T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/349 Esas
KARAR NO:2023/973 Karar
DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:15/09/2022
KARAR TARİHİ:11/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş'nin ...nezdinde kurulan Vadeli İşlem ve Opsiyon Yiyasası'nda (VİOP) faaliyet gösteren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatın tüm gereklerini yerine getirerek lisans belgesini almış yatırım kuruluşu olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 10.01.2020 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesinin akdedildiğini, işbu sözleşmede müvekkili aracı kurumun Yatırım Kuruluşu davalının ise müşteri sıfatıyla yer aldığını, davalının, müvekkili şirket ile imzalı olduğu 10.01.2023 tarihli sözleşme uyarınca ...A.Ş nezdinde bulunan Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasasında alım satım işlemleri gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin bu işlemlerde sadece davalının alım satım emirlerini ...nezdindeki ilgili piyasaya ilettiğini ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde edildiğini, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin kaldıraç etkisi nedeniyle riskli işlemler olduğunu, davalıya Sermaye Piyasası mevzuatının bir gereği olarak hesap açılışında kendisine gerekli bütün risk bildirimlerinin yapıldığını, Risk Bildirim Formunun kendisine sunulduğunu, okuması ve her bir sayfayı imzalanması sağlandığını, davalı yanın mevcut eksi bakiye ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, davalının 15.04.2022 tarihinde bu takibe itiraz ettiğini belirten dilekçesini mezkur icra dosyasına sunduğunu ve icra takibinin davalının haksız ve kötü niyetli itirazları sebebiyle durduğunu, fazlaya, faize, faiz oranlarına, kura, kur farklarına, munzam zararlara, hesap hatalarına, TBK md 100'de yer alan haklara ve diğer feri haklara ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla haksız ve hukuka aykırı yetkiye ve borca itirazın iptali ile davalının asıl alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı yetkisiz mahkemede açtığını, müvekkilinin adresinin Çaycuma Zonguldak olduğunu, bu davada yetkili mahkemenin Çaycuma mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin halen daha üniversite öğrencisi olduğunu, müvekkilinin genel müşteri niteliği dikkate alındığında yapılan işlemin ticari işlem olmadığı ve müvekkilinin davacı şirketin müşterisi olması sebebiyle tüketici konumunda olduğunun sabit olduğunu, yatırımcı ve davacı yatırım kuruluşu arasındaki dengesizlik olduğunun tartışmasız olduğunu ve bu durumda tüketici müvekkilinin korunması gerektiğinin tartışmasız olduğunu, tüketici olan müvekkilinin davacı ile yapmış olduğu iddia edilen sözleşme asıllarının mahkemeye sunulmasını talep ettiğini, sözleşme asıllarının incelendiğinde sözleşmenin yasal niteliklere uygun olmadığının gerekli açıklama ve risk profili tespitlerinin yasaya ve uygulama tebliğlerine uygun olmadığının açık olduğunu, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Tebliğ 19.b maddesi kaldıraçlı işlemlerde teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde genel müşteriye işlem yapılamayacağı ve portföy aracılık faaliyetleri ile ilgili ilke ve esasları düzenleyen 24. maddede ise müşterinin zarara uğraması halinde bu zararın yatırımcı kuruluş tarafından müşteriye yansıtılmayacağının düzenlendiğini, ilk itirazları olan görev ve yetki itirazları yönünden karar verilmesini ve davanın reddi ile karşı tarafın icra tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosyanın incelenmesinde davanın ilk olarak; ....Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, ilgili mahkeme tarafından verilen ... Karar ve 25/05/2023 tarihli gönderme kararı üzerine mahkememize geldiği görülmekle; işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, cevabi yazı içerikleri, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dosyamız mündericatında sureti yer alan, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı/alacaklının, davalı/borçlu hakkında, sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağı dayanak gösterilmek suretiyle 146.584,94- TL asıl alacak, 3.088,23-TL faiz olmak üzere toplam; 149.669,17-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yaptığı ve davalı/ borçlunun süresi içerisinde borca ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğu görülmüştür.
Dava, kaldıraçlı viop işleminden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.
Sermaye Piyasası İşlemlerinde Uzman ... tarafından tanzim edilen 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Davalı müşterinin davacı aracı kurum nezdinde imzalamış olduğu sözleşme, form ve eklerine ilişkin olarak ... no’lu hesap açılmış olduğu, ilgili hesap açılışında mevzuat gereği yapılması gerekli “Vadeli işlem sözleşmesi ve opsiyon sözleşmesi alım satım işlemleri çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, Piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan teminatın tümünün kaybedilebileceği, kayıpların yatırılan toplam teminatı da aşabileceği, Aracı kuruluş tarafından yapılacak teminat tamamlama çağrılarının istenen süre içinde ve şekilde yerine getirilmesi gerektiği, aksi takdirde hiçbir ihbara gerek duymadan pozisyonun piyasa değerinden, özen borcu çerçevesinde zararına da olsa kapatılmasına razı olunmuş olduğu,”hususlarındaki bilgilendirme ve uyarıların yapılmış olduğu,
b) Davalı müşterinin 17.12.2021-22.12.2021 tarih aralığındaki hesabında gerçekleşen işlemlerin VİOP işlemler olduğu, ... ile ... sözleşmelerinde kendi iradesi ve kararı ile işlem yapmış olduğu, bu işlemleri sonucunda 17.12.2021 tarihi ile hesap bakiyesi, 149.854,62 TL iken 20.12.2021 tarihinde 96.197,70 TL işlem kârı ile 235.954,54 TL’ye ulaşmış olduğu ancak 21.12.2021 tarihinde kurlardaki ve diğer piyasalardaki aşırı oynaklık sebebiyle kendi iradesi ve kararı ile yapmış olduğu işlemlerde 385.647,60 TL zararı oluştuğu, böylece yatırmış olduğu teminatı kaybederek teminatını aşan zarar oluştuğu ve akabinde hesap bakiyesinin 149.721,91 TL (-) negatife döndüğü, 22.12.2021 tarihinde, oluşan zararın vergi iadesi ve diğer masrafların işlenmesi sonucu zarar bakiyesinin 146.596,84 TL şeklinde oluştuğu, 31.12.2021 tarihi ile devam eden bu zarar bakiyesinin 04.01.2022 tarihinde 146.581,09 TL (15,75 veri yayın ücreti iadesi ile) şeklinde oluştuğu,
c) Dava dosyası muhteviyatındaki log kayıtlarından davalı müşteriye teminat tamamlama çağrısının yapılmış olduğu, raporumuz sayfa 5 de belirtildiği üzere tamamlanması gereken teminatın çağrı alındıktan en geç 1 gün sonra saat:15:00 a kadar aracı kuruma yatırılması gerektiği,
d) Nitekim davalı müşteri tarafından mevzuat gereği belirtilen çağrı alındıktan sonraki gün saat 15:00’a kadar yatırılmayan teminatın Borsa İstanbul’un Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası Genelgesi esasları çerçevesinde davacı Aracı Kurum tarafından verilen Vadeli İşlem Ve Opsiyon Piyasası (VİOP) Üyelik Taahhütnamesinde belirtildiği üzere; Piyasada yapılan herhangi bir işlem sonucu, üzerinde anlaşılan miktarda nakit ya da menkul
kıymetin işlem sonrası takas süresi içinde, ilgili hesap sahibince ödenememesi veya tevdi edilememesi durumunda Takas Merkezinin, ilgili saklama hesabına ait her türlü nakit ve nakit dışı işlem teminatlarını, fiziki teslimata konu kıymet alacak blokelerini, açık pozisyonları aracı kurumun ... nezdindeki teminat hesabından alabildiği, aksi halde aracı kurumun temerrüdünün oluşacağı,
e) VİOP işlemleri kaldıraç ihtiva etmekle birlikte KAS (Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri) gibi olmadığı, VİOP işlemler ...A.Ş. gibi organize bir piyasada işlem görürken KAS işlemleri tezgahüstü piyasalarda işlem görmekte olduğu, bu sebeple (III-37.1 (a-b) no’lu Tebliğ 19/d maddesinde yer alan “Kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde genel müşteriye ve talebe dayalı profesyonel müşteriye işlem yaptırılamaz. Yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zarar genel müşteriden ve talebe dayalı profesyonel müşteriden talep edilemez.” hükümlerinin VİOP işlemlerini SPK mevzuatı gereği kapsamadığı, bu sebeple teminatı aşan kısmın/zararın aracı kurumca telafisinin mevzuat gereği mümkün bulunmadığı,
f) ... tarafından dava dosyasına sunulan 13.02.2023 tarihli yazıda “müşteri işlem hareketlerinin bulunmadığı” bilgisi verilmiş olmakla birlikte dava dosyasına sunulan log kayıtlarından ilgili tarihler aralığında müşteri hareketlerinin bulunduğu, ayrıca davalı cevap dilekçesinden ilgili tarihlerde işlem yapmadığına dair bir beyanatının bulunmadığı, bunun yanı sıra ... nezdinde aracı kurum ve müşteri arasında gerçekleştirilen para transferlerine ait bir veri bulunmamakta olduğu ve piyasada gerçekleşen işlemlerde ...’ın muhatabının aracı kurum olduğu hususlarının belirtilmesinin önemli görüldüğü, böyle olmakla birlikte ...’tan davalı müşteriye ait ... nolu hesabın 16.12.2021-23.12.2021 tarihleri aralığındaki açık pozisyonlarının, teminat yatırma/çekme hareketlerinin, ... hareketlerinin, iş bu raporumuzdaki açıklamalarımızın yeterli görülmemesi halinde istenmesi hususunun Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu,
g) Tüm bunlar bağlamında davalı müşteri zararının; müşterinin kendi tercihleri, iradesi ve kararı doğrultusunda kendi hesabında gerçekleştirdiği Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası işlemleri sonucu kurlardaki ve diğer piyasalardaki öngörülemeyen oynaklık sebebi ile oluşmuş olduğu, bu sebeple davalı adına ve hesabına ...’a aracı kurumca ödenmek
zorunda kalınan (... nezdindeki aracı kurum teminat hesabından karşılanan) 146.581,09 TL’nin davalı tarafından davacı aracı kuruma ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, Davacı aracı kurumun Davalı müşterisi aleyhine, 04.02.2022 tarihinde, ....İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında belirttiği 146.580,94 TL Asıl Alacak ile 3.088,23 TL Faiz olmak üzere toplam 149.669,17 TL alacağının talep edilebilir olduğu,,," şeklinde tespitler yapılmıştır.Bilirkişi raporunun denetlenmesinde de, raporun hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınmasına karar verilmiştir.Sonuç olarak, yapılan yargılama, toplanan deliller, .... İcra Müd. ... Esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede; Taraflar arasında düzenlenen Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi ve Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi içeriği ve hükümleri, 6502 sayılı Kanunun 3. maddesindeki tüketici tanımı, somut olayda taraflar arasındaki Sözleşme uyarınca yapılan işlemlerin SPK mevzuatına tabi işlemlerden olup, davalı ...'nun da, söz konusu işlemleri yapmak üzere ... A. Ş. bünyesinde yatırım hesabı açarak, amacının aracı kurum üzerinden döviz ve borsada işlem gören hisse senetlerine yatırım yaparak kâr elde etmek olması, bir işlemin tüketici işlemi olarak nitelendirilebilmesi için işlemi yapan taraflardan birinin ticari veya mesleki olmayan amaçla (kâr elde etme amacı olmaksızın) hareket etmiş olmasının gerekmesi, buna göre tarafların amacı ve aralarındaki sözleşmenin niteliği gözetildiğinde 6102 Sayılı TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince açılan davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması karşısında Mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır (benzer yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/05/2018 tarih ve 2017/11-22 E,, 2018/1102 K. Sayılı kararı).
Yine davalı tarafça icra takibinde icra müdürlüğünün yetkisine ve açılan davada Mahkememizin yetkisine itiraz edilmişse de; 2004 Sayılı İİK'nın 50. maddesinde; "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." şeklindeki düzenleme uyarınca yetkili icra müdürlüğünün belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. 6098 Sayılı TBK'nun 89/1. maddesine göre de, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. Talep dayanağı para borcu olup, borcun götürülecek borçlardan olmasından dolayı TBK'nın 89/1. ve HMK'nın 10. maddeleri uyarınca alacaklının kendi yerleşim yeri icra dairesinde ve HMK'nın 6. maddesi uyarınca da borçlunun yerleşim yeri icra dairesinde talepte bulunulabilecektir. Ayrıca, İİK'nın 50. maddesi uyarınca sözleşmenin yapıldığı yer icra müdürlükleri de yetkilidir. Alacaklının yerleşim yeri olan Sarıyer ilçesinin İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetki sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davalı borçlunun, icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Aynı gerekçelerle, davalı borçlunun Mahkememizin yetkisine yönelik itirazının da yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Sermaye piyasasında faaliyet gösteren aracı kurum olan davacı şirket ile davalı müşterisi arasında akdedilen sermaye piyasası işlem sözleşmeleri ve sermaye piyasası faaliyetleri çerçeve sözleşmesine dayalı olarak davalı tarafın, vadeli işlem opsiyon borsasında işlem yaptığı, bu kapsamda davalının yaptığı işlemler ve aldığı yatırım pozisyonları nedeniyle zarar oluştuğu, davacı kurumun, davalı müşterisine hesabındaki pozisyonların o andaki fiyatlarına göre zarar miktarını; bu meblağın şirketlerine ödenmesi gerektiğini ve ödenmediği takdirde pozisyonların satılacağını ve buna göre oluşacak bakiyenin davalı tarafından şirketlerine ödenmesi gerekeceğinin bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davalı gibi yatırımcıların oluşan teminat eksiğini veya teminat eksiğini aşan hesap açığını kapatmaları ve bunun için teminat tamamlama çağrısı üzerine ödemek zorunda oldukları tutarı aracı kuruma ödemeleri gerekmektedir. Ancak aracı kurumun teminat eksiğini veya hesap açığını kapatma yükümlülüğü ... Bankası Anonim Şirketi'ne karşı devam etmektedir.
Bu kapsamda eldeki dosyada teminatın tamamlanmaması üzerine toplam 149.669,17TL açık tutarın, davacı vekilince ara karar gereği 08/11/2023 tarihinde sunulan hesap hareket raporundan anlaşılacağı üzere 22/12/2021 tarihinde ... Bankası Anonim Şirketi'ne kendi hesabından ödenmesi sebebiyle davacının, davalıdan rücuen alacak talebinde bulunduğu, borcun ödenmemesi üzerine alacaklı davacı şirket tarafından, 06/04/2022 tarihinde davalı borçlu aleyhine 146.580,94TL asıl alacak, 3.088,23TL diğer faiz adı altında olmak üzere toplam 149.669,17TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak borçlu vekili tarafından 15/04/2022 tarihinde borca, yetkiye, faize, faiz oranlarına ve tüm ferilere itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosya davalısı tarafından davacı aracı kuruma herhangi bir borcu bulunmadığı belirtilerek icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davalının, davacı aracı kuruma raporda belirtilen miktar kadar borcunun bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlu tarafından da söz konusu borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu itibarla davalı borçlunun, icra takibine itirazında haksız olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit (belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit (belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit (belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı şirket tarafından taraflar arasındaki yatırım sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, davalı hesabının eksi bakiyeye düştüğünden ve miktarından haberdar olup talep edilen alacak miktarının ...'a ödenen miktarın altında olduğu da göz önüne alınarak davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2-2004 Sayılı İİK'nun 67/2. maddesi gereğince kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında belirlenen 29.933,83TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 10.223,88 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.807,63-TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.416,25 TL davalıdan alınıp, Hazineye GELİR YAZILMASINA,
-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.807,63 TL harç parasının davalıdan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvuru harcı 80,70 TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 5.400,00 TL olmak üzere toplam: 5.480,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE ,
5-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 23.947,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK 120. maddesi gereğince; davacı tarafından yatırılan gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; tarafların yüzüne karşı, HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11.12.2023
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır