T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/889 Esas
KARAR NO:2024/903
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ :30/12/2022
KARAR TARİHİ:11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin market olarak faaliyet gösterdiğini, söz konusu iş adresinde ... sözleşme hesap no ile ... A.Ş. Elektrik aboneliğine yönelik 247.229,86 TL borç tahakkuk ettirildiğini, farklı tarihlerde düzenlenen faturalarda kaçak elektrik kullanımı adı altında kesildiğini, bazı faturaların tahsili için icra takibi başlatıldığını, .... İcra Dairesi ... esas dosyasında 76.999,32 TL , .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında 53.825,62 TL, .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında 35.172,24 TL faturaların tahsili için icra takipleri başlatıldığını, 29.568,01 TL ve 51.634,67 TL alacaklar için henüz icra takibi başlatılmadığını, iş yerinin tekstil olması ve sürekli elektriğe ihtiyaç duyulması, elektriğin haksız yere tahakkuk ettirilen borçlar nedeniyle kesilmiş olması sebebiyle müvekkilinin iş faaliyetinin tamamen durduğunu, müvekkilinin maddi olarak büyük zararlara uğradığını, hem müvekkilinin hem çalışanların daha fazla mağdur olmaması için elektrik verilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini, icra takibinin durdurulması ve ödeme yapılmamasını, kaçak elektrik bedeli olarak fatura edilen toplam 247.229,86TL ve ferileri için borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle arabuluculuk dava şartına uyulmadan davacı tarafından dava açıldığını, dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, mahkemenin görevli olmadığını, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini, müvekkili şirket yetkilileri tarafından davacı tarafın defalarca kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, buna ilişkin tutanakların tutularak borcun ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, alacağın %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının, ödenmeyen fatura borcundan dolayı kullanıma kapatılan elektrik sayacının farklı tarihlerde aktif edilerek kullanıma açılması nedeniyle tahakkuk ettirilen kaçak/usulsüz elektrik bedeli nedeniyle borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı yanca, kaçak elektrik tespit tutanağı, hesap borç döküm cetvelleri ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyasının uyap kayıtları, davacı şirketten abonelik dosyasına ilişkin tutulan tutanaklar, dayanak kayıtlar ve faturalar celbedilerek dosyamız arasında alınmıştır.
Uyuşmazlığa konu tutanak ve faturaların usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, mevzuata uygun olup olmadığı ve miktarının tespiti, davalı savunması ve davacının yükümlülükleri bakımından alacak ile varsa faiz başlangıç tarihi ile faiz oranının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davalı şirket tarafından her ne kadar zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden bahisle itirazda bulunulmuş ise de, 30/12/2022 dava tarihi itibari ile menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı anlaşılmıştır.
Yine davalı şirket tarafından her ne kadar davacının tacir olmadığından bahisle mahkememizin görevsiz olduğu, yargılama yapmaya asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna yönelik itirazda bulunmuşsa da, vergi dairesinden gelen yazı cevabına göre davacının kaçak elektrik tüketimine konu adreste tekstil elyaf ve ipliklerini ağartma ve boyama faaliyetinde bulunduğu, sunulu kira sözleşmesinde kiralanan mecurun boyama faaliyetlerinde kullanılacağının belirtildiği, bu durumun yapılan kolluk araştırması ile teyit edildiği, ticaret sicil memurluğundan gelen davacının gerçek kişi tacir kaydının olmadığına ilişkin yazı cevabının davacı tarafından yapılan işin ticari iş olduğuna engel teşkil etmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, iş bu davanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak davalı şirket tarafından tanzim edilen faturalardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, abonelikten kaynaklı elektrik hizmeti alan yerin taraf davacı beyanlarına ve davalı şirket tutanaklarına göre işyeri olduğu, abonelik sözleşmesine konu işyerinin TTK anlamında işletme olduğu, gelen vergi kaydına göre tutanağın tutulduğu 2021 yılı itibari ile davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu, yazı cevabına göre geliri yönüyle esanf işletmesi sayılabileceği belirtilmişse de, gelir unsurunun tek başına yeterli olmadığı, abonelik konusu yerin niteliği de dikkate alınarak nisbi ticari dava konusu olan uyuşmazlık bakımından mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 30/05/2024 tarihli raporunda, davacı tarafın, dilekçesinde belirttiği gibi 3 adet kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağında ifade edilen bilgiler doğrultusunda yapılan kaçak tahakkuk hesaplamasında, dava takip tarihine kadar Kaçak elektrik bedeli olarak 752.377,23 TL, Gecikme zammı bedeli olarak 23.390,78 TL, Gecikme zammı KDV bedeli olarak 4.210,32 TL olmak üzere toplam 779.978,33 TL davalı şirkete borçlu olduğunu hesap etmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacıya ait ... adresindeki iş yerinde elektriği borcundan dolayı kesik olan sayacı kullanıma açmak suretiyle 30/09/2022 - 07/10/2022- 04/11/2022 tarihlerinde kaçak elektrik tespit tutanakları tutulduğu, fakat gelen yazı cevabına göre tespit anına ilişkin herhangi bir video kaydının mevcut olmadığının davalı şirket tarafından mahkememize bildirildiği, davacı tarafından tutanak mümziilerinin tanık olarak dinlenmesinin istenilmediği, davalı vekili tarafından da tanık dinletme taleplerinin olmadığının mahkememize beyan edildiği, tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, davacının süreklilik arz eden tekstil boyama işi ile uğraştığı, aynı iş yerinde davalı kurum tarafından üç ayrı tarihte kaçak elektrik kullanımı tespiti yapılarak tutanak altına alındığı, tutanakların incelemesinde davacının her defasında elektriği kesik olan sayacı kullanıma açtığı, böylece davacının işini sürdürdüğü, tutanaklarda davacı imzasının ve tutanak anınına ilişkin video kaydının bulunmamasının tutanakların sıhhatini etkilemeyeceği, aksi ispat olununcaya kadar geçerli olduğu, kaldı ki davacının tanık dinletme talebinin de bulunmadığı, davacının bilirkişi raporuyla belirtilen miktarlar uyarınca davalı şirkete borçlu olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmek suretiyle mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın, kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 4.256,22 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 3.828,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 39.556,78-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır