T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/177
KARAR NO : 2025/805
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2023
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline borcundan dolayı davalı aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla cari hesap alacağına dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu haksız olarak itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, borçlunun yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, taraflar arasındaki ticarete dayalı cari hesap ekstresine göre müvekkili şirket 78.615,00 TLL alacaklı olduğunu, cari hesaba dayalı bu borç borçlu tarafça alacaklıya ödenmediğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde ve düzenlenen faturalara bakıldığında davalının takibe konu tutarı davacıya borçlu olduğunun görüleceğini, müvekkilinin cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine borçlu tarafın itirazının iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, davalı-borçlunun ... 18. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden yaptığı itirazın iptaline ve borçlu yönünden takibin asıl alacak 78.615,00 TL (YetmişsekizbinaltıyüzonbeşTürkLirası) ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi üzerinden devamına, davalının takibe yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itiraz nedeni ile %20 den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasında uzun süreli bir ticari ilişki mevcut olmadığını, müvekkili firma ile davacı taraf arasında sözlü olarak müvekkilinin işleteceği mağazanın dekorasyon ve mobilya yapım işleri konusunda anlaşma yapıldığını, anlaşmaya göre yapılacak işin bedeli 340.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalı taraf işi eksikleri ile birlikte müvekkiline 03.08.2022 tarihinde teslim ettiğini, 29.06.2022 tarihinde 199.999,99 TL ve 18.08.2022 tarihinde 140.001,10 TL (bitiş faturası) iki adet fatura düzenlediğini, bu faturalar karşılığında iş tamamlanmamış olmasına rağmen müvekkili şirket tarafından toplam 340.000 TL ödeme yapıldığını, başlangıçtaki anlaşmada yer almayan branda imalatı ile ilgili olarak taraflar ayrıca anlaştığını ve 05.07.2022 tarihinde düzenlenen faturaya istinaden müvekkil tarafından 05.07.2022 tarihinde ödeme yapıldığını, taraflar arasında yapılan anlaşmaya uygun olmayan şekilde imalat yapıldığını, uygunsuz malzeme kullanıldığını, bunun üzerine müvekkili davacı taraftan yapılan işi başta anlaştıkları şekilde düzeltmesini talep ettiğini, ancak davalı tarafından geçiştirilerek, eksik ve ayıplı kısımların düzeltilmesi konusu sürüncemede bırakıldığını, davacı taraf işin eksik ve ayıplı yapılmasından kaynaklı yükümlülüklerinden kurtulmak amacıyla işin bitmesinin üzerinden 3 ay geçmesinden sonra, 14.11.2022 tarihinde müvekkili firmaya 78.615,00 TL bedelli fatura gönderdiğini, faturanın içeriğinde; 340.000 TL bedel içinde yapmış olduğu bazı işler, hiç yapılmayan işler ve müvekkile hiç teslim edilmeyen parça ve ürünler mevcut olduğunu, herhangi bir anlaşmanın, işin veya ürünün karşılığı olmayan bu faturayı müvekkili firma, noter aracılığı ile süresinde iade ettiğini ve ticari kayıtlarına işlemediğini, davacı taraf "cari hesap alacağı" açıklamasıyla icra takibi başlattığını, müvekkili şirket kayıtlarında alacak ve borç olmadığı için bu alacağın ne olduğu anlaşılmadığını, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, müvekkilinin itirazı üzerine takip durmuş ve davacı taraf, haksız ve kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalardan dolayı oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla, davacı tarafından davalıya karşı ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, tarafların 2021-2022-2023 yıllarına ait BA-BS formları celp edilmiş, Mahkememizce keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu ... 18. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalardan dolayı oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla, davacı tarafından davalıya karşı 78.615,00 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 16/11/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 27/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 29/11/2022 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce SMMM bilirkişi ..., Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi..., Mimar ...'dan alınan 24/06/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Davacı ...’ın aşağıda dökümü verilen 2022 yılına ait ticari defterleri incelendiğini, incelenen ticari defterlerin tasdik mükellefiyetlerinin TTK 64., HMK 222. ile VUK 182. ve 221. maddelerine uygun olarak tam ve eksiksiz yerine getirilmiş olduğu anlaşılmakta olduğunu, davalı ... Şti.’nin aşağıda dökümü verilen 2022 yılına ait ticari defterleri incelendiğini, incelenen ticari defterlerin tasdik mükellefiyetlerinin TTK 64., HMK 222. ile VUK 182. ve 221. maddelerine uygun olarak tam ve eksiksiz yerine getirilmiş olduğu anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafın BS ve davalı tarafın BA formlarının karşılaştırılması sonucunda 2022 yılında davacı tarafın 366.751,52 TL (KDV hariç) tutarındaki 3 adet faturayı beyan ettiğini, ancak davalı tarafın 288.136,52 TL (KDV hariç) tutarındaki 2 adet faturayı beyan ettiği anlaşılmakta olduğunu, tarafların ticari defterlerindeki kayıtlarla örtüşen muavin kayıtları incelendiğini, dava konusu icra takibinin dayanağı hesap ilişkisinin 2022 yılındaki faturalar ve ödemelerden oluştuğu anlaşılmakta olduğunu, dökümü verilen faturaların davacı tarafından düzenlendiği ve her iki tarafın ticari defterlerine kaydedildiği görüldüğünü, fatura satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğunu, tek başına mal veya hizmet verildiğini ispatlamaya yeterli olduğunu, akdi ilişkiyi ve mal veya hizmet verildiğini ispat yükü faturayı düzenleyen tarafta olduğunu, toplam 343.500,97 TL tutarındaki 3 adet faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmasını ve BA/BS formlarıyla beyan edilmiş olması (05.07.2022 tarihli fatura BA/BS formlarıyla beyan edilmesi gereken sınırın altında kaldığından beyan edilmemiştir) nedenleriyle faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu değerlendirilmekte olduğunu, davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı 14.11.2022 tarihli ve 78.615,00 TL tutarındaki fatura, davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp davalı şirket tarafından keşide edilen ... 9. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle iade edildiği anlaşılmakta olduğunu, bu fatura karşılığında mal veya hizmet teslim edildiğine ilişkin ispat yükü davacı taraf üzerinde olduğunu, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı davalı tarafından yapılan toplam 343.501,00 TL tutarındaki davalı ödemeleri tabloda sunulmuş olup başka bir ödeme yapılmış ise ispat yükü davalı taraf üzerinde olduğunu, tarafların ticari defterlerindeki kayıtların, davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafından iade edilen 78.615,00 TL tutarındaki fatura dışında, birbiriyle örtüştüğünü, toplam 343.500,97 TL tutarındaki faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğunu, davalı tarafından yapıldığı anlaşılan toplam 343.501,00 TL’lik ödeme dikkate alınmasıyla 18.11.2022 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağının olmadığı anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafından 14.11.2022 tarihli ve 78.615,00 TL tutarındaki fatura karşılığında mal veya hizmet verildiğinin anlaşılması durumunda 18.11.2022 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 78.615,00 TL alacaklı olacağı değerlendirilmekte olduğunu, Mimari Yönden İnceleme Ve Değerlendirmeler: Dava dosyasında mağazanın dekorasyonu ile ilgili bir projeye ve mobilyaların imalat çizimlerine rastlanılmadığını, dekorasyon işi ile ilgili teklifte mobilya işleri, alçıpan işleri, elektrik işleri diye kaleme ayrılmış, yapılacak iş detaylandırılmadığını, Whatsapp yazışmalarından imalat detaylarının görüşüldüğü anlaşılmakta olduğunu, bu nedenlerle mimari yönden eksik işlerin neler olduğu ve bedeli tespit edilememekte olduğunu, davacının, davalı aleyhine icra takibi başlattığı ve bu takipte, 78.615,00 TL tutarlı Cari Hesap alacağının tahsilini talep ettiği görülmekte olduğunu, taraflar arasındaki Cari Hesap ilişkisinin, davacı/yüklenici tarafından davalı/işsahibine gönderilmiş olan Teklifin davalı/işsahibi tarafından kabul edilmesiyle taraflar arasında kurulmuş olan “eser sözleşmesi akdi ilişkisinden” kaynaklandığı anlaşılmakta olduğunu, raporunun mali kısmındaki tespitlere göre; dökümü verilen faturalar davacı tarafından düzenlenmiş ve her iki tarafın (davacının ve davalının) ticari defterlerine kaydedildiğini, tarafların ticari defterlerindeki kayıtlar, davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafından iade edilen 78.615,00 TL tutarındaki fatura dışında, birbiriyle örtüşmekte, tarafların ticari defterindeki kayıtlara göre toplam 343.500,97 tutarındaki faturaların bedeli davalı tarafından ödendiğini, yani tarafların ticari defter kayıtlarına göre, toplam 343.500,97 TL tutarındaki tarafların ticari defterlerine işlenmiş ve bedelleri davalı tarafından davacıya ödendiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre; toplam 343.500,97 TL tutarındaki faturanın davalı/işsahibinin ticari defterlerine işlenmiş olması, toplam 343.500,97 TL bedelli fatura konusu işin davacı/yüklenici tarafından yapıldığı anlamına geleceğini, nitekim davalının bu fatura bedellerini ödemiş olması da, toplam 343.500,97 tutarındaki faturaların konusunu oluşturan işlerin yapıldığı anlamına geleceğini, takdiri tamamen Mahkemeye ait olduğunu, davalı her ne kadar, fatura konusu işlerin eksik ve ayıplı yapıldığını iddia etmişse de, bu iddiasını ispata yönelik somut delil sunmadığını, bu sebeple bu iddiasına ispat edemediği kanaatine varıldığını, açıklanan mali tespitlere göre; taraflar arasında kurulmuş olan “eser sözleşmesi akdi ilişkisi” çerçevesinde davacı/yüklenici tarafından toplam 343.500,97 TL bedelli işin yapılmış olduğunu ve bu işin bedelinin davalı/iş sahibi tarafından ödenmiş olduğu ispat edildiğini, bu durum karşısında, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle, bakiye (ödenmemiş) hesap alacağı bulunmadığı kanaatine varılmakta olduğunu, takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğunu, davacının düzenlemiş olduğu 78.615,00 TL bedelli fatura ise, davalının ticari defterlerine işlenmediğini, ayrıca davacı, bu faturanın konusunu oluşturan işi yaptığını ispata yönelik somut delil de sunmadığını, bu durum karşısında, davacının takip tarihi itibariyle bu fatura bedelinden kaynaklanan alacağı bulunmadığı kanaatine varılmakta olduğunu, SONUÇ: davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle, iddia ve talep ettiği gibi alacağı bulunmadığı kanaatine varılmakta olduğunu, takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce SMMM bilirkişi ..., Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ..., Mimar ...'dan alınan 24/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı ...’ın aşağ ıda do ku mu verilen 2022 yılına ait ticari defterleri incelendiğini, incelenen ticari defterlerin tasdik mu kellefiyetlerinin TTK 64., HMK 222. ile VÜK 182. ve 221. maddelerine uygun olarak tam ve eksiksiz yerine getirilmiş olduğunun anlaşılmakta olduğunu, davalı ...Şti.’nin aşağ ıda do ku mu verilen 2022 yılına ait ticari defterleri incelendiğini, incelenen ticari defterlerin tasdik mu kellefiyetlerinin TTK 64., HMK 222. ile VÜK 182. ve 221. maddelerine uyğun olarak tam ve eksiksiz yerine getirilmiş olduğu anlaşılmakta olduğunu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 14.07.2023 tarihli yazısı ile davacı tarafın 2022 yılına ilişkin BS (Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mukelleflerin Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim) formları ve ... Verği Dairesi Müdürlüğünün 17.07.2023 tarihli yazısı ile davalı tarafın 2022 yılına ilişkin BA (Bilanço Esasına Go re Defter Tutan Mu kelleflerin Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim) formları dava dosyasına sunulduğunu, davacı tarafın BS ve davalı tarafın BA formlarının karşılaştırılması sonucunda 2022 yılında davacı tarafın 366.751,52 TL (KDV hariç) tutarındaki 3 adet faturayı beyan ettiği; ancak davalı tarafın 288.136,52 TL (KDV hariç) tutarındaki 2 adet faturayı beyan ettiği anlaşılmakta olduğunu, tarafların ticari defterlerindeki kayıtlarla örtüşen muavin kayıtları incelendiğini, dava konusu icra takibinin dayanağı hesap ilişkisinin 2022 yılındaki faturalar ve ödemelerden oluştuğu anlaşılmakta olduğunu, faturaların davacı tarafından düzenlendiğini ve her iki tarafın ticari defterlerine kaydedildiği görüldüğünü, fatura satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğunu, tek başına mal veya hizmet verildiğini ispatlamaya yeterli olmadığını, akdi ilişkiyi ve mal veya hizmet verildiğini ispat yükü faturayı düzenleyen tarafta olduğunu, toplam 343.500,97 TL tutarındaki 3 adet faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olması ve BA/BS formlarıyla beyan edilmiş olması (05.07.2022 tarihli fatura BA/BS formlarıyla beyan edilmesi ğereken sınırın altında kaldığından beyan edilmemiştir) nedenleriyle faturalar karşılığ ında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu değerlendirilmekte olduğunu, davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı 14.11.2022 tarihli ve 78.615,00 TL tutarındaki fatura, davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp davalı şirket tarafından keşide edilen ... 9. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle iade edildiği anlaşılmakta olduğunu, bu fatura karşılığ ında mal veya hizmet teslim edildiğine ilişkin ispat yükü davacı taraf üzerinde olduğunu, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı davalı tarafından yapılan toplam 343.501,00 TL tutarındaki davalı ödemeleri tabloda sunulduğunu, başka bir ödeme yapılmış ise ispat yükü davalı taraf üzerinde olduğunu, tarafların ticari defterlerindeki kayıtların, davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafından iade edilen 78.615,00 TL tutarındaki fatura dışında, birbiriyle örtüştüğü; toplam 343.500,97 TL tutarındaki faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğunu; davalı tarafından yapıldığı anlaşılan toplam 343.501,00 TL’lik ödeme dikkate alınmasıyla 18.11.2022 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağının olmadığının anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafından 14.11.2022 tarihli ve 78.615,00 TL tutarındaki fatura karşılığında mal veya hizmet verildiğinin anlaşılması durumunda 18.11.2022 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 78.615,00 TL alacaklı olacağının değerlendirilmekte olduğunu, dosyasında ve mahallinde yapılan incelemeler sonucunda yapılan her imalatın Whatsapp yazışmalarından da görüldüğü üzere karşılıklı istişare halinde yapılmış olduğu, ilave işlerinde Whatsapp yazışmalarında onayı alındıktan sonra yapılmış olduğunu, yapılan ilave işlerin faturalandığını, 18.11.2022 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 78.615,00 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalardan dolayı oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla, davacı tarafından davalıya karşı 78.615,00 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 16/11/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 27/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 29/11/2022 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince dava dilekçesi ile, taraflar arasındaki ticari ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete karşı düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının davalı tarafça ödenmediği, faturaların kesinleştiği, bu kapsamda davalı tarafın dava konusu icra takibine vaki itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek, davalının dava konusu icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekilince cevap dilekçesi ile, taraflar arasında sözlü olarak müvekkilinin işleteceği mağazanın dekorasyon ve mobilya yapım işleri konusunda anlaşma yapıldığı, anlaşmaya göre yapılacak işin bedeli 340.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı tarafın işi eksikleri ile birlikte müvekkiline 03.08.2022 tarihinde teslim ettiği, müvekkilince davacı tarafça düzenlenen iki adet fatura için toplam 340.000 TL ödeme yapıldığı, başlangıçtaki anlaşmada yer almayan branda imalatı ile ilgili olarak tarafların ayrıca anlaştığı ve 05.07.2022 tarihinde düzenlenen faturaya istinaden müvekkil tarafından 05.07.2022 tarihinde ödeme yapıldığı, taraflar arasında yapılan anlaşmaya uygun olmayan şekilde imalat yapıldığı, uygunsuz malzeme kullanıldığı, eksik ve ayıplı kısımların düzeltilmesi konusunun sürüncemede bırakıldığı, davacı tarafın işin eksik ve ayıplı yapılmasından kaynaklı yükümlülüklerinden kurtulmak amacıyla işin bitmesinin üzerinden 3 ay geçmesinden sonra, 14.11.2022 tarihinde müvekkili firmaya 78.615,00 TL bedelli fatura gönderdiği, faturanın içeriğinde; 340.000 TL bedel içinde yapmış olduğu bazı işler, hiç yapılmayan işler ve müvekkile hiç teslim edilmeyen parça ve ürünler mevcut olduğu, herhangi bir anlaşmanın, işin veya ürünün karşılığı olmayan bu faturayı müvekkili firmanın, noter aracılığı ile süresinde iade ettiği ve ticari kayıtlarına işlemediği, davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığı ileri sürülerek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi talep edilmiş, icra takibine itiraz dilekçesi ile de, sebep belirtmeksizin davalının davacıya borcunun bulunmadığı ileri sürülerek icra takibine itiraz edilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar veya süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır;
İ.İ.K.'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davalarının, itirazın tebliğinden itibaren 1 sene içerisinde açılacağı, itiraz tarihi, arabuluculukta geçen süre ve dava tarihi dikkate alındığında eldeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bu kök ve ek raporlar bir bütün olarak dosya kapsamında karar vermeye uygun bulunmuştur.
Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır.
Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.
Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Somut olayda, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre;
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, ancak, taraflarca, davalı tarafın ...'ta bulunan iş yerindeki alçıpan, alçı sıva, boya, elektrik tesisatı ve mobilya işlerinin davacı tarafça yapılması hususunda anlaşıldığı; Her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu; Davacı tarafça davalıya 29.06.2022 tarihli 199.999,99 TL bedelli, 05.07.2022 tarihli 3.499,88 TL bedelli, 20.08.2022 tarihli 140.001,97 TL bedelli ve 14.11.2022 tarihli 78.615,00 TL bedelli 4 adet fatura düzenlendiği, davalı tarafça 29.06.2022 tarihli 199.999,99 TL bedelli, 05.07.2022 tarihli 3.499,88 TL bedelli, 20.08.2022 tarihli 140.001,97 TL bedelli faturaların kabul edilerek ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, bu faturalar kapsamında faturalar toplamını karşılar mahiyette davacı tarafa toplam 343.501,00 TL ödeme yapıldığı, bu üç fatura yönüyle tarafların ticari defter ve kayıtlarının ve BA ve BS formlarının örtüştüğü, davalı tarafça bu üç faturanın itirazsız olarak kabul edilerek ticari defter ve kayıtlarına alınmakla, davalı tarafın bu üç fatura yönüyle eksik ve ayıplı işler bulunduğu savunmasının dinlenmeyeceği, bu faturalar kapsamındaki işlerin davacı tarafça eksiksiz olarak yerine getirilmiş olduğu; Davalı tarafça, 14.11.2022 tarihli 78.615,00 TL bedelli faturanın ise kabul edilmeyerek davacı tarafa iade edildiği, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA BS formlarının uyuşmamasının sebebinin bu faturanın davalı tarafça ticari defter ve kayıtlarına alınmaması ve vergi dairesine beyan edilmemiş olması olduğu, bu fatura bedeli kadar cari hesap alacağının da dava konusu icra takibinin konusunu oluşturduğu, davalı tarafça, bu faturanın içeriğinde, önceki faturalar kapsamında ödemesi yapılmış bazı işler, hiç yapılmayan işler ve müvekkile hiç teslim edilmeyen parça ve ürünler mevcut olduğu, bu fatura kapsamında hizmetin verilmediği hususları ileri sürülmüş ise de, fatura içeriği işlerin davacı tarafça davalı iş yerinde yapılan ek işler olduğu, bilirkişi raporları, tanık beyanları, taraflar arası yazışmalar kapsamında bu işlerin davalı tarafın bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığı, bu kapsamda, davalı tarafın iş bu faturaya itirazının ve faturayı iadesinin haksız olduğu, davacı tarafça iş bu fatura kapsamındaki işlerin eksiksiz bir şekilde yapıldığı, davacı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği, davalı tarafın fatura bedelini ödendiğine, istenebilir olmadığına dair bir ispatının da olmadığı, bu fatura kapsamında davacının davalıdan 78.615,00 TL alacak talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Davacının, davalıdan, takip tarihi itibarıyla, dava konusu ... 18. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası kapsamında 78.615,00 TL asıl ve toplam alacak ve 78.615,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği, davacının davasında ve icra takibinde haklı olduğu, davalı tarafın icra takibine itirazlarının ve iş bu davadaki savunmalarının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de, alacağın eser sözleşmesinden kaynaklı olduğu, alacağın varlığı ve miktarının yargılama ile ortaya çıktığı, bu kapsamda likid bir alacaktan bahsedilemeyeceği değerlendirilerek, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu ... 18. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının, 78.615,00 TL asıl ve toplam alacak yönünden İPTALİNE, Takibin 78.615,00 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 78.615,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 5.370,19-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 949,47-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.420,72-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 949,47 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı parası, 678,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 3.030,30 TL keşif harcı, 3.500,00 TL ATGV araç ücreti, 19.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 26.888,20 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2025
Katip
¸
Hakim