2.706,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır