T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/302
KARAR NO : 2025/778
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 19/09/2014
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) asıl ve birleşen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin plastik işi ile uğraştığını ve ... tesisat no.lu elektrik sayacının abonesi olduğunu, davalı şirket elamanlarının ... tarihinde ... no.lu tutanak ile müvekkiline ait ... marka ... seri nolu elektrik sayacını arızalı olduğu gerekçesi ile söktüklerini ve yerine ... marka ... seri no.lu elektrik sayacını taktıklarını, daha sonra müvekkili aleyhine 38.107,90TL bedetli faturanın tahakkuk ettirildiğini, dava konusu faturanın 30.08.2014- 30.07.2014 tarihleri arasında 1 aylık süre için tahakkuk ettirildiğini, tesisat döküm evrakına göre ve ... tesisat no.lu elektrik sayacına göre sözleşme gücünün 135 kWh olduğunun görüleceğini, fakat dava konusu faturanın 225 KWh kurulu güç üzerinden hesaplandığını ve tahakkuk ettirildiğini, yine davalı şirket tarafından 2014 yılı Haziran ayı için ayrıca 7.926,40TL elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, davaya konu faturanın düzeltilmesi için 12.08.2014 tarihinde davalı şirkete itiraz edildiğini fakat faturanın iptal edilmediğini, dava konusu faturanın hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin işyerinde fiziken 1 ayda dava konusu fatura tutarı kadar elektrik tüketilmesinin mümkün olmadığını, 2014 yılının 5. ayından itibaren işyerinde bulunan makine ve ekipmanların pek çoğunun ... ili ... ilçesinde kurulan fabrikaya taşınmaya başlandığını, gerek tesisat endeks dökümü evrakı gerekse işyerinde kullanılar makinelerin yeni fabrikaya aktarılarak çalışma kapasitesinin azalması nedenleri ile dava konusu faturanın usul ve yasalara aykırı tahakkuk ettirildiğinin açık olduğunu, davalı şirket müvekkil şirketi enerji kesilmesi baskısı ile dava konusu faturayı ödemeye zorladığını, müvekkilinin faturayı ödememesi halinde elektriğinin kesileceğini ve iş yerinin çalışamaz hale geleceğini, bu durumun müvekkilinin ticari itibarını zedeleyeceğini ve çalışanları olumsuz etkileyeceğini, bu sebeple dava sonuçlanana kadar ... tesisat no.lu elektrik sayacına uygulanacak enerji kesilmesi işlemlerinin tedbiren durdurulmasını, açıklanan sebeplerle 31.07.2014 fatura tarihli ... fatura no.lu 38.107,90TL bedelli bir adet faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile dava konusu faturanın iptalini, dava konusu faturadan dolayı ... tesisat no.lu elektrik sayacına uygulanacak enerji kesilmesi işlemlerinin takdir edilecek teminat mukabili tedbiren durdurulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... tesisat nolu elektrik sayacının abonesi olup davalı şirketin 27.02.2015 fatura tarihli 28.603,10TL bedelli 13.03.2015 son ödeme tarihli dava konusu elektrik faturasını müvekkili aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirildiğini, müvekkili şirket aleyhinde... tarafnıdan 31.07.2014 tarihli 38.107,90TL bedelli bir adet elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, işbu faturanın iptali istemi ile ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, anılan mahkemece talepleri doğrultusunda teminat mukabilinde 38.107,90TL'lik faturadan dolayı enerji kesilmesi işlemlerinin durdurulduğunu, buna rağmen ...'ın müvekkili şirketin dava konusu edilen ve ihtiyati tedbir kararı verilen 38.107,90TL'lik fatura bedelinin ödenmemesi sebebi ile müvekkili şirketin abonelik sözleşmesini müvekkili şirkete hiçbir bilgi vermeden feshetmiş olduğunu, davalı şirketin ise merkez adresi aynı olan ...'ın müvekkilinin abonelik sözleşmesini haksız olarak fesih etmesinden sonra müvekkili aleyhine dava konusu edilen faturayı tahakkuk ettirdiğini, müvekkili şirket tarafından enerji kesilmesi baskısı altında dava konusu edilen faturanın ihtirazi kayıtla ödenmiş olduğunu, ayrıca huzurda açılan dava ile ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili bağ mevcut olup dava dosyasının 8 ATM dava dosyası ile birleştirilmesine ve ayrıca 24.264,88TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Asıl davada davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından yapılan tahakkuk ve hesaplamaların EPDK ve 24887 sayılı ve 25.10.2002 tarihli Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun yapıldığını, tahakkukun doğru olduğunu, hesaplamaların yasal dayanaklarının belgelerle mevcut olduğunu, davacıya ait tesisattaki ... marka davacıya ait ... numaralı tesisatta bulunan ... marka ... seri no.lu sayacın 16.06.2014 tarihinde değiştirildiğini, anılan sayaç üzerinde yapılan 19.06.2014 tarihli taboratuvar incelemesi sonucuna göre: "Sayacın S fazı besleme devresi arızalı ve sayaç bu fazda kayıt yapmıyor. Sayacın ... ve ... fazlarına ait ölçüm devreleri arızalı, sayaç her iki fazda %50 eksik kayıt yapıyor" şeklinde tespit oluşturulduğunu, otomatik sayaç okuma sisteminden (...) alınan değerlerden de S fazına ait gerilim sigortasının atık olduğu ve kayıt yapmadığının tespit edildiğini, tespite istinaden de 28.02.2014-16.06.2014 tarihleri arasına ait olan 94.449,50 KWh eksik tüketimin hesabı yapıldığını, davacının ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile bu tahakkuka itirazda ettiğini, 20.08.2014 tarihli yazı ile hesapta hata olmadığına dair cevap yazısının müvekkili şirket tarafından davacıya yazıldığını, davacının kullanmış olduğu elektrik enerjisinin karşılığı olan borcunun tahsil edilmesini sağlayacak olan yaptırımın tedbiren durdurulmasını müvekkil şirket açısından hak kaybına yol açacağını, yargılamanın tedbir kararı verilmeden yapılması gerektiğini, davacının iddiasının yargılamayı gerektirdiğini, davacının haklı olup olmadığının yargılama ile ortaya çıkacağını, bu sebeple ihtiyati tedbir kararının reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin elektrik dağıtım işini kar elde etme amaçlı sürdürdüğünü, müvekkili şirket kamu kurumu olmadığından perakende elektrik satış faaliyetinin de ticari faaliyet olarak gerçekleştirildiğini, bu sebeple abone borçlarınırn tahsil edilmesinin müvekkilinin ticari faaliyetinin bir amacı olduğunu, açıklanan sebeplerle olası bir ihtiyati tedbir kararının müvekkilinin zararının artmasına sebep olacağını, sonuç olarak haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ... tesisata ilişkin abonelik sözleşmesinin 16.02.2015 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin iptalinden sonra ilgili mahalde 27.02.2015 tarihinde yapılan kontrolde abonelik sözleşmesi yapılmadan enerji kullanımı yapıldığının tespit edilerek abonesiz kaçak kullanım adı altında kaçak kullanım bildirimi ile 24.038,75TL bedelin tahakkuk ettirildiğini, yapılan tespit ve tahakkukta herhangi bir hata bulunmadığını belirterek; haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dosyada delil olarak; asıl davada dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, birleşen davada dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, bilirkişi ek ve kök raporları ile tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmıştır.
Asıl dava, 31/07/2014 tarihli, ... nolu, 38.107,90TL'lik faturadan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti ile yargılama sırasında fatura bedeli ödendiğinden ödenen bedelin istirdadı birleşen dava ise, haksız olarak tahakkuk ettirildiği ve ihtirazı kayıtla ödendiği iddia olunan 27.02.2015 fatura tarihli, 28.603,10TL bedelli, 13.03.2015 son ödeme tarihli faturadan dolayı ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMADA:
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve taraf iddia ve savunmaları, dosyaya celp edilen deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle tüketim faturasının kurulu güce uygun olup olmadığı yönünden mahallinde keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan 30/06/2016 tarihli bilirkişi kök raporunun incelenmesinde özetle; ; "....Yapılan incelemeler ve hesaplamak sonucunda davacı şirkete ait sayaç davalı şirket tarafından değiştirildikten sonra davacı şirket 31.07.2014 tarih, 38.107,90TL bedelli tahakkuk ettirilen faturanın yanlış hesaplandığı , bu faturanın 10.246,35TL olarak hesaplandığı, henüz ihtiyati tedbir kararı kalkmadan elektriklerin kesilmesi sebebiyle kaçak elektrik bedeli olarak hesaplanan 27.02.2015 tarihli faturaya ait bedelin 14.020,71TL olarak hesaplandığı..." şeklinde tespitler yapılmıştır.
Mahkememizce verilen 07/09/2016 tarihli celse ara kararı gereğince, her iki yanın bilirkişi raporuna olan itirazlarının ayrı ayrı ve ayrıntılı irdelenmesi ve ayrıca gerek asıl gerekse de birleşen dava açısından hüküm kurmaya elverişli bir rapor düzenlenmesi yönünden bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan 30/01/2017 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle; "Fiilen mevcut kurulu güce ve diğer tespit ve değerlendirmelere göre kaçak elektrik tüketiminin sözkonusu olmadığı, sayaçtan okunan tüketim değerlerinin doğru olduğu kanaatine varıldığı, yapılan incelemeler ve hesaplamalar sonucunda 31,07.2014 tarihli ve 27 Şubat 2015 tarihli faturaların yeniden hesaplanması sonucu hesaplanan (10.246,35TL ve 14.020,81TL) toplamı ile Davacının 31.03.2015 tarihinde ödemiş olduğu (38.107,90TL ve 24.284,88TL) toplamının farkı alındığında Davacı tarafın 38.125,62TL fazladan vermiş olduğu, bunun da yasal faizinin 30.01.2017 tarihine göre hesaplanırsa 6.307,96TL olduğunun bulunduğu, davacı tarafın davalı ...'tan yasal faizi ile birlikte 44,433,58TL'lik alacağı olduğunun hesaplandığı" şeklinde tespitlerde yapılmıştır.
Mahkememizin 27/03/2017 tarihli celsesinde davacı vekili; "Birikmiş faiz ile ilgili taleplerimiz karşılanmamıştır" şeklinde beyanda bulunmuş, bunun üzerine mahkememizce davacı vekiline; "Bu hususta harçlandırılmış bir miktar olmadığı" hatırlatılarak sorulmuş ve davacı vekili de; "Biz ıslah için süre talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuş olmakla, davacı vekiline aynı celsenin 1 nolu ara kararı ile; "ıslah beyanı yönünden talep ettiği sürenin verilmesine (ıslah dilekçesi sunulduğunda ayrıca davalı yanlara da tebliğ edilmesine)" şeklinde ara karar kurulmuş ve iş bu kerre davacı vekili tarafından 03/04/2017 uyap tarihli Islah dilekçesi sunulmuş ve dilekçesinde özetle; "davalılardan ...'tan alacağımız olan 38.107,90TL ye fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla bugüne kadar işlemiş 12.194,52TL reeskont faizi ile bugünden itibaren ise asıl alacağımıza işleyecek reeskont faizi ile birlikte asıl alacağımız olan 38.107,90TL'nin tahsiline ve davalılardan ... tan asıl alacağımız olan 24.284,88TL ye fazlaya ilişkin haklarımız saklı kaldıyla bugüne değin işlemiş 7.771,16TL reeskont faizi ve bugünden itibaren asıl alacağımıza işleyecek reeskont faizi ile ile birlikte asıl alacağımız olan 24.284,88TL'nin tahsiline karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim" şeklinde beyan ve talepte bulunduğu görülmüş ve bunun üzerine mahkememizin 03/07/2017 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı ile ıslah edilen faiz kaleminin miktar olarak denetlenmesi bakımından bilirkişi heyetinden ikinci ek rapor alınmıştır.
Bilirkişiler ..., ...ve ... tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan 13/11/2017 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunun incelenmesinde özetle; "Yapılan incelemeler ve hesaplamalar sonucunda 31.07,2014 tarihli ve 27 Şubat 2015 tarihli faturaların hesaplanması sonucu hesaplanan (10.246,35TL ve 14.020,81TL) toplamı ile Davacının 31.03.2015 tarihinde ödemiş olduğu (38.107,90TL ve 24,284,88TL) toplamının farkı alındığında Davacı tarafın 38.125,62TL fazladan vermis olduğu, bunun da yasal faizinin 13.11.2017 tarihine göre hesaplanırsa 9.006,00TL; eğer Reeskont faizi saplanırsa 13.11.2017 tarihine göre 10.250,66TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın davalı ...'tan (38.125,62TL) yasal faizi veya Reeskont faizi ile birlikte alacağı olduğunun hesaplandığı, yasal faiz veya reeskont faizi olmasının yüce mahkemenin takdirinde olduğu, 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre eklenmesi gereken kayıp kaçak bedellerinin taraflarınca hesaplanan 31.07.2014 tarihli ve 27 Şubat 2015 tarihli faturalarına eklenmesiyle elde edilen (11.320,09TL ve 15.330,83TL) toplamı ile davacının 31.03.2015 tarihinde ödemiş olduğu (38.107,90TL ve 24.284,88TL) toplamının farkı alındığında davacı tarafın 35.741,86TL fazladan vermis olduğu, bunun da yasal faizinin 13.11.2017 tarihine göre hesaplanırsa 8.442,91TL; eğer Reeskont faizi hesaplanırsa 13.11.2017 tarihine göre 9.617,25TL olduğunun hesaplandığı, davacı tarafın Davalı...'tan (35.741,86TL) yasal faizi veya Reeskont faizi ile birlikte alacağı olduğunun hesaplandığı, kayıp-kaçak bedelinin eklenmesi ve yasal faiz veya reeskont faiz olması yüce mahkemenin takdirinde olduğu"şeklinde tespitlerde yapılmıştır.
Mahkememizin 05/02/2018 tarihli ara kararı uyarınca; önceki bilirkişi heyeti tarafından verilen kök ve ek raporlar hüküm kurmaya elverişli olmadığından davacı yan işyeri ve kayıtları ile davalı kayıtları yerinde incelenmek suretiyle yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilerek bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan 17/01/2020 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "Dosya üzerindeki tüm bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler ile davalı kurum nezdinde yapılan yerinde incelemeler sonucunda; Dosya mevcudunda ve yerinde inceleme çalışması ile davalı kurumdan alınan belgelerin içinde Kaçak Tespit Tutanağı'nın bulunmadığı, İlgili Yönetmeliğe göre kaçak elektrik kullanımı tespit edilmiş ise bu tutanağın tutulmasının zorunlu olduğu, bu sebeple 31.07.2014 tarihli faturada gösterilen 94.450,001 kWh' lik ek tüketim bedelinin mesnetsiz kaldığı, açıklanan sebeplerle yeniden yapılan fatura hesaplaması sonucu 31,07.2014 tarihli fatura bedelinin 10.246,35TL olarak bulunduğu, davacı tarafın elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı bulunmasına rağmen davalı tarafın davacı ile arasındaki sözleşmeyi fesh ederek davacının elektrik enerjisini kesmesi ve bunun sonucunda düzenlediği 27.02.2015 tarihli fatura bedelinin yeniden hesaplanması sonucu fatura bedelinin 20.494.81TL olarak bulunduğu, yapılan hesaplamalar neticesinde davacı tarafın davalı tarafa toplamda 30.741,16TL elektrik borcunun olduğu, Davacı tarafın 31.03.2015 tarihinde ödediği toplam (38.107,90TL ve 24.284,88TL) 62.392,78TL den yeniden hesaplamalar sorucu bulunan 30.741,16TL çıkarıldığında davacı tarafın davalı taraftan 31.651,62TL alacaklı olduğu" şeklinde tespitlerde bulunulmuştur.
Taraflarca bilirkişi heyeti raporuna yönelik beyan ve itirazlar sonucu, mahkememizin 26/10/2020 tarihli celsesinde; "dosyanın raporu düzenleyen heyete tevdi ile taraf itirazları ve beyanları da ayrıntılı olarak irdelenmek suretiyle ayrıntılı ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine" karar verilmiştir.
Bilirkişiler ..., ... ve ...tarafından iş bu kerre 05/04/2021 tarihli ek bilirkişi raporu tanzim edilerek mahkememize ibraz edilmiş olup raporun incelenmesinde özetle; "Sayaç hafızasındaki verilere göre ... fazının Gerilim Kesinti Tarih ve Saatinin: 05.03.2014-14:09 (kesin veridir) olduğu, ancak ...'ın hesaplama yaparken kesinti başlangıç tarihini 28.02.2014 olarak baz aldığını, 3. Farklı alternatif durum değerlendirilerek hesaplama yapıldığını, ancak ilgili dönemde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönctmeliğinin 19. Maddesinin 1. Fıkrasındaki; “Sayacın müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle lüketim kaydetmediğinin tespiti halinde varsa müşterinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem lükelimleri dikkate alınarak, yoksa, sayaç çalışır duruma getirildikten sonraki Müşlerinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması alınarak geçmiş dönem tüketimleri hesaplanır ve tahakkuk ettirilir” hükmü gereği geçmiş dönem sağlıklı tüketim hesap metodunu tercih ederek hesaplarını bu maddeye gerçekleştirdiklerini, aboneye ait kWh ekstresi incelendiğinde 425 günlük geçmiş sağlıklı dönemin söz konusu olduğunu, sağlıklı dönemdeki verilere göre tüketim miktarı ortalamasının 1262,60 kWh/Gün olduğu, hatalı ölçüm yapılan gün sayısının: 16.06.2014-05.03.2014=103 gün olduğu, yani geçmişe dönük 425 günlük sağlıklı dönem baz alındığında arızalı geçen 103 günde harcanabilecek enerji miktarının: 1262,60 kWh/Gün x 103 Gün=130047.44 KWh olduğu, bunun bedel karşılığının ise; 39,157.84TL olduğu, Reaktif bedelin hatalı hesaplandığı, çünkü reaktif bedel hesaplanırken, yönetmelik gereği reaktif tüketimin aktif tüketime oranına göre hesap yapılmakta olduğunu, aktif tüketim hatalı olduğundan, reaktif bedelin de buna bağlı olarak hatalı hesaplandığı (Yönetmelik gereği Reaktit Aktif %33'den büyük ise reaktif bedel ödenir), geçmiş sağlıklı dönem faturalarda, reaktif tüketim oranının 33'ten küçük olduğu, dolaysıyla bu faruralara reaktif bedelin yansıtılmamış olduğu, aynı şekilde dava konusu tahakkuk edilen ek faturaya ait aktif tüketim hatalı olduğundan ve geçmiş dönemde de aboneye reaktif cezaya girilmediğinden, reaktif bedelin tahakkuk edilmemesi gerektiği, burada ...'ın hatalı işlem yaptığı, arızalı dönemde tahakkuk edilip ödenen 4 adet faturanın toplamının ise 32,958.10TL olduğu, bahse konu bu dört faturanın da hatalı olduğu, çünkü arızalı döneme denk geldiği, arızalı 4 dönem için ödenmesi gereken tutar- Ödenen Tutar=39,157.84TL - 32,958.10TL= 6,199,74TL olduğu, davalı taraf eksik tüketimden dolayı 6,199.74TL tahakkuk ettirmesi gerekirken, 38,107.90TL tahakkuk edip tahsilatını gerçekleştirdiği, yani davalı tarafın, 38,107.90TL-6,199,74TL= 31,908.16TL (...) tazladan tahakkuk edip tahsilatını gerçekleştirdiği, 38,107.90TL'lik hatalı faturadan dolayı Sayın Mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararı kalkmadan elektriklerin kesilmesi sebebiyle sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı olarak teshedildiği anlaşılmakla birlikte, kullanım devam ettiğinden ilerleyen endeks kayıtlarından dolayı bir sonraki endeks okumasında bu ilerlemenin sözleşmesiz kaçak olarak kayıtlara geçtiği, yani kaçak tutanağı tutulmadan endeks kayıtlarının ilerlemesi üzerinden işlem gerçekleştirildiği, halbuki sözleşme fesih edilirken enerjinin kesilmesinin de şart olduğu, bu itibarla fesih işlemi gerçekleştikten sonra elektriğin kesilmemesi, davacı tarafa bilgi verilmemesi, Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlenmemesi nedenlerinden dolayı 24,264,88TL tahakkuk edilen kaçak elektrik faturasının mevzuata aykırı olduğunun anlaşıldığı, hali hazırda yukarıdaki hesaplamalarına tüm zamanların kullanımlarının dahil edildiği, bu dosya ile birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas no.lu dosyanın incelenmesi neticesinde de, mevcut bir Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespitine rastlanmadığından ve ayrıca yukarıda bahsetmiş oldukları nedenlerden dolayı kaçak tahakkuk bedelinin mevzuata aykırı tahsil edilmiş olduğu, birleşen her iki dava sonucunda davacının; 31,908.16TL (...)+24,264,88TL (...)= 56,173,04TL+ Yasal faiz veva Reeskont faiz miktarı kadar alacaklı olduğu sonucuna ulaşıldığı, sonuç olarak da; teknik usullere aykırı davranıldığı, usul esas kapsamında işlem yapılmadığı, müşteriye tarifeye uygun olmayan bedel tahakkuk edilip tahsil edildiği, hesaplanıp detayları gösterilen tahakkuk edilen ve tahsil edilen 56.173,04TL bedelin mevzuata aykırı olduğu" şeklinde tespitler yapılmıştır.
Mahkememizin 12/07/2021 tarihli celsesinde; "Dosyanın HMK 281/2 Maddesi gereği bilirkişi heyetine tevdi ile 05/04/2021 tarihli raporda tespit edilen rakamların 31/03/2015 tarihinden 03/04/2017 tarihine kadar ki faizlerinin yasal ve reeskont faizli olmak üzere alternatifli olarak hesaplanmasının istenilmesine" şeklinde ara karar kurulmuş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi ... tarafından iş bu kerre de 22/09/2021 tarihli ikinci ek rapor tanzim edilerek mahkememize ibraz edilmiş olup, raporunun incelenmesinde özetle; "05/04/2021 tarihli ek raporda hesaplanan ve Davalı ... Şirketinin Davacı taraftan fazladan tahsil etmiş olduğu 31,908.16TL'nin %9 yasal faiz oranı ile 31/03/2015 ve 03/04/2017 tarihleri arasındaki faiz ve faiz KDV'si dahil toplam tutarının 38,722.59TL olarak hesaplandığı, yine aynı şekilde 05/04/2021 tarihli ek raporda hesaplanan ve Davalı ... Şirketinin davacı taraftan fazladan tahsil etmiş olduğu 24.264,88TL'nin %9 yasal faiz oranı ile 31/03/2015 ve 03/04/2017 tarihleri arasındaki faiz ve faiz KDV'si dahil toplam tutarının da 29,446.98TL olarak hesaplandığı, söz konusu alacak miktarına ilişkin vade tarihleri geçtiğinden Reeskont faizleri için herhangi bir tasarruf miktarı oluşmadığından Reeskont faizi hesaplanmadığı" şeklinde tespitler yapılmıştır.
Davacı vekili ile davalı Bedaş vekili tarafından ek rapora yönelik beyan ve itirazlar sonucu, mahkememizin 08/11/2021 tarihli celsesinde; "Celse arasında tarafların ek rapora yönelik beyan ve itirazları kapsamında; yeni bir heyetten ya da mali bir bilirkişiden rapor alınıp alınmayacağı hususlarının ara kararla değerlendirilmesine, ara kararın taraflara tebliğine" şeklinde ara karar kurulduğu, celse arasında 08/12/2021 tarihli ara karar ile; "Dosyanın SMM ...'a tevdii ile davaya konu somut olayda; Mahkememizce alınan 05/04/2021 tarihli ek bilirkişi raporu ile belirlenen 38.107,90TL (asıl dava yönünden) ve 24.264,88TL (birleşen dava yönünden)'lik ve davacı vekili tarafından 03/04/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile bildirilen 38.107,90TL (asıl dava yönünden) ve 24.264,88TL (birleşen dava yönünden)'lik miktarlar yönünden ayrı ayrı olacak şekilde tüm bu rakamlara 31.03.2015 tarihi ila 03/04/2017 tarihine kadar işlemiş yasal ve reeskont faiz oranlarının ayrı ayrı hesap edilerek rapor düzenlenmesinin istenilmesine" karar verildiği, ara karar kapsamında dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişi tarafından da 30/12/2021 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememize ibraz edildiği anlaşılmış olup;
İş bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle de; "Mahkememizin 08/12/2021 tarihli ara kararı gereği yapılan faiz hesaplamaları neticesinde, asıl ve birleşen davalar yönünden 31.03.2015 tarihinden 03.04.2017 tarihine kadar işlemiş olan yasal ve reeskont faiz tutarlarının;
Dava Anapara Tutarı Yasal Faiz Tutarı Reeskont Faiz Tutarı
Asıl Dava 31.908,16TL 5.774,94TL 6.256,18TL
Birleşen Dava 24.264.88TL 4.39161TL 4.757.58TL
(Ayrıca ara kararda belirtilen tutar üzerinden yapılan hesaplamada)
Asıl Dava 38.107,90TL 6.897,01TL 7.471,76TL olduğu" şeklinde tespitler yapılmıştır.
Teknik bilirkişiler ..., ... ve... tarafından tanzim edilerek mahkememize ibraz olunan kök ve ek raporlarının denetlenmesinde, raporların hukuki yönleri ve yorumları mahkememize ait olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı, gerekçeli ve birbirini tamamlayıcı nitelikte oldukları ve ayrıca hesap bilirkişisinden alınan raporun da ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınmalarına karar verilmiştir.
Sonuç olarak, yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede;
Mahkememizce görülüp karara bağlanan asıl davanın, 31/07/2014 tarihli, ... nolu, 38.107,90TL'lik faturadan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti ile yargılama sırasında fatura bedeli ödendiğinden ödenen bedelin istirdadı, birleşen davanın ise, haksız olarak tahakkuk ettirildiği ve ihtirazı kayıtla ödendiği iddia olunan 27.02.2015 fatura tarihli, 28.603,10TL bedelli, 13.03.2015 son ödeme tarihli faturadan dolayı ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu, davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 03/04/2017 uyap tarihli Islah dilekçesi ile asıl dava yönünden; 38.107,90TL ile iş bu miktara ıslah tarihine kadar işlemiş 12.194,52TL reeskont faizi, birleşen dava yönünden de; 24.284,88TL ile iş bu miktara ıslah tarihine kadar işlemiş 7.771,16TL reeskont faizinin dava değeri olarak belirlendiği, bu bağlamda dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm delillerin toplandığı, gelen yazı cevaplarının dosyamız içerisine katıldığı, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetlerinin denetlenip uyuşmazlık konularının re'sen belirlendiği, konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle raporlar alındığı, bilirkişilerden alınan kök ve ek raporlarda yukarıda ayrıntıları yazılı hususların tespit edildiği, kök ve ek raporlarının denetlenmesinde de, raporların hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı, gerekçeli ve birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğun anlaşıldığı, iş bu raporlara itibar edildiği ve hukuki yönleri ayrık olmak üzere yapılan tespitler bakımından hükme esas alınmalarına karar verildiği, bu haliyle de asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; az yukarıda ayrıntıları yazılı bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı ...'ın hatalı işlem yaptığı, arızalı dönemde tahakkuk edilip ödenen 4 adet faturanın toplamının ise 32,958.10TL olduğu, bahse konu bu dört faturanın da hatalı olduğu, çünkü arızalı döneme denk geldiği, arızalı 4 dönem için ödenmesi gereken toplam tutarın (39,157.84TL-32,958.10TL) 6,199,74TL olduğu, davalı tarafça eksik tüketimden dolayı 6,199.74TL tahakkuk ettirilmesi gerekirken, 38,107.90TL tahakkuk ettirilip, bu miktarın da tahsilatının gerçekleştirdiği, yani davalı tarafın, 38,107.90TL-6,199,74TL= 31,908.16TL fazladan tahakkuk edip tahsilatını gerçekleştirdiği ve davacı yanın da iş bu miktar yönünden dava açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığından, davacı yanın davalıya 31/07/2014 tarihli, 617242 nolu, 38.107,90TL'lik faturanın 31.908,16TL'lik kısmı yönünden borçlu bulunmadığının tespitine, ayrıca davacı yanca yargılama sırasında ödeme yapıldığından 31.908,16TL asıl alacak ile 6.256,18TL ıslah tarihine (03/04/2017) kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.164,34TL'nin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, 31.908,16TL ye ıslah tarihi olan (03/04/2017) tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına karar verilmiş, Karşı dava yönünden ise; yine az yukarıda ayrıntıları yazılı bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere asıl davada dava konusu yapılan 38,107.90TL'lik hatalı faturadan dolayı mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı kalkmadan elektriklerin kesilmesi sebebiyle sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmakla birlikte, kullanım devam ettiğinden ilerleyen endeks kayıtlarından dolayı bir sonraki endeks okumasında bu ilerlemenin sözleşmesiz kaçak olarak kayıtlara geçtiği, yani kaçak tutanağı tutulmadan endeks kayıtlarının ilerlemesi üzerinden işlem gerçekleştirildiği, halbuki sözleşme fesih edilirken enerjinin kesilmesinin de şart olduğu, bu itibarla fesih işlemi gerçekleştikten sonra elektriğin kesilmemesi, davacı tarafa bilgi verilmemesi, Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlenmemesi nedenlerinden dolayı 24,264,88TL olarak tahakkuk edilen kaçak elektrik faturasının mevzuata aykırı olduğunu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile, 24.264,88TL asıl alacak ile 4.757,58TL ıslah tarihine (03/04/2017) kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.022,46TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 24.264,88TL ye ıslah tarihi olan 03/04/2017 tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına ve fazlaya ilişkin istemin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce verilen hükme karşı davalı yanca İstinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI:
Mahkememizce verilen hükmü inceleyen İstanbul BAM 3.HD'nin ... Esas, ... Karar ve 25/04/2023 tarihli ilamı ile ; "... Dava konusu tesisatta ... seri numaralı köhler marka sayaç için 19.06.2015 tarihinde yapılan kontrolde "sayacın S fazı besleme devresi arızalı bu fazda kayıt yapmıyor. R ve T fazlarında %50,2 eksik kayıt yapıyor" tespiti yapıldığı, davalı tarafça ilgili tespite istinaden sayacın doğru tüketim kaydetmediği 28.02.2014-14.06.2014 tarihleri arasına geçmiş aynı dönem tüketimler referans alınarak 94.449,50 kWh ek tüketim hesaplandığı görülmektedir.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğini yürürlükten kaldıran 08.05.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 14. maddesinde ;
(1) Sayacın, tüketicinin kusuru dışında herhangi bir nedenle;
b) Doğru tüketim kaydetmediğinin tespit edilmesi halinde,
1) Sayacın eksik veya fazla tüketim kaydettiği miktarın sayaç dışı bir unsurdan kaynaklanması ve bunun dağıtım şirketince yerinde yapılan incelemede, teknik olarak tespit edilmesi durumunda bu tespit dikkate alınarak,
2) Sayacın eksik veya fazla tüketim kaydettiği miktarın elektrik sayaçları tamir ve ayar istasyonlarında teknik olarak tespit edilmesi durumunda söz konusu tespit dikkate alınarak,
3) (1) ve/veya (2) numaralı alt bentlerde düzenlenen tespitin bulunmadığı durumlarda; varsa tüketicinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa, tespit tarihinden sonraki tüketicinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması dikkate alınarak, hesaplama yapılır ve fark tüketiciye iade veya fatura edilir.
c) (a) ve (b) bendinde belirtilen hallerde, geçmiş dönemlerde sağlıklı olarak ölçülmüş tüketimleri bulunmayan ve mevsimsel olarak belirli dönemlerde yoğun tüketim yapılan tarımsal sulama, yazlık mesken, turizm sektörü gibi kullanım yerlerinde, benzer özelliklere sahip kullanım yerlerinin tüketimleri dikkate alınarak geçmiş dönem tüketimleri bu madde kapsamında hesaplanır ve (a) bendi kapsamında tüketiciye fatura edilir, (b) bendi kapsamında ise fark tüketiciye iade veya fatura edilir. Bu çerçevede, kullanım yerindeki elektrik enerjisi tüketim miktarını etkileyebilecek değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle, bir sonraki yılda aynı döneme ilişkin olarak tüketicinin tüketimi ile bu fıkra kapsamında hesaplanan tüketim miktarı arasında ortaya çıkan farkın tüketici lehine olması halinde fark, nihai yıl tarifeleri dikkate alınarak tüketiciye iade edilir. Aksi durumda ise fark aynı şekilde hesaplanarak tüketiciye fatura edilir.
(2) Faturaya esas süre, doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde on iki ayı geçemez. Söz konusu bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde ise, faturaya esas sürenin başlangıcı olarak, son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi esas alınır. Ancak bu süre hiçbir şekilde doksan günü geçemez.
(3) Bu madde kapsamında faturalamaya esas sürenin başlangıcı, ikili anlaşma veya perakende satış sözleşmesinin imzalandığı tarihten önceki bir tarih olamaz.
(4) Bu madde kapsamında yapılan faturalama işleminde sayacın hiç tüketim kaydetmediği veya eksik tüketim kaydettiği dönem birim fiyatları kullanılır ve gecikme zammı uygulanmaz. Tüketicinin talep etmesi durumunda söz konusu miktar, faturaya esas alınan tüketim döneminin içerisindeki ay sayısı kadar eşit taksitler halinde ödenir. Taksitlendirme yapılması halinde uygulanacak gecikme zammı oranı, bu Yönetmelikte belirlenen gecikme zammı oranını hiçbir şekilde aşamaz. Eksik tüketim kaydedilen durumlarda, önceden ödenmiş olan bedeller, faturaya yansıtılmaz.” hükmü getirilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ; asıl dava yönünden davalı ...'ın hatalı işlem yaptığı, arızalı dönemde tahakkuk edilip ödenen 4 adet faturanın toplamının 32,958.10TL olduğu, bahse konu bu dört faturanın da hatalı olduğu, arızalı döneme denk geldiği, arızalı 4 dönem için ödenmesi gereken toplam tutarın (39,157.84TL-32,958.10TL) 6,199,74TL olduğu, davalı tarafça eksik tüketimden dolayı 6,199.74TL tahakkuk ettirilmesi gerekirken, 38,107.90TL tahakkuk ettirilip, bu miktarın da tahsilatının gerçekleştirdiği, yani davalı tarafın 31,908.16TL fazladan tahakkuk edip tahsilatını gerçekleştirdiği,, davacı yanın davalıya 31/07/2014 tarihli, 617242 nolu, 38.107,90TL'lik faturanın 31.908,16TL'lik kısmı yönünden borçlu bulunmadığının tespitine, ayrıca davacı yanca yargılama sırasında ödeme yapıldığından 31.908,16TL asıl alacak ile 6.256,18TL ıslah tarihine (03/04/2017) kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.164,34TL'nin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, 31.908,16TL ye ıslah tarihi olan (03/04/2017) tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına karar verilmiş,
Birleşen dava yönünden ise; yine az yukarıda ayrıntıları yazılı bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere asıl davada dava konusu yapılan 38,107.90TL'lik hatalı faturadan dolayı mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı kalkmadan elektriklerin kesilmesi sebebiyle sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmakla birlikte, kullanım devam ettiğinden ilerleyen endeks kayıtlarından dolayı bir sonraki endeks okumasında bu ilerlemenin sözleşmesiz kaçak olarak kayıtlara geçtiği, yani kaçak tutanağı tutulmadan endeks kayıtlarının ilerlemesi üzerinden işlem gerçekleştirildiği, halbuki sözleşme fesih edilirken enerjinin kesilmesinin de şart olduğu, bu itibarla fesih işlemi gerçekleştikten sonra elektriğin kesilmemesi, davacı tarafa bilgi verilmemesi, Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlenmemesi nedenlerinden dolayı 24,264,88TL olarak tahakkuk edilen kaçak elektrik faturasının mevzuata aykırı olduğunu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile, 24.264,88TL asıl alacak ile 4.757,58TL ıslah tarihine (03/04/2017) kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.022,46TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 24.264,88TL ye ıslah tarihi olan 03/04/2017 tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir,.
... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 06.01.201 5) tarihinde ihtiyati tedbir kararı vermiştir. Davalı ...'tan 18.02.2015 havale tarihli dilekçe ile mahkemeden enerji kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir in kaldırılması hususunda talep gelmiş, ancak bu talep 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Red ya da kabul kararı gelmeden ... tarafından davacı şirketin elektriği kesilmiş ve 27.02.2015 tarihli 28.603,10TL bedelli kaçak fatura tahakkuk ettirilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
Mahkemece yargılamada bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmıştır.Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda; tüketim bedellerine ,maliyet unsuru olduğu yasa ile düzenlenmiş bulunan kayıp kaçak bedellerinin dahil edilmesi gerekirken dahil edilmediği, tutanak tarihindeki EPTHY uyarınca fonsuz tarife uygulanması gerektiği halde ,enerji fonu ve ... payı eklendiği görülmüştür.
Kaçak kullanım sözkonusu olmadığından fonsuz tarifenin 1,5 katı hesaplama yapılmasını gerektiren bir durum sözkonusu olmadığından,bu yönde hesaplama yapılmamasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
...' ile ilgili olarak ,mesken ve ticarethane gurubu aboneliklerde ... oranı % 5,sanayi gurubu aboneliklerde ise oran %1 olmakla ,davacı sanayi abonesi ise % 5 yerine % 1 alınması mevzuata uygundur.
Bu sebeplerle ;tüketim bedellerine kayıp kaçak bedellerinin eklenmesi ve fonsuz tarife esas alınması ile hesaplama yapılması gerektiğinden ,yargılama sırasında rapor tanzim eden 2. bilirkişi kurulundan bu hususları kapsayan ek rapor alınarak ,sonucuna göre karar verilmesi gereklidir.
Açıklanan nedenlerle; davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,,," denilmek suretiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI SONRASI YAPILAN YARGILAMADA:
Dosyanın kaldırma kararına müeakiben mahkememize geldiği, sıradaki esasına kaydının yapıldığı, tensip zaptı düzenlendiği ve usulüne uygun şekilde taraflara tebliğ edildiği anlaşıldı.
Mahkememizce, istinaf kaldırma kararındaki eksiklikleri giderecek şekilde bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan 11/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle; "...1- T.C. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının almış olduğu karar doğrultusunda Ocak 2013'den sonra elektrik aboneleri artık faturalarında kayıp-kaçak bedeli bölümü yer almayıp kaldırıldığından ve diğer fatura kalemi olan dağıtım bedeli içine pay edildiğinden dolayı raporlarımızdaki hesaplarda herhangi bir hata olmadığı kurulumuzca tespit edilmiştir.2- Sayın Mahkeme tarafından, açıklamalara rağmen, davaya konu edilen faturalara kayıp- kaçak bedeli eklenmesine karar verilmesi durumunda, Sayın Mahkemenin talebi doğrultusunda hesaplamalar yeniden yapılabilecek ancak hesaplarda mükerrerlik söz konusu olacaktır...şeklinde tespitlerde bulunulmuştur.
İş bu kerre tarafların faiz hesaplamalarına yönelik itirazları ile gerekmesi halinde hesaplama yapılması ve kayıp kaçak bedelinin alternatifli olarak hesaplanması yönünden bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler ..., ...ve ...tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan 06/02/2025 tarihli bilirkişi 2.ek raporunun incelenmesinde özetle; "...1- Her ne kadar KL faturalardan kaldı Dairesi'nin (istinaf merci) ...Esas kararına uyularak fonsuz ve K/K bedelli yukarıdaki tabloda hesap detayları verilen fonsuz ve K/K bedelli 130047,44 KW'h tüketin parasal karşılığı 40,444.36TL olarak hesaplanmıştır. Arızalı dönemde tahakkuk edilip ödenen 4 adet Faturanın toplamı ise 32,958.10TL'dir. Bahse konu bu dört faturada hatalıdır. Çünkü arızalı döneme denk gelmektedir 4 dönem için ödenmesi gereken tutar - Öd Tutar >40,444.36TL - 32,958.10'TL> 7,486.26TL Davalı taraf eksik tüketimden dolayı 7,486.26 'V tahakkuk edip tahsilatını gerçekleştirmiştir. TKB Ocak 2013 itibarı ile kayıp-kaçak* bedi steren kısım,sa da Sayın Mahkemenin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk /128 Karar sayılı 25.04.2023 tarihli kaldırma faturaların hesaplanması talep edildiğinden tahakkuk etmesi gerekirken 38,107.90TL, Yani davalı taraf 38,107.90TL - 7,486.26TL — 30,621.64TL fazladan tahakkuk edip tahsilatını gerçekleştirmiştir.38,107.90TL'lik hatalı faturadan dolayı Sayın Mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararı kalkmadan elektriklerin kesilmesi sebebiyle sözleşme Davalı tarafça tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmakla birlikte kullanım devam ettiğinden ilerleyen endeks kayıtlarından dolayı bir sonraki endeks okumasında bu ilerleme sözleşmesiz kaçak olarak kayıtlara geçmiştir. Yani kaçak tutanağı tutulmadan endeks kayıtlarının ilerlemesi üzerinden işlem gerçekleşmiştir. Halbuki sözleşme fesih edilirken enerjinin kesilmesi de şarttır. Bu işlem yapılmadığından endeksler ilerlemeye devam etmiş ve sözleşmesiz kaçak olarak kayda geçmiş ve mağduriyete sebebiyet vermiştir. Bu itibarla; Fesih işlemi gerçekleştikten sonra elektriğin kesilmemesi, davacı tarafa bilgi verilmemesi, Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlenmemesi nedenlerinden dolayı 24,264.88TL tahakkuk edilen kaçak elektrik faturasını mevzuata aykırı olduğu anlaşılmıştır. Hali hazırda yukarıdaki hesaplamalarımıza tüm zamanların kullanımları dahil edilmiştir. Bu dosya ile birleşen ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas no.lu dosyanın incelenmesi neticesinde mevcut bir Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit rastlanmadığından ve ayrıca yukarıda bahsetmiş olduğumuz nedenlerden dolayı mevzuata aykırı gerçekleşmiştir. Sonuç olarak ;Birleşen her iki dava sonucunda, Davacının 30,621.64TL (... * 24,264.88TL (...) * 54.886,52TL alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Faiz hesabı bu asıl alacak miktarlar üzerinden asıl ve birleşen davalar yönünden 31.03.2015 tarihinden 03.04.2017 tarihine kadar işlemiş olan yasal ve reeskont faiz tutarlarına göre SMMM tarafından yapılmalıdır...şeklinde tespitlerde bulunulmuştur.
Mahkememizin 04/07/2025 tarihli celse ara kararı gereğince, teknik bilirkişi raporunda kayıp kaçak bedeline ilişkin yeniden hesaplama yapıldığı buna göre önceki hükme esas alınan asıl alacak tutarlarında meydana gelen değişiklik nedeniyle davacının faiz talebine ilişkin hesaplamanın eksik olduğu anlaşılmakla: dosyanın SMM bilirkişi ...'a tevdi ile 06/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda hesap edilen miktarlara göre asıl ve birleşen davalar yönünden 31.03.2025 tarihinden 03.04.2017 tarihine kadar işlemiş olan yasal ve reeskont faiz miktarlarının alternatifli olarak hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi SMM ... tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan 24/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... 06.02.2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda belirlenen tutarlar üzerinden yapılan faiz hesaplamaları neticesinde, asıl ve birleşen davalar yönünden 31.03.2015 tarihinden 03.04.2017 tarihine kadar işlemiş olan yasal ve reeskont faiz tutarlarının aşağıdaki gibi olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır.
işbu Bilirkişi Raporu'ndaki tespit, görüş ve kanaatim takdir yetkisi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde :
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ...Karar ve 25/04/2023 tarihli kaldırma ilamında açıkça; "tüketim bedellerine kayıp kaçak bedellerinin eklenmesi ve fonsuz tarife esas alınması ile hesaplama yapılması gerektiğinden, yargılama sırasında rapor tanzim eden 2. bilirkişi kurulundan bu hususları kapsayan ek rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi" gerektiği bildirilmiştir.
Buna göre önceki bilirkişi heyetinden alınan 12/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; önceki yapılan ve hükme esas alınan raporda kaldırma ilamında değinildiği üzere fonsuz tarifeden hesaplama yapıldığı, 2013 yılında yapılan değişiklikle faturalar üzerinde "kayıp-kaçak bedeli" adı altında ödeme yapılan bir bedel olmadığı ancak bu bedelin "dağıtım bedeli" adı altında tüketiciye tahakkuk ettirildiği, dava konusu faturalarda da bu nedenle kayıp kaçak bedeli altında bir tahakkukun bulunmadığı, bu kapsamda yapılan hesaplamalarda bir aykırılık bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekillerinin itirazları ve kaldırma ilamında yer alan gerekçe gereği alınan 07/02/2025 tarihli raporun incelenmesinde, kaldırma ilamı kapsamında yeniden hesaplamalar yapılmış olup dava konusu değerlerin EPDK tarifelerinde yer Kayıp Kaçak Bedeli alınarak yeniden fonsuz tarifeye göre yapılan hesabında fatura bedelinin 40.444,36TL olarak hesap edildiği, buna göre fonsuz ve K/K bedelli 13004744 kWh tüketimin parasal karşılığı 40.444,36TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Arızalı dönemde tahakkuk edilip ödenen 4 adet faturanın toplamı ise 32.958,10TL olduğu, bahse konu bu 4 faturanın da arızalı döneme denk gelmesi nedeniyle hatalı olduğu, 4 dönem için ödenmesi gereken tutarın 40.444,36TL'den ödenen 32.958,10TL'nin düşümü ile davacının asıl ödemesi gereken tutarın 7.486,26TL olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından eksik tüketimden dolayı fazla olarak tahakkuk edip tahsil edilen 38.107,90TL nedeniyle davacıdan 30.621,64TL fazladan tahakkuk ve tahsilat yapıldığının tespit edildiği görülmüştür.
İşbu dava konusu fatura nedeniyle Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı kalkmadan sözleşmenin feshedilmesi ancak elektriğin kesilmemesi nedeniyle ilerleyen endeks kayıtları nedeniyle davacı adına tahakkuk ettirilen ve sözleşmesiz kaçak olarak kayıtlara geçen birleşen dava konusu 24.264,88TL'lik faturanın da hatalı olduğu, sözleşmenin feshi ile birlikte elektriğin kesilmemesinin davalının sorumluluğunda olduğu ve mevzuata aykırı olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Ancak faize ilişkin hesaplamanın yapılmadığı anlaşılmış bu nedenle SMM bilirkişiden yeniden hesaplanan değerlere göre faiz hesabı yapılmak üzere alınan ek rapor uyarınca, davacının asıl davada 30.621,64TL ve ıslah tarihine kadar işlemiş 6.407,26TL reeskont faizi ve birleşen davada 24.264,88TL ve ıslah tarihine kadar işlemiş 5.077,18TL reeskont faizi üzerinden asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Kaldırma ilamında davalıların faize yönelik itirazları yönünden değerlendirme yapılmadığı görülmekle Mahkemece reeskont faizi üzerinden kurulan hükmün tacir olan taraflar arasında geçerli olduğu anlaşılmakla bu faize yönelik hesaplamalar üzerinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
1-a) Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacı yanın davalıya 31/07/2014 tarihli, 617242 nolu, 38.107,90TL'lik faturanın 30.621,64TL'lik kısmı yönünden borçlu bulunmadığının TESPİTİNE,
-Davacı yanca yargılama sırasında ödeme yapıldığından 30.621,64TL asıl alacak ile 6.407,26TL ıslah tarihine (03/04/2017) kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.028,90TL' nin davalıdan istirdatı ile davacıya VERİLMESİNE, 30.621,64TL'ye ıslah tarihi olan (03/04/2017) tarihinden itibaren reeskont faizi UYGULANMASINA,
1-b)Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
1-c)Alınması gereken 2.529,44TL karar ve ilam harcının peşin alınan 650,80TL ve ıslah ile alınan 345,00TL olmak üzere toplam: 995,80TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 1.533,64TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR YAZILMASINA,
-Davacı tarafından yatırılan 995,80TL harç parasının davalıdan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
1-ç)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden 25,20TL başvuru harcı, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri toplamı 10.504,00TL olmak üzere toplam, 10.529,20TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplamaya göre 7.750,54TL'nin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
1-d)Davalı yanca yapılan 850,00TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplamaya göre 224,31TL'nin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davalı üzerinde bırakılmasına,
1-e)Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre hesaplanan 37.028,90TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
1-f)Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesine göre hesaplanan 13.273,52TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalıya VERİLMESİNE,
1-g)6100 sayılı kanunun HMK 333. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avasının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
1-ğ)HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,
2-BİRLEŞEN ... 6. ATM'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:
2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile; 24.264,88TL asıl alacak ile 5.077,18TL ıslah tarihine (03/04/2017) kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.342,06TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 24.264,88TL ye ıslah tarihi olan 03/04/2017 tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına,
2-b)Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-c)Alınması gereken 2.004,35TL karar ve ilam harcının peşin alınan 414,39TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 1.589,96TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR YAZILMASINA,
-Davacı tarafından yatırılan 414,39TL harç parasının davalıdan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
2-ç)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden 27,70TL başvuru harcı, 99,00TL posta gideri olmak üzere toplam: 126,70TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplamaya göre 115,96TL'nın davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
2-d)Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre hesaplanan 29.342,06TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
2-e)Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. Maddesine göre taktir olunan 2.713,98TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalıya VERİLMESİNE,
2-f)6100 sayılı kanunun HMK 333. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avasının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
2-g)HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, HMK'nın 341/1 vd. maddeleri ile, 07/11/2024 tarihli 7531 Sayılı Kanunun 22.maddesi ile eklenen 6100 Sayılı Kanunun Ek-1/3. maddesi uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize ya da Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.03.12.2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır