T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/176 Esas
KARAR NO : 2025/157
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/03/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan tüketim ve cayma bedeline ilişkin olmak üzere 5 adet faturanın bedelinin ödenmemesi sebebiyle ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... MTS sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, takibe konu edilen 16.174,47 TL tutarlı olan faturanın cezai şarttan cayma bedelinden kaynaklandığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafından haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirketin imza yetkilisi ... arasında imzalanan sözleşmede bir sayfa imzalatılarak müvekkili şirkete bir sayfa verildiğini, sözleşmenin geri kalan sayfalarının verilmediğini, verilmeyen sayfalara ait maddelerin geçersiz olduğunu, müvekkiline tahakkuk ettirilen cayma bedeli adı altında 16.174,47 TL lik fatura tahakkuk ettirilmesinin cayma bedelinin haksız ve fahiş olduğunu, bu faturanın hiçbir hukuki kaynağının bulunmadığını, fatura kısmında "ağustos ayına ait birim fiyat farkı faturasıdır" şeklinde açıklama bulunduğunu, davacı şirketin kasım ayı sonuna kadar ağustos ayına ait ek ödeme talep etmesinin haksız ve hukuksuz olduğunu, ek tüketim faturasını asla kabul etmediklerini, müvekkilinin diğer faturalar yönünden kısmi ödemeler yaptığını, eksik kalan ödemeler için süre talep ettiğini, davacı şirketin hiçbir uyarı ve bildirimde bulunmadan aboneliği sonlandırdığını, enerjisiz kalan müvekkilinin internet kafesini işletemediğini, ekonomik olarak zor duruma düştüğünü, bakiye borçlarını ödeyemediğini, davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte olursa öncelikle cayma bedeli adı altında düzenlenen haksız faturanın tamamen iptaline, yahut cayma bedeli ve ek tahakkuk faturaları üzerinde bilirkişi marifetiyle araştırma yapılarak fazlaya ilişkin tutarlar yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı şirketin abonelik sözleşmesinden kaynaklanan elektrik tüketim ve cayma bedeline ilişkin davacı şirket tarafından tahakkuk ettirilen faturaların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yanca, düzenlenen faturalar, elektrik abonelik sözleşmesi ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyasının uyap kayıtları celbedilmiştir.
... Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan toplam 83.706,01 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 23/12/2022 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 29/12/2022 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edilmiştir.
Davalı taraf icra takibine yapmış olduğu itirazında borca, faize ve ferilerine itiraz etmiş, mahkememize sunmuş oldukları cevap dilekçesi ile davacı bankanın taleplerinin haksız olduğundan bahisle davanın esastan reddini talep etmişlerdir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
İİK'nın 67/1 maddesi gereğince itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği, icra dosyası incelendiğinde itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine dair bir kayıt ve belge olmadığı anlaşıldığından yerleşik yargıtay uygulamaları gereği davanın 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı değerlendirilmiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturalara ilişkin alacak taleplerinin yerinde olup olmadığı, yerinde ise icra takip tarihi itibariyle talep edebilecek asıl alacak, işlemiş faiz ve KDV miktarlarının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 26/04/2024 tarihli raporunda; davacı ile davalı arasında imzalanan abonelik sözleşmesi, brüt kar marjı %10 ve enerji birim fiyatı, Enerji Birim Fiyatı = (PTF+YEKDEM) x (1+Brüt kar marjı) olacak şekilde imzalandığı, ...'nin piyasa takas fiyatını, ...'in ise yenilenebilir enerji kaynakları destekleme mekanizmasını ifade ettiği, ilgili sözleşmede bulunan hesap yöntemi gereği enerji birim fiyatının değişken olması, bir başka deyişle davacının oluşturduğu elektrik faturasında her ay farklı bir enerji birim bedeli ile karşılaşılmasının doğal olduğu, davalının, davacı şirketin oluşturduğu fatura ile kıyas yaptığı .... A.Ş. ...bölgesinde görev yapan görevli tedarik şirketi olduğu, görevli tedarik şirketleri, görev sorumluluk alanlarında ... tarafından duyurulan ulusal tarifeler ile elektrik satışı yapan şirketler olduğu, ulusal tarife enerji birim bedelleri ile davacının oluşturduğu faturalarda bulunan enerji birim bedelleri arasında fark oluşabildiği, oluşan bu fark her zaman ... veya herhangi bir elektrik tedarik şirketi lehine de olmadığı, çünkü elektrik enerjisi birim bedelleri, yapılan sözleşmeler ile değişkenlik arz etmekte olduğu, Tablo-2'de, dava konusu faturalarda bulunan enerji birim bedelleri ve bu bedeller ile oluşturulmuş faturalar ve aynı dönem ve tüketim miktarı (KWh) baz alınarak ulusal tarife enerji birim bedelleri ile oluşturulan fatura miktarları ve farkları bulunduğu, netice itibari ile; yukarıda detaylı olarak açıklanan nedenler ile fazla tahakkuk edilen 9.812,48 TL tutarın olduğu görülmüş olup sayın Mahkemenin takdirinin davalının ilgili tüketimleri yaptığı ve düzenlenen faturalara ilişkin borcunu ödemediği yönünde olması durumunda, yapılan hesaplamalar doğrultusunda asıl alacak + faiz ve faiz KDV'si olmak üzere 63.552,83 TL üzerinden takibin devam etmesi gerektiği teknik olarak değerlendirilmekte olduğu şeklinde tespitlerde bulunmuştur.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi 29/12/2024 tarihli ek raporda; Netice itibari ile; yukarıda detaylı olarak açıklanan nedenler ile fazladan tahakkuk edilen 9.812,48 TL bedelin tespit edildiği, tarafımca yapılan hesaplamalar doğrultusunda ödenen kısım çıkarıldığında asıl alacak + faiz ve faiz KDV'si olmak üzere 63.552,83 TL üzerinden takibin devam etmesi gerektiği teknik olarak değerlendirilmektedir, şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı ile davalı arasında imzalanan abonelik sözleşmesinin brüt kar marjı %10 ve enerji birim fiyatı olacak şekilde imzalandığı, sözleşmede enerji birim fiyatının (...+...) x (1+Brüt kar marjı) hesaplanacağının belirtildiği, ...'nin piyasa takas fiyatını, ...'in ise yenilenebilir enerji kaynakları destekleme mekanizmasını ifade ettiği, dolayısıyla elektrik faturasında her ay farklı bir enerji birim bedeli ile karşılaşılmasının doğal olduğu, bu itibarla sözleşmeden doğan enerji birim bedeli ile ulusal tarife enerji birim bedelinin farklı olması yapılan ticari anlaşmalar gereği doğal olduğu, bilirkişi tarafından sözleşme hükümlerine göre yapılan hesaplamalar neticesinde davacı tarafından davalıdan fazla talepte bulunulduğunun tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.7. maddesinde bir dönem faturasının son ödeme tarihine kadar eksiksiz ödenmemesi halinde davacı-satıcı tarafa sözleşmeyi derhal fesih etme hakkı tanıdığı, yine sözleşmenin 6.2 maddesinde abonenin herhangi bir faturasını son ödeme tarihine kadar ödememesi halinde davacı-satıcının sözleşmeyi derhal fesih ederek, sözleşme veya ekinde tanımlanan iptal bedeli, fesih tazminatı, cezai şart vb. bedelleri yükümlü olacağının hüküm altına alındığı anlaşılmasına rağmen, dosya kapsamında sözleşme süresi içinde, davalı şirketin sözleşmeyi feshettiği veya davacı tedarikçinin portföyünden çıktığına dair bilgi ve belge bulunmadığı gibi davacı şirketin de aynı süre içinde fesih bildiriminde bulunduğuna dair delil sunulmamış olmakla tahakkuk ettirilen cezai şart faturasının dayanağı bulunmadığı, bu haliyle takibe konu cezai şart faturasının hukuki dayanağının olmadığı görülmüş olmakla, talep edilen elektrik tüketimine ilişkin tanzim edilen fauralar üzerinden işlemiş faiz ve diğer alacaklar yönünden mahkememizce bilirkişi raporundaki kıstaslar dikkate alınarak mahkememizce yapılan hesaplamalar sonucu davacı şirketin davalıdan toplam 53.588,57 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı borçlu ... Şti.'nin dava konusu ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 48.081,37 TL fatura alacağı, 4.667,12 TL işlemiş faiz ve 840,08 işlemiş faizin KDV'si alacağı olmak üzere toplam 53.588,57 TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu toplam miktar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 30 oranında faiz ve işleyecek faize %18 oranında KDV uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE
3-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 53.588,57 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 10.717,71 TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 maddesi gereğince davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Alınması gereken 3.660,64-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 179,90-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.480,74-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 1.122,58 TL'nın davacıdan, 1.997,42 TL'nın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacının yaptığı ilk masraf 179,90 TL, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 146,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.325,90 TL'nin red ve kabul oranına göre 1.489,04TL 'nın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
11-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.05/03/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır