T. C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
--------------------------------------------------
ESAS NO:2023/525
KARAR NO :2025/164
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:22/08/2023
KARAR TARİHİ:06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket ile dava dışı ...arasında imzalanan ticari kredi sözleşmesini davalı şahısın müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bu kredinin ödenmemesi nedeniyle borçlulara kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçluların temerrüde düştüğünü ve aleyhlerinde .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu olan alacağın, alacaklı ...tarafından .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 24.12.2012 tarihli "Tahsili Gecikmiş Alacakların Satış ve Temliki Sözleşmesi" ile ... Anonim Şirketine devir ve temlik edildiğini, ...Anonim Şirketi ile ... Anonim Şirketinin .... Noterliğinin 14.10.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı sözleşmesiyle; ... Anonim Şirketi ile ...nin 23.11.2018 tarihli sözleşmeyle birleştiklerini, davalı borçlular tarafından işbu icra dosyasından gönderilen ödeme emirlerine borçlu olmadığına ilişkin itirazda bulunulduğunu, bu itiraz üzerine icra dosyasına konu alacak için arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak taraflar arasında 15/12/2022 tarihinde yapılan arabuculuculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle davalılar tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve borçlular aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, alacağın dayanağı olan sözleşmenin 2009; icra takibinin ise 2022 tarihli olduğunu, bu nedenle asıl alacak, faiz, icra inkar tazminatı yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, dava dışı ...ile davalı şirket arasında akdedilen kredi sözleşmesine dayalı alacağın asıl borçlu davalı şirket ve müşterek ve müteselsil kefil davalı şahıs tarafından ödenmediğinden bahisle, banka alacağını temlik alan ... Anonim Şirketinin birleştiği şirket ile birleşen davacı şirket tarafından, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi ile ekleri, hesap ekstreleri, faiz listesi, cari hesap kayıtları, çek ve senet görselleri, .... Noterliğinin 30/07/2009 tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi, ödememe protestosu, .... Noterliğinin 24/11/2012 tarihli ve ... yevmiye sayısı ile onaylı tahsili gecikmiş alacakların satış ve temliki sözleşmesi ile ekleri, .... Noterliğinin 14/10/2015 tarihli ve ... yevmiye sayısı ile onaylı birleşme(devir) sözleşmesi, 23/11/2018 tarihli birleşme(devir) sözleşmesi, .... İcra Müdürlüğünün ...(yenileme öncesi ...) esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı vs. dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor ve ek rapor temin edilmiştir.
.... Noterliğinin 24/11/2012 tarihli ve ... yevmiye sayısı ile onaylı tahsili gecikmiş alacakların satış ve temliki sözleşmesinin incelenmesinden; ...tarafından, tahsili gecikmiş kredilere konu alacakların, ... Anonim Şirketine devir ve temlik edildiği anlaşılmıştır.
.... Noterliğinin 14/10/2015 tarihli ve ... yevmiye sayısı ile onaylı birleşme(devir) sözleşmesinin incelenmesinden, ... Anonim Şirketinin, ... Anonim Şirketine birleşme yoluyla devredildiği anlaşılmıştır.
23/11/2018 tarihli birleşme(devir) sözleşmesinin incelenmesinden, ... Anonim Şirketinin, ...ne birleşme yoluyla devredildiği anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; alacaklı ... tarafından, 24/10/2022 tarihinde borçlular ... ve ... aleyhine genel kredi sözleşmesi, hesap özeti ve temlik sözleşmesine dayalı 239.120,33-TL asıl alacak ve 1.235.089,26-TL faiz olmak üzere toplam 1.474.209,59-TL alacağın; icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %52,50 faizi ile ve .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak, fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakları saklı kalmak ve TBK'nın 100. maddesi gereğince kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilerine mahsup edileceği kaydıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlular vekiline 05/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin 28/10/2022 tarihinde herhangi bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle borca ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ...(yenileme öncesi ...) esas sayılı dosyasının incelenmesinden; alacaklı ...tarafından, 18/08/2009 tarihinde borçlular ... ve ... Limited Şirketi aleyhine 28/07/2009 vade tarihli ve 750.000,00-TL bedelli bonoya dayalı 510.000,00-TL asıl alacak 5.652,50-TL işlemiş faiz ve 84,69TL protesto gideri olmak üzere toplam 515.737,19-TL alacağın; asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %19 reeskont faizi, icra giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte, tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara 24/08/2009 tarihinde tebliğ edildiği, dosya kapsamında birtakım haciz işlemlerinin tesis edildiği, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 24/03/2022 tarihli, 2021/365 esas ve 2022/433 karar sayılı ilamı ile borçlu ... yönünden icranın geri bırakılmasına karar verildiği, akabinde Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 27/01/2015 tarih ve 27359 - 2011 sayılı ilamında da işaret olunduğu üzere icranın geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile konulan hacizlerin hükümsüz kaldığı, icranın geri bırakılmasına ilişkin kararın 09/08/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 02/05/2024 tarihli rapor ile; davacı bankanın 25/10/2022 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 239.022,44-TL asıl alacak ve 1.235.089,26-TL gecikme faizi olmak üzere toplam 1.474.111,70-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar davalılardan asıl alacak üzerinden %52,50 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisinin talep edilebileceği tespit edilmiş; 27/12/2024 havale tarihli ek raporda ise görüş değişmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; dava dışı ... ... şirketinin ... Şubesi ile asıl borçlu ... Limited Şirketi arasında 20/10/2008 tarihinde 750.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalı ... tarafından ise kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalandığı, sözleşmelere istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine dava dışı banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara .... Noterliğinin 30/07/2009 tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, .... Noterliğinin 24/11/2012 tarihli ve ... yevmiye sayısı ile onaylı tahsili gecikmiş alacakların satış ve temliki sözleşmesi ile, ...tarafından, tahsili gecikmiş kredilere konu alacakların, ... Anonim Şirketine devir ve temlik edildiği, .... Noterliğinin 14/10/2015 tarihli ve ... yevmiye sayısı ile onaylı birleşme(devir) sözleşmesi ile, ... Anonim Şirketinin, ... Anonim Şirketine birleşme yoluyla devredildiği, 23/11/2018 tarihli birleşme(devir) sözleşmesi ile, ... Anonim Şirketinin, ...ne birleşme yoluyla devredildiği, ihtarnameye rağmen borçluların borçlarını ödememeleri üzerine alacağı temlik alan davacı şirket tarafından tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 24/10/2022 tarihinde borçlular ... ve ... aleyhine genel kredi sözleşmesi, hesap özeti ve temlik sözleşmesine dayalı 239.120,33-TL asıl alacak ve 1.235.089,26-TL faiz olmak üzere toplam 1.474.209,59-TL alacağın; icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %52,50 faizi ile ve .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak, fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakları saklı kalmak ve TBK'nın 100. maddesi gereğince kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilerine mahsup edileceği kaydıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlular vekiline 05/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin 28/10/2022 tarihinde herhangi bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle borca ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Takibin dayanağı olan taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 20/10/2008 tarihinde akdedildiği görülmektedir. Her ne kadar davalı kefilin kefalet tarihi kredi sözleşmesinden anlaşılamamakta ise de, kredi kullandıran ve alacağı temlik eden ... T. A. Ş. tarafından davalı kefile .... Noterliği'nin 30/07/2009 tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinin gönderilerek alacağın ödenmesinin talep edilmesi karşısında, kefalet sözleşmesinin 30/07/2009 tarihiden önce düzenlenmiş olduğu sabittir. Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda 581-603 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu sözleşme TBK'nın 581. maddesinde “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Yani kefalet sözleşmesi, teminat alacaklısına borçlunun malvarlığı yanında teminat verenin kişisel malvarlığına başvurmaya yönelik bir alacak hakkı tanıyan kişisel teminatlardan biridir. Bu sözleşmede taraflar, asıl borç ilişkisinden doğan borcun alacaklısı ile kefil arasında meydana gelir. Yani asıl borçlu bu sözleşmenin tarafı değildir. 6098 sayılı TBK'nın Kefalet Sözleşmesi ana başlıklı 598. maddesinin 3. fıkrası; "Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar." şeklinde düzenlenmiştir. İlgili hüküm emredici nitelikte bir hükümdür. Yani kefilin sorumluluk süresi sözleşme ile on yıldan daha fazla olarak belirlenememekle birlikte; böyle bir sözleşme, kesin hükümsüz olmayacaktır. Bu tarz sözleşmelerde sadece on seneyi aşan kısım hükümsüz kalacaktır. Bu hükmün uygulama alanı incelendiğinde, ilgili hüküm; hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, sadece gerçek kişi kefil hakkında uygulama alanı bulacaktır. Ayrıca belirlenen azami sürenin dolmasıyla birlikte kefilin sorumluluğunun ortadan kalkması, bütün kefalet türleri bakımından söz konusu olur. On yıllık azami geçerlilik süresinin işlemeye başladığı an ise; kefalet sözleşmesinin meydana geldiği andır. Yani sözleşmenin hükümlerini doğurmaya başladığı an bu on yıllık süre de işlemeye başlar. Bu durum 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Hakkında Kanun’un “hak düşürücü sürenin TBK’da ilk defa öngörülmüş olmasını” düzenleyen maddelerinden hangisinin uygulanacağı sorunsalı açısından önem taşımaktadır. İlgili yürürlük kanunu ise her iki durumda ya doğrudan yürürlük kanunun 5. maddesinin uygulanması yoluyla ya da 6. maddesi gereği kıyasen 5. maddesinin uygulanması yoluyla aynı sonucu işaret etmektedir. Fakat her halükarda bu süre kanunda düzenlendiği şekliyle on yıllık azami sürenin dolmasıyla birlikte kendiliğinden ortadan kalkacak bir hak olması sebebiyle bir zamanaşımı süresi değildir ve dolayısıyla bu sürenin kesilmesi ya da durması söz konusu olmayacaktır. Bu hüküm çerçevesinde inceleme yapıldığında her halükarda genel kredi sözleşmesine dayalı .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin ve de eldeki davanın hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı veya temlik eden taraflarca daha öncesinde kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlatılmış olması da, söz konusu takibin bonoya dayalı olması, kredi sözleşmesine dayalı olmaması nedeniyle, söz konusu hak düşürücü süreyi kesen veya ortadan kaldıran bir durum niteliğinde bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı kefil ... hakkında açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı asıl borçlu tarafından borçları bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden temin edilen raporlar ile davacı şirketin, davalı taraftan raporda belirtildiği miktar kadar alacaklı olduğu tespit edilmiş, mahkememizce denetime ve hüküm tesisine elverişli bulunan bilirkişi raporlarına itibar edilmiştir. Davalı asıl borçlu tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Davalı vekili tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamış, davalı vekili Mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasından sonra, 20/03/2024 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur. Bu anlamda, davalı vekilince, zamanaşımı def'inin en geç ön inceleme duruşmasına kadar ileri sürülmediği, zamanaşımı def'inin süresinde olmadığı anlaşılarak, davalı tarafın zamanaşımı def'ine itibar edilmemiştir. Bu hususlar dikkate alınarak, davacı tarafça davalı kefil hakkında açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine; davalı asıl borçlu hakkında açılan davanın ise, temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı dışı alacağı temlik eden banka tarafından davalı şirketle arasındaki arasındaki kredi sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalı/borçlulara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedirler, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedirler. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle asıl borçlu davalı şirket yönünden, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça, davalı ... hakkında açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafça, davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın; BCH kredi borcu nedeniyle 239.022,44-TL asıl alacak, 1.235.089,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.474.111,70-TL alacak talebi bakımından İPTALİNE, takibin, BCH kredi borcundan kaynaklanan 239.022,44-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 52,50 oranında(bu oranın artması halinde artan oranlarda) temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle(.... İcra Müdürlüğü'nün ... E.(yeni ... E.) sayılı dosyası ile tekerrüre esas olmamak üzere) kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin alacak talebinin REDDİNE,
2/1-2004 Sayılı İİK'nun 67/2. maddesi gereğince kabul edilen alacak miktarı üzerinden % 20 oranında belirlenen 294.822,34-TL icra inkâr tazminatının davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 100.696,57-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 25.175,81-TL harcın mahsubu ile, bakiye 75.520,76-TL harcın davalı ...nden alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan 25.175,81-TL harcın, davalı ... Limited Şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'e 3.200,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 3.199,78-TL'sinin davalı ... Limited Şirketinden; ret oranına göre belirlenen ,022-TL'sinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 218.375,64-TL vekâlet ücretinin, davalı ... Limited Şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı ... Limited Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın ... Limited Şirketi yönünden reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 97,89-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı ... Limited Şirketine verilmesine,
7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı ...'a verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.199,00-TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.626,60-TL yargılama giderinden, davanın kabul-ret oranına göre belirlenen 8.626,02-TL'sinin, davalı ... Limited Şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine; kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır