T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/12
KARAR NO:2025/150
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:28/12/2022
KARAR TARİHİ:05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin, "Türev Araçlar" olarak anılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin İstanbul Borsası’nda alım satımı ile ilgili yatırımcılara hizmet verdiği, piyasa işleyişi gereği piyasada gerçekleşen türev işlemlerde ...'ın muhatabı, takas üyeleri olduğu, müvekkili şirketin, yetkili aracı kurum olarak bir takas üyesi olup, müşteri bazındaki teminatlarının takibini ve müşteri talimatına uygun olarak ...’a aktarımlarını yaptığı, bu çerçevede müşterinin teminata ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ...'a karşı sorumluluğun üyeye ait olduğu, ...’un VİOP’nda türev piyasada işlem yapabilmek ve/veya işlemlere devam edebilmek için gerekli olan teminat yatırma yükümlülüğünün müşteriye ait olduğu, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Sözleşmesi; müşterinin yatırım tercihine istinaden türev araçların alım satımının yapılabilmesine, yukarıda bahsedilen kurallar çerçevesinde müşterinin düşük bir miktar parayı teminat olarak ...’a yatırarak, kaldıraç etkisi ile yüksek tutarlı işlem yapabilmesine imkan veren nitelikte bir sözleşme olduğu, bu durumun, yüksek oranda kazanç elde etme imkanının yanında, yüksek riski ve zararları da beraberinde getirebildiği, türev piyasaların genel işleyişinin bu şekilde olduğu, yatırılan düşük teminat tutarları ile yüksek kazanç elde edilebileceği gibi büyük zarara uğrama riski de olduğu, davalı müşterinin yatırmış olduğu teminat tutarının tümünü kendi yatırım kararı sonucu aldığı pozisyon ile kaybedebileceği gibi müşterinin zararı toplam teminatını dahi aşabildiği, bunun tam aksi durumda müşteri düşük bir teminat ile yüksek kazanç da elde edebileceği, davalı ile sözleşmelerin imzalanması sürecinde davalıya, işlemlerin niteliği ve taşıdığı riskler konusunda Sermaye Piyasası mevzuatı gereği yapılması gereken tüm risk bildirimleri yapıldığı, davalı, işlemlere başlamadan önce mevzuat kapsamında hazırlanmış sözleşmeyi ve ilgili risk bildirim formlarını okuyup, anlayıp, kabul ederek imzaladığı, müvekkili şirket ile imzalanan sözleşme hükümleri ihlal edildiğinden, 12.04.2022 tarihi itibari ile 210.552,29TL eksi bakiye, ihtarname tarihi 05.05.2022 tarihi itibari ile de 217.784.56TL olduğundan ve davalı eksi bakiyeyi kapatmamakta ısrarcı olduğundan davalıya ...Noterliğinden 06/05/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı borcun ödenmesi ihtarı ve ekinde ... numaralı hesabının hesap özeti/müşteri portföyü gönderildiği, talep edilen muaccel borcun ihtara rağmen ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının sözleşmelerden kaynaklı edimlerini ifa etmediği, teminat yükümlülüğünü yerine getirmediği, genel piyasa uygulamalarına ve ilgili yasal düzenlemelere aykırı davrandığı, teminat tamamlama çağrılarına uymadığı, hesap bakiyesinin eksiye düştüğü ve borçlu sıfatına haiz olduğunun ortada olduğu, müvekkili şirketin alacağının dayanaklarından biri olan ihtarname de davalının müvekkil şirket kayıtlarında mevcut olan adresine sözleşmeye uygun şekilde gönderildiği ve tebliğ edildiği, bu nedenlerle; fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulüne, haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında takibin devamına, takibe haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz eden davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın yetkili mahkemede ve görevli mahkemede açılmadığı, müvekkili ile davacı şirket arasında 11/05/2020 tarihinde davalının borsa ve sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde borsa dışında her türlü sermaye piyasası aracının, müvekkil adına alım satım işlemlerini yürüteceği, alım satıma aracılık sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre alım satım için müşteri emri gerekmekte olup alım satım emirlerinin yazılı olacağı, telefon faks gibi iletişim araçlarıyla iletilen emirlerin kabul edebileceği ancak buna bağlı olarak da sözlü olarak alınan emirlerin, alındıkları anda müşteri imzası aranmaksızın yazılı hale getirilmesi gerektiği hususları yer aldığı, emirlerin iletilmesi esaslarına ilişkin olarak; aracı kurumun, müşterilerinin emir ve talimatlarına uygun hareket etme zorunluluğu bulunduğu, aksi takdirde aracı kurum, müşterinin uğradığı zararlardan sorumlu olacağı, davacı aracı kurumun sözleşmeye sadık kalmayarak müşteri emrinin Borsaya iletilmesi hususunda gerekli özeni göstermemiş, müvekkilinin talimatı dışında işlem yaptığı, müvekkilinin talimat dışı işlem nedeniyle zarara uğradığı, akabinde uğranılan zararın müvekkiline atfedilerek baskı kurulmaya başlandığı, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE/
Dava, taraflar arasında akdedilen sermaye piyasası alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı tarafından davalıya karşı .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Eldeki dava ilk olarak ... Ticaret Mahkemesinde açılmış, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2022 tarihli, ... sayılı gönderme kararı ile mahkememize gelmiş, mahkememizin 2023/12 esas sırasına kaydının yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce log kayıtları, taraflar arasındaki alım satıma ilişkin sözleşme kapsamındaki tüm kayıt ve belgeler, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış ve bilirkişiden rapor temin edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; taraflar arasında akdedilensermaye piyasası alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 210.552,29-TL cari hesap borcu, 18.499,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 229.051,89-TL alacak üzerinden 06.06.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 14/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili 16/06/2022 tarihli dilekçesi ile, icra dairesinin yetkisine, ödeme emrine, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 26/03/2024 tarihli rapor ile; davacının talebinin 12.04.2022 tarihi itibari ile 210.552,29-TL eksi bakiyeden kaynaklandığı, nakit hareketlerini gösterir hesap ekstresine göre 12.04.2022 tarihinde, hesap bakiyesinin eksi 210.552,29-TL olduğu, bu tarihten sonra hesap bakiyesinin pozitif duruma geçmediği, davacının davalıya gönderdiği ihtarname tarihi olan 05.05.2022 tarihinden önce hesapta son hareketin görüldüğü 29.04.2022 itibariyle davalının hesabındaki borç bakiyesinin 217.784,60-TL olduğu, davacının icra takip dosyasında hangi tarih itibariyle ne miktarda alacak üzerinde takip başlattığının dosyada bir icra dosyasına rastlanmamış olması sebebiyle tespit edilemediği, huzurdaki davaya konu alacağın bir rücu alacağı niteliğinde olduğu, davacı aracı kurumun davalı müşterisi adına ve hesabına ...'a yatırdığı 209.543,54-TL ile ilgili olarak hesabındaki son bakiye üzerinden alacak talep edebileceği, Davalı vekilinin Davacının pozisyonu kapatmama yönünde emir verdiği, bu emrin Davacı aracı kurum tarafından işleme konulmadığı yönündeki iddialarının değerlendirilmesinde, VİOP piyasasında, teminat açığını aşan zarar oluştuktan sonra ve aracı kurum tarafından müşteriye teminatı ve teminat açığını kapatma konusunda bildirim yapıldıktan sonra müşterinin/yatırımcının kendi hesabındaki teminat eksiğini tamamlama veya teminatı da aşan hesap açığını ödemekten imtina etmek hakkının sermaye piyasası düzenlemeleri ve VİOP piyasasının işleyişi bakımından bulunmadığı, dosyada .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası mevcut olmadığından, icra takip tutarı, tarihi ve istenen faiz oranı konularında bir tespit ve hesaplama yapma imkânı bulunmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizin 11/06/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince, icra dosyası kayıtları ile tarafların itirazlarının değerlendirilmesi sureti ile bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 05/08/2024 tarihli ek rapor ile; dosya mevcudundan davalının hesabında ... A.Ş. vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP)'ta gerekleştirilen işlemlerin kayıtlı olduğu, kök rapordaki bütün değerlendirmelerinin bu tespite dayandığı, davalının pozisyonunun kapatılmaması talimatının hesabındaki teminatı aşan zarar miktarının ne kadar daha büyüyeceği bilinmeden (finans piyasalarında her belirsizlik bir risk unsurudur) bundan kaynaklanan riskin aracı kurumun üstlenmeye devam etmesinin istenmesi olduğu, davalı müşterinin hesabında oluşan zarar sebebiyle ortaya çıkan hesap açığını kapatmadan davacı aracı kurumdan “pozisyonunun kapatılmaması”nı istemesinin, finans tekniği ve sermaye piyasalarının düzeni bakımından, kabul edilebilir bir yönünün bulunmadığı, konunun karşılıklı edim yükümlülükleri bakımından genel hukuk açısından değerlendirilmesinin münhasıran mahkemenin yetkisinde olduğu, davalı tarafın kök rapora karşı itirazlarında işaret ettiği SPK'nın Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in md. 19/1(d)'de yer alan “Kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde genel müşteriye ve talebe dayalı profesyonel müşteriye işlem yaptırılamaz. Yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zararın genel müşteriden ve talebe dayalı profesyonel müşteriden talep edilemez” hükmünün davalının yaptığı VİOP işlemleri bakımından geçerli bir hüküm olmadığı, bu hükmün münhasıran ... ya da ... tabir edilen ve SPK düzenlemelerinde kaldıraçlı alım satım (KAS) işlemi olarak adlandırılan ve borsa dışında, aracı kurumlar tarafından oluşturulan elektronik platformlarda gerçekleştirilen işlemlerde uygulanabildiği, bu değerlendirmesinin geçerliliğinin SPK'nın HI-37.1 yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlere ilişkin esaslar hakkında tebliğin tanımlar ve kısaltmalar başlıklı md. 3 hükmünden de açıkça tespit edilebileceği, davacı nezdindeki davalıya ait hesap ekstresinden, icra takibinde esas alınan 12.04.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan hesap alacağı 210.552,30-TL olarak tespit edildiği, davacının takip anapara alacak tutarı ile davalıya ait hesabın bakiyesinin birbiri ile uyumlu olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin 05.11.2024 tarihli celsesinde, dosyanın bilirkişiye tevdii ile, taraflar arasındaki Alım Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesinin temerrür bölüm başlığı altındaki 26. Madde hükmünde belirlenen oranlar üzerinden işlemiş faiz hesabı yapılmak sureti ile takip tarihi itibari ile talep edilebilecek asıl alacak işlemiş faiz ve toplam alacak miktarının tespitinin istenilmesine karar verildiği, bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 02/01/2025 tarihli ikinci ek rapor ile; Dosyadaki taraflar arasında imzalanmış Alım Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi'nin temerrüt başlıklı 26. maddesinde, " İşbu sözleşme uyarınca taraflardan birinin herhangi bir nedenle diğer tarafa karşı temerrüde düşmesi durumunda temerrüde düşen taraf diğer tarafa, ... günlük repo pazarında oluşan gecelik repo faizi ortalamasının 2.775 katı oranında temerrüt faizi işletilmesini kabul eder (Temerrüt faizi 6628,5'den az olamaz)." şeklinde bir hükümle taraflar arasında uygulanacak temerrüt faizi konusunda mutabakat sağlandığı, davalının temerrüde düştüğü tarihin 12.04.2022, davacının davalıya gönderdiği ihtarname tarihinin 05.05.2022 İcra Takip Talebi Tarihinin 08.06.2022 tarihleri olduğu, Temerrüt Tarihi 12.04.2022 itibariyle Davalının hesabındaki borç bakiyesinin 210.552,30 TL, İcra Takibinde Talep Edilen Anapara Borcu (Asıl Alacak): 210.552,29 TL olduğu; Bu bilgilere göre, davacı tarafın, davalının hesap bakiyesi borcunu 12.04.2022 itibariyle belirleyerek ve bu anapara alacağı üzerinden takip başlattığı, davacının takip talebindeki asıl alacak miktarı ile defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacının, takip talebinde 12.04.2022 - 06.06.2022 arası için temerrüt faizi miktarını 18.499,60 TL olarak hesaplandığı, bu bilgilere göre davacının uyguladığı yıllık faiz oranı (1 yıl 360 gün kabul edilerek) yüzde 57,51 olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen ... günlük repo pazarında oluşan gecelik repo faizi ortalamasının 2.775 katı şeklindeki temerrüt faiz oranının tespiti için ... A.Ş.'nin web sayfasından 12.04.2022 günündeki Repo faiz oranlarının tespit edildiği, yapılan araştırmadan ... TL Referans Faiz Oranı, 12.04.2022 günü yıllık yüzde 14,1010 olarak açıklandığı, ...'in 12.04.2022 gününe ait Borçlanma Araçları Piyasası Günlük Bülten'inden bu tarihte gerçekleşen gecelik repo faiz oranlarının günlük ağırlıklı ortalamasının yıllık yüzde 14,11 olarak açıklandığının tespit edildiği, buna göre taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen ... günlük repo pazarında oluşan gecelik repo faizi ortalamasının yıllık yüzde 14,11 olarak dikkate alınması gerektiği, bunun 2,775 katı olan yıllık yüzde 39,16 oranının taraflar arasında uygulanabilecek temerrüt faizi olarak dikakte alınabileceği, buna göre 12.04.2022 günü davalının hesabında oluşan ve o gün davacı aracı kuruma davalı tarafından ödenmesi gerektiği halde, bu ödeme yapılmadığı için Davacı aracı kurumun aynı gün ...'a yapmak zorunda olduğu ve yaptığı ödeme sebebiyle Davalının 12.04.2022 günü temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği; Buna göre, Davalının 12.04.2022 günü temerrüde düştüğü, Davacının anapara alacağının 12.04,2022 itibariyle 210.552,30 TL olduğu, davacının 210.552,29 TL olarak anapara alacağını talep ettiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenen temerrüt faiz oranının yıllık yüzde 39,16 olarak tespit edildiği dikkate alınarak, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar, davacının, davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 13.054,94-TL olarak hesaplandığı, asıl alacak tutarı olan 210.552,29 TL ve işlemiş faiz ile birlikte davacının davalıdan talep edebileceği toplam alacak miktarının 223.607,23 TL olarak tespit edildiği bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi rapor ve ek raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile, taraflar arasında akdedilensermaye piyasası alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 210.552,29-TL asıl alacak, 18.499,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 229.051,89-TL alacak üzerinden 06.06.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 14/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili 16/06/2022 tarihli dilekçesi ile, icra dairesinin yetkisine, ödeme emrine, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazların haksız olduğu savunularak, dava konusu icra takibine davalının vaki itirazların iptali ile takibin devamı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça, cevap dilekçesi ile, mahkemenin yetkisine, görevine itiraz edilmiş, davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği, talimatları aksine hareket ettiği savunularak, davanın reddine, davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiş, icra takibine itirazlarında da, sebep belirtilmeksizin borçlarının olmadığı savunularak icra takibindeki borca, ferilerine ve icra dairesinin yetkine itiraz edilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır;
Dava konusu alacağın Sermaye Piyasası Kanunun'dan kaynaklı sözleşmeden doğan alacak olduğu, Sermaye Piyasası Kanunun'dan kaynaklı davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olmasından dolayı, davalı tarafın görev itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 50.-51. Maddelerinde düzenlenen yetki şartı ile, İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılınması, alacağın para alacağı olması, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bulunması, davacının yerleşim yerinin Şişli/İstanbul olması hususları dikkate alındığında, İİK'nın 50. HMK'nın 10-17. TBK'nın 89. Maddeleri uyarınca davalı tarafından icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yönelik yapılan itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra dosyası içeriğinde itiraz tarihi, arabuluculukta geçen süre ve dava tarihi dikkate alındığında davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin irdelendiği, temerrüt tarihi, akdi ve temerrüt faiz oranlarının, icra takip tarihi itibarı ile talep edilebilecek alacak miktarlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bilirkişi rapor ve ek raporlarının bir bütün olarak dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Alınan bilirkişi rapor ve ek raporları ve dosya kapsamında toplanan delillere göre;
Taraflar arasında sermaye piyasası alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davalı adına VİOP işlemleri yapıldığı, davalının hesabında ... A.Ş. vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP)'ta gerekleştirilen işlemlerin kayıtlı olduğu; Davalının pozisyonunun kapatılmaması talimatının hesabındaki teminatı aşan zarar miktarının ne kadar daha büyüyeceği bilinmeden bundan kaynaklanan riskin aracı kurumun üstlenmeye devam etmesinin istenmesi olduğu, davalı müşterinin hesabında oluşan zarar sebebiyle ortaya çıkan hesap açığını kapatmadan davacı aracı kurumdan “pozisyonunun kapatılmaması”nı istemesinin, finans tekniği ve sermaye piyasalarının düzeni bakımından, kabul edilebilir bir yönünün bulunmadığı, davalı tarafın kök rapora karşı itirazlarında işaret ettiği SPK'nın Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in md. 19/1(d)'de yer alan “Kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde genel müşteriye ve talebe dayalı profesyonel müşteriye işlem yaptırılamaz. Yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zararın genel müşteriden ve talebe dayalı profesyonel müşteriden talep edilemez” hükmünün davalının yaptığı VİOP işlemleri bakımından geçerli bir hüküm olmadığı, bu hükmün münhasıran ... ya da ... tabir edilen ve SPK düzenlemelerinde kaldıraçlı alım satım (KAS) işlemi olarak adlandırılan ve borsa dışında, aracı kurumlar tarafından oluşturulan elektronik platformlarda gerçekleştirilen işlemlerde uygulanabildiği, bu değerlendirmelerin geçerliliğinin SPK'nın HI-37.1 yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlere ilişkin esaslar hakkında tebliğin tanımlar ve kısaltmalar başlıklı md. 3 hükmünden de açıkça tespit edilebileceği; Davacı nezdindeki davalıya ait hesap ekstresinden, 12.04.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan hesap alacağının 210.552,30-TL olarak tespit edildiği, taraflar arasında imzalanmış Alım Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi'nin temerrüt başlıklı 26. maddesinde, " İşbu sözleşme uyarınca taraflardan birinin herhangi bir nedenle diğer tarafa karşı temerrüde düşmesi durumunda temerrüde düşen taraf diğer tarafa, ... günlük repo pazarında oluşan gecelik repo faizi ortalamasının 2.775 katı oranında temerrüt faizi işletilmesini kabul eder (Temerrüt faizi 6628,5'den az olamaz)." şeklinde bir hükümle taraflar arasında uygulanacak temerrüt faizi konusunda mutabakat sağlandığı, davalının temerrüde düştüğü tarihin 12.04.2022 olduğu, Temerrüt Tarihi itibariyle davalının hesabındaki borç bakiyesinin 210.552,30 TL, İcra Takibinde Talep Edilen Anapara Borcu (Asıl Alacak): 210.552,29 TL olduğu,davacının takip anapara alacak tutarı ile davalıya ait hesabın bakiyesinin birbiri ile uyumlu olduğu (1 kuruşluk fark olup davalı borçlu lehinedir) ; Bu bilgilere göre, davacı tarafın, davalının hesap bakiyesi borcunu 12.04.2022 itibariyle belirleyerek ve bu anapara alacağı üzerinden takip başlattığı, davacının takip talebindeki asıl alacak miktarı ile defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacının, takip talebinde 12.04.2022 - 06.06.2022 arası için temerrüt faizi miktarını 18.499,60 TL olarak hesaplandığı, bu bilgilere göre davacının uyguladığı yıllık faiz oranı (1 yıl 360 gün kabul edilerek) yüzde 57,51 olarak tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen ... günlük repo pazarında oluşan gecelik repo faizi ortalamasının 2.775 katı şeklindeki temerrüt faiz oranının tespiti için ... A.Ş.'nin web sayfasından 12.04.2022 günündeki Repo faiz oranlarının tespit edildiği, belirtilen günde ... günlük repo pazarında oluşan gecelik repo faizi ortalamasının yıllık yüzde 14,11 olarak dikkate alınması gerektiği, bunun 2,775 katı olan yıllık yüzde 39,16 oranının taraflar arasında uygulanabilecek temerrüt faizi olarak dikakte alınacağı, buna göre 12.04.2022 günü davalının hesabında oluşan ve o gün davacı aracı kuruma davalı tarafından ödenmesi gerektiği halde, bu ödeme yapılmadığı için Davacı aracı kurumun aynı gün ...'a yapmak zorunda olduğu ve yaptığı ödeme sebebiyle Davalının 12.04.2022 günü temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği; Buna göre, davacının anapara alacağının 12.04,2022 itibariyle 210.552,30 TL olduğu, davacının 210.552,29 TL olarak anapara alacağını talep ettiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenen temerrüt faiz oranının yıllık yüzde 39,16 olarak tespit edildiği dikkate alınarak, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar, davacının, davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 13.054,94-TL olarak hesaplandığı, asıl alacak tutarı olan 210.552,29 TL ve işlemiş faiz ile birlikte davacının davalıdan talep edebileceği toplam alacak miktarının 223.607,23 TL olarak tespit edildiği; Bu kapsamda, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına istinaden, takip tarihi itibarıyla, davacının davalıdan, 210.552,29 TL asıl alacak, 13.054,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 223.607,23 TL alacak ve 210.552,29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39,16 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, davacının fazlaya dair isteminin yerinde olmadığı; Davalı tarafça, davacıya borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, sözleşmedeki imzalarına itiraz edilmediği, dosya kapsamında bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlar ile davalının yukarıda belirtilen miktarlar kadar davacıya borçlu olduğu, davalı tarafından, bilirkişi raporuna göre yukarıda tespit edilen borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulamamış olduğu, tespit edilen miktarlar yönüyle itirazlarında haksız bulunduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı tarafından taraflar arasında imzalanmış Alım Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalılara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1) DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının, 210.552,29 TL asıl alacak, 13.054,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 223.607,23 TL alacak yönünden İPTALİNE, Takibin 223.607,23 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 210.552,29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39,16 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya dair istemin REDDİNE,
2)Hükmolunan 223.607,23 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 44.721,45 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 15.274,61-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.766,38-TL'nin mahsubu ile bakiye 12.508,23-TL harcın, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.766,38-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'e yapılan 1.560,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davanın kabul-red oranına göre belirlenen 1.522,92-TL'sinin davalıdan 37,08-TL'sinin davacı taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan ve 80,70-TL başvurma harcı, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 370,75-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.370,75-TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre belirlenen 3.290,63-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, artan kısmın davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı taraf davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 35.777,16-TL vekâlet ücretinin, davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
7-Davalı davada kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 5.444,66-TL vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.04/03/2025
Katip ...
Hakim ...