T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/120
KARAR NO : 2025/825
DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 08/02/2023
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş'ye faktoring işlemi olarak ... Bankası ... çek numaralı 20/04/2023 ödeme tarihli 250.000,00-TL bedelli çek verildiğini, davalı ... Şirketi ayrıca müvekkiline teminat olarak dava konusu sonradan doldurulmuş boş senedi de imzalatmak istediğini, davalı şirket daha sonra işbu senedi 2.000.000,00-TL bedel olacak şekilde, 12/12/2022 tanzim tarihli ve 13/12/2022 vade tarihi olacak şekilde müvekkilinin rızası hilafına doldurulduğunu, davalı tarafça teminat olarak müvekkilinden istenen ve sonradan 2.000.000,00-TL bedel ile doldurulan kambiyo senedi; icra takibine konduğunu, ... 35. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden müvekkiline karşı icra takibine girişildiğini, açıklanan nedenlerle; müvekkili ...'a karşı başlatılan; ... 35. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı kambiyo senetlerine özgü takibin öncelikle dava devam ederken tedbiren teminatsız veya uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı ile ivedilikle durdurulmasına, müvekkiline karşı haksız ve dayanaksız şekilde başlatılan kambiyo senedine özgü takibin dava sonunda tamamen iptaline, müvekkilinin, davalı tarafa karşı borçlu olmadığının tespitine, vadesi henüz gelmeden tahsili talep edilen ... Bankası ... çek numaralı 20/04/2023 ödeme tarihli 250.000,00-TL bedelli çek nedeni ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile çekin istirdatını ve çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini, avukatlık ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacağı bir kambiyo senedine dayanmakta olduğunu, bu alacak herhangi bir ipotek ile güvence altına alınmadığını, bonoda ve faktoring sözleşmesinde talebe dayanak bononun teminat senedi olarak verildiğine dair herhangi bir ibare bulunmadığı gibi itiraz eden karşı tarafça aksini ispat eden yazılı bir delil de sunulamadığını, takibe konu bono incelendiğinde görüleceği üzere, bononun önünde veya arka yüzünde senedin teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama olmadığı gibi takibe konu senedin teminatı olarak ileri sürülen faktoring sözleşmesinde de senedin teminat senedi olduğu yönünde bir beyan bulunmamakta olduğunu, ayrıca bu bononun teminat senedi olarak verildiğine yönelik itiraz eden borçlular tarafından yazılı bir delil de sunulmadığını, bono yönünden alacağın muaccel olması içinde kat ihtarının yapılması gerekmemekte olduğunu, nitekim davacının bu davayı müvekkiline yöneltebilmesinin ön koşulunun gerçekleşmediği sabit olduğunu, davacı taraf kötü niyeti ispatlamak durumunda olduğu bir davada, davalı tarafın ne niyetle bonoyu edindiğini bilmemekte olduğunu, kaldı ki davasının iddialarının aksine müvekkili şirket kanunun kendisine yüklediği sorumlulukları usulüne uygun yerine getirdiğini, TTK m. 5/A hükmü kapsamında menfi tespit davasında arabulucuya başvurmak dava şartı olduğunu, dolayısıyla davacı tarafça arabulucuk kurumuna başvurma şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davacı tarafın haksız ve hukuksuz davasının esastan reddine, davacı taraf haksız ve hukuksuz işbu davayı tamamen kötü niyetli açmış olduğundan dolayı %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava konusu uyuşmazlık, davacının davalıya 2.000.000,00 TL bedelli senedin konu edildiği ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası nedeniyle menfi tespit, takibin iptali ayrıca faktoring sözleşmesi kapsamında verildiği iddia olunan 250.000,00 TL bedelli ... bankası ... çek numaralı 20/04/2023 tarihli çek nedeniyle menfi tespit ve çekin istirdatı koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Dava dosyası, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... karar sayılı göderme kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamıza arasına alınmış, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu ... 35. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklı tarafından davacı borçluya karşı 12/12/2022 tanzim tarihli 13/12/2022 vade tarihli 2.000,000,00 TL tutarlı bonodan dolayı 250.339,00 TL bono, 3.640,20 TL işlemiş faiz, 751,02 TL komisyon olmak üzere 254.730,22 TL toplam alacak üzerinden 24/01/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 30/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 29/03/2024 tarihli haricen tahsil beyanı kapsamında icra dosyasının kapatıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu "... A.Ş...Şubesi ... seri nolu 20.04.2023 tarihli 250.000,00 TL bedelli" çekin konu edildiği ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklı tarafından davacı borçluya ve dava dışı borçluya karşı 224.000,00 TLçek, 1.847,23 TL işlemiş faiz, 672,00 TL komisyon, 22.400,00 TL tazminat olmak üzere 248.919,23 TL toplam alacak üzerinden 22.05.2023 tarihinde ... 35. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere icra takibi başlatıldığı ve 29/03/2024 tarihli haricen tahsil beyanı kapsamında icra dosyasının kapatıldığı anlaşılmıştır.
Dosyamıza sunulan, haricen tahsile ilişkin ödeme belgelerinin incelenmesinde; ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasına istinaden dosyamız davacısı olan borçlu adına dava dışı... hesabından davalı alacaklı vekili ... hesabına 22/06/2023 tarihinde 100.000,00 TL, 29/03/2024 tarihinde 250.000,00 TL tutarlı ödemeler olduğu görülmüştür.
Mahkememizce SMMM Emekli Banka Müdürü bilirkişi ...'den alınan 16.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Sonuç ve Kanaat: Davalı ... Şirketinin; Faktoring işlemlerini gerçekleştirirken Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkındaki Yönetmelik şartlarına ve kurallarına uygun hareket ettiğini, «bir mal veya hizmet satışından doğmuş olan çekleri 6361 s.lı yasanın 9/2 (Yönetmeliğin 22/2 md si) kapsamında fatura ile tevsik ederek iktisap etmiş olmakla bu konuda kusurlu bir işlemine rastlanılamadığını, «Kİ zaten; Faktoring İşlemlerinin yasa, Yönetmelik ve BDDK Genelge ve Tebliğlerine aykırı işlem yapıldığına ilişkin olmak üzere; taraflar arasın da bir ihtilafın bulunmadığını, ancak; davaya konu 12.12.2022 tanzim ve 13.12.2022 tarihli 2.000.000,-TL bedelli senedin; 6361 s.lı Yasa - bu yasa kapsamında yayınlanan Yönetmelik - BDDK tarafından yayınlanmış genelgelerde belirtilen; bir mal veya hizmet satışında doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmiş bir senet olmadığı, işbu senedin; Alacak Bilirim Formu ekinde Temlik edilmiş Fatura ekinde, Faturalın bedelini karşılayacak, ciro yoluyla Faktoring Şirketine devredilmiş bir senet de olmadığını, bu senedin Faktoring Şirketi tarafından (fatura veya benzeri bir belgeye dayandırılmadan) satın alınmış veya tahsili üstlenilmiş bir senet de olmadığını, yani bu senet alındığında, bedeli ile davacı ... müşterisi finanse edilmemiş kendisine herhangi bir ödemede bulunulmamış veya bu senedin ahsili Faktoring Şirketi tarafından üstlenilmediğini, zira senet borçlusunun Faktoring Müşterisi (davacı) ...olduğu, davalı ... Şirketinin; Faktoring işlemlerinden kaynaklanan alacağının tahsilini sağlamak amacıyla bu senet üzerinden takibe geçtiğini, müşterisi (davacı) ...'un ise; takibe konu edilen bu senedin teminat senedi olduğunu, teminat olarak verilmiş olan bu senede dayalı takibin hukuka aykırı olduğu, bu senede istinaden borçlu bulunmadıklarının tespiti ile senet in iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmekle birlikte; davaya konu işbu senedin Teminat Senedi olduğuna dair bir kayda ve belgeye rastlanılamadığını, senedin Teminat senedi değil, .... kullanılan Faktoring Kredilerinin (ödenmemesi halinde) İfası amacıyla verilmiş bir senet olduğunun kabulü gerektiğini, Teminat Senedi olmayan, Yönetmeliğin 8/2 maddesi içerisinde yer almayan senet ile ilgili olmak üzere; davalı ... Şirketi tarafından “Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla Takibe geçilebileceği” ancak; bu takibin şartlarını ise; yukarıda değindiğimiz Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik in 8/2 maddesindeki şartların gerçekleşmiş olmasına bağlı bulunduğunu, özellikle ve önemle ; (diğer şartlar da geçerliliğini korumakla) Alacağın vadesinde ödenmeyip sorunlu hale gelmiş olmasının gerekmekte olduğunu, Faktoring alacağına ilişkin alacağın vadesi ciro yoluyla alınan 250.000,- TL lık Çekin Ödeme tarihi (20.04.2023) olup; Davalı Faktoring Şirketinin bu ödeme -tarihinden evvel 24.01.2023 tarihinde İcrai Takibe geçtiği görülmekle ve İşlemin usule/ Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe uygun olmadığını, nihai takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunu, tarafların sair taleplerinin Mahkemenin takdirlerinde görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacı tarafça, 2.000.000,00 TL bedelli bononun teminat senedi olduğundan bahisle, davacının davalıya 2.000.000,00 TL bedelli bononun konu edildiği ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, takibin iptali, ayrıca faktoring sözleşmesi kapsamında verildiği iddia olunan 250.000,00 TL bedelli ... bankası ... çek numaralı 20/04/2023 tarihli çek nedeniyle menfi tespit ve çekin istirdatı talep edilmiştir.
Davalı tarafça, dava açılırken arabuluculuğa başvurulmadığı, bononun teminat amacıyla alınmadığı, davalının iyi niyetli hamil olduğu ileri sürülerek davanın usulden ve esastan reddi ile kötü niyet tazminatı talep edilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır;
Davalı tarafça, davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı savunulmuş ise de, itirazının incelenmesinde, davanın menfi tespit ve çek istirdatı istemine ilişkin olduğu, 01/09/2023 tarihine kadar menfi tespit ve çek istirdatı davaları zorunlu arabulucuğa tabi olmadığından davalı tarafın arabuluculuk itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden incelenecek bir itiraz veya def'i olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının ... Esas ... Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221).
Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268).
Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir.
Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez.
Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz.
Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz.
Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir.
Tüm bu açıklamalar, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ışığında somut olayın değerlendirilmesinde;
Dava konusu ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile, davalı alacaklı tarafından davacı borçluya karşı 12/12/2022 tanzim tarihli 13/12/2022 vade tarihli 2.000,000,00 TL tutarlı bonodan dolayı 250.339,00 TL bono, 3.640,20 TL işlemiş faiz, 751,02 TL komisyon olmak üzere 254.730,22 TL toplam alacak üzerinden 24/01/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 30/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 29/03/2024 tarihli haricen tahsil beyanı kapsamında icra dosyasının kapatıldığı;
Dava konusu "... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 20.04.2023 tarihli 250.000,00 TL bedelli" çekin konu edildiği ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile, davalı alacaklı tarafından davacı borçluya ve dava dışı borçluya karşı 224.000,00 TLçek, 1.847,23 TL işlemiş faiz, 672,00 TL komisyon, 22.400,00 TL tazminat olmak üzere 248.919,23 TL toplam alacak üzerinden 22.05.2023 tarihinde ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere icra takibi başlatıldığı ve 29/03/2024 tarihli haricen tahsil beyanı kapsamında icra dosyasının kapatıldığı;
... 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasına istinaden dosyamız davacısı olan borçlu adına dava dışı ...hesabından davalı alacaklı vekili ... hesabına 22/06/2023 tarihinde 100.000,00 TL, 29/03/2024 tarihinde 250.000,00 TL tutarlı ödemeler yapılmış olduğu, yapılan 2. ödeme olan 29/03/2024 tarihli ödemeden sonra her iki icra takip dosyasının haricen tahsil beyanı sonrası infazen kapatıldığı;
Dava konusu "...Bankası A.Ş ...Şubesi ... seri nolu 20.04.2023 tarihli 250.000,00 TL bedelli" çekin taraflar arasında imzalanan faktoring sözleşmesi kapsamında yasal mevzuata uygun olarak alındığı, davalı tarafın çekin yetkili ve meşru hamili olduğu;
Dava konusu 12/12/2022 tanzim tarihli 13/12/2022 vade tarihli 2.000,000,00 TL tutarlı bononun üzerinde teminat amacıyla alındığına dair bir ibare bulunmadığı, ancak 6361 s.lı Yasa - bu yasa kapsamında yayınlanan Yönetmelik - BDDK tarafından yayınlanmış genelgelerde belirtilen bir mal veya hizmet satışında doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmiş bir senet de olmadığı, bononun teminat senedi olduğuna dair bir belge delil bulunmadığından ifa amacıyla verilmiş bir senet olduğunun kabulünün gerektiği, Teminat Senedi olmayan, Yönetmeliğin 8/2 maddesi içerisinde yer almayan senet ile ilgili olmak üzere, davalı Faktoring Şirketi tarafından “Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla Takibe geçilebileceği” ancak; bu takibin şartlarını ise, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik in 8/2 maddesindeki şartların gerçekleşmiş olmasına bağlı bulunduğu, özellikle ve önemle diğer şartlar da geçerliliğini korumakla, alacağın vadesinde ödenmeyip sorunlu hale gelmiş olmasının gerekmekte olduğu, faktoring alacağına ilişkin alacağın vadesi ciro yoluyla alınan 250.000,- TL lık Çekin Ödeme tarihi (20.04.2023) olup, davalı Faktoring Şirketinin bu ödeme tarihinden evvel 24.01.2023 tarihinde bonodan dolayı İcrai Takibe geçtiği görülmekle ve İşlemin usule/ Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe uygun olmadığı, fakat bu bonodan dolayı ayrıca tahsilat yapılmadığı;
Hem bonodan dolayı başlatılan dava konusu ... 35. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibinin hemde dava konusu çeke istinaden başlatılan ... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyalarının ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına istinaden dosyamız davacısı olan borçlu adına dava dışı ... hesabından davalı alacaklı vekili ... hesabına 22/06/2023 tarihinde 100.000,00 TL, 29/03/2024 tarihinde 250.000,00 TL tutarlı ödemelerden sonra haricen tahsil beyanı sonrası infazen kapatıldığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle;
Davacı tarafın, bonoya dayalı olarak başlatılan ... 35. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı icra takip dosyası yönünden, menfi tespit talebinin konusuz kaldığı sonucuna ulaşılmış, bu kapsamda bu talepten dolayı esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava konusu çekin davalı tarafından faktoring sözleşmesi kapsamında yasal mevzuata uygun olarak alındığı, davacı tarafa ödemesinin yapıldığı, bu kapsamda bu çekten dolayı davalının alacak talep hakkının bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafın, dava konusu "... Bankası A.Ş ... Şubesi ... seri nolu 20.04.2023 tarihli 250.000,00 TL bedelli" çekten dolayı menfi tespit ve istiradat talebinin ise yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmış ve bu taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafça, ayrıca, kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de, dava konusu çekin ödemesini engelleyen uygulanan bir tedbir bulunmadığından, çekin konu edildiği icra takibinin haricen ödeme ile infaz edildiğinden davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Tüm nedenler ile; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA DAVALIYA KARŞI AÇILAN AÇILAN DAVADA;
A/ Davacı tarafın, ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası yönünden, menfi tespit talebinin konusuz kalmasından dolayı esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B/ Davacı tarafın, dava konusu "... Bankası A.Ş...Şubesi ... seri nolu 20.04.2023 tarihli 250.000,00 TL bedelli" çekten dolayı menfi tespit ve istiradat talebinin REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Konusuz kalan talep bakımından alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcının ve red edilen talep bakımından alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcının peşin olarak yatan 4.350,16-TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 3.119,36TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip davacı tarafa İADESİNE,
4/1-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4/2-Davalı tarafça yapılan masraf olmadığından bu hususta hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip
¸
Hakim
¸