T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/35 Esas
KARAR NO:2023/978
DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ:15/01/2023
KARAR TARİHİ:12/12/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri aleyhine 03.01.2023 tarihinde .... İcra Müd.nün ... E. Sayılı icra dosyasına ilişkin 21.12.2022 tarihli Borç Muhtırası tebliğ edildiğini, söz konusu muhtırayı incelediklerinde; alacaklı ... .... Ve ...A.Ş. tarafından müvekkilleri murisi ...'ın babası olan muris ...'ın ve kardeşi müteveffa ...'ın da aralarında bulunduğu bir kısım borçlular aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını ve sözkonusu murislerin mirasçısı sıfatıyla müvekkillerine borç muhtırası tanzim edildiği görüldüğünü, mirasçılık belgesinden de görüleceği üzere müvekkilleri; takipte borçlu olarak gösterilen muris ...'ın kızı olan muris ...'ın mirasçıları olduğunu, bu nedenledir ki; muris borçlu ...'ın mirasçısı olan kızı ...'ın vefat etmiş olması nedeniyle, sözkonusu borç muhtırası müvekkillere mirasçı sıfatıyla gönderildiğini, sözkonusu icra takip dosyasından bugüne kadar müvekkillerinin murisi ...'a hiçbir şekilde ne ödeme emri, ne de borç muhtırası gönderilmediğini, dolayısıyla gerek müvekkillerinin murisi ... ve gerekse mirasçıları müvekkilleri, işbu icra takibinden ve takibe konu alacaktan hiçbir şekilde haberdar olmadıklarını, müvekkillerin murisi ...'a usulüne uygun hiçbir ödeme emri gönderilmediğini, sözkonusu ihtarnameye dayanılarak alacaklı ... .... tarafından önce İhtiyati Haciz Kararı aldırıldığını ve daha sonra 30.05.2008 tarihinde .... İcra Müd.nün 2008/... E. Sayılı dosyası ile İlamsız İcra Takibi başlatıldığını, muris borçlu ...'a usulüne uygun tebliğ edilmiş hiçbir ödeme emri bulunmadığını, muris borçlu ... vekili tarafından 26.09.2008 tarihinde icra takibine sadece faiz yönünden itiraz edildiğini, bunun üzerine davalı alacaklı banka tarafından ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile görülen itirazın iptali davasının açılmış olduğunu, borçlu murisleri vekilince davaya cevap verilmediğini, duruşmaya dahi katılınmadığını, dava sonunda 22.06.2011 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, takibe dayanak kredi taahhütnamesindeki imzanın muris borçlu ...'a ait olmadığını, bir kimsenin hukuki bir işlem yapabilmesi için fiil ehliyetine sahip olması gerektiğini, hukuki ehliyetsizliğin kamu düzeninden olup mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini, murisin ayırt etme gücü olmadığından fiil ehliyetine haiz olup olmadığı tetkik edilmeden yapmış olduğu işlemlerin yok hükmünde olduğunu, takibe itiraz eden vekilin murisleri ile birlikte aynı zamanda asıl borçlu şirketinde vekili olduğunu, menfaat çatışması olduğunu, murislerinin icra takibinden haberdar olmadığını, müvekkillerine iş bu icra dosyasından borç muhtırası gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkillerinin murisi ...'ın ve dolayısıyla mirasçı müvekkillerinin, davalılara hiçbir şekilde borcunun olmadığının menfi tespit yoluyla tespit edilmesine, müvekkilleri aleyhine .... İcra Müd.nün ... E. Sayılı dosyası ile Genel Kredi Taahhütnamesine dayalı olarak yapılan takibin iptaline, bilahare Genel Kredi Taahhütnamesinin iptaline, davalıların kötüniyetli olması nedeniyle % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, müvekkillerinin murisi ... aleyhine usulüne uygun bir ödeme emri tebliğ edilmemiş olmasında dolayı icra takibinin kesinleşmemiş olduğu kabul edilerek, ikame ettikleri davanın icra takibinden önce açılmış olduğundan, ileride telafisi imkansız zararlar doğmaması için HMK.m.389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilerek, icra takibinin gerektiğinde teminatsız olarak dava sonuna kadar icra takibinin durdurulmasına, her türlü hukuki ve cezai başvuru haklarımızın saklı tutulmasına, masraf ve ücreti vekaletin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı ... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; İkame edilecek dava ticari dava olup arabuluculuğa tabi duruma geldiğini, davacının usulüne uygun şekilde zorunlu arabuluculuk şartını yerine getirmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, ... ...., takip konusu alacağını 07.01.2010 tarih ... Yevmiye nolu temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.'ne temlik ettiğini, işbu şirket ise ... A.Ş. ile birleşerek alacağı temlik aldığını, 2022 tarihinde de müvekkil davalı ... A.Ş. tarafından dosya alacağının temlik alındığını, dava konusu alacağı temlik eden ... ...' nin kredili müşterilerinden ... San. Ve Tic. Ltd.Sti. ile dava dışı Banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer borçlu ...'ta bu sözleşmeyi müşterek borçlu- müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredili müşteri ... San. Ve Tic. Ltd.Sti ye Genel Kredi Sözleşmesi gereğince kredi kullandırıldığını, dilekçe ekinde sunulan Genel Kredi Sözleşmesi ile dava dışı borçlu ... San. Ve Tic. Ltd.Sti ye kullandırılan krediden kaynaklanan borçtan dolayı ... müvekkili ... A.Ş'ye karşı sorumlu olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında borçtan sorumlu olan borçlu ve kefillere .... Noterliği'nin 31.12.2007 Tarih ve ... Yevmiye Nolu İhtarnamesi keşide edildiğini, borcun ödenmemiş olması nedeniyle daha sonrasında alacağı temlik eden banka tarafından .... İcra Müdürlüğü 2008/... E. Nolu dosyası ile ilamsız takibe başlandığını, akabinde ise borçlu vekili tarafından haksız ve dayanaktan yoksun şekilde , faize, faiz oranlarına, itiraz edildiğini, haksız itirazlar karşısında temlik eden banka tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile görülen itirazın iptali davasını açtığını ve kısmen kabul kararı çıktığını, borçlu muris ...'ın ayırt etme gücünden yoksun olduğu iddiasının ispat yükü davacılar üzerinde olduğunu, davacılar dava dilekçesinde bu hususa ilişkin bir delil sunmadığını, ayrıca dava dilekçesinde davacılar vekili temlik eden ...'ın 85 yaşındaki muris ...'ın ayırt etme gücünün olmadığını bildiği halde sözleşmeyi imzalattığı iddiasının kabulü mümkün olmadığını, zira böyle bir durumda temlik eden banka kendi alacağını tahsilini zor duruma düşürecektir ki bu da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Ticaret Kanunu m.5/A ve Arabuluculuk Kanunu m. 18/A gereği zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, bu talepleri kabul edilmeyerek esasa geçildiği takdirde esasa yönelik yapılacak inceleme neticesinde müvekkili şirket yönünden eldeki haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... .... cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... .... davaya konu alacağı 07.01.2010 tarih ... Yevmiye nolu temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.'ne temlik ettiğini, temlik nedeniyle huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmamakta olduğunu husumet yönünden taraflarınca davanın reddi gerekmekte olduğunu, müvekkili bankanın kredili müşterilerinden ... San. Ve Tic. Ltd.Sti. ile müvekkili arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, ... ise bu sözleşmeyi müşterek borçlu- müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredili müşteri ... San. Ve Tic. Ltd.Sti ye kullandırılan krediden kaynaklanan borçtan dolayı ... temlik alan ... A.Ş'ye karşı sorumlu olduğunu, borçlu ve kefillere .... Noterliği'nin 31.12.2007 Tarih ve ... Yevmiye Nolu İhtarnamesi keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü 2008/... E. Nolu dosyası ile ilamsız takibe başlandığını, muris ...'ın vekili Av. ... tarafından 26.09.2008 tarihinde icra takibine itiraz dilekçesi verildiği görülmekte olduğunu, iddiaları kabul anlamına gelememek kaydıyla bu durum usulüne uygun bir tebliğ sonrası vekilin borcun faizine itiraz ettiğini, ancak seneler sonra usulsuz tebliğ iddiası ile eskimiş olan dosyada evraklarında bulunamaması ihtimali dahilinde rahatça asılsız iddialarda bulunmakta olduğunu, karşı tarafın bu tutumu hiç şüphesiz TMK 2. Madde gereğince iyiniyet kaidelerine aykırı olduğunu, davacı tarafın, temlik alan tarafından başlatılan icrai işlemlerden kurtulmak için huzurdaki davayı açtığı açıkça ortada olduğunu, bu nedenle asılsız ve mesnetsiz iddialarla tebligatın usulsuzluğundan, zamanaşımında dem vurarak işlemleri sürüncemede bırakmaya yönelik amaç içerisinde olduğunu, davacının aksine söz konusu takipte, alacak zamanaşımına uğramamış olduğunu, yasal süreleri içerisinde tüm işlemler hukuka ve yasalara uygun olarak yapıldığını, haksız ve mesnetsiz davanın husumet yönünden müvekkili açısından reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı (Eski Esas No:2008/...) dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit ve iş bu icra takibinin ve takibin dayanağı genel kredi taahhütnamesinin iptali istemlerine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı (Eski Esas No:2008/...) dosyası uyap kayıtları celp edilmiş, dava ve takip konusu krediye ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacılar vekilince dava dilekçesi ile, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı (Eski Esas No:2008/...) dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit ve iş bu icra takibinin ve takibin dayanağı genel kredi taahhütnamesinin iptali istemlerinde bulunulmuştur.
Davalı ... .... vekilince, cevap dilekçesi ile, icra dosya alacağının varlık şirketine temlik edilmesinden dolayı kendilerine husumet yöneltilemeyeceği ileri sürülerek davanın husumet yokluğundan ve esastan reddi talep edilmiştir.
Davalı ... AŞ. vekilince, cevap dilekçesi ile, davanın arabululuculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığı ileri sürülerek davanın usulden ve esastan reddi talep edilmiştir.
Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklı ... T.AŞ tarafından aralarında davacıların kök murisi ...'ın da bulunduğu borçlulara karşı İhtarname ve Genel Kredi Taahhütnamesinden doğan alacağın tahsili amacıyla 158.475,99 TL asıl alacak, 13.779,90 TL %26 işlemiş faiz, 688,95 TL BSMV olmak üzere 173.043,84 TL toplam alacak üzerinden 30/05/2008 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrine davacıların kök murisi ... ve asıl borçlu şirket vekili tarafından 26.09.2008 tarihinde sunulan ayrı ayrı dilekçeler ile itiraz edildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı itirazın iptali davası sonucunda verilen karar üzerine takibe devam edildiği, alacaklı ... ... tarafından ... A.Ş'ye temlik edildiği, ... ...'ninde alacaklı olarak halen dosyada göründüğü, dosyamız davacılarının kök murisi ...'ın ölümü nedeniyle dosyamız davacıları ...'a borç muhtırası gönderildiği anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacının ... ...., tenlik alan davacının ... A.Ş olduğu, davalıların ... San. Tic. Ltd. Şti. İle ... olduğu, davanın .... İcra Müdürlüğü'nün 2008/... esas sayılı dosyasına vaki itirazların iptali istemine ilişkin olduğu, dava sonunda 22.06.2011 tarihinde, davanın kısmen kabulü ile, davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün 2008/... esas sayılı dosyasına vaki itirazların kısmen iptaline, takibin 172.923,88 TL (kefil ...'ın ana alacak 158.454,83 TL'den sorumlu olmak üzere) üzerinden takipten itibaren ana alacağa %52 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği, dosyada kararın temyiz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı gibi kararın kesinleştirilmesine dair tutanakta bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı (Eski Esas No:2008/...) dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit ve iş bu icra takibinin ve takibin dayanağı genel kredi taahhütnamesinin iptali istemlerine ilişkindir.
Davalı banka tarafından husumet itirazında bulunulmuş ve dava konusu icra dosyası alacağının diğer davalı varlık şirketine temlik edildiği anlaşılmış ise de, icra dosyasında davalı bankanın hala alacaklı olarak kaydının bulunmasından dolayı, davalı bankanın husumet itirazına itibar edilmemiştir.
Davacılar, dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı (Eski Esas No:2008/...) dosyasının borçlusu mütevaffa ...'ın mirasçıları olup, icra takibinden kendilerine çıkartılan borç muhtırası ile haber oldukları ileri sürülerek işbu davada, icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, iş bu icra takibinin ve takibin dayanağı genel kredi taahhütnamesinin iptalini istemişlerdir. Aynı icra takibi nedeniyle davalı banka tarafından 26/02/2011 tarihinde davacıların murisi ... aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası itirazın iptali davası açılmış olup, itirazın iptali davasının açılmasından sonra işbu menfi tespit davasının 15/01/2023 tarihinde açılmıştır.
Davacılar tarafından iş bu davada , dava konusu icra takip dosyasında ve itirazın iptali davasında murisleri ...'a yapılan tebligatların usulsüz olduğu, takibin dayanağı genel kredi taahhütnamesindeki imzanın murislerine ait olmadığı, murislerinin hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığı, icra takibine itiraz eden murislerinin vekilinin aynı zamanda asıl borçlu şirketinde vekili olduğu, menfaat çatışması olduğu gibi sebepler ileri sürülmüştür.
Menfi tespit davasının itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle davacıların bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira menfi tespit davasında ileri sürülebilecek hususlar itirazın iptali davasında da ileri sürülebilecektir. İtirazın iptali davası ile davacıların murisinin sorumlu olduğu borç miktarı tespit edilmiştir. Davacılarda murislerinin borcundan murislerinin sorumlu olduğu miktarca sorumludurlar. Hukuki yararın varlığı dava şartlarından olup, mahkemece de bu hususun resen dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle mahkememizce hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafça açılan davanın, hukuki yarar yokluğundan, USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 269,85-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.706,01-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.436,16-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı taraflara İADESİNE,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalılar tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davalı taraflar kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00-TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, davacı vekilinin ve davalı Gelecek Varlık vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır