T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/467
KARAR NO : 2025/325
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 17/01/2020
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'nın, davalı hastanede 01/12/2014 tarihinden, iş akdini 13/08/2018 tarihli ihtarname ile feshettiği 15/09/2018 tarihine kadar "..." bölümünde hekim olarak çalıştığını, iş akdinin en önemli unsurlarından olan ücretin ise 01/12/2014 tarihli sözleşmenin 5. maddesi gereği sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası olan EK-1'de düzenlendiğini, söz konusu sözleşmede müvekkiline ödenecek olan meblağın aylık ücret ya da maaş olmadığını, aylık verilen hizmet üzerinden paylaşım esaslı hak ediş ödemesi olarak tanımlandığını, müvekkilinin vereceği hizmetlerin ise muayene, konsültasyon, yatan hasta ve ameliyat işlemleri olarak belirlendiğini, davalı hastanenin bu hizmetler üzerinden içine hekim hizmet ücreti de dahil olan bir toplam ücreti hastadan tahsil edeceğini, aylık hak edişe esas olacak meblağın, her birim işlem sonrasında davalı hastaneden tahsil edilen toplam ücret içindeki hekim hizmet ücretinin %100'ü olarak düzenlendiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince, müvekkili ...'nın davalı hastanede çalıştığı süre boyunca hak ettiği ücretin müvekkiline ait ... Şirketine fatura karşılığı ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme süresince müvekkilinin hak ettiği ücret+KDV tutarlarının müvekkiline ait şirkete fatura karşılığı ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi ile huzurdaki davanın, ... Limited Şirketi adına açıldığını, müvekkili ...'nın 2.393.525,00-TL tutarındaki hak ediş alacağının, davalı hastane nezdinde kullanılan ... adlı bilgisayar otomasyon sisteminden tespit edildiğini, ancak ... sisteminin, sadece ve sadece tedavi tarihleri, tedavi edilen hastalar ve müvekkiline ödenecek olan tedavi ücret bilgisini içermekte olduğunu, müvekkiline ödenecek olan tedavi ücretinin ne şekilde hesaplandığına ve tedavi edilen hastalardan ne kadar para alındığına dair bir bilgiyi içermemekte olduğunu, başka bir deyişle ... sisteminin, aylık verilen hizmet üzerinden paylaşım esaslı hak ediş ödemesinin hesap edilebilmesi bakımından, müvekkilinin verdiği hizmet üzerinden davacı şirketin tahsil ettiği toplam cironun ve bunun üzerinden müvekkilinin hak ediş ödemesinin ne kadara tekabül ettiği bilgisini içermemekte olduğunu, bu nedenle ...'nın daha fazla hak ediş alacağına hak kazanmasının muhtemel olduğunu ve bu noktada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, anılan 2.393.525,00-TL tutarındaki hak ediş alacağının davalı hastaneden tahsili için ... 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış ise de, davalı borçlunun borcu bulunmadığı gerekçesiyle takibe itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak uzlaşmaya varılamadığını, tüm bu nedenlerle davalı tarafından ... 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamını ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının değerli bir hekim olması ve karşılıklı bölümün çalışmasından beklenen ve hedeflenen gelirin yüksek olması beklentisi nedeniyle sözleşmenin 5 yıl süre ile tanzim edildiğini, sözleşme başlangıcının 01/12/2014 olduğunu, buna göre sona erme tarihinin de 01/12/2019 olacağını, sözleşme kapsamında kurulan ilişkinin adi ortaklık benzeri mahiyetinde olduğunu, ... biriminden elde edilecek gelirin sözleşme ile belirlenen oranlarda taraflar arasında paylaşımı ile davacı tarafından kesilen fatura karşılığı aylık ödeme ile çalışıldığını, hekimin sadece anılan hastalar için fatura edilen toplam tutar içinden sadece hekimlik hizmetinin tamamını almakta olduğunu, hekiminin bir ay içinde baktığı hastadan sadece hekimlik hizmetinin %100'ü hesap edilmek suretiyle toplam bulunan aylık hak edişinin de sözleşmenin imza edildiği 2014 yılında aylık en az 250.000,00-TL+KDV olacağı, 250.000,00-TL+KDV'nin altında kaldığı aylarda hastane tarafından aşıldığı aylarda ise avansın en az 1/3 oranında mahsup ile tahsil edileceğine ilişkin ön avanslı eriyen fiks sisteminin benimsendiğinin düzenlendiğini, hak ediş hesap edilirken faturası kesilmiş ve tahsilatı yapılan tutarlar üzerinden hesap edileceğinin de sözleşmede hüküm altında alındığını, müvekkili hastanenin bu kapsamda davacının şirketi tarafından kesilen fatura bedelini eksiksiz ödediğini, müvekkili hastanenin ve davacının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, davacının sözleşmeden kaynaklı alacağının olmadığının tespit edilebileceğini, davacı tarafından, müvekkili hastaneye kesilen ve ödenmemiş bir fatura olmadığını, davacının da bu davaya dayanak icra takibine herhangi bir faturayı dayanak yapmadığını, davacı tarafça bir kısım ekran görüntüleri koyulmak suretiyle bunların sunulan hizmetleri gösterdiğinin öne sürüldüğünü, bu sunulan hizmetler üzerinden gelire hak kazandığını iddia ettiğini, anılan ekran görüntülerinin delil niteliği olmadığı gibi, gerçek bir alacağın varlığını da ispat eder nitelikte olmadığını, muaccel olmayan bir alacağın icra takibine konu edildiğini, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 23/01/2020 tarihli, 2020/41 esas ve 2020/32 karar sayılı kararıyla; "...Dava konusu alacağın işçi işveren ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmakla, dava konusu alacağın asıl dayanağının, işçi ile işveren arasındaki iş akdi ilişkisinden kaynaklandığı, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesi uyarınca da, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yerinin iş mahkemeleri olduğu..." gerekçesiyle "Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK’nın 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE" ve "Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE" karar verilmiş, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 31/05/2023 tarihli, ...esas ve...karar sayılı kararıyla; "...taraflar arasındaki uyuşmazlığın, işçi-işveren ilişkisinden değil, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hizmet alım sözleşmesinden kaynaklandığı, TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayıldığından mahkemenin, davanın görev yönünden usulden reddine kararı doğru görülmemiştir...." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememiz kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkememize iadesine karar verilmesi üzerine dosya, mahkememizin 2023/467 esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Dava, davacı şirketin sahibi ...'nın, davalı hastanede çalışması karşılığı hak ediş bedellerinin davacı şirkete ödenmediğinden bahisle, davacı tarafça alacağın tahsili amacıyla ... 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce, taraflarca sunulan deliller değerlendirilmiş, bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiştir.
Davacı vekili 15/05/2025 tarihli dilekçesi ile; mahkememiz dosyasında açılan itirazın iptali davasında, tarafların 15/05/2025 tarihli sulh ve ibra protokolü ile sulh olduklarını ve birbirlerini karşılıklı olarak ibra ettiklerini, bu protokol doğrultusunda karşılıklı olarak davalardan ve istinaf işlemlerinden feragat edilmesi gerektiğini, bu kapsamda mahkememizde görülmekte olan davadan ve istinaf yolundan feragat ettiklerini, karşı taraftan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Usulüne uygun vekaletname sunan davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili 15/05/2025 tarihli dilekçesi ile; davacı tarafın 15/05/2025 tarihli dilekçesi ile davasından feragat ettiğini, feragati kabul ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, istinaf isteminden feragat ettiklerini, bu nedenle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feragat yapıldığı andan itibaren maddi anlamda "kesin hükmün" tüm neticeleri ile doğuran ve davayı esastan sona erdiren bir hukuki işlemdir. Mahkemenin yaptığı ise bu durumun tespitinden ibarettir. Davacının davasından feragat ettiği, davanın kamu düzenine ilişkin bir dava da olmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddeleri gereğince, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddeleri gereğince, davacı tarafça açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 28.907,80-TL'den mahsubu ile, fazladan yatan 28.292,40-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'e 1.320,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davacı tarafın talebi doğrultusunda davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davalı tarafça vekalet ücreti talep edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin, talepleri doğrultusunda kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası davacı tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize ya da Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır