T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/543 Esas
KARAR NO2024/463
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/08/2023
KARAR TARİHİ:27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalı firmaya fatura kesildiği, faturalara itiraz edilmediği, bahsi geçen faturaların vadesinde ödenmemiş olması nedeniyle icra takipleri başlatıldığı, söz konusu takipler neticesinde davalı/borçlu ödemeyi gerçekleştirdiği, davalı tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek, şimdilik 21.888,52 ₺ üzerinden .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava davacı tarafın müvekkil ile hiç konuşmadan, anlaşmadan, bir sözleşme ve mutabakata bağlı olmadan ; resen emrivaki biçimde kestiği vade farkı faturasına ilişkinolduğu, davacı taraf bu haksız ve mesnetsiz faturayı kesip müvekkile gönderdiğinde müvekkil durumu fark ettiğinde faturanın haksız olduğunu bir hakka ve alacağa dayanmadığını, davacı taraf buna rağmen bu haksız faturayı icra takibine konu ettiği ve vaki takibe müvekkil şirketçe itiraz edilip takibin durduğu, dolaysıyla hukuken ve vicdanen bir alacaktan bahsedilemeyeceği, bir alacak söz konusu olmadığı gibi, likit bir alacaktan söz etmenin de mümkün olmadığını belirterek, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosyada delil olarak dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya mündericatı ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ödenmemiş bedelin alacağının tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalıya karşı .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan toplam 21.888,52 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalı borçlu tarafından borca, yetkiye, faize ve faiz oranına itiraz edildiği ve takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraf defterlerinin sunulması için kesin süre verilmiş olup taraflarca süresi içerisinde defterlerin veya bulunduğu yerin ibraz edilmediği görülmüştür.
Davacı vekilinin Mahkememizin 27/05/2024 tarihli duruşmasına iştirak etmediği, herhangi bir mazeret bildirmediği, davalı vekilince aynı celse davaya devam edileceği bildirilmekle davanın reddinin talep edildiği görülmüştür.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
Taraflar arasında düzenlenmiş iki adet faturanın geç ödenmesi nedeniyle kesilen vade farkı faturasına yapılan itirazın iptalinin davaya konu edildiği, vade farkı faturasına dayanak faturalar hakkında başlatılan icra takibinde haricen tahsil yapıldığı bu nedenle dava dışı faturaların bedelinin tahsil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından kesilen vade farkı faturasının dava dışı takiplerin haricen tahsil edilmesinden sonra 13/07/2023 tarihinde kesildiği, davalı tarafından 08/08/2023 tarihinde iade faturası düzenlendiği görülmekle taraflar arası ticari ilişkide sözleşme veya teamülen kabul edilen vade farkına ilişkin anlaşma olup olmadığı ve vade farkı faturasının geçerli olup olmadığına dair taraf defterlerinde inceleme yapılması amacıyla verilen kesin süre içerisinde tarafların defterlerini ibraz etmedikleri görülmüştür.
Buna göre; uyuşmazlığın ticari ilişkiye dayalı olduğu ve davacının haklılığına ilişkin olarak defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı gibi faturanın sözleşme veya teamül gereği kesilmesinde haklı olunduğunun somut ve kesin delillerle ispatlanamadığı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 269,85-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 157,75 -TLharcın davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR YAZILMASINA,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 -TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca; miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 27/05/2024
Katip ...
Hakim ...